Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اسْتَجِيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَاعْلَمُوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهِ وَاَنَّهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū stecībū li (a)llahi ve li r-rasūli iƶā deǎākum li mā yuHyīkum ve ǎ'lemū enne (a)llahe yeHūlu beyne l-mer'i ve ḳalbihi ve ennehu ileyhi tuHşerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اسْتَجِيبُواstecībūج و بBir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak, aydınlatmak ve netleştirmek, korumak.çağrısına koşun
5لِلّٰهِli (a)llahiAllah'ın
6وَلِلرَّسُولِve li r-rasūliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve Elçisinin
7اِذَاiƶāzaman
8دَعَاكُمْdeǎākumد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmeksizi çağırdığı
9لِمَاli māşeylere
10يُحْيِيكُمْyuHyīkumح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmeksizi yaşatacak
11وَاعْلَمُواve ǎ'lemūع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilin ki
12اَنَّennemuhakkak
13اللّٰهَ(a)llaheAllah
14يَحُولُyeHūluح و لDeğişmek, araya girmek, yanından geçmek için. Dönüştürülmüş veya değiştirilmiş olmak, bir şeyden başka bir şeye dönmek veya dönüşmek, aktarılmak veya taşınmak, hareket etmek veya kaldırmak, eğri veya düzgün olmamak, yolundan veya yönünden veya şeklinden sapma, yerinden kaldırılmak veya taşınmak, bir antlaşmadan/sözleşmeden/anlaşmadan/sözleşmeden geri çekilmek veya uzaklaşmak, sıçramak ve hayvanının veya atının sırtına sıkıca oturmak, geçmek, dönmek ve geçmek, tamamlanmak, bir ayırım/bölme/çit/engel/engel/tıkanma olarak müdahale etmek, birleşmeyi veya iletişimi önlemek için müdahale etmek, dökmek veya akıtmak, bir şeyi saçma/tutarsız/kendisiyle çelişen/gerçek olmayan/imkansız ilan etmek veya telaffuz etmek, bir şeyi beceri/yönetim/tatlı dil/ustalık kullanarak istemek veya aramak, birinin bir şey yapmasını istemek veya çalışmak, neredeyse katılaşmış veya donmuş, bir kişiye keskin veya dikkatli bir şekilde bakmak veya gözlerini dikmek, bir kişiyi kırbaçla vurmak veya vurmak istemek, bir kişiyi hesaplamak, bir kişiyi zayıf olarak değerlendirmek, çekingenlik veya kaçınma uygulamak, bir kişiye karşı hilebazlık veya kurnazlık veya tertip uygulamak, hile yapmak veya tuzak kurmak, strateji uygulamak.girer
15بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinarasına
16الْمَرْءِl-mer'iم ر اAcı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadınkişi ile
17وَقَلْبِهِve ḳalbihiق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulponun kalbi
18وَاَنَّهُٓve ennehuve siz
19اِلَيْهِileyhiO'nun huzuruna
20تُحْشَرُونَtuHşerūneح ش رToplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve bıçak).toplanacaksınız

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, sizi diriltecek, size can verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah'a ve Peygambere icâbet edin ve bilin ki Allah, hiç şüphe yok, insanın kendisiyle kalbinin arasına girer ve hiç şüphe yok ki onun tapısında toplanacaksınız.

Adem Uğur

Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler. . . Sizi, sizi dirilten şeye (hakikat ilmine) çağırdığında, Allah ve Rasulünün davetine uyun! İyi bilin ki (davet edildiğinize uymazsanız) Allah (beynindeki var olan sistemiyle) kişinin bilinci ile kalbi arasına girip engel olur. . . Siz O'na haşrolunacaksınız.

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, sizi, size hayat verecek şeylere çağırdıkları zaman Allah’ın ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulünün davetine, Kur’ân’a ve sünnete icabet ederek ilâhî emirleri yerine getirin. Allah’ın, kişi ile karar mekanizması olan aklı, gönlü arasına girerek meyillerini, kararlarını ve davranışlarını değiştireceğini, kesinkes hesap vermek üzere toplanıp onun huzuruna getirileceğinizi bilin.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına olumlu karşılık verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulü'ne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.

Ali Fikri Yavuz

Ey Mü’minler! Peygamber, size hayat verecek olan şeriat emirlerine, sizi dâvet ettiği zaman, Allah’a ve Rasûlüne icabet edin. Bilin ki Allah, gerçekten kişi ile kalbi arasına girer (her şeyine hâkim olur, canını alır); ve siz muhakkak toplanıp ona varacaksınız.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Size yaşam verecek şeylere çağırdığında, Allah'ın ve elçinin çağrısına karşılık verin. Ve kesinlikle iyi bilin ki, Allah, kişi ile yüreğinin arasına girer. Çünkü kuşkusuz, O'nun karşısında toplanacaksınız.

Bayraktar Bayraklı

Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Peygamberine uyunuz ve biliniz ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer; siz mutlaka O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek seye cagirdigi zaman icabet edin. Allah'in kisi ile kalbi arasina girdigini ve sonunda O'nun katinda toplanacaginizi bilin.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Allah ve Peygamberi, hayat veren şeye sizi çağırdığında icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile kalbi arasına girer ve sonunda (dirilip) hepiniz O'nun huzurunda biraraya getirilip toplanacaksınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Sizi hayat verecek şeylere çağırdıklarında Allah ve resulünün çağrısına uyun ve şüphesiz bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına girer. Unutmayın ki, O’nun huzuruna götürüleceksiniz.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'ın ve Resulü'nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Allah ve Peygamber, sizi, hayat verecek şeye çağırdığı zaman icabet edin. Allah'ın kişi ile kalbi arasına girdiğini ve sonunda O'nun katında toplanacağınızı bilin.

Diyanet Vakfi

Ey inananlar! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah ve Resûlüne uyun. Ve bilin ki, Allah kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz mutlaka onun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek şeylere davet ettiği zaman, Allah'a ve Resul'e icabet edin. Ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Ve siz kesinkes O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler, sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği zaman Peygamberi ile Allah'a icabet edin! Ve bilin ki, Allah gerçekten kişi ile onun kalbi arasını gerer ve siz, kesinlikle O'nun huzurunda toplanacaksınız!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere da'vet ettiği zaman Resuliyle Allaha icabet edin ve bilin ki Allah hakıkaten kişi ile kalbinin arasını gerer, ve siz hakıkaten hep ona haşrolunacaksınız

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resul'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Resul'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah'a ve Rasul'üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer. Kuşkusuz hepiniz O'na dönüp toplanacaksınız.

Fizilal-il Kuran

Ey mü'minler, Allah ve Peygamberi sizi hayat bağışlayacak ilkelere çağırdıkları zaman bu çağrıya olumlu karşılık veriniz. Biliniz ki, Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz O'nun huzurunda biraraya geleceksiniz.

Gültekin Onan

Ey inananlar, size hayat verecek şeylere çağırdığında Tanrı'ya ve elçisine yanıt verin. Bilin ki Tanrı kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Hayat verecek şeylere sizi çağırdığında, Allah ve elçisinin çağrısına uyun. Bilin ki Allah, kişiyle kalbi arasına girer. Siz, sonunda, O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, sizi, size hayaat verecek şeylere da'vet etdiği zaman Allaha ve Resuline icabet edin. Bilin ki şübhesiz Allah kişi ile kalbi arasına girer ve siz hakıykaten yalınız Ona dönüb toplanacaksınızdır.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! (Peygamber) size hayat verecek şeylere (6) çağırdığı zaman Allah'a ve peygamberine uyun ve bilin ki, Allah kişiyle onun kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'nun huzurunda toplanacaksınız. (6. İslâm'ın emir ve yasaklarına.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! (Peygamber) size hayat verecek şeylere sizi da'vet ettiği zaman, Allah’a ve Resûl(ün)e icâbet edin! Ve bilin ki şübhesiz Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve(siz) muhakkak O’nun huzûruna toplanacaksınız!

İbni Kesir

Ey iman edenler; sizi hayat verecek şeylere çağırdığı zaman; Allah'a ve Rasulüne icabet edin. Hem bilin ki; Allah şüphesiz kişi ile kalbi arasına girer. Ve muhakkak O'na dönüp toplanacaksınız.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’a ve Elçisine (çağrısına) cevap verin! Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz şüphesiz ki O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Muhammed Esed

Siz ey imana erişenler! Her ne zaman sizi, size hayat verecek bir işe çağırırsa, Allahın ve (dolayısıyla) Elçinin bu çağrısına icabet edin; ve bilin ki, Allah insanla kalbinin (meyilleri) arasına müdahale etmektedir; ve sonunda Onun katında bir araya getirileceksiniz.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! O sizi hayat bahşeden bir (diril)işe davet ettiğinde, Allah'a ve Elçi'ye icabet edin! Zira iyi bilin ki Allah kişiyle kalbinin (eğilimleri) arasına sürekli müdahale eder; akıbet O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey mü'minler! Sizi kendinize hayat verecek şeylere davet ettiği vakit Allah için ve Peygamber için icabet edin ve biliniz ki, muhakkak Allah Teâlâ kişi ile kalbi arasına hâil olur ve şüphe yok ki, O'na haşrolunacaksınızdır.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Allah ve Peygamber'i sizi, size hayat verip canlandıracak şeylere çağırdığı zaman icabet edin. Bilin ki Allah kişi ile onun kalbi arasına girer. Siz O'nun huzurunda mutlaka toplanacaksınız.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Allah ve Resulü size hayat verecek hakikatlere sizi dâvet ettiğinde ona icabet edin. Bilin ki Allah insan ile kalbi arasına girer (dilediği takdirde arzusunu gerçekleştirmesini önler) ve siz dönüp O’nun huzurunda toplanacaksınız.

Süleyman Ateş

Ey inananlar (elçi), sizi yaşatacak şeylere çağırdığı zaman Allah'ın ve Elçisinin çağrısına koşun ve bilin ki, Allah, kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz, O'nun huzuruna toplanacaksınız.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler! Allah ve resulü sizi, size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman çağrısına uyun. Allah'ın, kişi ile kalbi arasına girdiğini ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler (müminler)! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah'ın ve Elçisi'nin çağrısına uyun. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Bir de hepiniz O'nun huzurunda toplanacaksınız.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Size hayat verecek bir şeye çağırdığı zaman Allah'a ve Elçisi'ne cevap verin ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına nüfuz eder. Şüphesiz siz de O'nun huzurunda toplanacaksınız..

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Resulüne icabet edin. Ve bilin ki muhakkak Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz gerçekten O'na götürülüp toplanacaksınız.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Size hayat verecek şeye çağırdığı zaman, Allah'a da, Resulüne de cevap verin. Bilin ki Allah kişiyle kalbinin arasına girer ve siz Onun huzurunda toplanırsınız.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman sahipleri! Sizi, size hayat verecek şeye çağırdığında, Allah'a da resule de "Buyur deyin!" Şunu da bilin ki, Allah kişi ile kalbinin arasına sokulur ve bilin ki en son O'nun huzurunda haşredileceksiniz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ey iman gətirənlər! Peyğəmbər sizi, həyat verəcək şeylərə çağırdığı zaman Allahın və Peyğəmbərinin çağırışına cavab verin. Bilin ki, Allah insanla onun qəlbi arasındadır (onun istəyinə çatmasına mane ola bilər) və siz Onun hüzuruna toplanılacaqsınız.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Peyğəmbər sizi, sizləri dirildəcək bir şeyə (imana, haqqa) dəʼvət etdiyi zaman Allahın və Onun Peyğəmbərinin dəʼvətini qəbul edin. Bilin ki, Allah insanla onun qəlbi arasına girər (insanın bütün varlığına hakim olar; Allah ürəklərdən keçən hər şeyi bilir, bütün ürəklərin ixtiyarı da Onun əlindədir) və siz axırda Onun hüzuruna cəm ediləcəksiniz!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr Gläubigen! Fügt euch Gott und Seinem Gesandten, wenn er euch zum Glauben einlädt, der für euch wahres Leben bedeutet! Wißt, daß Gott zwischen den Menschen und sein Herz tritt und daß ihr alle am Jüngsten Tag zu Ihm geführt werdet!

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, leistet Allah und dem Gesandten Folge, wenn er euch zu dem aufruft, was euch Leben gibt. Und wisset, daß Allah zwischen dem Menschen und seinem Herzen trennt und daß ihr zu Ihm versammelt werdet!

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt, hört auf Allah und den Gesandten, wenn er euch zu etwas aufruft, das euch Leben verleiht, und wisset, daß Allah zwischen den Menschen und sein Herz tritt, und daß ihr vor Ihm versammelt werdet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Fügt euch ALLAH und dem Gesandten, wenn er euch zu dem aufruft, was euch lebendig macht. Und wisst, daß ALLAH gewiß dem Menschen die Verfügung über sein Inneres verwehren kann und daß ihr gewiß zu Ihm versammelt werdet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who have conformed to Islam: Respond favourably to Allah's commands and to the admonition by His Messenger when he invites you to lead a life that deserves the name, a life that is based on clean hearts and on divine knowledge and on denunciation of evil and ignorance and superstitions of later times. A life that is based on the faculty or sum of faculties of the mind or the soul by which one knows and reasons and exercises the power of thought and understanding. Life based on freedom from idolatry to the inanimate and the animate and on worshipping and obeying the One and Only -the Creator of the universe- Who gives life and occasions death. A life that is based on the quality of mind showing itself in facing danger without fear and based on kindness, compassion, benevolence and on religious and spiritual virtues. A life that is productive and fulfilling the normal purpose, so that it be meaningful, honourable and worth living. And you people had better realize that Allah intervenes between man and his heart to love or hate, to open its ears or counsel deaf, to be courageous or wanting courage, to be kind, or hard, to beat or fail and stop, and to Him shall all of you be thronged.

Abdul Haleem

Believers, respond to God and His Messenger when he calls you to that which gives you life. Know that God comes between a man and his heart, and that you will be gathered to Him.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! give your response to Allah and His Messenger, when He calleth you to that which will give you life; and know that Allah cometh in between a man and his heart, and that it is He to Whom ye shall (all) be gathered.

Abul A'la Maududi

Believers! Respond to Allah, and respond to the Messenger when he calls you to that which gives you life. Know well that Allah stands between a man and his heart, and it is to Him that all of you shall be mustered.

Aisha Bewley

You who have iman! respond to Allah and to the Messenger when He calls you to what will bring you to life! Know that Allah intervenes between a man and his heart and that you will be gathered to Him.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Answer Allâh (by obeying Him) and (His) Messenger when he (صلى الله عليه وسلم) calls you[1] to that which will give you life,[2] and know that Allâh comes in between a person and his heart (i.e. He prevents an evil person to decide anything). And verily to Him you shall (all) be gathered.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Answer Allah and the Apostle when he summons you to that which will give you life. Know that Allah intervenes between a man and his heart and that toward Him you will be mustered.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! respond to Allâh and the Messenger when he calls you to that which will give you life and know that Allâh intervenes between a person and (the inclinations of) his heart and that it is He to Whom you shall all be gathered (after having been raised to life).

Arthur John Arberry

O believers, respond to God and the Messenger when He calls you unto that which will give you life; and know that God stands between a man and his heart, and that to Him you shall be mustered.

Bijan Moeinian

O’ you who believe, respond to God and His messenger when he invites you to a cause which will lead you to [an eternal and the most pleasant] life [either through the manifestation of the bravery or the ultimate achievement which is the martyrdom. ] Know that God is closer to you than your own heart and that [one day] you will be summoned to His Audience.

E. Henry Palmer

O ye who believe! answer God and His Apostle when He calls you to that which quickens you; and know that God steps in between man and his heart; and that to Him ye shall be gathered.

Edip-Layth

O you who acknowledge, answer the call of God and His messenger when he calls you to what will grant you life. Know that God comes between a person and his heart, and that to Him you will be gathered.

George Sale

O ye who believe! respond to Allah, and the Messenger when he calls you that he may give you life, and know that Allah comes in between a man and his heart, and that He it is unto Whom you will be gathered.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Respond unto Allah and His Messenger when He calls you to that which quickens you; and know that Allah comes in between a man and his own heart; and that He it is unto Whom you shall be gathered.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, respond to Allah and to the Messenger when He calls you to that which enlivens you; and know that Allah interposes between a person and his heart, and that to Him you will be mustered.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Obey Allah, and the messenger when He calleth you to that which quickeneth you, and know that Allah cometh in between the man and his own heart, and that He it is unto Whom ye will be gathered.

Mohamed Ahmed - Samira

O believers, respond to the call of God and His Prophet when he calls you to what will give you life (and preservation). Remember that God intervenes between man and his heart, and that you will be gathered before Him.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Respond to the call of God and the Apostle whenever he calls you unto that which will give you life; and know that God intervenes between man and [the desires of] his heart, and that unto Him you shall be gathered.

Mustafa Khattab

O believers! Respond to Allah and His Messenger when he calls you to that which gives you life. And know that Allah stands between a person and their heart, and that to Him you will all be gathered.

Progressive Muslims

O you who believe, answer the call of God and His messenger when he calls you to what will grant you life. And know that God comes between a person and his heart, and that to Him you will be gathered.

Sahih International

O you who have believed, respond to Allah and to the Messenger when he calls you to that which gives you life. And know that Allah intervenes between a man and his heart and that to Him you will be gathered.

Sam Gerrans

O you who heed warning: respond to God and the Messenger when He calls you to what gives you life; and know that God stands between a man and his heart, and that to Him you will be gathered.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Obey Allah and respond to the Messenger. He calls you to what gives you real life. And know that Allah is closer to humans than their own hearts. And His Guidance intervenes between your determination and your desires (53:24). Unto Him you will be gathered.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Give your answer to Allah and His Messenger (Muhammad) when He calls you to that which will give you life; And know that, Allah comes in between a man and his heart, and that, it is He to Whom you shall (all) be gathered.

Taqi Usmani

O you who believe, respond to Allah and the Messenger when He calls you to what gives you life, and be sure that Allah intervenes between man and his heart, and that to Him you shall be gathered.

The Monotheist Group

O you who believe, answer the call of God and His messenger when he calls you to what will grant you life. And know that God comes between a person and his heart, and that to Him you will be gathered.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui croyez! Répondez à Allah et au Messager lorsquʹil vous appelle à ce qui vous donne la (vraie) vie, et sachez quʹAllah sʹinterpose entre lʹhomme et son cœur, et que cʹest vers Lui que vous serez rassemblés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî bawermendan! Dema Xwedê û peyxember ji bo ya ku we pê sax bike gazî we kirin bersiva wan bidin. Bizanibin ku Xwedê dikeve navbera meriv û dilê wî; (dilê wî dimirîne yan jî diguherine). Bêguman hûn ê bi bal wî ve bêne komkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Geeft gehoor aan God en de gezant, wanneer Hij jullie oproept tot wat jullie leven geeft en weet dat God tussen een man en zijn hart tussenbeide komt en dat jullie tot Hem verzameld zullen worden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O ware geloovigen! antwoordt God en zijn apostel, indien hij u het leven geeft; en weet dat God zich tusschen den mensch en zijn hart plaatst, en dat gij voor hem zult verzameld worden.

Hollandaca — Siregar

O julliel die geloven, geeft gehoor aan Allah en aan de Boodschapper wanneer hij jullie oproept tot wat jullie leven geeft en weet dat Allah een afscheiding maakt tussen een mens en zijn hart. En voorwaar, tot Hem zullen jullie worden verzameld.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Повинуйтесь Аллаху и Посланнику, когда он призывает вас к тому, что дарует вам [вечную] жизнь. Знайте, что Аллах стоит между человеком и [побуждениями] сердца его и что вы предстанете перед Ним [в Судный день].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Svara när Gud och (Hans) Sändebud kallar er till det som skall förnya ert liv! Ni bör veta att Gud träder emellan människan och hennes eget hjärta och att det är till Honom ni skall samlas åter.