(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

فَاَمَّا مَنْ طَغٰى وَاٰثَرَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا فَاِنَّ الْجَحِيمَ هِيَ الْمَأْوٰى

fe emmā men Tağā / ve āṧera l-Hayāte d-dunyā / fe inne l-ceHīme hiye l-me'vā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَمَّاfe emmāartık
2مَنْmenkim
3طَغٰىTağāط غ يaşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık, dinsizlik, isyan, şiddetli gök gürültüsü ve şimşek fırtınası, patlama, kötülük güçleri, kötülüğe sürüklemek, çok cesur olmak, inatçı direniş, aşırı derecede itaatsiz, ölçüsüz, yozlaşmış, dağın tepesi veya üst kısmı, put/şeytan, kötülüğün kaynağıazmışsa
1وَاٰثَرَve āṧeraا ث رİz bırakmak, etki etmek, tesir etmek, işaret bırakmak, iz sürmek, nakletmek, rivayet etmek, tercih etmek, seçmekve yeğlemişse
2الْحَيٰوةَl-Hayāteح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekhayatını
3الدُّنْيَاd-dunyāد ن وYakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmakdünya
1فَاِنَّfe inneelbette
2الْجَحِيمَl-ceHīmeج ح مAteş yakmak, yanmasını sağlamak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, gözü açmak, sakınmak/vazgeçmek/çekinmek/kaçınmak, ilerlemek veya öne gitmek, geri çekilmek veya geri çekmek [Bu fiil çelişkili anlamlar taşır], yok etmeye veya öldürmeye yakın olmak, arzu/açgözlülük ve cimrilikle yanmak, huyu dar olmak, inatçı veya cimri olmak, alevli veya parlak, şiddetli sıcak.cehennemdir
3هِيَhiyeonun
4الْمَأْوٰىl-me'vāا و يSığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil.barınağı

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık kim azmışsa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık kim azmışsa.

Adem Uğur

Artık kim azmışsa,

Ahmed Hulusi

Azıp kural tanımayana,

Ahmet Tekin

Azana mekân vardır.

Ahmet Varol

Artık kim azar,

Ali Bulaç

Artık kim taşkınlık edip azarsa,

Ali Fikri Yavuz

Artık kim azgınlık edib kâfir olmuş,

Ali Rıza Safa

Artık, kim azıttıysa.

Bayraktar Bayraklı

- İşte, azıp dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Bekir Sadak

(37-38) Iste, azip da dunya hayatini tercih edenin varacagi yer suphesiz cehennemdir.

Celal Yıldırım

(37-38-39) Artık kim azıp dünya hayatını seçerek tercîh etmişse, şüphesiz Cehennem onun varacağı yerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(37-38) Azgınlık yapan ve dünya hayatını âhirete tercih eden kişi;

Diyanet İşleri

(37-39) Kim azgınlık eder ve dünya hayatını tercih ederse, şüphesiz, cehennem onun sığınağıdır.

Diyanet İşleri (eski)

(37-39) İşte, azıp da dünya hayatını tercih edenin varacağı yer şüphesiz cehennemdir.

Diyanet Vakfi

(37-39) Azana ve dünya hayatını ahirete tercih edene, şüphesiz cehennem tek barınaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Artık her kim azgınlık etmiş,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

artık her kim azgınlık etmiş,

Elmalılı Hamdi Yazır

Artık her kim azgınlık etmiş,

Erhan Aktaş

Fakat kim azgınlaşmış,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat kim azgınlaşmış,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat kim azgınlaşmış,

Fizilal-il Kuran

Artık kim azmışsa.

Gültekin Onan

Artık kim taşkınlık edip azarsa,

Hamdi Döndüren

Artık kim azgınlık yapıp küfre düşmüşse,

Hasan Basri Çantay

Artık kim haddi aşarak küfretmiş,

Hasib Asutay

Artık kim azmışsa,

Hayrat Neşriyat

(37-39) Artık kim azgınlık etmiş ve dünya hayâtını (âhirete) tercîh etmişse, artık şübhesiz (o kimse için) varılacak olan yer, ancak Cehennemdir!

İbni Kesir

Artık kim haddini aşmışsa.

Mehmet Okuyan

Kim azgınlık yapmış ve dünya hayatını tercih etmişse cehennem (onların) barınağıdır.

Muhammed Esed

Çünkü, hak ve adalet sınırlarını ihlal eden,

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki, işin sonunda haddini bilmeyen

Ömer Nasuhi Bilmen

(37-38) Artık kim taşkınlık etmiş ise. Ve dünya hayatını tercih eylemiş ise.

Ömer Öngüt

Kim ki azgınlık edip haddi aşarsa,

Suat Yıldırım

Artık kim azdıysa,

Süleyman Ateş

Artık kim azmışsa,

Süleymaniye Vakfı

kim ki taşkınlık etmiş

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kim azgınlaşırsa,

Şaban Piriş

Kim azdıysa,

Tefhim-ul Kuran

Artık kim taşkınlık edip azarsa,

Ümit Şimşek

Kim azgınlık etmiş,

Yaşar Nuri Öztürk

Artık azmış olan,

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Kim həddi aşmışsa,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Kim (dünyada) azğınlıq etmişsə,

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

was den (denjenigen) angeht, wer das Maß (an Frevel) überschritten

Almanca — M. A. Rassoul

Wer aber aufsässig war

Almanca — Muhammad Zaidan

Also hinsichtlich desjenigen, der die Grenze überschritt

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then he who had transgressed,

Abdul Haleem

for anyone who has transgressed

Abdullah Yusuf Ali

Then, for such as had transgressed all bounds,

Abul A'la Maududi

then he who transgressed

Aisha Bewley

As for him who overstepped the bounds

Al-Hilali & Khan

Then for him who transgressed all bounds, (in disbelief, oppression and evil deeds of disobedience to Allâh).

Ali Quli Qarai

as for him who was rebellious

Amatul Rahman Omar

Then as for the one who transgresses,

Arthur John Arberry

then as for him who was insolent

Bijan Moeinian

And those who rebelled against their Lord’s order, ….

E. Henry Palmer

And as for him who was outrageous

Edip-Layth

As for the one who transgressed.

George Sale

And whoso shall have transgressed,

Hamid S. Aziz

Then for him who has transgressed all bounds,

Mahmoud Ghali

Then, as for him who was inordinate.

Marmaduke Pickthall

Then, as for him who rebelled

Mohamed Ahmed - Samira

Then he who had been rebellious

Muhammad Asad

For, unto him who shall have transgressed the bounds of what is right,

Mustafa Khattab

then as for those who transgressed

Progressive Muslims

As for the one who transgressed.

Sahih International

So as for he who transgressed

Sam Gerrans

Then as for him who transgressed,

Shabbir Ahmed

Then, the one who rebelled against the Divine Laws,

Syed Vickar Ahamed

Then for those that had exceeded all limits,

Taqi Usmani

then for the one who had rebelled,

The Monotheist Group

As for he who transgressed.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quant à celui qui aura dépassé les limites

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca ew ê ku (bi kafirbûnê) serxweve çûbe…

Hollandaca (1)

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wie gezondigd zal hebben.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И тот, кто был беспредельным (преступая границы, установленные Аллахом)

Rusça — Osmanov

А преступившему дозволенное

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

då skall han som alltid överskred (Guds bud)