Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

اِنَّ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ يُحِبُّونَ الْعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَاءَهُمْ يَوْمًا ثَقِيلًا

inne hā'ulā'i yuHibbūne l-ǎācilete ve yeƶerūne verā'ehum yevmen ṧeḳīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2هٰٓؤُ۬لَٓاءِhā'ulā'ibunlar
3يُحِبُّونَyuHibbūneح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.seviyorlar
4الْعَاجِلَةَl-ǎācileteع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.çabuk geçeni (dünyayı)
5وَيَذَرُونَve yeƶerūneو ذ رTerk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmekve bırakıyorlar
6وَرَاءَهُمْverā'ehumو ر يAteş yakmak/üretmek, dolaylı/belirsiz şekilde ima etmek, bir şeyi kastederken başka bir şeyi kastetmiş gibi yapmak, saklamak/gizlemek/örtmek, gizleyen/örten bir şeyin arkasında, yardımcı/takipçi.ötelerindeki
7يَوْمًاyevmenي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibir günü
8ثَقِيلًاṧeḳīlenث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ağır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki bunlar çabucak gelip geçeni severler de o ağır günü artlarına atar, bırakır giderler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki bunlar çabucak gelip geçeni severler de o ağır günü artlarına atar, bırakır giderler.

Adem Uğur

Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki bunlar, önlerindeki dünyayı seviyorlar ve arkasından gelecek çok zorlu bir süreci hesap etmiyorlar!

Ahmet Tekin

Onlar dünya hayatını, günlük geçici kazancı seviyorlar. Sorumluluğu ağır bir günü arkalarına atıyorlar.

Ahmet Varol

Şüphesiz bunlar peşin olanı (dünyayı) seviyor, önlerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Çünkü bunlar (Mekke kâfirleri), peşin dünyayı severler ve önlerindeki (şiddeti) ağır bir günü bırakırlar. (Ahiretin azabından korkub da imana gelmezler).

Ali Rıza Safa

Aslında, onlar, ivedi olarak gelip geçeni seviyorlar. Çünkü Ağır Günü önemsemiyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz şu insanlar dünyayı severler, ağır bir günü kulak ardı ederler.

Bekir Sadak

Dogrusu insanlar, cabuk elde edilen dunya nimetlerini severler de agirligi cekilmez gunu arkalarinda birakirlar.

Celal Yıldırım

Hakikat bunlar tezelden Dünya'yı arzulayıp seviyorlar (sadece onunla yetinmek istiyorlar). Önlerindeki ağır (hesap ve sorumlulukların dikkate alınacağı) bir günü terkediyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şu insanlar, geçici dünyayı seviyorlar, ileride kendilerini bekleyen zor günü ise umursamıyorlar,

Diyanet İşleri

Şunlar (inanmayanlar) dünyayı tercih ediyorlar ve çetin bir günü arkalarına atıyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu insanlar, çabuk elde edilen dünya nimetlerini severler de ağırlığı çekilmez günü arkalarında bırakırlar.

Diyanet Vakfi

Şu insanlar, çarçabuk geçen dünyayı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (ahireti) ihmal ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Çünkü onlar bu dünyayı seviyorlar ve önlerindeki ağır bir günü arkaya atıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Çünkü onlar peşini (geçici dünyayı) severler ve önlerindeki ağır bir günü (kıyameti) bırakırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Çünkü onlar pişini severler ve önlerindeki ağır bir günü bırakırlar

Erhan Aktaş

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Bu adamlar şu geçici dünyayı severler ve önlerindeki o zorlu günü gözardı ederler.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı seviyorlar. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakıyorlar.

Hamdi Döndüren

Onlar şu geçici dünya hayatını seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü ihmal ediyorlar!

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, bunlar o çabucak geçen (dünyayi) severler, önlerindeki o çetin günü bırakırlar.

Hasib Asutay

Gerçekten bunlar, çarçabuk geçen (dünyay)ı seviyorlar da önlerindeki çetin bir günü (âhireti) arkalarına atıyorlar.

Hayrat Neşriyat

Şübhe yok ki şunlar (kâfirler), âcil olanı (çabuk geçen dünya hayâtını) seviyorlar da, önlerindeki ağır bir günü (kıyâmeti) bırakıyorlar.

İbni Kesir

Doğrusu bunlar; çabucak geçeni severler de, o çetin günün arkalarına bırakırlar.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki bu (insa)nlar, çabucak geçen (dünyay)ı seviyorlar da ağır günü (ahireti) arkalarına atıyorlar.

Muhammed Esed

Bakın, (Allah'ı umursamayan) şu adamlar bu gelip geçici dünyayı severler, ama ızdırap dolu bir Günü (düşünmeyi) ihmal ederler.

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki şu (nankör) adamlar hemen şimdi ve burada olanı seviyorlar da, zor bir günü (gündemlerine almayı) erteliyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki onlar, peşin olanı severler ve önlerindeki pek ağır bir günü bırakırlar.

Ömer Öngüt

Doğrusu onlar çabuk geçeni (dünyayı) seviyorlar da önlerindeki o çetin günü (ahireti) bırakıyorlar.

Suat Yıldırım

Şu insanlar bu peşin dünya hayatını arzulayıp, önlerinde kendilerini bekleyen o ağır günü ihmal ediyorlar.

Süleyman Ateş

Bunlar, şu çabuk (geçen dünyay)ı seviyorlar da ötelerindeki ağır bir günü bırakıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

O insanlar (günahkarlar ve kafirler) bir an önce ellerine geçecek olanı /dünyayı severler, ağır bir günü /ahireti de arkalarına bırakırlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu insanlar bir an önce ellerine geçecek şeyler isterler, önlerindeki ağır günü hesaba katmazlar.

Şaban Piriş

Onlar, acele olanı istiyorlar, arkalarındaki ağır bir günü arkalarında bırakıyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Gerçek şu ki bunlar, çarçabuk geçmekte olan (dünyay)ı sevmektedirler. Önlerinde bulunan ağır bir günü bırakmaktadırlar.

Ümit Şimşek

Şunlar pek ağır bir günü bırakıyorlar da önlerindeki peşin dünyaya bağlanıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunlar, hemen gelecek olanı seviyorlar da ötelerindeki zorlu bir günü ihmal ediyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əsl həqiqətdə, bunlar ötəri dünyanı üstün tutaraq qarşılarındakı ağır günü görməməzliyə vururlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Həqiqətən, bunlar (Məkkə müşrikləri) tez keçib gedəni (fani dünyanı) sevər, ağır günə (qiyamət gününə) dal çevirərlər.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Diese Ungläubigen lieben das vergängliche irdische Leben und vernachlässigen den schwerwiegenden Jüngsten Tag.

Almanca — Der Edle Quran

Diese da lieben ja das schnell Eintreffende und lassen hinter sich einen schwer lastenden Tag.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diese lieben das Weltliche und vernachlässigen den Tag, der hinterher auf (ihnen) lastet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These people -the infidels- think only of this world which is but evanescent, not lasting and faster than arrows, and they ignore an eventful Day of great momentum and heavy consequence.

Abdul Haleem

These people love the fleeting life. They put aside [all thoughts of] a Heavy Day.

Abdullah Yusuf Ali

As to these, they love the fleeting life, and put away behind them a Day (that will be) hard.

Abul A'la Maududi

Verily they love (the good of this world) that is hastily obtainable and are oblivious of the burdensome Day ahead of them.

Aisha Bewley

These people love this fleeting world and have put the thought of a Momentous Day behind their backs.

Al-Hilali & Khan

Verily, these (disbelievers) love the present life of this world, and put behind them a heavy Day (that will be hard).

Ali Quli Qarai

Indeed they love this transitory life, and disregard a weighty day ahead of them.

Amatul Rahman Omar

Verily, these (disbelieving people) love the present transient life and neglect very hard day (which lies) ahead of them.

Arthur John Arberry

Surely these men love the hasty world, and leave be behind them a heavy day.

Bijan Moeinian

People are so preoccupied with this transitory life that they forget about the somber Day of Judgment which awaits them.

E. Henry Palmer

Verily, these love the transitory life, and leave behind them a heavy day!

Edip-Layth

These people like the current life, and they ignore a heavy day.

George Sale

Verily these men love the transitory life, and leave behind them the heavy day of judgment.

Hamid S. Aziz

But they love the transitory life and put away behind them (ignore the remembrance of) a grievous Day.

Mahmoud Ghali

Surely these (people) love the hasty (world) and leave behind them a heavy Day.

Marmaduke Pickthall

Lo! these love fleeting life, and put behind them (the remembrance of) a grievous day.

Mohamed Ahmed - Samira

Surely men love what hastes away and forget the grievous day (ahead).

Muhammad Asad

Behold, they [who are unmindful of God] love this fleeting life, and leave behind them [all thought of] a grief-laden Day.

Mustafa Khattab

Surely those ˹pagans˺ love this fleeting world, ˹totally˺ neglecting a weighty Day ahead of them.

Progressive Muslims

These people like the current life, and they put behind them a heavy Day.

Sahih International

Indeed, these [disbelievers] love the immediate and leave behind them a grave Day.

Sam Gerrans

These love the immediate, and leave behind them a burdensome day.

Shabbir Ahmed

Behold, these people love only the instant gains and as a result leave behind a yesterday laden (with transgressions and wasted opportunities of doing good).

Syed Vickar Ahamed

Verily, as to these (thankless), they love the present life of this world, and put away behind them a heavy Day (that will be) hard.

Taqi Usmani

In fact these people love that which is immediate, and neglect a Heavy Day ahead of them.

The Monotheist Group

These people like the current life, and they put behind them a heavy Day.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ces gens-là aiment (la vie) éphémère (la vie sur terre) et laissent derrière eux un jour bien lourd (le Jour du Jugement).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev bêbawer û muşrik ji dinyayê gelek hez dikin û rojeke giran li pişt xwe dihêlin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dezen hier beminnen het snel voorbijgaande en veronachtzamen een zware dag.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, deze menschen beminnen het voorbijgaande leven, en veronachtzamen den zwaren dag des oordeels.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, zij (de ongelovigen) houden van het voorbijgaande en leggen achter hun rug een zware Dag.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, эти [многобожники] любят преходящую [жизнь в этом мире] (и увлечены ею) и оставляют за собой день тяжелый [День Суда] (ничего не совершая для спасения себя в тот день).

Rusça — Osmanov

Воистину, они (т. е. неверные) любят преходящий мир и пренебрегают трудным (т. е. Судным) днем.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De älskar livet och dess flyktiga glädjeämnen (över allt annat) och de skjuter undan (alla tankar på) den svåra Dag (som skall komma).