Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.
وَلَقَدْ كُذِّبَتْ رُسُلٌ مِنْ قَبْلِكَ فَصَبَرُوا عَلٰى مَا كُذِّبُوا وَاُو۫ذُوا حَتّٰٓى اَتٰيهُمْ نَصْرُنَا وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَاتِ اللّٰهِ وَلَقَدْ جَاءَكَ مِنْ نَبَا۬ئِ الْمُرْسَلِينَ
ve leḳad kuƶƶibet rusulun min ḳablike fe Saberū ǎlā mā kuƶƶibū ve ūƶū Hattā etāhum neSrunā ve lā mubeddile li kelimāti (a)llahi ve leḳad cā'eke min nebei l-murselīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlandı da onlar, kendilerine yardımımız erişinceye dek sözlerinin yalan sayılmasına ve uğradıkları eziyetlere katlandılar ve Allah'ın sözlerini değiştirecek yoktur ve sana da o peygamberlerin haberleri gelmiştir.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlandı da onlar, kendilerine yardımımız erişinceye dek sözlerinin yalan sayılmasına ve uğradıkları eziyetlere katlandılar ve Allahʼın sözlerini değiştirecek yoktur ve sana da o peygamberlerin haberleri gelmiştir.
Adem Uğur
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah'ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki, senden önce de Rasuller yalanlanmıştı. . . Yardımımız gelinceye kadar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine sabrettiler. . . Allah kelimelerini (vadettiği sözlerini) değiştirecek yoktur. . . Andolsun ki, irsal olunanların (Rasullerin) haberlerinden bir kısmı sana gelmiştir.
Ahmet Tekin
Andolsun ki, senden önce de Rasuller yalanlanmıştı. Onlar, kendilerine yardımımız gelinceye kadar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrederek mücadeleye devam ettiler, Allah’ın sözlerini, kanunlarını kimse değiştiremez, onların yerini tutacak kanunları da koyacak yoktur. Andolsun ki, sana, Rasullerin karşılaştıkları sıkıntılardan bir kısmı anlatılmıştır.
Ahmet Varol
Senden önce de peygamberler yalanlandı da yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine sabrettiler. Sonunda yardımımız onlara ulaştı. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur. Peygamberlerin haberlerinden bazıları sana da geldi.
Ali Bulaç
Andolsun senden önce de elçiler yalanlandı; onlara, yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler. Allah'ın sözlerini (va'dlerini) değiştirebilecek yoktur. Andolsun, gönderilenlerin haberlerinden bir bölümü sana da geldi.
Ali Fikri Yavuz
Andolsun, senden önce gönderilen peygamberler yalanlandı da, eziyet edilip yalanlanmalarına karşı sabrettiler. Nihayet kendilerine zaferimiz geldi. Allah’ın kelimelerini (vaadini) değiştirebilecek hiç bir kuvvet yoktur. Andolsun, gönderilen peygamberlere (yapılan muamelelere) ait haberlerin bir kısmı da sana geldi.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, senden önce de elçiler yalanlanmıştı. Onlara yardımımız gelinceye değin, yalanlandıkları şeylere ve yapılan incitici davranışlara karşı dirençli oldular. Allah'ın Sözlerini değiştirebilecek yoktur. Gerçek şu ki, gönderilenlerin haberleri sana da gelmiştir.
Bayraktar Bayraklı
Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine sabrettiler, nihayet onlara yardımımız yetişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. Sana da peygamberlerin haberinden bir parça gelmiştir.
Bekir Sadak
Senden once nice peygamberler yalanlandi ve kendilerine yardimimiz gelene kadar yalanlanmalarina ve sikistirilmaya katlandilar. Allah'in sozlerini degistirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.
Celal Yıldırım
And olsun ki, senden önce gönderilen nice peygamberler de yalanlanmıştır, ama onlar bizim yardımımız kendilerine gelinceye kadar yalanlandıkları şeylere ve kendilerine yapılan eziyetlere katlanıp sabrettiler. Allah'ın (va'dettiği) sözlerini değiştirecek (hiçbir kuvvet) yoktur. Hem and olsun ki, sana o peygamberlerin haberinden bazı bölümler de geldi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Fakat onlar, yalancılıkla itham edilmelerine ve eziyete uğramalarına rağmen sabrettiler; sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazıları sana da geldi.
Diyanet İşleri
Andolsun ki, senden önce de birçok Peygamberler yalanlanmıştı da onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabretmişler ve nihayet kendilerine yardımımız yetişmişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç de yoktur. Andolsun peygamberler ile ilgili haberlerin bir kısmı sana gelmiş bulunuyor.
Diyanet İşleri (eski)
Senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlanmalarına ve sıkıştırılmaya katlandılar. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur; and olsun ki peygamberlerin haberi sana da geldi.
Diyanet Vakfi
Andolsun ki senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah'ın kelimelerini (kanunlarını) değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Muhakkak ki peygamberlerin haberlerinden bazısı sana da geldi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Senden önce de peygamberler yalanlanmıştı. Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet olunmaya sabrettiler. Allah'ın sözlerini değiştirecek hiçbir kimse yoktur. Şüphesiz ki sana, peygamberlerin haberlerinden bir kısmı gelmiştir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, senden önce gönderilen peygamberler de yalanlandılar. Kendilerine yardımımız gelinceye kadar yalanlanmaya ve eziyet edilmeye karşı sabrettiler. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek hiçbir kuvvet yoktur! Allah biliyor ya, sana peygamberlerin kıssalarından haber de geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkıyçin senden önce gönderilen Peygamberler tekzib olundu da tekzib ve eza edilmelerine karşı sabrettiler, nihayet kendilerine nusratımız geldi, öyle ya Allahın kelimatı va'dini değiştirebilecek hiç bir kuvvet yoktur, alimallah sana mürselin kıssalarından haber de geldi
Erhan Aktaş
Ant olsun, senden önce de Resuller yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı Bizim yardımımız ulaşıncaya kadar sabrettiler. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç yoktur. Nitekim senden önce gönderilmiş elçilerin bir kısım haberleri sana gelmiştir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun, senden önce de resuller yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı Bizim yardımımız ulaşıncaya kadar sabrettiler. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç yoktur. Nitekim senden önce gönderilmiş elçilerin bir kısım haberleri sana gelmiştir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun, senden önce de rasuller yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı Bizim yardımımız ulaşıncaya kadar sabrettiler. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek bir güç yoktur. Nitekim senden önce gönderilmiş elçilerin bir kısım haberleri sana gelmiştir.
Fizilal-il Kuran
Andolsun, senden önce nice peygamberler yalanlandı ve kendilerine yardımımız gelene kadar yalanlamalarına ve sıkıştırılmaya katlandılar. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur; and olsun ki: Peygamberlerin haberi sana da geldi.
Gültekin Onan
Andolsun, senden önce de elçiler yalanlandı; onlara yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğradıkları şeye sabrettiler. Tanrı'nın vaadlerini değiştirebilecek yoktur. Andolsun, gönderilenlerin haberlerinden bir bölümü sana da geldi.
Hamdi Döndüren
Senden önce nice peygamberler yalanlanmıştı. Kendilerine yardımımız gelinceye kadar, yalanlanmalarına ve eziyete uğramalarına karşı sabretmişlerdi. Allah’ın sözlerini değiştirebilecek hiçbir kimse yoktur. Gönderilen peygamberlerin bazı haberleri sana geldi.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, senden evvelki peygamberler (in kendileri) yalanlanmadı da tekzib edildikleri ve ezaya uğratıldıkları şeylere karşı sabr etmişlerdi. Nihayet onlara yardımımız gelib yetişdi. Allahın kelimelerini (katlananlar hakkındaki nusret va'dini) değişdirebilecek (hiç bir ferd ve kuvvet) yokdur. Andolsun, (tarafımdan) gönderilen (o peygamber) lerin haberinden bir kısmı sana da geldi.
Hasib Asutay
Andolsun ki, senden önce de peygamberler yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabrettiler, sonunda yardımımız onlara yetişti. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek (hiçbir kimse) yoktur. Muhakkak ki, peygamberlerin haberlerinden bir kısmı sana gelmiştir. (9) (9. Ebu Cehil, Peygamberimize 'Biz sana yalancı demiyoruz. Çünkü senin emin ve sadık olduğuna inanıyoruz. Biz ancak Allah'ın âyetlerini inkâr ediyoruz' demişti. Peygamberimiz bu duruma çok üzüldü. Ona teselli olmak üzere bu âyet inmiştir.)
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, senden önce nice peygamberler de yalanlanmıştı; fakat yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine karşı sabrettiler; nihâyet onlara yardımımız geldi. Çünki Allah’ın kelimelerini (yardım va'dini) değiştirebilecek kimse yoktur. And olsun ki, o peygamberlerin haber(ler)inden bir kısmı sana da geldi.
İbni Kesir
Andolsun ki; senden önce de nice peygamberler yalanlandı da yalanlanmalarına ve eziyyet edilmelerine sabrettiler. Nihayet onlara yardımımız gelip yetişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek yoktur. Andolsun ki; peygamberlerin haberinden bir kısmı sana gelmiştir.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki senden önceki elçiler de yalanlanmıştı. Onlar, yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabretmişler, sonunda yardımımız onlara yetişmişti. Allah’ın sözlerini (prensiplerini) değiştirebilecek kimse yoktur. Yemin olsun ki elçilerin haberlerinden bir kısmı sana da gelmiştir.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, senden önce (de) peygamberler yalanlanmıştır; ama onlar, Bizden yardım gelinceye kadar bütün düzmece ithamlara ve kendilerine yapılan bütün eziyetlere sabırla katlandılar: Çünkü hiçbir güç Allahın vaatlerini(n sonucunu) değiştiremez. Ve o peygamberlerin tarihleri hakkında şu anda sen de bilgi sahibisin.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu senden önce de elçiler yalanlanmıştı. Ama yalanladıkları hakikat üzerinde direndiler ve bu yüzden eziyete uğradılar; en sonunda kendilerine yardımımız yetişti: Zira hiçbir güç Allah'ın kesin ve keskin vaadini değiştiremez. Doğrusu peygamberlere dair bir kısım bilgiler daha önce sana ulaşmıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve andolsun ki, senden evvel de peygamberler tekzîp olunmuşlardır. Fakat tekzîp olundukları ve eziyete uğradıkları şeylere karşı sabretmişlerdir. Nihâyet onlara Bizim yardımımız gelip yetişti. Ve Allah Teâlâ'nın kelimelerini tebdîl edecek yoktur. Ve andolsun ki, sana peygamberlerin haberlerinden gelivermiştir.
Ömer Öngüt
Resulüm! Senden önceki peygamberler de yalanlanmıştı. Onlar yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler. Nihayet yardımımız onlara yetişti. Allah'ın kelimelerini (sözlerini) değiştirebilecek hiç kimse yoktur. Nitekim peygamberlerin haberi sana da geldi.
Suat Yıldırım
Senden önce nice peygamberler yalancı sayıldılar da tekzib olunmaya ve her türlü eziyete uğratılmaya karşı sabrettiler. Nihayet kendilerine yardımımız gelip yetişti. Öyle ya, Allah’ın sabredenlere yardım vâdini değiştirebilecek hiçbir kuvvet yoktur. Nitekim o resullerin kıssalarından bazı bölümler sana ulaşmıştır.
Süleyman Ateş
Senden önce de elçiler yalanlanmıştı. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine sabrettiler, nihayet onlara yardımımız yetişti. Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur. Sana da elçilerin haberinden bir parça gelmiştir.
Süleymaniye Vakfı
Senden önceki elçiler de yalanlandı; ama yalanlanmalarına ve eziyet görmelerine rağmen yardımımız gelene kadar sabrettiler /duruşlarını bozmadılar. Allah'ın sözlerini kimse değiştirebilecek değildir. Zaten o elçilerin haberlerinden bir kısmı sana geldi!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Senden önce nice elçiler yalancı yerine kondu. Yalanlanmalarına ve eziyet edilmelerine rağmen sabrettiler. Nihayet yardımımız ulaştı. Allah'ın sözlerini kimse değiştirebilecek değildir. İşte o elçilerin haberinden bir kısmı sana da gelmiş oldu.
Şaban Piriş
Senden önceki Resuller de yalanlanmışlardı da yardımımız gelene dek yalanlandıkları ve eziyet olundukları şeylere sabretmişlerdi. Allah'ın sözlerini değiştirebilecek yoktur. Daha önce gönderilenlerin haberleri sana geldi.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun senden önce de peygamberler yalanlandı; onlara yardımımız gelinceye kadar yalanlandıkları ve eziyete uğratıldıkları şeye sabrettiler. Allah'ın sözlerini (va'dlerini) değiştirebilecek yoktur. Andolsun, gönderilenlerin haberlerinden bir bölümü sana da geldi.
Ümit Şimşek
Senden önce de nice peygamberler yalanlandı. Yalanlanmalarına ve eziyete uğramalarına karşılık, onlar Bizim yardımımız kendilerine erişinceye kadar sabrettiler. Allah'ın vaadini değiştirebilecek kimse yoktur. Nitekim sana peygamberlerin haberlerinden bir kısmı ulaşmış bulunuyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, senden önce de resuller yalanlanmış ama yalanlanmalarına, eziyet görmelerine sabretmişlerdi. Nihayet yardımımız onlara ulaştı. Allah'ın kelimelerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. Yemin olsun, elçi olarak gönderilenlerin haberinden bir kısmı sana da gelmiştir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Səndən əvvəlki elçiləri də yalançı saymışdılar. Lakin Bizim köməyimiz onlara gələnədək yalançı sayılmalarına və onlara əziyyət verilməsinə səbir etdilər. Heç kəs Allahın kəlmələrini dəyişə bilməz. Artıq peyğəmbərlərə aid bəzi xəbərlər sənə gəlib çatdı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Səndən əvvəl də peyğəmbərlər təkzibə məʼruz qalmışdılar. Lakin onlar təkzib olunduqları və əziyyət verildikləri şeylərə dözdülər. Nəhayət, Bizim köməyimiz onlara yetdi. Allahın sözlərini (peyğəmbərlərə verdiyi vəʼdləri) dəyişə biləcək heç bir kimsə yoxdur! Doğrudan da, peyğəmbərlərə aid xəbərlərin bəʼzisi sənə gəlib çatdı.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Vor dir wurden bereits Gesandte der Lüge geziehen; sie ertrugen geduldig die Bezichtigungen und die Belästigung, bis Unsere Hilfe zu ihnen kam. Gottes Worte, die Seine Hilfe verheißen, sind unabänderlich. Dir ist über die Gesandten vor dir berichtet worden, und du weißt, wie es ihnen erging.
Almanca — Der Edle Quran
Ja, bereits vor dir wurden Gesandte der Lüge bezichtigt. Und da ertrugen sie standhaft, daß sie der Lüge bezichtigt wurden und daß ihnen Leid zugefügt wurde, bis Unsere Hilfe zu ihnen kam. Es gibt nichts, was Allahs Worte abändern könnte. Dir ist ja bereits Kunde von den Gesandten zugekommen.
Almanca — M. A. Rassoul
Es sind wohl vor dir Gesandte als lügenhaft gescholten worden; doch obgleich sie verleugnet und verfolgt wurden, blieben sie geduldig, bis Unsere Hilfe zu ihnen kam. Es gibt keinen, der die Worte Allahs zu ändern vermag. Wahrlich, von den Gesandten ist die Kunde zu dir gekommen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits vor dir wurden Gesandte der Lüge bezichtigt, so haben sie sich in Geduld geübt für das, weswegen sie der Lüge bezichtigt wurden und ihnen Schaden zugefügt wurde, bis Unser Sieg ihnen zuteil wurde. Und es gibt keinen, der ALLAHs Versprechen abändern kann. Und gewiß, bereits kam zu dir von den Nachrichten der Gesandten.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Messengers before you O Muhammad had been charged with falsehood just the same and they put up with the charge and bore criticism and wrongful treatment with forbearance, and they bore with their opponents their faults and limitations until Allah ordained to be their very present help ; decisions pronounced by Allah are decisive, irrevocable and conclusive. You have already been given a narrative of the Messengers who preceded you.
Abdul Haleem
Other messengers were disbelieved before you, and they bore their rejection and persecution steadfastly until Our aid arrived- no one can alter God’s promises. You have already received accounts of these messengers.
Abdullah Yusuf Ali
Rejected were the messengers before thee: with patience and constancy they bore their rejection and their wrongs, until Our aid did reach them: there is none that can alter the words (and decrees) of Allah. Already hast thou received some account of those messengers.
Abul A'la Maududi
Messengers before you have been given the lie to, and they endured with patience their being given the lie to and being persecuted until the time when Our help reached them. None has the power to alter the words of Allah. Indeed some account of the Messengers has already reached you.
Aisha Bewley
Messengers before you were also denied but they were steadfast in the face of the denial and injury they suffered until Our help arrived. There is no changing the Words of Allah. And news of other Messengers has come to you.
Al-Hilali & Khan
Verily, (many) Messengers were denied before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم), but with patience they bore the denial, and they were hurt; till Our Help reached them, and none can alter the Words (Decisions) of Allâh. Surely there has reached you the information (news) about the Messengers (before you).
Ali Quli Qarai
Apostles were certainly denied before you, yet they patiently bore being denied and tormented until Our help came to them. Nothing can change the words of Allah, and there have certainly come to you some of the accounts of the apostles.
Amatul Rahman Omar
Indeed, Messengers have already been cried lies to even before you, but they patiently persevered inspite of their having been rejected and persecuted till Our help came to them. None can alter the decrees of Allâh. There has already come to you some of the news of the Messengers (gone before).
Arthur John Arberry
Messengers indeed were cried lies to before thee, yet they endured patiently that they were cried lies to, and were hurt, until Our help came unto them. No man can change the words of God; and there has already come to thee some tiding of the Envoys.
Bijan Moeinian
The Prophets before you were also rejected. They took it with patience until God [at the right time] helped them [to establish their positions.]
E. Henry Palmer
Called liars too were apostles before thee; but they were patient of being called liars and of being hurt until our help came to them; for there is none to change the words of God - now has there come to thee the story of those He sent.
Edip-Layth
Messengers before you were denied, but they were patient for what they were denied, and they were harmed until Our victory came to them; nothing changes the words of God. News of the messengers has come to you.
George Sale
And the Messengers indeed have been rejected before thee, but notwithstanding their rejection and persecution they remained patient until Our help came to them. There is none to change the words of Allah. And there have already come to thee some of the tidings of the past Messengers.
Hamid S. Aziz
Indeed, Messengers have been called liars before you; but they were patient under denial and persecution until Our help came to them; for there is none to alter the words of Allah. Already has there come to you the story of those He sent in the past.
Mahmoud Ghali
And Messengers even before you were indeed already cried lies to, (yet) they were patient against what they were cried lies to (i. e., patient with what they were accused of lying about) and were hurt, until Our victory came up to them. And none can exchange the Words of Allah, and indeed there has already come to you (some) tiding of the Emissaries.
Marmaduke Pickthall
Messengers indeed have been denied before thee, and they were patient under the denial and the persecution till Our succour reached them. There is none to alter the decisions of Allah. Already there hath reached thee (somewhat) of the tidings of the messengers (We sent before).
Mohamed Ahmed - Samira
Many an apostle has been accused of lies before you. Yet they bore with fortitude the falsehoods and the hurt until our help arrived. There is no changing the word of God: The news of (past) apostles has come to you already.
Muhammad Asad
And, indeed, [even] before thy time have apostles been given the lie, and they endured with patience all those charges of falsehood, and all the hurt done to them, till succour came unto them from Us: for there is no power that could alter [the outcome of] God's promises. And some of the histories of those apostles have already come within thy ken.
Mustafa Khattab
Indeed, messengers before you were rejected but patiently endured rejection and persecution until Our help came to them. And Allah’s promise ˹to help˺ is never broken. And you have already received some of the narratives of these messengers.
Progressive Muslims
Messengers before you were denied, but they were patient for what they were denied, and they were harmed until Our victory came to them; there is no changing the words of God. News of the messengers has come to you.
Sahih International
And certainly were messengers denied before you, but they were patient over [the effects of] denial, and they were harmed until Our victory came to them. And none can alter the words of Allah. And there has certainly come to you some information about the [previous] messengers.
Sam Gerrans
And messengers were denied before thee; but they were patient over that wherein they were denied and hindered until Our help came to them. And there is none to change the words of God; and there has already come to thee some of the report of the emissaries.
Shabbir Ahmed
Messengers before you were denied and opposed. They steadfastly faced persecution until Our help reached them. There is none to alter the Decisions, Laws and Words of Allah. Some history of the Messengers has already come to you and sets examples for you.
Syed Vickar Ahamed
Surely, (many) messengers before you were (also) rejected: (But) with patience and constancy they withstood their rejection and their harmful deeds until Our help did reach them: There is no one who can alter the Words of Allah. Surely, you have already received some tidings of those messengers (before you).
Taqi Usmani
Indeed, many messengers have been rejected before you, but they stood patient against their rejection, and they were persecuted until Our help came to them. No one can change the words of Allah, and of course, some accounts of the messengers have already come to you.
The Monotheist Group
Messengers before you were denied, but they were patient for what they were denied, and they were harmed until Our victory came to them; there is no changing the words of God. News of the messengers has come to you.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes, des messagers avant toi (Muhammad) ont été traités de menteurs. Ils endurèrent alors avec constance dʹêtre traités de menteurs et dʹêtre persécutés, jusquʹà ce que Notre secours leur vînt. Et nul ne peut changer les paroles dʹAllah, et il tʹest déjà parvenu une partie de lʹhistoire des Envoyés.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman gelek pêxemberên beriya te jî bawerî bi wan neanîne, vêca li hember vê nebawerîyê û tehdedîtinê xwe ragirtin û sebir kêşan, heta ku arîkariya me ji wan re hat. Tu guherîn ji bo fermanên Xwedê nîn e (ku arîkariya Xwedê ji bo bawermendan dê her bê). Bêguman serpêhatiyên pêxemberan ji te re hatin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Al voor jouw tijd zijn er gezanten van leugens beticht geweest, maar de leugens waarvan men hen betichtte en het leed dat hun werd aangedaan verdroegen zij geduldig, totdat Onze hulp tot hen kwam. Er is niemand die Gods woorden veranderen kan; tot jou zijn immers al mededelingen over de gezondenen gekomen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En reeds vóór u werden er apostelen voor leugenaars gehouden; zij verdroegen de beschuldigingen en de onrechtvaardigheid, tot op het oogenblik dat onze hulp tot hen kwam; want niemand kan Gods woorden veranderen; en gij hebt eenige inlichting ontvangen omtrent hen, die vroeger door hem werden gezonden.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, de Boodschappers van voor jou werden inderdaad geloochend en zij waren geduldig met het loochenen en de kwelling, totdat Onze hulp tot hen kwam. En er is niemand die de Woorden van Allah kan veranderen en voorzeker, er zijn al berichten over de Boodschappers tot jou gekomen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И уже были отвергнуты посланники (бывшие) до тебя (о, Мухаммад) и они терпели то, что их отвергали и причиняли страдания (и продолжали призывать людей к Истине), пока не приходила к ним Наша помощь. И никто не изменит слова Аллаха! [Если Он обещал помощь, то она, непременно, придет]. И уже дошли до тебя (о, Мухаммад) вести о посланных [о прежних пророках] (как Аллах даровал им Свою помощь и какое негодование и месть Аллаха пало на тех, кто притеснял их).
Rusça — Osmanov
И до тебя [других] посланников объявляли лжецами. Но они терпели то, что их обзывали лжецами и притесняли, пока не явилась к ним Наша помощь. И никто не отменит слова, данного Аллахом, а до тебя дошли рассказы о посланниках.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Profeter före dig har kallats lögnare och de bar alla anklagelser och förolämpningar med jämnmod, till dess Vår hjälp nådde dem; ingen kan rubba eller tumma på Guds löften. Och du har redan fått veta något om (de föregående) budbärarnas öden.