Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!"

اَلَهُمْ اَرْجُلٌ يَمْشُونَ بِهَا اَمْ لَهُمْ اَيْدٍ يَبْطِشُونَ بِهَا اَمْ لَهُمْ اَعْيُنٌ يُبْصِرُونَ بِهَا اَمْ لَهُمْ اٰذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا قُلِ ادْعُوا شُرَكَاءَكُمْ ثُمَّ كِيدُونِ فَلَا تُنْظِرُونِ

e lehum erculun yemşūne bihā em lehum eydin yebTişūne bihā em lehum eǎ'yunun yubSirūne bihā em lehum āƶānun yesmeǔne bihā ḳuli d'ǔ şurakā'ekum ṧumme kīdūni fe lā tunZirūni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَهُمْe lehumonların var mı?
2اَرْجُلٌerculunر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.ayakları
3يَمْشُونَyemşūneم ش يYürümek, gitmek veya gitmek, yaya olarak yürümek, yer değiştirmek, yürüyüş/seyahat/yol/adım/adım atmak, bir eylem dizisinde devam etmek, geçmek, güncel olmak, hareket etmek/harekette bulunmak, dolaşmakyürüyecekleri
4بِهَاbihāonunla
5اَمْemyada
6لَهُمْlehumvar mı?
7اَيْدٍeydinي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitelleri
8يَبْطِشُونَyebTişūneب ط شSertçe yakalamak, şiddetle bastırmak, ezici güç kullanmak, zorbalık yapmak, hışımla saldırmak, sertlik göstermek, acımasızca davranmak, güç kullanarak ele geçirmektutacakları
9بِهَاbihāonunla
10اَمْemyoksa
11لَهُمْlehumvar mı?
12اَعْيُنٌeǎ'yununع ي نGöze zarar vermek, birinin gözüne nazar değdirmek, gözyaşı dökmek, casus olmak. Aayan - görünmek, yüzleşmek. 'Ainun - göz, bakış, ağaç kovuğu, casus, üç harfli kelimenin ortasındaki harf, su kaynağı, baş, bir yerin ileri geleni. A'yan (çoğul 'Inun): güzel, iri gözlü, güzel kara gözlü. Ma'iinun - su, kaynak.gözleri
13يُبْصِرُونَyubSirūneب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörecekleri
14بِهَاbihāonunla
15اَمْemyahut
16لَهُمْlehummı var?
17اٰذَانٌāƶānunا ذ نkulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasretkulakları
18يَسْمَعُونَyesmeǔneس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişitecekleri
19بِهَاbihāonunla
20قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
21ادْعُواd'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekçağırın
22شُرَكَاءَكُمْşurakā'ekumش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak(koştuk)larınızı
23ثُمَّṧummesonra, ayrıca
24كِيدُونِkīdūniك ي دÜzere olmak, tam noktasında olmak, neredeyse olmak, niyet etmek, dilemek, hileli bir düzen uygulamak, arzu etmek, bir şey planlamak/düzenlemek/tasarlamak, bir şey üzerinde çalışmak veya emek vermek, bir şeyi gizlice yapmak, aldatmak/kandırmak/atlatmak, kaçınma/kaçma yolları, kusmak, ateş püskürtmek, adet görmek, ruhunu teslim etmek.bana tuzak kurun
25فَلَاfe lāhiç
26تُنْظِرُونِtunZirūniن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakgöz açtırmayın bana

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar? De ki: Çağırın Tanrıya eş sandıklarınızı da sonra hep berâber bana düzen kurun, göz bile açtırmayın bakalım.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ayakları mı var ki yürüsünler, yahut elleri mi var ki tutsunlar, yoksa gözleri mi var ki görsünler, yahut da kulakları mı var ki duysunlar? De ki: Çağırın Tanrıya eş sandıklarınızı da sonra hep berâber bana düzen kurun, göz bile açtırmayın bakalım.

Adem Uğur

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!"

Ahmed Hulusi

Onların yürüyecekleri ayakları; yahut tutacakları elleri; yahut görecekleri gözleri; yahut duyacakları kulakları mı var? De ki: "Çağırın ortak (koştuk)larınızı, bana tuzak kurun ve hiç göz açtırmayın bana!"

Ahmet Tekin

Onların yürüme kudretine sahip ayakları mı var? Tutup da bırakmama kudretine sahip elleri mi var? Görme gücüne sahip gözleri mi var? İşitme gücüne sahip kulakları mı var? 'Haydi, çağırın, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak saydığımız varlıkları, sonra bana karşı istediğiniz, gizli planlarınızı da uygulayın, elinizden gelirse de göz açtırmayın' de.

Ahmet Varol

Onların yürüyecek ayakları mı yoksa tutacak elleri mi yoksa görecek gözleri mi yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun. Haydi bana hiç göz açtırmayın!.'

Ali Bulaç

Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın."

Ali Fikri Yavuz

O putların yürüyecek ayakları, yoksa tutacak elleri, yoksa görecek gözleri, yoksa işitecek kulakları mı vardır? De ki: “- Haydi, çağırın ortaklarınızı! Sonra bana istediğiniz hîleyi kurun da elinizden gelirse, bana göz açtırmayın.”

Ali Rıza Safa

Yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Yoksa görecek gözleri mi var? Yoksa duyacak kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırın, sonra, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın; artık, bana göz açtırmayın!"

Bayraktar Bayraklı

Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: "Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız."

Bekir Sadak

Onlarin yuruyecek ayaklari mi var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da gorecek gozleri mi var, veya isitecek kulaklari mi var? De ki: «Ortaklarinizi cagirin elinizden gelirse bana tuzak kurun, goz actirmayin.»

Celal Yıldırım

Onların yürüyecekleri ayakları mı var ? Tutacak elleri mi var ? Görecek gözleri mi var ? İşitecek kulakları mı var ? De ki: Haydi ortak koştuklarınızı çağırın, sonra da bana tuzak ve birtakım düzenler kurun, bir an bile gözaçtırmayın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yürüyebildikleri ayakları mı var onların; tutabilecekleri elleri, görebilecekleri gözleri, işitebilecekleri kulakları mı var onların! De ki: “Haydi ortak olarak gördüğünüz o varlıkları çağırın, sonra bana karşı planınızı kurun, göz açtırmayın bana!

Diyanet İşleri

Onların yürüyecek ayakları mı var? Yahut tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var, ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun da bana göz açtırmayın bakalım!"

Diyanet İşleri (eski)

Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi var, ya da görecek gözleri mi var, veya işitecek kulakları mı var? De ki: 'Ortaklarınızı çağırın elinizden gelirse bana tuzak kurun, göz açtırmayın.'

Diyanet Vakfi

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var veya görecekleri gözleri mi var yahut işitecekleri kulakları mı var (neleri var)? De ki: «Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onların yürüyecek ayakları, tutacak elleri, görecek gözleri veya işitecek kulakları mı var? De ki: «Haydi çağırın o ortaklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve elinizden gelirse göz açtırmayın.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onları yürüyecek ayakları veya tutacak elleri yahut görecek gözleri ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortak koştuklarınızı, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, elinizden gelirse bana bir an bile göz açtırmayın!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya onların yürüyecek ayakları veya tutacak elleri veya görecek gözleri veya işidecek kulakları mı var? dedi: haydın, çağırın şeriklerinizi sonra bana istediğiniz tuzağı kurun da elinizden gelirse bana bir lahza bile göz açdırmayın

Erhan Aktaş

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra göz açtırmaksızın bana tuzak kurun."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların, kendileriyle yürüyecek ayakları mı var? Veya tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Ya da işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın ortaklarınızı, sonra hiç beklemeksizin bana tuzak kurun."

Fizilal-il Kuran

Onların yürüyecek ayakları mı var, tutacak elleri mi var, görecek gözleri mi var, yoksa işitecek kulakları mı var? De ki, Allah'a koştuğunuz ortakları çağırınız, sonra hiç göz açtırmaksızın bana karşı tuzak kurunuz.

Gültekin Onan

Üzerlerinde yürüyecekleri ayakları mı var? Tutmaları için elleri mi var? Görmeleri için gözleri mi var? İşitmeleri için kulakları mı var? De ki: "Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bir tuzak kurun da bana göz açtırmayın."

Hamdi Döndüren

Onların, yürür ayakları, tutar elleri, görür gözleri ya da işitir kulakları mı vardır? De ki: “Haydi sizin şu tanrılarınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun ve bana bir süre de vermeyin!”

Hasan Basri Çantay

Onların yürüyecekleri ayakları mı, yoksa tutacakları elleri mi, yahud görecekleri gözleri mi, yoksa işidecekleri kulakları mı, (nesi) var? (Habibim) de ki: "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun da şöyle bir göz bile açdırmayın bana".

Hasib Asutay

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yahut işitecekleri kulakları mı var? (Resulüm!) De ki: Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!

Hayrat Neşriyat

Onların yürüyecekleri ayakları mı var; yoksa tutacakları elleri mi var; yoksa görecekleri gözleri mi var; yoksa işitecekleri kulakları mı var? (Ey Resûlüm!) De ki: '(Allah’a şirk koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın; sonra bana (hep berâber) tuzak kurun da bana bir an bile mühlet vermeyin!'

İbni Kesir

Onların ayakları var mıdır ki onunla yürüsünler? Elleri var mıdır ki onunla tutsunlar? Gözleri var mıdır ki onunla görsünler? Kulakları var mıdır ki onunla işitsinler? De ki: Çağırın ortaklarınızı da, elinizden gelirse, bana tuzak kurun ve göz açtırmayın.

Mehmet Okuyan

(Putların) kendileriyle yürüyebilecekleri ayakları, tutacakları elleri, görecekleri gözleri veya duyacakları kulakları mı var (neleri var)! De ki: “Ortaklarınızı çağırın, sonra bana (istediğiniz) tuzağı kurun; bana göz bile açtırmayın!”

Muhammed Esed

Yürüyecek ayakları mı var peki onların? Tutacak elleri mi? Görecek gözleri, işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi, Allaha ortak olarak gördüğünüz bütün o varlıkları çağırın, bana karşı elinizden geleni ardınıza koymayın ve böylece bana göz açtırmayın!

Mustafa İslamoğlu

Hem onların yürüyecek ayakları mı var? Ya da tutacak elleri veya görecek gözleri, yahut işitecek kulakları mı var? De ki: "Haydi çağırın Allah'a ortak koştuklarınızı, sonra önüme her türlü tuzağı kurun ve bana göz açtırmayın!

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar için kendileriyle yürüyecekleri ayakları mı, veya onlar için tutacakları elleri mi veya onlar için kendileriyle görecekleri gözleri mi veyahut onlar için kendisiyle işitecekleri kulakları mı var? De ki, haydi çağırınız şeriklerinizi, sonra bana yapacağınız hileyi yapınız, bana hiç mühlet vermeyiniz.

Ömer Öngüt

Onların yürüyecekleri ayakları mı var? Tutacakları elleri mi var? Görecekleri gözleri mi var? İşitecekleri kulakları mı var? De ki: “Ortak koştuklarınızı çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun ve bana göz bile açtırmayın!”

Suat Yıldırım

(194-195) Allah’tan başka dua ve ibadet ettiğiniz bütün putlar, sizin gibi kullardır. Onların tanrılığı hakkındaki iddianız yerinde ise, haydi bakalım onları çağırın da size cevap versinler bakalım! Nasıl icabet edecekler ki, onların yürüyecek ayakları mı var? Yoksa tutacak elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yahut işitecek kulakları mı var, neleri var? De ki: "Haydi bütün şeriklerinizi çağırın, sonra bana istediğiniz tuzağı kurun, haydi elinizden geliyorsa bir an bile göz açtırmayın!"

Süleyman Ateş

Onların yürüyecekleri ayakları mı var, yoksa tutacakları elleri mi var, yoksa görecekleri gözleri mi var, yahut işitecekleri kulaklarımı var? De ki: "(Allah'a) ortak(koştuk)larınızı çağırın, sonra bana tuzak kurun, haydi (elinizden geliyorsa) hiç göz açtırmayın bana!"

Süleymaniye Vakfı

Onların ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler! De ki: "(Allah'a) ortak saydıklarınızı çağırın, sonra bana oyun kurun, hiç göz açtırmayın.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler. De ki "Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın."

Şaban Piriş

-Onların yürüyebilecek ayakları mı var; yoksa kendisiyle tutacakları elleri mi; yoksa görebilecek gözleri mi; yoksa işitebilecek kulakları mı var?!. De ki: -Ortak koştuklarınıza yalvarın sonra bana, göz açtırmayacağınız tuzaklarınızı kurun!

Tefhim-ul Kuran

Onların yürüyecek ayakları var mı? Ya da tutacakları elleri mi var? Veya görecek gözleri mi var? Yoksa işitecek kulakları mı var? De ki: «Ortak koşmakta olduklarınızı çağırın, sonra bir düzen (tuzak) kurun da bana göz bile açtırmayın.»

Ümit Şimşek

Onların ayakları mı var yürüsünler? Elleri mi var tutsunlar? Gözleri mi var görsünler? Kulakları mı var işitsinler? De ki: Şeriklerinizi çağırın, sonra bana kuracağınız tuzağı kurun, üstelik mühlet de vermeyin.

Yaşar Nuri Öztürk

Ayakları mı var onların ki, onlarla yürüsünler; elleri mi var onların ki onlarla tutsunlar; gözleri mi var onların ki, onlarla görsünler; kulakları mı var onların ki, onlarla işitsinler. De ki: "Ortaklarınızı çağırıp bana tuzak kurun. Hadi, göz açtırmayın bana!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məgər onların ayaqlarımı var, onunla yerisinlər? Yoxsa onların əllərimi var, onunla tutsunlar? Yoxsa onların gözlərimi var, onunla görsünlər? Yoxsa onların qulaqlarımı var, onunla eşitsinlər? De: “Çağırın şəriklərinizi! Sonra mənə qarşı hiylə qurun və mənə heç möhlət də verməyin!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər onların yeriyən ayaqları, ya tutan əlləri, ya görən gözləri, yaxud eşidən qulaqları var?! De: ″Haydı, çağırın şəriklərinizi, mənim barəmdə istədiyiniz hiyləni qurun və mənə heç möhlət də verməyin!

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Sie können nicht einmal was ihr könnt. Haben sie etwa Füße, mit denen sie gehen oder Hände, mit denen sie zuschlagen oder Augen, mit denen sie sehen oder Ohren, mit denen sie hören können? Sprich: ʺRuft eure Götzen an, die ihr Gott beigesellt, und schmiedet unverzüglich böse Pläne gegen mich!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Haben sie etwa Füße, um zu gehen, oder haben sie Hände, um zu greifen, oder haben sie Augen, um zu sehen, oder haben sie Ohren, um zu hören? Sprich: ʺRuft eure Götter an; dann schmiedet Listen gegen mich und lasset mich nicht lange warten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Haben sie etwa Beine, mit denen sie gehen können, oder etwa Hände, mit denen sie zuschlagen können, oder etwa Augen, mit denen sie sehen können, oder etwa Ohren, mit denen sie hören können?! Sag: ʺRichtet nur Bittgebete an eure Partner, dann führt eure List gegen mich durch und gewährt mir dabei keine Zeit!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they have feet to go or hands to hold, or do they have eyes to see or ears to hear; they have neither the special faculties to perceive external objects nor the faculties of mind or soul, understanding or intelligence as bearing on action, behaviour or judgement. Say to them O Muhammad: "Call on your predominant partners who have authority over you besides Allah and let them devise their plan of unfavourable action against me and conduct it to conclusion, and give me no respite".

Abdul Haleem

Do they have feet to walk, hands to strike, eyes to see, or ears to hear? Say [Prophet], ‘Call on your "partners"! Scheme against me! Do not spare me!

Abdullah Yusuf Ali

Have they feet to walk with? Or hands to lay hold with? Or eyes to see with? Or ears to hear with? Say: "Call your 'god-partners', scheme (your worst) against me, and give me no respite!

Abul A'la Maududi

Have they feet on which they can walk? Have they hands with which they can grasp? Have they eyes with which they can see? Have they ears with which they can hear? Say [O Muhammad]: 'Invoke all those to whom you ascribe a share in Allah's divinity, then scheme against me and grant me no respite.

Aisha Bewley

Do they have legs they can walk with? Do they have hands they can grasp with? Do they have eyes they can see with? Do they have ears they can hear with? Say: ‘Call on your partner-gods and try all your wiles against me and grant me no reprieve.

Al-Hilali & Khan

Have they feet wherewith they walk? Or have they hands wherewith they hold? Or have they eyes wherewith they see? Or have they ears wherewith they hear? Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Call your (so-called) partners (of Allâh) and then plot against me, and give me no respite!

Ali Quli Qarai

Do they have any feet to walk with? Do they have any hands to grasp with? Do they have any eyes to see with? Do they have any ears to hear with? Say, ‘Invoke your partners [that you ascribe to Allah] and try out your stratagems against me without granting me any respite.

Amatul Rahman Omar

Have these (false gods) feet with which they walk, or have they hands with which they hold, or have they eyes with which they see, or have they ears with which they hear? Say, `Call upon your associate gods, then contrive you all against me and give me no respite, (yet you will see that I am triumphant because)

Arthur John Arberry

What, have they feet wherewith they walk, or have they hands wherewith they lay hold, or have they eyes wherewith they see, or have they ears wherewith they give ear? Say: 'Call you then to your associates; then try your guile on me, and give me no respite.

Bijan Moeinian

Do they have legs on which they walk? [Yes or no?] Do they have hands to use? [Yes or no?] Do they have eyes to see with? [Yes or no?] Do they have ears to hear with? [Yes or no?] Say: "Sit down with your so called "Partners of God", and ask them to destroy me without any notice. "

E. Henry Palmer

Have they feet to walk with? or have they hands to hold with? or have they eyes to see with? or have they ears to hear with? Call upon your partners; then plot against me, and do not wait.

Edip-Layth

Do they have feet to walk with? Or do they have hands to strike with? Or do they have eyes to see with? Or do they have ears to hear with? Say, "Call on your partners, then scheme against me with no respite."

George Sale

Have they feet wherewith they walk, or have they hands wherewith they hold, or have they eyes wherewith they see, or have they ears wherewith they hear? Say, 'Call upon the partners you associate with Allah, then contrive you all against me and give me no respite.

Hamid S. Aziz

Have they feet to walk with? Or have they hands to hold with? Or have they eyes to see with? Or have they ears to hear with? Say, Call upon your (supposed) partners (of Allah); then plot against me, and spare me not.

Mahmoud Ghali

Do they have legs with which they walk, or (even) do they have hands with which they assault, or (even) do they have eyes with which they behold, or (even) do they have ears with which they hear? Say, "Invoke your associates, thereafter plot against me, (and) then do not respite me. .

Marmaduke Pickthall

Have they feet wherewith they walk, or have they hands wherewith they hold, or have they eyes wherewith they see, or have they ears wherewith they hear? Say: Call upon your (so-called) partners (of Allah), and then contrive against me, spare me not!

Mohamed Ahmed - Samira

Do they have feet to walk on, or hands to hold with, or eyes to see and ears to hear with? Say to them: "Call your compeers, and work out a plot against me, and do not give me time.

Muhammad Asad

Have these [images], perchance, feet on which they could walk? Or have they hands with which they could grasp? Or have they eyes with which they could see? Or have they ears with which they could hear? Say [O Prophet]: "Summon to your aid all those to whom you ascribe a share in God's divinity, and thereupon contrive [anything you may wish] against me, and give me no respite!

Mustafa Khattab

Do they have feet to walk with? Or hands to hold with? Or eyes to see with? Or ears to hear with? Say, ˹O Prophet,˺ "Call upon your associate-gods and conspire against me without delay!

Progressive Muslims

Do they have feet with which to walk, or do they have hands with which to strike, or do they have eyes with which to see, or do they have ears with which to hear Say: "Call on your partners, then scheme against me. You will not be given respite."

Sahih International

Do they have feet by which they walk? Or do they have hands by which they strike? Or do they have eyes by which they see? Or do they have ears by which they hear? Say, [O Muúammad], "Call your 'partners' and then conspire against me and give me no respite.

Sam Gerrans

Have they legs wherewith they walk? Or have they hands wherewith they hold? Or have they eyes wherewith they see? Or have they ears wherewith they hear? Say thou: “Call your partners; then scheme against me, and grant me no respite.

Shabbir Ahmed

Do the idols have feet to walk, hands to hold, eyes to see and ears to hear? (Likewise, these human demigods have no foundation of Truth to stand on, nor the power to avert Requital, nor the faculties of confronting Reason). Tell the opponents of the Message, "Call upon your idols and your so-called partners of Allah, contrive what you can, and give me no respite.

Syed Vickar Ahamed

Do they have feet to walk with? Or hands to hold with? Or eyes to see with? Or ears to hear with? Say: "Call your ‘god-partners’, plan (the worst) against me, and give me no relief!

Taqi Usmani

Do they have legs to walk with? Or do they have hands to grasp with? Or do they have eyes to see with or do they have ears to hear with? Say, "Call to your associate-gods, then, plot against me and allow me no respite.

The Monotheist Group

Do they have feet with which to walk? Or, do they have hands with which to strike? Or, do they have eyes with which to see? Or, do they have ears with which to hear? Say: "Call on your partners, then plan against me. You will not be given respite."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ont-ils des jambes pour marcher? Ont-ils de mains pour frapper? Ont-ils des yeux pour observer? Ont-ils des oreilles pour entendre? Dis: ʺInvoquez vos associés, et puis, rusez contre moi; et ne me donnez pas de répit.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma qey lingên wan hene ku bi wan bi rê ve biçin, an destên wan hene ku bi wan bigirin, an çavên wan hene ku bi wan bibînin an jî ji wan re guh hene ku bi wan bibihîzin? (ji wan re) Bibêje: Hûn gazî hevpişkên xwe bikin, paşê (hûn û ew pêk ve) dek û dolabên xwe bigerînin û (eger ji dest we bê) tu derfetê jî nedine min.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hebben zij dan voeten waarmee zij lopen of hebben zij handen waarmee zij vastgrijpen of hebben zij ogen waarmee zij zien of hebben zij oren waarmee zij horen? Zeg: ʺRoept jullie (zogenaamd goddelijke) metgezellen aan, beraamt dan listen tegen mij en laat mij dan niet wachten.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hebben zij voeten, om er mede te loopen? Of hebben zij handen, om iets aan te vatten? Of hebben zij oogen, om er mede te zien? Of hebben zij ooren, om er mede te hooren? Zeg: Roept uwe makkers; denkt eene list tegen mij uit en geeft mij geen uitstel. Ik vrees niets.

Hollandaca — Siregar

Hebben zij voeten waarmee zij lopen? Of hebben zij handen waarmee zij grijpen? Of hebben zij ogen waarmee zij zien? Of hebben zij oren waarmee zij horen? Zeg: ʺRoept jullie afgoden aan en laat hen een list tegen mij uitvoeren, en geeft mij geen uitstel.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве у них [у идолов] есть ноги, на которых они ходят, или у них есть руки, которыми они хватают, или у них [у идолов] есть глаза, которыми они видят, или у них есть уши, которыми они слышат? Скажи (о, Пророк) (идолопоклонникам): «(Тогда) позовите ваших сотоварищей [ложных богов], и затем (вместе с ними) стройте (любые) козни против меня [Пророка] и не давайте мне отсрочки! [Эти божества ничего плохого мне не смогут сделать.]

Rusça — Osmanov

Есть ли у них ноги, при помощи которых они передвигаются? Или у них есть руки, чтобы брать ими [что-либо]? Или у них есть глаза, чтобы видеть? Или у них есть уши, чтобы слышать? Скажи [, Мухаммад]: ʺПризовите тех, кому вы поклоняетесь [помимо Аллаха], а уж потом стройте против меня козни и не давайте мне отсрочки.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Har de kanske fötter att gå med eller händer att slå med eller ögon att se med eller öron att höra med? Säg (Muhammad): ʺAnropa dem som ni sätter vid Guds sida och smid era onda planer mot mig och låt mig inte få något andrum!