Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

وَلَوْ عَلِمَ اللّٰهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَاَسْمَعَهُمْ وَلَوْ اَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوْا وَهُمْ مُعْرِضُونَ

ve lev ǎlime (a)llahu fīhim ḣayran le esmeǎhum ve lev esmeǎhum le tevellev ve hum muǎ'riDūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levşayet
2عَلِمَǎlimeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilseydi
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4فِيهِمْfīhimonlarda vardır
5خَيْرًاḣayranخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.bir iyilik
6لَاَسْمَعَهُمْle esmeǎhumس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakelbette onlara işittirirdi
7وَلَوْve levşayet
8اَسْمَعَهُمْesmeǎhumس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakonlara işittirseydi de
9لَتَوَلَّوْاle tevellevو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakyine dönerlerdi
10وَهُمْve humonlar
11مُعْرِضُونَmuǎ'riDūneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.aldırmayarak

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı da gene onlar arkalarını dönerek yüz çevirirlerdi.

Adem Uğur

Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah onlarda bir hayır (değerlendirecek istidat) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. . . Şayet onlara (mevcut yaratılış programları altında) işittirmiş olsaydı (bile) onlar yüz çevirirlerdi!

Ahmet Tekin

Allah onlardan hayır geleceğini bilseydi, tebliği onlara mutlaka işittirirdi. Onlara işittirmiş olsa bile, yine de tebliğ ile ilgilenmezler, faaliyetlerinize karşı tedbirler alırlar, arkalarını dönerler, güç ve iktidarlarını kullanarak, halkı istedikleri istikamette yönlendirirlerdi.

Ahmet Varol

Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette kendilerine işittirirdi. İşittirmiş olsaydı da onlar yine yüz çevirerek arkalarını dönerlerdi.

Ali Bulaç

Eğer Allah, onlarda bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.

Ali Fikri Yavuz

Eğer Allah, ezelî ilminde onlarda bir hayır takdîr etseydi, elbette onlara duyururdu. (Bu hallerinde) kulaklarına soksaydı bile, yine onlar, muhakkak ki (Hakdan) yüz çevirerek döner giderlerdi (imandan çıkarlardı).

Ali Rıza Safa

Allah, onlarda bir iyilik görseydi, kesinlikle onlara duyururdu. Ama onlara duyursa bile, kesinlikle yüz çevirerek dönerlerdi.

Bayraktar Bayraklı

Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Bekir Sadak

Allah onlarda bir iyilik gorseydi onlara isittirirdi. Onlara isittirmis olsaydi yine de yuz cevirirlerdi, zaten donektirler.

Celal Yıldırım

Allah onlarda (hakkı, gerçeği, doğruyu akledip kabullenecek) bir hayır görseydi, elbette onlara (hakkı) duyururdu. Duyurmuş olsa bile yüzçevirirlerdi. Zaten onlar hep yüzçeviren kimselerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Allah onlarda (inkârcılarda) bir hayır görseydi elbette kendilerine işittirirdi, eğer işittirseydi yine reddederek yüz çevirirlerdi.

Diyanet İşleri

Allah, onlarda bir hayır (hakka yöneliş) olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi dahi mutlaka yine yüz çevirerek dönüp giderlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Allah onlarda bir iyilik görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirirlerdi, zaten dönektirler.

Diyanet Vakfi

Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah onlarda hayır görseydi onlara işittirirdi, işittirseydi yine de aldırmaz arka dönerlerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette (gerçeği) kulaklarına sokardı. Ve bu durumlarında kulaklarına soksaydı, yine de aldırmazlar, döner giderlerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allah onlarda bir hayır görse idi elbette kulaklarına sokardı ve bu hallerinde kulaklarına soksa idi yine aldırmazlar döner giderlerdi

Erhan Aktaş

Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.

Fizilal-il Kuran

Eğer Allah onlarda hayır olduğunu bilseydi, kendilerine gerçeği işittirirdi. Oysa eğer gerçeği işittirse bile yine burun kıvırarak yüz çevirirlerdi.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı onlarda bir hayır görseydi mutlaka onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.

Hamdi Döndüren

Eğer Allah onlarda bir iyilik görseydi, elbette onlara işittirirdi. Gerçi, onlara işittirseydi bile, yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi elbette onlara duyurur (hayrı kulaklarına sokar) dı. (Bu hallerinde) kulaklarına soksaydı bile yine onlar muhakkak ki (hakdan) yüz çevirici olarak arkalarına dönerlerdi.

Hasib Asutay

Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki Allah onlarda bir hayır bilseydi, elbette onlara işittirirdi. (Bu hâlleriyle)onlara işittirse bile, onlar (haktan) yüz çeviren kimseler olarak doğrusu yine geri dönerlerdi.

İbni Kesir

Şayet Allah onlarda bir hayır görseydi; onlara işittirirdi. Eğer işittirmiş olsaydı; yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi.

Mehmet Okuyan

Allah onlarda bir hayır bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

Muhammed Esed

Çünkü, Allah eğer onlarda iyi bir hal görseydi onların mutlaka duyup işitmelerini sağlardı; kaldı ki, onların (hakkı) duyup işitmelerini sağlasaydı, onlar o dikbaşlı tavırları içinde kuşkusuz yine yüz çevirirlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Hem eğer Allah onlarda iyi bir hal ve gidiş görseydi, onların işitmelerini sağlardı; ne ki eğer onların işitmelerini sağlasaydı bile, onlar inatçı inkarlarıyla yine yüz çevirirlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Allah Teâlâ onlarda bir hayır bilse idi elbette onları işittirirdi. Ve eğer işittirecek olsaydı elbette onlar yine dönerlerdi. Ve onlar kaçınan kimselerdir.

Ömer Öngüt

Eğer Allah onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara işittirirdi. Fakat işittirseydi bile, onlar yine yüz çevirerek dönerlerdi.

Suat Yıldırım

Şayet Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi, onlara işittirirdi. Fakat onlara hak sözü işittirse bile onlar yine yüz çevirir ve döner giderlerdi.

Süleyman Ateş

Allah onlarda bir iyilik olduğunu bilseydi, elbette onlara işittirirdi, onlara işittirseydi de yine aldırmayarak dönerlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Allah, onlarda bir hayır olduğunu bilse elbette dinlemelerini sağlardı. Dinlemelerini sağlasaydı bile yine de yüz çevirerek sırtlarını dönerlerdi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, onlarda bir hayır görseydi elbette dinletirdi. Dinletseydi bile yine de yüz çevirirlerdi.

Şaban Piriş

Allah, onlarda bir hayır görseydi, elbette onlara bir anlayış verirdi, işittirirdi. Onlara anlayış verseydi bile, onlar yine de yüz çevirerek dönerlerdi..

Tefhim-ul Kuran

Eğer Allah, onlardan bir hayır görseydi muhakkak onlara işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak (yine) yüz çevirirlerdi.

Ümit Şimşek

Eğer Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi, elbette işittirirdi. Ama işittirse bile onlar yine yüz çevirir, dönüp giderlerdi.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah kendilerinde bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi bile mutlaka yüz çevirir, döner giderlerdi.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allah onlarda bir xeyir olduğunu bilsəydi, əlbəttə, onlara eşitdirərdi. Əgər onlara eşitdirsəydi belə, yenə də üz çevirərək dönərdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allah (əzəldən) onlarda bir xeyir (olacağını) bilsəydi, (haqq sözü) onlara eşitdirərdi. Onlar eşitməsəydilər belə, yenə də (haqdan inadla) üz çevirərək dönüb gedərdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott wüßte, daß von ihnen Gutes zu erwarten wäre, hätte Er sie hören lassen. Hätte Er sie aber hören lassen, hätten sie sich doch von dir abgewandt und in ihrer Ablehnung verharrt.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Allah von ihnen etwas Gutes gewußt hätte, hätte Er sie wahrlich hören lassen. Und wenn Er sie hätte hören lassen, so hätten sie sich dennoch widerstrebend abgekehrt.

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätte Allah etwas Gutes in ihnen erkannt, hätte Er sie gewiß hörend gemacht. Und wenn Er sie hörend macht, so werden sie sich in Widerwillen wegwenden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätte ALLAH bei ihnen Gutes gekannt, hätte ER sie hören lassen. Und hätte ER sie hören lassen, hätten sie doch den Rücken gekehrt, während sie abgeneigt sind.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Had Allah found in them any good He would have opened their hearts' ears and their minds' eyes and made their prudence get the better of their pride. And if He did, they would have turned away and counselled deaf to the spirit of truth that guides into all truth.

Abdul Haleem

If God had known there was any good in them, He would have made them hear, but even if He had, they would still have turned away and taken no notice.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah had found in them any good. He would indeed have made them listen: (As it is), if He had made them listen, they would but have turned back and declined (Faith).

Abul A'la Maududi

And had Allah known in them any good He would surely, have made them hear; but (being as they, are) even if He made them hear, they would have surely turned away in aversion.

Aisha Bewley

If Allah knew of any good in them, He would have made them able to hear. But even if He had made them able to hear, they would still have turned away.

Al-Hilali & Khan

Had Allâh known of any good in them, He would indeed have made them listen; and even if He had made them listen, they would but have turned away with aversion (to the truth).

Ali Quli Qarai

Had Allah known any good in them, surely He would have made them hear, and were He to make them hear, surely they would turn away, being disregardful.

Amatul Rahman Omar

Had Allâh found any good in them, He would have certainly made them listen (to the Qur'ân). And if (in the present situation) He makes them listen, they will turn away and they are averse.

Arthur John Arberry

If God had known of any good in them He would have made them hear; and if He had made them hear, they would have turned away, swerving aside.

Bijan Moeinian

If there was just a little bit goodness in them, God would have done a favor to them, letting the words penetrate in their conscious. However [the way they are], their absorbing the truth [and joining the army of the believers in the fight against the disbelievers] would have caused more trouble.

E. Henry Palmer

Had God known any good in them, He would have made them hear; but had He made them hear, they would have turned back and have swerved aside.

Edip-Layth

If God had found any good in them, then He would have made them listen. But if He makes them listen, they would still turn away, averse.

George Sale

And if Allah had known any good in them, He would certainly have made them hear. And if He now makes them hear, they will turn away in aversion.

Hamid S. Aziz

Had Allah known any good in them, He would have made them hear; but had He made them hear, they would have turned away, averse.

Mahmoud Ghali

And if Allah had known of any charity in them, indeed He would have made them hear; and if He had made them hear, they would have turned back (while) veering away from (His words).

Marmaduke Pickthall

Had Allah known of any good in them He would have made them hear, but had He made them hear they would have turned away, averse.

Mohamed Ahmed - Samira

If God had seen any good in them He would surely have made them hear. Now even if He makes them hear they will turn away (in obduracy).

Muhammad Asad

For, if God had seen any good in them, He would certainly have made them hear: but [as it is,] even if He had made them hear, they would surely have turned away in their obstinacy.

Mustafa Khattab

Had Allah found any goodness in them, He would have certainly made them hear. ˹But˺ even if He had made them hear, they would have surely turned away heedlessly.

Progressive Muslims

And if God had found any good in them, then He would have made them listen. But if He makes them listen, they would still turn away, averse.

Sahih International

Had Allah known any good in them, He would have made them hear. And if He had made them hear, they would [still] have turned away, while they were refusing.

Sam Gerrans

And had God known any good in them He would have made them hear; and had He made them hear, they would have turned away — and they are averse.

Shabbir Ahmed

If Allah had seen any good in them, He would have made them hear. But, even if He made them hear, they would have turned away. (The perceptual and conceptual, both faculties must be used for understanding and attaining guidance (17:36)).

Syed Vickar Ahamed

If Allah had found any good in them, he would truly have made them listen: And even if He made them listen, they would have only gone back and rejected (faith).

Taqi Usmani

Had Allah seen in them some good, He would have made them listen (as due). But if He makes them listen (now), they will turn away paying no heed.

The Monotheist Group

And if God had found any good in them, then He would have made them listen. And if He had made them listen, they would have turned away while they are in aversion.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Allah avait reconnu en eux quelque bien, Il aurait fait quʹils entendent. Mais, même sʹIl les faisait entendre, ils tourneraient (sûrement) le dos en sʹéloignant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger di wan de xêrek hebûya, teqez Xwedê dê heqî bi guhê wan bixista, eger bi guhê wan bixista jî teqez dê pişta xwe bidanê û dê berê xwe ji baweriyê biguhertina.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als God bij hen van iets goeds geweten had, dan had Hij hen laten horen, en als Hij hen had laten horen dan hadden zij zich toch afgekeerd terwijl zij zich afwendden.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien God slechts iets goeds in hen had ontdekt, zou hij hun zekerlijk hebben doen hooren; maar indien hij hen had doen hooren, zouden zij zich gewis afgewend en zich ver verwijderd hebben.

Hollandaca — Siregar

En Allah weet dat er niets goeds in hen was, dus liet Hij hen niet luisteren. En als Hij hen had doen luisteren, dan zouden zij zich afwenden, terwijl zij (de Waarheid) afwijzen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если бы Аллах знал (что) в них (есть) (хоть что-нибудь) благое, то Он, непременно, дал бы им (способность) услышать [понять] (наставления из Своей Книги). (Но Он знает, что в них нет никакого блага, и что они не уверуют.) А если (предположить, что) Он дал бы им (способность) услышать, то они, непременно, отвернулись бы (от Веры) (поняв суть наставлений и доказательств) (из-за своей упрямости), будучи отвращающимися (от Истины).

Rusça — Osmanov

Если бы видел Аллах в них что-либо доброе, Он даровал бы им способность слышать. И даже если Он даровал бы им возможность слышать, они упрямо отвернулись бы.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud hade funnit något gott hos dem skulle Han helt säkert ha förmått dem att lyssna; men även om Han hade förmått dem att lyssna, skulle de säkert ha dragit sig undan av ren halsstarrighet.