(Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

قُلْ يَاأَيُّهَا النَّاسُ اِنِّي رَسُولُ اللّٰهِ اِلَيْكُمْ جَمِيعًا الَّذِي لَهُ مُلْكُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَا اِلٰهَ اِلَّا هُوَ يُحْيِ وَيُمِيتُ فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِهِ النَّبِيِّ الْاُمِّيِّ الَّذِي يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَكَلِمَاتِهِ وَاتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمْ تَهْتَدُونَ

ḳul yā eyyuhā n-nāsu innī rasūlu (a)llahi ileykum cemīǎn elleƶī lehu mulku s-semāvāti ve l-erDi lā ilāhe illā huve yuHyī ve yumītu fe āminū bi(a)llahi ve rasūlihi n-nebiyyi l-ummiyyi elleƶī yu'minu bi(a)llahi ve kelimātihi ve ttebiǔhu leǎllekum tehtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
2يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
3النَّاسُn-nāsuن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlar
4اِنِّيinnīmuhakkak ben
5رَسُولُrasūluر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleElçisiyim
6اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
7اِلَيْكُمْileykumsizin
8جَمِيعًاcemīǎnج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.hepinize
9الَّذِيelleƶī
10لَهُlehuonundur
11مُلْكُmulkuم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.mülkü
12السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerin
13وَالْاَرْضِve l-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeve yerin
14لَاyoktur
15اِلٰهَilāheا ل هhizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var olan her şeyin özünü kapsayan birlikilah
16اِلَّاillābaşka
17هُوَhuvekendisinden
18يُحْيِyuHyīح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmekyaşatır
19وَيُمِيتُve yumītuم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızve öldürür
20فَاٰمِنُواfe āminūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamangelin inanın
21بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
22وَرَسُولِهِve rasūlihiر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleve O'nun Elçisine
23النَّبِيِّn-nebiyyiن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberkastedilen/bilinen nebi
24الْاُمِّيِّl-ummiyyiا م مammina: önermek, bir yere doğru adım atmak, tamir etmek, yönelmek [5:2]ummun/umm: anne, kaynak, prensip, prototip, köken, örnek;ummi: anneye ait, okuma yazma bilmeyen, Arap, kendilerine ait vahyedilmiş kutsal kitabı olmayan;ummatun: bir insanın akrabaları, kabile, parti, topluluk, millet, ortak özellikleri veya koşulları olan canlı grubu, insan veya hayvan topluluğu, yaratılış, nesil, Allah'ın yarattıkları;ummah: davranış yolu/şekli/tarzı, inanç, din, millet, zaman veya zaman dilimi, dürüst kişi, iyilik/erdemlerle tanınan ve örnek alınan kişi;imam: lider, başkan, takip edilen herhangi bir nesne (örn. insan/kitap/anayol), model, örnek, kalıp;amama: önce, önünde [75:5]ümmi
25الَّذِيelleƶīki o
26يُؤْمِنُyu'minuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanmaktadır
27بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'a
28وَكَلِمَاتِهِve kelimātihiك ل مKonuşmak, ifade etmek.ve O'nun sözlerine
29وَاتَّبِعُوهُve ttebiǔhuت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekO'na uyun ki
30لَعَلَّكُمْleǎllekumbelki
31تَهْتَدُونَtehtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yolu bulursunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Ey insanlar, şüphe yok ki ben, Allah tarafından sizin hepinize gönderilmiş olan peygamberim; o, öyle bir Allah'tır ki göklerin saltanat ve tasarrufu da onundur, yeryüzünün de. Ondan başka yoktur tapacak, odur dirilten ve öldüren. Artık Allah'a ve Allah'ın sözlerine inanın ve şerîat sâhibi Ümmî Peygamberine inanın ve uyun ona da doğru yolu bulun.

Abdulkadir Gölpınarlı

De ki: Ey insanlar, şüphe yok ki ben, Allah tarafından sizin hepinize gönderilmiş olan peygamberim; o, öyle bir Allahʼtır ki göklerin saltanat ve tasarrufu da onundur, yeryüzünün de. Ondan başka yoktur tapacak, odur dirilten ve öldüren. Artık Allahʼa ve Allahʼın sözlerine inanın ve şerîat sâhibi Ümmî Peygamberine inanın ve uyun ona da doğru yolu bulun.

Adem Uğur

De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah'a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır- iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.

Ahmed Hulusi

De ki: "Ey insanlar. . . Kesinlikle ben hepinize gelmiş Allah Rasulü'yüm. . . Semaların ve arzın mülkü "HU"nundur! İlah yoktur sadece "HU"! Diriltir, öldürür! Bu yüzden iman edin, Esma'sıyla nefsinizin dahi hakikati olan Allah'a ve Ümmi Nebi olan O Rasul'e ki O, Esma'sıyla nefsinin dahi hakikati olan Allah'a ve O'nun bildirdiklerine iman eder. O'na tabi olun ki hakikate erdirilesiniz. "

Ahmet Tekin

'Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin mülkü ve hâkimiyetine sahip olan Allah’ın emirlerini tebliğ ile görevlendirdiği, ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüyüm. Hak ilâh yalnızca O’dur. O hayat verir, yaşatır, eceller gelince de ölümü gerçekleştirir. O halde, Allah’a; Allah’ın kelâmına, kitaplarına âyetlerine, mûcizelerine, emirlerine, hükümlerine iman eden ümmî Rasûlüne, Mekke’li, aslı nesli belli, öğrenim görmeyen, idraklerin ötesini kavrayabilen bütün insanlığın peygamberine iman edin. Ona, onun sünnetine tâbi olun ki, hak yolu tercih etmiş, İslâm’da sebat etmiş olasınız.' diye ilan et.

Ahmet Varol

De ki: 'Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin mülkiyeti kendisine ait olan, kendisinden başka ilah olmayan, öldüren ve dirilten Allah tarafından sizin tümünüze gönderilmiş bir peygamberim. Allah'a ve O'nun, Allah'a ve sözlerine iman eden, okuma yazma bilmeyen nebi peygamberine iman edin ve ona uyun; olur ki doğru yola erersiniz.

Ali Bulaç

De ki: "Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi)yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamber olan elçisine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz.

Ali Fikri Yavuz

(Rasûlüm) de ki: “- Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize gelen, Allah’ın Peygamberiyim. O Allah ki, yer ve göklerin tasarrufu O’nundur. Ondan başka hiç bir ilâh yoktur, öldürür ve diriltir. Onun için hem Allah’a, hem de bütün kelimelerine iman getiren o ümmî Peygambere, Rasûlüne iman edin; ve o peygambere uyun ki, doğru yolu bulasınız.

Ali Rıza Safa

De ki: "Ey insanlar! Aslında, ben, tümünüz için Allah'ın elçisiyim. Göklerin ve yeryüzünün yönetimi, O'na özgüdür. O'ndan başka Tanrı yoktur. Yaşam verir ve öldürür!" Artık, Allah'a ve O'nun elçisine inanın. Önceki kitaplardan bilgisi olmayan O peygamber, Allah'a ve O'nun Sözlerine inanır. Onu izleyin; böylece, belki doğru yola erişirsiniz.

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ey insanlar! Gerçekten ben, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. Ondan başka tanrı yoktur; O, diriltir ve öldürür. O halde Allah'a ve Peygamberi'ne iman ediniz. Allah'a ve O'nun sözlerine inanan o anasından doğduğu gibi ahlaklı olan peygambere iman edip uyunuz ki doğru yolu bulasınız."

Bekir Sadak

De ki: «Ey insanlar! Dogrusu ben, goklerin ve yerin hukumrani, O'ndan baska tanri bulunmayan, dirilten ve olduren Allah'in, hepiniz icin gonderdigi peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazmasi olmayan, haber getiren peygamberine (ki o da Allah'a ve sozlerine inanmistir) inanin; ona uyun ki dogru yolu bulasiniz.»

Celal Yıldırım

(Ey Peygamber!) De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ki ben hepinize gönderilen Allah'ın peygamberiyim; o Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur; O'ndan başka ilâh yoktur; diriltir ve öldürür. Artık Allah'a imân edin ; Allah'a ve O'nun sözlerine imân eden Ümmî Peygamberine Resulüne inanın; O'na uyun ki doğru yolu bulaşınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

De ki: “Ey insanlar! Gerçekten ben göklerin ve yerin sahibi olan Allah’ın hepinize gönderdiği elçisiyim. O’ndan başka tanrı yoktur. O hayat verir ve öldürür. Öyleyse Allah’a ve ümmî peygamber olan resulüne -ki o Allah’a ve O’nun sözlerine inanır- iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. O, diriltir ve öldürür. O halde, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Resulüne, o ümmi peygambere iman edin ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız."

Diyanet İşleri (eski)

De ki: 'Ey insanlar! Doğrusu ben, göklerin ve yerin hükümranı, O'ndan başka tanrı bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın, hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Allah'a ve okuyup yazması olmayan, haber getiren peygamberine -ki o da Allah'a ve sözlerine inanmıştır- inanın; ona uyun ki doğru yolu bulasınız.'

Diyanet Vakfi

De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah'a ve ümmî Peygamber olan Resûlüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır- iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

De ki; ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın resulüyüm. O Allah ki, göklerin ve yerin bütün mülkü O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Öldüren de, dirilten de O'dur. Bundan dolayı gelin, Allah'a ve resulüne iman edin. Allah'a ve Allah'ın bütün kelâmlarına iman etmiş bulunan o ümmî peygambere, evet ona uyun ki, hidayete erebilesiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ey insanlar, biliniz ki, ben sizin hepinize Allah'ın gönderdiği peygamberiyim. O Allah ki bütün göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O'ndan başka tanrı yoktur. Hem diriltir, hem de öldürür. Onun için gelin Allah'a ve peygamberine iman edin. Allah'a ve Allah'ın bütün kelamlarına inanan o okuyup yazması olmayan peygambere de. Uyun ona ki, kurtuluşa erebilesiniz.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ey insanlar! Haberiniz olsun ben size, sizin hepinize Allahın Resulüyüm, o Allah ki bütün Semavat-ü Arzın mülkü onun, ondan başka ilah yok, hem diriltir hem öldürür, onun için gelin iyman edin Allaha ve Resulüne, Allaha ve Allahın bütün kelimatına iyman getiren o ümmi Peygambere, ve ittiba' edin ona ki bu hidayete irebilesiniz

Erhan Aktaş

De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan ve öldüren Allah'ın, size, hepinize gönderdiği bir Resul'üm. Gelin, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden Ummi Nebi Resulüne iman edin ve ona uyun ki böylece doğru yolu bulasınız."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan ve öldüren Allah'ın, size, hepinize gönderdiği bir resulüm. Gelin, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden ümmi nebi resulüne iman edin ve ona uyun ki böylece doğru yolu bulasınız."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka ilah olmayan, yaşatan ve öldüren Allah'ın, size, hepinize gönderdiği bir rasulüm. Gelin, Allah'a ve O'nun sözlerine iman eden ümmi nebi rasulüne iman edin ve ona uyun ki böylece hidayete eresiniz."

Fizilal-il Kuran

De ki; «Ey insanlar, ben Allah'ın hepinize gönderilmiş elçisiyim. O ki, göklerin ve yerin egemenliği tekelindedir, O kendisinden başka ilâh yoktur, diriltir ve öldürür. Geliniz Allah'a ve O'nun o okuma yazması olmayan (ümmi) peygamberine, Allah'a ve O'nun sözlerine inanan Peygamberine inanınız, O'na uyunuz ki, doğru yolu bulasınız.»

Gültekin Onan

De ki: "Ey insanlar, ben Tanrı'nın sizin hepinize gönderdiği bir elçisiyim. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka Tanrı yoktur. O diriltir ve öldürür. Öyleyse Tanrı'ya ve ümmi nebi olan elçisine inanın. O da Tanrı'ya ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona uyun ki hidayete eresiniz.

Hamdi Döndüren

De ki: “Ey insanlar! Ben, göklerin ve yerin mülkünün sahibi olan, kendisinden başka ilâh bulunmayan, dirilten ve öldüren Allah’ın, sizin hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun ümmî Nebi olan Rasûlüne iman edin -ki o da Allah’a ve O’nun sözlerine iman etmektedir- ve ona uyun. Umulur ki doğru yolu bulursunuz.”

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "Ey insanlar, şübhesiz ben göklerin ve yerin mülk (-ü tasarruf) una malik olan, kendisinden başka hiç bir Tanrı bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren Allahın size, hepinize gönderdiği peygamberim. O halde Allaha ve Onun ümmi nebiy olan resulüne — ki kendisi de o Allaha ve Onun sözlerine iman etmekde olandır — iman edin, ona tabi' olun. Taki doğru yolu bulmuş olasınız".

Hasib Asutay

(Resulüm!) De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben sizin hepinize göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın bir peygamberiyim. O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur. O, diriltir ve öldürür. Öyle ise, Allah'a ve ümmî peygamber olan Resulüne iman edin -ki o, Allah'a ve O'nun sözlerine inanır- ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: 'Ey insanlar! Muhakkak ki ben, sizin hepinize, göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan Allah’ın (gönderdiği) peygamberiyim. O’ndan başka ilâh yoktur; (O) hayat verir ve (O) öldürür. Öyleyse Allah’a ve O’nun ümmî peygamber olan Resûlüne îmân edin; o (peygamber) ki, Allah’a ve O’nun kelimelerine(kitablarına) îmân eder; ona tâbi' olun ki hidâyete eresiniz.'

İbni Kesir

De ki: Ey insanlar; ben gerçekten göklerin ve yerin mülkü kendisinin olan, O'ndan başka hiçbir tanrı bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren Allah'ın hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. Şu halde Allah'a ve O'nun ümmi peygamberi olan elçisine inanın: Ki o da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ve ona uyun ki hidayete eresiniz.

Mehmet Okuyan

De ki: “Ey insanlar! Ben göklerin ve yerin otoritesinin sahibi, kendisinden başka ilah olmayan, diriltebilen ve öldürebilen Allah’ın, sizin hepinize gönderdiği elçisiyim. Öyle ise Allah’a; kendisi de Allah’a ve sözlerine (mesajlarına) inanan ümmi Peygamber olan Elçisine inanın ve ona uyun ki doğru yolu bulasınız.”

Muhammed Esed

De ki (ey Muhammed): "Ey insanlar, şüphesiz, ben Allahın hepinize gönderdiği bir elçiyim; O (Allah) ki, göklerin ve yerin egemenliği Ona aittir! Ondan başka tanrı yoktur; hayatı ve ölümü bahşeden Odur!" Öyleyse artık inanın Allaha ve Onun Elçisine! Okuması-yazması olmayan, Allaha ve Onun sözlerine inanan Haberciye. Ona uyun ki doğru yolu bulasınız!

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber) de ki: "Ey İnsanlar! İyi bilin ki ben Allah'ın hepinize gönderdiği elçisiyim. Öyle bir (Allah) ki; göklerin ve yerin egemenliği O'na aittir; O'ndan başka ilah yoktur; hayatı ve ölümü yaratan O'dur: o halde Allah'a ve O'nun elçisine inanın; Allah'a ve O'nun bütün mesajlarına inanan kitap ehlinden olmayan Haberci'ye... Ve ona uyun ki doğru yolu bulabilesiniz!

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Ey nâs! Şüphe yok ki ben hepinize Allah Teâlâ'nın bir resûlüyüm. Öyle Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'na mahsustur. O'ndan başka ilâh yoktur. Hem diriltir ve hem öldürür. Artık Allah Teâlâ'ya ve bir Nebiyy-i Ümmî olup Allah'a ve O'nun kelimelerine inanan Resûlüne imân ediniz, ve O'na tâbi olunuz ki, hidâyete erişebilesiniz.»

Ömer Öngüt

Resulüm! De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ki ben, Allah'ın hepiniz için gönderdiği peygamberiyim. O Allah ki, göklerin ve yerin mülkü O'nundur. O'ndan başka ilâh yoktur. Diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah'a ve O'nun ümmî Peygamber'ine, Allah'a ve O'nun kelimelerine inanan Peygamber'ine iman edin. Ona uyun ki, doğru yolu bulasınız.

Suat Yıldırım

De ki: "Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah tarafından gönderilen Peygamberim. O ki, göklerin ve yerin hakimiyeti O’na aittir. O’ndan başka ilah yoktur. Hayatı veren de, ölümü yaratan da O’dur. Öyleyse siz de Allah’a ve O’nun bütün kelimelerine iman eden o ümmî Nebîye, o Resule inanın. Ona tâbi olun ki doğru yolu bulasınız.

Süleyman Ateş

De ki: "Ey insanlar, ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan, kendisinden başka tanrı bulunmayan, yaşatan, öldüren Allah'ın Elçisiyim. Gelin Allah'a ve O'nun ümmi peygamberi olan Elçisine inanın -ki o (peygamber) de Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır- O'na uyun ki doğru yolu bulasınız!"

Süleymaniye Vakfı

De ki: "Ey insanlar! Ben Allah'ın hepinize gönderdiği elçisiyim. Göklerde ve yerde tüm yetkiler onundur. Ondan başka ilah yoktur. O, hem hayat verir hem de öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi nebi olan resulüne güvenin. O, Allah'a ve onun sözlerine güvenir. Siz ona uyun ki doğru yola girmiş olasınız."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Ey insanlar! Ben sizin hepinize Allah'ın gönderdiği elçiyim. Göklerde ve yerde hakimiyet O'na aittir. O'ndan başka ilah yoktur. Hayat veren ve öldüren O'dur. Siz Allah'a inanıp güvenin; nebi olan ümmi resulüne de. O Resul de Allah'a ve O'nun sözlerine inanıp güvenir. Ona (Nebi olan resule) uyun ki doğru yolu bulasınız"

Şaban Piriş

De ki: -Ey insanlar, Ben sizin hepinize, kendisinden başka ilah olmayan, dirilten ve öldüren Allah'ın sizin hepinize gönderdiği elçisiyim. Allah'a ve O'nun elçisi ümmi Peygamber'e iman edin. Zira O da Allah'a ve O'nun sözlerine iman etmiştir. Doğru yolu bulabilmeniz için ona tabi olun!

Tefhim-ul Kuran

De ki: «Ey insanlar, ben Allah'ın sizin hepinize gönderdiği bir elçisi (peygamberi) yim. Ki göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyleyse Allah'a ve ümmi peygamberine iman edin. O da Allah'a ve O'nun sözlerine inanmaktadır. Ona iman edin ki hidayete ermiş olursunuz.

Ümit Şimşek

De ki: Ey insanlar! Ben sizin hepinize birden gönderilmiş Allah elçisiyim. O Allah ki, göklerin ve yerin egemenliği Onundur. Ondan başka tanrı yoktur. O diriltir, O öldürür. Siz de Allah'a ve Resulüne iman edin-ki, zaten o ümmî peygamber de Allah'a ve sözlerine iman etmiştir. Ve o peygambere uyun ki doğru yolu bulasınız.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ey insanlar! Ben sizin üstünüze Allah'ın resulüyüm. Göklerin ve yerin mülkü o Allah'ındır. İlah yoktur O'ndan başka. O diriltir, O ölüdürür. O halde Allah'a ve resulüne iman edin; Allah'a ve onun sözlerine inanan o ümmi peygambere iman edip uyun ki, doğruya ve güzele ulaşabilesiniz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

De: “Ey insanlar! Şübhəsiz ki, mən sizin hamınız üçün Allahın elçisiyəm. Göylərin və yerin hökmranlığı Ona məxsusdur, Ondan başqa ibadətə layiq olan məbud yoxdur. O həm dirildir, həm də öldürür. Elə isə Allaha və Onun Elçisinə – yazıb-oxumaq bilməyən, həm də Allaha və Onun kəlmələrinə inanan peyğəmbərə iman gətirin. Onun ardınca gedin ki, bəlkə doğru yola yönələsiniz”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) De: ″Ey insanlar! Mən Allahın sizin hamınıza göndərilmiş peyğəmbəriyəm. (O Allah ki) göylərin və yerin hökmü Onundur, Ondan başqa heç bir tanrı yoxdur. O dirildir və öldürür. Buna görə də Allah, eləcə də Onun Allaha və Allahın sözlərinə (ayələrinə, nazil etdiyi kitablara) inanan və ümmi peyğəmbər olan Rəsuluna iman gətirin və ona tabe olun ki, doğru yolu tapa biləsiniz!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sprich: ʺIhr Menschen! Ich bin der Gesandte Gottes für euch alle. Gott gehören Himmel und Erde. Außer Ihm gibt es keinen Gott. Er läßt leben und sterben. Glaubt an Gott und an Seinen Gesandten, den des Lesens und Schreibens unkundigen Propheten, der sich zu Gott und Seinen Worten bekennt, und folgt ihm, damit ihr rechtgeleitet werdet!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Sag: O ihr Menschen, ich bin der Gesandte Allahs an euch alle, Dem die Herrschaft der Himmel und der Erde gehört. Es gibt keinen Gott außer Ihm. Er macht lebendig und läßt sterben. So glaubt an Allah und Seinen Gesandten, den schriftunkundigen Propheten, der an Allah und Seine Worte glaubt, und folgt ihm, auf daß ihr rechtgeleitet sein möget!

Almanca — M. A. Rassoul

Sprich: ʺO ihr Menschen, ich bin für euch alle ein Gesandter Allahs, Dessen das Königreich der Himmel und der Erde ist. Es ist kein Gott außer Ihm. Er macht lebendig und läßt sterben. Darum glaubt an Allah und an Seinen Gesandten, den Propheten, der des Lesens und Schreibens unkundig ist, der an Allah und an Seine Worte glaubt; und folgt ihm, auf daß ihr rechtgeleitet werden möget.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Sag: ʺIhr Menschen! Gewiß, ich bin ALLAHs Gesandter zu euch allesamt, Demjenigen, Dem die Himmel und die Erde gehören. Es gibt keinen Gott außer Ihm, ER macht lebendig und läßt sterben. So verinnerlicht den Iman an ALLAH und an Seinen Gesandten, den lese- und schreibunkundigen Propheten, denjenigen, der den Iman an ALLAH und an Seine Worte verinnerlicht. Und folgt ihm, damit ihr Rechtleitung findet.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Say to them O Muhammad: O you people: you had better believe that I have been sent to you all with a divine message from Allah Who has the rightful claim to the heavens and the earth. Allah Who has the supreme controlling power and the absolute authority over them; there is no Ilah but Him Who gives life and occasions death. Therefore, you people had better believe in Allah with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, and accept with consenting mind His Messenger, the unlettered Prophet who solemnly believes in Allah and His divine words -those inspired to him and to other Messengers before him-. You had better give credence; to his statement and discourse on practical divinity and follow him so that you may hopefully be guided to the path of righteousness.

Abdul Haleem

Say [Muhammad], ‘People, I am the Messenger of God to you all, from Him who has control over the heavens and the earth. There is no God but Him; He gives life and death, so believe in God and His Messenger, the unlettered prophet who believes in God and His words, and follow him so that you may find guidance.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "O men! I am sent unto you all, as the Messenger of Allah, to Whom belongeth the dominion of the heavens and the earth: there is no god but He: it is He That giveth both life and death. So believe in Allah and His Messenger, the Unlettered Prophet, who believeth in Allah and His words: follow him that (so) ye may be guided."

Abul A'la Maududi

[Say, O Muhammad]: 'O men! I am Allah's Messenger to you all - of Him to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth. There is no god but He. He grants life and deals death. Have faith then, in Allah and in His Messenger, the ummi Prophet who believes in Allah and His words; and follow him so that you may be guided aright.'

Aisha Bewley

Say: ‘Mankind! I am the Messenger of Allah to you all, of Him to whom the kingdom of the heavens and earth belongs. There is no god but Him. He gives life and causes to die.’ So have iman in Allah and His Messenger, the Unlettered Prophet, who has iman in Allah and His words, and follow him so that hopefully you will be guided.'

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "O mankind! Verily, I am sent to you all as the Messenger of Allâh - to Whom belongs the dominion of the heavens and the earth. Lâ ilâha illa Huwa (none has the right to be worshipped but He). It is He Who gives life and causes death. So believe in Allâh and His Messenger (Muhammad صلى الله عليه وسلم), the Prophet who can neither read nor write (i.e. Muhammad صلى الله عليه وسلم), who believes in Allâh and His Words [(this Qur’ân), the Taurât (Torah) and the Injeel (Gospel) and also Allâh’s Word: "Be!" - and he was, i.e. ‘Îsâ (Jesus) son of Maryam (Mary), عليهما السلام], and follow him so that you may be guided.[1]"

Ali Quli Qarai

Say, ‘O mankind! I am the Apostle of Allah to you all, [of Him] to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. There is no god except Him. He gives life and brings death.’ So have faith in Allah and His Apostle, the uninstructed prophet, who has faith in Allah and His words, and follow him so that you may be guided.

Amatul Rahman Omar

Say, `O mankind! I am a Messenger to you all from Allâh to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. There is no other, cannot be and will never be One worthy of worship but He, Who gives life and causes death, so believe in Allâh and in His Messenger, the Arab, the Prophet who believes in Allâh and in (all) His words, and follow him so that you may be rightly guided so as to reach the goal.'

Arthur John Arberry

Say: 'O mankind, I am the Messenger of God to you all, of Him to whom belongs the kingdom of the heavens and of the earth. There is no god but He. He gives life, and makes to die. Believe then in God, and in His Messenger, the Prophet of the common folk, who believes in God and His words, and follow him; haply so you will be guided.'

Bijan Moeinian

Say: "O mankind, I am a Messenger to all of you from the Lord to Whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. There is no deity beside Him. He is the One Who gives life and ordains death. Therefore, believe in God and His Messenger, the "gentile prophet" who believes in God and His Commandments. Follow him, that you may be guided."

E. Henry Palmer

Say, 'O ye folk! verily, I am the Apostle of God unto you all' -, of Him whose is the kingdom of the heavens and the earth, there is no god but He! He quickens and He kills! believe then in God and His Apostle, the illiterate prophet,- who believes in God and in His words - then follow him that haply ye may be guided.

Edip-Layth

Say, "O people, I am God's messenger to you all. The One who has the sovereignty of heavens and earth, there is no god but He; He gives life and causes death." So acknowledge God and His gentile prophet, who acknowledges God and His words; and follow him that you may be guided.

George Sale

Say, 'O mankind, truly I am a Messenger to you all from Allah to Whom belongs the Kingdom of the heavens and the earth. There is no god but He. He gives life and He causes death. So believe in Allah and His Messenger, the Ummi Prophet, who believes in Allah and His words; and follow him that you may be rightly guided.'

Hamid S. Aziz

Say, "O you people! Verily, I am the Messenger of Allah unto you all, of Him whose is the Kingdom of the heavens and the earth, there is no God but He! He gives life and death. So believe in Allah and His Messenger, the unlettered (or not learned, unsophisticated) prophet, - who believes in Allah and in His Words - then follow him that per chance (or possibly) you may be guided."

Mahmoud Ghali

Say, "O you mankind, surely I am the Messenger of Allah to you altogether, to Whom belongs the Kingdom of the heavens and the earth. There is no god except He. He gives life and causes to die. So believe in Allah and His Messenger, the Prophet the illiterate one who believes in Allah and His Speeches, and follow him closely that possibly you would be guided.".

Marmaduke Pickthall

Say (O Muhammad): O mankind! Lo! I am the messenger of Allah to you all - (the messenger of) Him unto Whom belongeth the Sovereignty of the heavens and the earth. There is no Allah save Him. He quickeneth and He giveth death. So believe in Allah and His messenger, the Prophet who can neither read nor write, who believeth in Allah and in His Words, and follow him that haply ye may be led aright.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "O men, I am verily the apostle of God to you all. His whose kingdom extends over the heavens and the earth. There is no god but He, the giver of life and death. So believe in God and the messenger, the gentile Prophet, sent by Him, who believes in God and His messages. Obey him; you may haply be guided aright."

Muhammad Asad

Say [O Muhammad]: "O mankind! Verily, I am an apostle of God to all of you, [sent by Him] unto whom the dominion over the heavens and the earth belongs! There is no deity save Him; He [alone] grants life and deals death!" Believe, then, in God and His Apostle-the unlettered Prophet who believes in God and His words-and follow him, so that you might find guidance!

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "O humanity! I am Allah’s Messenger to you all. To Him ˹alone˺ belongs the kingdom of the heavens and the earth. There is no god ˹worthy of worship˺ except Him. He gives life and causes death." So believe in Allah and His Messenger, the unlettered Prophet, who believes in Allah and His revelations. And follow him, so you may be ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

Say: "O people, I am God's messenger to you all. The One who has the sovereignty of heavens and Earth, there is no god but He; He gives life and causes death." So believe in God and His Gentile messenger prophet, who believes in God and His words; and follow him that you may be guided.

Sahih International

Say, [O Muúammad], "O mankind, indeed I am the Messenger of Allah to you all, [from Him] to whom belongs the dominion of the heavens and the earth. There is no deity except Him; He gives life and causes death." So believe in Allah and His Messenger, the unlettered prophet, who believes in Allah and His words, and follow him that you may be guided.

Sam Gerrans

(Say thou: “O mankind: I am the messenger of God to you all together — to whom belongs the dominion of the heavens and the earth. There is no god save He. He gives life and He gives death.” So believe in God and His messenger, the unschooled prophet, who believes in God and His words; and follow him, that you might be guided.)

Shabbir Ahmed

Say, "O Mankind! I am Allah's Messenger to all of you (beyond temporal and geographical bounds). The Messenger of Him to Whom belongs the Dominion of the heavens and the earth. There is no god but He. He has Absolute Control over the fountain spring of life and over the Laws of transition to death. So, believe in Allah and His Messenger, the Prophet to whose people no Scripture was given before, and who believes in Allah and in His Words. Follow him so that you may be rightly guided."

Syed Vickar Ahamed

(O Prophet!) say: "O Mankind! I am sent to you all, as the Messenger of Allah, to Whom belongs the kingdom of the heavens and the earth: There is no god but He: It is He Who gives both life and death. So believe in Allah and His Messenger, the unlettered prophet, who believes in Allah and His Words: Follow him that you may be guided."

Taqi Usmani

(O Prophet Muhammad) Say, "O people, I am a messenger of Allah (sent) to you from the One to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. There is no god but He. He gives life and brings death. So, believe in Allah and His Messenger, the Ummiyy (unlettered) prophet, who believes in Allah and in His words, and follow him, so that you may find the right path."

The Monotheist Group

Say: "O people, I am a messenger of God to you all. The One who has the sovereignty of the heavens and the earth, there is no god except He; He gives life and causes death." So believe in God and His Gentile messenger prophet, who believes in God and His words; and follow him that you may be guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Dis: ʺO hommes! Je suis pour vous tous le Messager dʹAllah, à Qui appartient la royauté des cieux et de la terre. Pas de divinité à part Lui. Il donne la vie et Il donne la mort. Croyez donc en Allah, en Son messager, le Prophète illettré qui croit en Allah et en Ses paroles. Et suivez-le afin que vous soyez bien guidésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ey Pêxember!) Bibêje: Gelî mirovan! Bêguman ez qasidê Xwedê me ku bi bal we hemûyan ve hatime şandin. Ew Xwedayê ku her jê re ye xwedaniya erd û asîmanan, ji Wî pê ve tu xweda nîn in, ew sax dike û dimirîne, nexwe bi Xwedê û pêxemberê wî yê ummî, ew ê ku bi Xwedê û peyvên wî (Qur’anê) bawerî tîne, hun jî bawerî bînin û bidin pey (şopa) wî (pêxemberî) da ku hûn bi ser riya rast ve bibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zeg: ʺO mensen, ik ben de gezant van God tot jullie allen, van Hem die de heerschappij over de hemelen en de aarde heeft. Er is geen god dan Hij. Hij geeft leven en laat sterven. Gelooft dan in God en Zijn gezant, de ongeletterde profeet die in God en Zijn woorden gelooft en volgt hem; misschien zullen jullie je de goede richting laten wijzen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zeg: O menschen! waarlijk, ik ben Gods gezant en aan u allen gericht. Hem behoort het koninkrijk des hemels en der aarde; er is geen God buiten hem; hij geeft leven en doet sterven. Gelooft dus in God en zijn gezant, den ongeletterden profeet, die zelf in God en zijn woord gelooft, en volgt hem, opdat gij goed geleid moogt worden.

Hollandaca — Siregar

Zeg: ʺO mensen, voorwaar, ik ben de Boodschapper van Allah voor jullie allen. (Allah is) Degene aan Wie het Koninkrijk over de hemelen en de aarde behoort, geen god is er dan Hij. Hij doet leven en Hij doet sterven. Gelooft daarom in Allah en Zijn Boodschapper, de ongeletterde Profeet, die in Allah en Zijn Woorden gelooft, en volgt hem. Hopelijk zullen jullie Leiding volgen.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажи (о, Посланник): «О, люди! Поистине, я – посланник Аллаха к вам всем, Того, Которому (принадлежит) власть [полное владение и управление] над небесами и землей, (и который таков, что) нет бога [заслуживающего поклонение], кроме Него, (и Который) оживляет (Свои творения) и умертвляет (их). Веруйте же в Аллаха и Его посланника [Мухаммада], – пророка, неграмотного [который не умеет читать и писать], который верует в Аллаха и Его Слова, и следуйте за ним, – может быть, вы пойдете прямым путем!»

Rusça — Osmanov

Скажи [, Мухаммад]: ʺО люди! Воистину, я - посланник Аллаха ко всем вам, [Аллаха], который владычествует над небесами и землей. Нет бога, кроме Него. Он воскрешает [мертвых] и умерщвляет [живых]. Так веруйте же в Аллаха и в Его посланника, неграмотного пророка, который верует в Аллаха и в Его слово. Следуйте же за ним, - быть может, вы станете на прямой путьʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Säg: ʺMänniskor! Jag är Guds Sändebud, (utsänd) till er alla av Honom som äger herraväldet över himlarna och jorden! Det finns ingen gud utom Han - Han som skänker liv och skänker död. Tro därför på Gud och Hans Sändebud, den olärde Profeten, som tror på Gud och Hans ord, och följ honom så att ni får vägledning.ʺ