Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

اَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا الَّذِينَ كَفَرُوا مِنْ قَبْلُ فَذَاقُوا وَبَالَ اَمْرِهِمْ وَلَهُمْ عَذَابٌ اَلِيمٌ

e lem ye'tikum nebeu (e)lleƶīne keferū min ḳablu fe ƶāḳū vebāle emrihim ve lehum ǎƶābun elīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَمْe lem
2يَأْتِكُمْye'tikumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmeksize gelmedi mi?
3نَبَؤُاnebeuن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamberhaberi
4الَّذِينَ(e)lleƶīneolanların
5كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar etmiş
6مِنْmin-den
7قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekdaha önce-
8فَذَاقُواfe ƶāḳūذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutaddılar
9وَبَالَvebāleو ب لDökmek, büyük damlalar halinde yağmak, şevkle takip etmek.vebalini
10اَمْرِهِمْemrihimا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakişlerinin
11وَلَهُمْve lehumve Onların
12عَذَابٌǎƶābunع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab
13اَلِيمٌelīmunا ل مacı çekmiş, ıstırap çekmiş, acı/keder/üzüntü ifade etmiş, ağıt dile getirmişacı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Daha önce kâfir olanların haberi gelmedi mi size? Yaptıkları işin vebâlini tattılar ve onlara elemli bir azap var.

Abdulkadir Gölpınarlı

Daha önce kâfir olanların haberi gelmedi mi size? Yaptıkları işin vebâlini tattılar ve onlara elemli bir azap var.

Adem Uğur

Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar (dünyada) yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için acı bir azap da vardır.

Ahmed Hulusi

Bundan önceki (ümmetlerden) hakikat bilgisini inkar edenlerin haberi size gelmedi mi? Bu sebepten işlerinin vebalini tattılar (sonuçlarını yaşadılar)! Onlar için feci bir azap da vardır!

Ahmet Tekin

Daha önce kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek ört-bas edip inkârda ısrar edenlerin, küfre saplananların cezalandırılma haberleri size gelmedi mi? Onlar dünyada dine, mü’minlere karşı uyguladıkları kötülük planlarının cezasını tattılar. Onlara can yakıp inleten müthiş bir de azap vardır.

Ahmet Varol

Daha önce inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? Onlar yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için acıklı bir azap vardır.

Ali Bulaç

Bundan önce inkar edenlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar, işlerinin vebalini taddılar. Onlara acı bir azab vardır.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Kâfirler)! Bundan önce, kâfir olanların (helâk) haberi gelmedi mi size? Öyle ki, yaptıklarının cezasını (dünyada azab çekmekle) taddılar. Daha da onlara (ahirette) acıklı bir azab var.

Ali Rıza Safa

Önceki nankörlük edenlerin haberleri size gelmedi mi? Sonunda, yaptıklarının kötü sonucunu tattılar. Üstelik onlar için, acı bir ceza vardır.

Bayraktar Bayraklı

Daha önce inkar edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar dünyada yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için elem verici bir azap da vardır.

Bekir Sadak

Daha once inkar edip de, inkarlarinin karsiligini tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakici azap vardir.

Celal Yıldırım

Size, daha önce sapıtanların haberi gelmedi mi ? Yaptıklarının vebalini tattılar ve onlar için elem verici bir azâb vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Daha önce inkâr edip de yaptıklarının cezasını tadanların haberi size ulaşmadı mı? Onlar için elem verici bir azap daha vardır.

Diyanet İşleri

Daha önce inkar edip de inkarlarının cezasını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem dolu bir azap da vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Daha önce inkar edip de, inkarlarının karşılığını tadan kimselerin haberi size gelmedi mi? Onlara, can yakıcı azap vardır.

Diyanet Vakfi

Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulaşmadı mı? İşte onlar (dünyada) yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için acı bir azap da vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Önceden inkâr edenlerin haberi size gelmedi mi? (Onlar) işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı bir azap vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bundan önce küfredenlerin haberi gelmedi mi size? Ki, yaptıklarının vebalini tattılar, ayrıca onlara acı bir azap da var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan evvel küfr edenlerin haberi gelmedi mi size? Ki yaptıklarının vebalini tattılar, daha da onlara elim bir azab var

Erhan Aktaş

Kafirlerin yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kafirlerin yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Daha önce gerçeği yalanlayan nankörlerin, yaptıkları şeylerin bedelini nasıl ödediklerinin haberi size gelmedi mi? Onlar için acı bir azap vardır.

Fizilal-il Kuran

Daha önce inkar etmiş olanların haberi size gelmedi mi? Onlar dünyada günahlarının cezasını çektiler. Ayrıca ahrette de onlar için acı bir azap vardır.

Gültekin Onan

Bundan önce küfredenlerin haberi size gelmedi mi? İşte onlar, buyruklarının / buyrultularının vebalini tattılar. Onlara acı bir azab vardır.

Hamdi Döndüren

Daha önce inkâr etmiş olanların haberi size gelmedi mi? Onlar yaptıklarının cezasını (daha dünyada iken) tattılar! Onlar için (ahirette de) can yakıcı bir azap vardır.

Hasan Basri Çantay

Bundan evvel küfredib de işlerinin ağırlığını (dünyada, çekib) tadanların haber (ler) i gelmedi mi size? Onlara (ahiretde de) elem verici azab vardır.

Hasib Asutay

Daha önce inkâr edenlerin haberi size ulaşmadı mı? (2) (Onlar) işlerinin vebalini tattılar. Onlar için acı bir azap da vardır. (2. Nuh, Salih ve Hud peygamberlerin küfürde ısrar eden kavimleri gibi.)

Hayrat Neşriyat

Daha önce inkâr etmiş olanların haberi size gelmedi mi? (Onlar) işlerinin vebâlini(dünyada kısmen) tattılar ve (âhirette) onlar için (pek) elemli bir azab vardır.

İbni Kesir

Daha önce küfredip de yaptıklarının karşılığını tadanların haberi size gelmedi mi? Ve onlara elim bir azab vardır.

Mehmet Okuyan

Daha önce kâfir olanların haberi size ulaşmamış mıydı! İşte onlar, yaptıklarının cezasını (dünyada) tatmışlardı. Onlar için (mahşerde de) elem verici bir azap vardır.

Muhammed Esed

Geçmişte hakikati kabule yanaşmayanların kıssasından haberin yok mu? (Onlar hakikati inkar ettiler) ve böylece yaptıklarının sonucuna katlanmak zorunda kaldılar, (öteki dünyada da) onları bekleyen şiddetli bir azap (vardır).

Mustafa İslamoğlu

Daha önceden inkara gömülüp gidenlerin haberi size gelmedi mi? Onlar da yaptıklarının kötü sonuçlarını (daha burada) tattılar; bir de (ötede) onları can yakıcı bir mahrumiyet beklemektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Size evvelce kâfir olmuş olanların haberi gelmedi mi ki, onlar, işlerinin vebâlini tattılar ve onlar için pek acıklı bir azap vardır.

Ömer Öngüt

Daha önce inkâr edip de, yaptıklarının cezâsını tadanların haberi size gelmedi mi? Onlar için elem verici bir azap da vardır.

Suat Yıldırım

Daha önceki inkârcıların başlarına gelen olaylardan haberiniz olmadı mı? Onlar yaptıkları işlerin cezasını dünyada çektiler, âhirette de onlara gayet acı bir azap vardır.

Süleyman Ateş

Daha önce inkar etmiş olanların haberi size gelmedi mi? (Onlar), işlerinin vebalini taddılar ve onlar için acı bir azab da vardır.

Süleymaniye Vakfı

Daha önce kafirlik etmiş olanların haberi size gelmedi mi! Onlar yaptıkları işin cezasını tattılar. Onlar için (ahirette) acıklı bir azap daha vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden önce ayetleri görmezlikten gelenlerin (kafirlerin) haberi size ulaşmadı mı? Onlar ettiklerini buldular. Onların hak ettikleri acıklı bir azaptır.

Şaban Piriş

Daha önceki kafirlerin haberi gelmedi mi size? Yaptıklarının cezasını tattılar. Onlar için bir de acı verici azap vardır.

Tefhim-ul Kuran

Bundan önce küfre sapmış bulunanların haberi size gelmedi mi? İşte onlar, işlerinin vebalini taddılar. Onlar için acı bir azab vardır.

Ümit Şimşek

Daha önceki kâfirlerin haberi size gelmedi mi? Onlar yaptıklarının cezasını tattılar. Âhirette de onlar için acı bir azap vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizden önce küfre sapanların haberleri gelmedi mi size? Onlar, yapıp ettiklerinin vebalini tattılar. Ve onlar için korkunç bir azap vardır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Daha öncə kafir olmuş və öz əməllərinin cəzasını dadmış kimsələrin xəbəri sizə gəlib çatmadımı? Onlar üçün acılı-ağrılı bir əzab hazırlanmışdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey Məkkə müşrikləri!) Məgər sizdən əvvəl kafir olanların (əzaba düçar edilməsi) xəbəri sizə gəlib çatmadımı? Onlar öz gördükləri işlərin cəzasını dünyada daddılar. Onları (axirətdə) şiddətli bir əzab gözləyir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ist euch nicht die Nachricht über die früheren Ungläubigen zugekommen? Sie bekamen die schlimmen Folgen ihrer Untaten (im irdischen Leben) zu spüren, und auf sie wartet eine qualvolle Strafe.

Almanca — Der Edle Quran

Ist zu euch nicht die Kunde von denjenigen gekommen, die zuvor ungläubig waren und dann die schlimmen Folgen ihres Verhaltens kosteten? Und für sie wird es schmerzhafte Strafe geben.

Almanca — M. A. Rassoul

Ist nicht die Geschichte von denen, die zuvor ungläubig waren, zu euch gekommen? So kosteten sie die bösen Folgen ihres Betragens, und ihnen wird eine qualvolle Strafe zuteil sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Kam zu euch etwa nicht die Mitteilung über diejenigen, die vorher Kufr betrieben?! Dann erfuhren sie die bösen Konsequenzen ihrer Angelegenheit, und für (sie) ist qualvolle Peinigung bestimmt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Have you people not been given a narrative of the eventful misfortunes which befell those who denied Allah among past generations, and how they tasted the fatal consequence of the evil way they conducted themselves in life? And there is yet an unsparing penalty and a condign punishment.

Abdul Haleem

[Disbelievers], have you not heard about those who disbelieved before you? They tasted the evil consequences of their conduct, and a painful torment awaits them.

Abdullah Yusuf Ali

Has not the story reached you, of those who rejected Faith aforetime? So they tasted the evil result of their conduct; and they had a grievous Penalty.

Abul A'la Maududi

Has the news of the unbelievers of the past not reached you? (They disbelieved) and then tasted its evil consequence. A grievous chastisement awaits them.

Aisha Bewley

Has the news not reached you of those who were kafir before and tasted the evil consequences of what they did? They will have a painful punishment.

Al-Hilali & Khan

Has not the news reached you of those who disbelieved aforetime? And so they tasted the evil result of their disbelief, and theirs will be a painful torment.

Ali Quli Qarai

Has there not come to you the account of those who were faithless before? They tasted the evil consequences of their conduct, and there is a painful punishment for them.

Amatul Rahman Omar

(Disbelievers!) have you had no news of those who disbelieved in the past? They suffered the evil consequences of their conduct and for them is decreed a woeful punishment.

Arthur John Arberry

Has there not come to you the tidings of those that disbelieved before, then tasted the mischief of their action, and there yet awaits them a painful chastisement?

Bijan Moeinian

Have you not heard of what happened to those people before you who denied their Lord? They were subject to a miserable end; but their misery is not finished yet as a terrible punishment is yet waiting for them.

E. Henry Palmer

Has there not come to you the story of those who misbelieved before, and tasted the evil result of their affair, and for them was grievous woe?

Edip-Layth

Did the news not come to you of those who had rejected before? They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

George Sale

Have ye not been acquainted with the story of those who disbelieved heretofore, and tasted the evil consequence of their behaviour? And for them is prepared, in the life to come, a tormenting punishment.

Hamid S. Aziz

Has there not come to you the story of those who disbelieved in olden times, then tasted the evil consequences of their conduct, and they had a painful doom?

Mahmoud Ghali

Has there not come up to you the tidings of the ones who disbelieved earlier, so they tasted the pernicious result of their Command; (i. e., the pernicious result of disobeying the Command of Allah to them) and they will have a painful torment.

Marmaduke Pickthall

Hath not the story reached you of those who disbelieved of old and so did taste the ill-effects of their conduct, and theirs will be a painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Has not the account of those who disbelieved before come to you, who tasted the torment of their action, and for whom is grievous punishment?

Muhammad Asad

HAVE THE STORIES of those who, in earlier times, refused to acknowledge the truth never yet come within your ken? [They denied it -] and so they had to taste the evil outcome of their own doings, with [more] grievous suffering awaiting them [in the life to come]:

Mustafa Khattab

Have the stories of those who disbelieved before not reached you ˹pagans˺? They tasted the evil consequences of their doings, and they will suffer a painful punishment.

Progressive Muslims

Did the news not come to you of those who had rejected before They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

Sahih International

Has there not come to you the news of those who disbelieved before? So they tasted the bad consequence of their affair, and they will have a painful punishment.

Sam Gerrans

Has not the report reached you of those who ignored warning before? Then they tasted the evil consequence of their affair; and they will have a painful punishment,

Shabbir Ahmed

Has not the news reached you of those who denied the Truth in the earlier times, and so they did taste the calamity for their (wrong) decisions? And for them was a painful chastisement.

Syed Vickar Ahamed

Has the story not reached you, of the disbelievers before you? And so they tasted the evil result of their conduct; And they had a painful penalty.

Taqi Usmani

Did the news of those people not come to you who disbelieved earlier, and tasted (in this world) the evil consequence of their conduct, and for them (in the Hereafter) there is a painful punishment?

The Monotheist Group

Did the news not come to you of those who had rejected before? They had tasted the consequences of their decision and they incurred a painful retribution.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne vous est-elle pas parvenue, la nouvelle de ceux qui auparavant ont mécru et qui ont goûté la conséquence néfaste de leur acte; ils auront en outre un châtiment douloureux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma xebera wan ên berê kafir bûne negihîştiye we? Vêca wan cezayê kufra xwe tehm kir û (li axiretê jî) ji wan re ezabekî dijwar heye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Is tot jullie niet de mededeling gekomen over hen die vroeger ongelovig waren? Zij proefden het walgelijke van hun gedrag en voor hen was er een pijnlijke bestraffing.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waart gij niet bekend met het verhaal van hen die vroeger niet geloofden, en het slechte gevolg van hun gedrag ondervonden? Voor hen is eene martelende straf gereed gemaakt.

Hollandaca — Siregar

Is het bericht over degenen die vroeger ongelovig waren niet tot jullie gekomen? Die toen het kwaad van hun wandaden geproefd hebben? En voor hen is er een pijnlijke bestraffing.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве не дошли до вас (о, многобожники) вести [истории] о тех, которые стали неверующими еще прежде [из предыдущих общин] и вкусили пагубность своих дел (уже в этом мире), и для них (уготовано) мучительное наказание (в Вечной жизни)?

Rusça — Osmanov

Разве вы не слышали рассказов о тех, которые не уверовали в прежние времена и вкусили кару за свои деяния? Им уготовано мучительное наказание.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

HAR NI inte hört berättas om dem som i gångna tider förnekade sanningen? De fick smaka de bittra frukterna av sina handlingar och (i nästa liv väntar dem) ett svårt lidande;