İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
وَكَذٰلِكَ جَعَلْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ اَكَابِرَ مُجْرِمِيهَا لِيَمْكُرُوا فِيهَا وَمَا يَمْكُرُونَ اِلَّا بِاَنْفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ
ve ke ƶālike ceǎlnā fī kulli ḳaryetin ekābira mucrimīhā li yemkurū fīhā ve mā yemkurūne illā bi enfusihim ve mā yeş'ǔrūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve böylece her şehirde, hîleler, düzenler kursunlar diye o şehrin günahkârlarını büyülttük, yücelttik, onlar ancak kendilerine karşı hîlekârlıkta bulunurlar ama bilmezler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve böylece her şehirde, hîleler, düzenler kursunlar diye o şehrin günahkârlarını büyülttük, yücelttik, onlar ancak kendilerine karşı hîlekârlıkta bulunurlar ama bilmezler.
Adem Uğur
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Ahmed Hulusi
Böylece her şehirde ekabiri (önde gelenleri), oranın suçluları kıldık ki, orada tuzak kursunlar. . . (Gerçekte) kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, farkında değiller!
Ahmet Tekin
Senin İslama davetine karşı savaş açan fasıkları, müşrikleri Mekkede güç-kuvvet, servet ve iktidar sahipleri haline getirdiğimiz gibi, İslama planlı cephe alarak müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştıran, yok eden suçluları her ülkede büyük servet, güç ve iktidar sahipleri haline getirdik. Onlar bulundukları ülkelerde halkı hak yoldan uzaklaştırıyor, aldatıyor, asılsız iddialarını, soygun düzenlerini yürütmeyi sürdürüyorlar. Gerçekte onlar kendilerini ve birbirlerini aldatmaya devam ediyorlar. Bunun farkında değiller.
Ahmet Varol
Bu şekilde her kentin suçlularını orada hile yapsınlar diye ileri gelen kimseler kıldık. Onlar gerçekte ancak kendilerine hile yapmaktadırlar ama bunun bilincinde değiller.
Ali Bulaç
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli düzenler kursunlar diye- oranın suçlu günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Mekke’de olduğu gibi, her beldede de en büyük günâhkârları (mücrimleri yüksek) mevkide bulunduruyoruz ki, orada hile yapsınlar. Halbuki onlar, hileyi ancak kendilerine yapıyorlar da farkında değillerdir.
Ali Rıza Safa
Ve işte böylece, dalavereler çevirmeleri için, suçluları, her ülkede ileri gelenler yaptık. Oysa kendilerinden başkasına dalavere çeviremezler; üstelik ayırdında değiller.
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları içingünahkarlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Bekir Sadak
Bunun gibi, her kasabanin bir takim ileri gelenlerini orada hile yapan suclular kildik. Oysa yalniz kendilerine hile yaparlar da farkina varmazlar.
Celal Yıldırım
İşte bunun gibi, her kasabanın ileri gelenlerini, orada hile yapıp birtakım işler çevirsinler diye o kasabanın suç işleyenleri yaptık. Oysa onlar ancak kendilerini aldatıp hile yaparlar da farkında olmazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun gibi biz, her ülkede suçlu ve günahkârların elebaşılarına, orada entrika peşinde koşma imkânı vermişizdir. Ama onlar farkında olmadan yalnız kendilerini aldatırlar.
Diyanet İşleri
İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
Bunun gibi, her kasabanın bir takım ileri gelenlerini orada hile yapan suçlular kıldık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.
Diyanet Vakfi
Böylece biz, her kasabada, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar yalnız kendilerini aldatırlar, ama farkında olmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Böylece, her kentte ileri gelenleri, oranın suçluları yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki bunlar, kötülüğü başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Böylece her şehirde o şehrin günahkarlarının büyüklerini, orada hilekarlık yapsınlar diye, işbaşında bulundurmaktayız. Oysa onlar, hilekarlığı başkalarına değil, kendilerine yapıyorlar da farkına varamıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Böyle her karyede de mücrimlerinin büyüklerini mevki'de bulundurmaktayızdır ki orada mekir yapsınlar, halbuki bunlar, mekri başkasına değil kendilerine yapıyorlar da farkına varmıyorlar
Erhan Aktaş
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece her kentin ileri gelenlerini, aldatmalarından ötürü oranın suçluları yaptık. Onlar kendilerinden başkasını aldatmıyorlar ama bunun bilincinde değiller.
Fizilal-il Kuran
Tıpkı bunun gibi her kentin kimi ileri gelenlerini o kentin hakka karşı komplo düzenleyen azılı günahkârları yaptık. Aslında onlar kendilerine karşı komplo düzenlerler, ama bunun farkında değildirler.
Gültekin Onan
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli düzenler kursunlar diye- oranın suçlu günahkarları kıldık. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Hamdi Döndüren
Bunun gibi her kentte, oralarda bozgunculuk yapmaları için, günahkârlarını liderler yaptık. Onlar, yalnız kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
Hasan Basri Çantay
(Mekkede olduğu gibi) her şehir ve kasabada da oraların günahkarlarını, o yerlerde hıylekarlık etsinler diye, büyük (tanınmış) adamlar (dan) yapdık. Halbuki onlar hıylekarlığı (başkasına değil) ancak kendilerine yaparlarda farkında olmazlar.
Hasib Asutay
Böylece biz, her kentte orada hilekârlık (düzenbazlık) yapsınlar diye günâhkârlarını ileri gelen kişiler yaptık. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.
Hayrat Neşriyat
Ve böylece, her şehirde oranın günahkârlarını, ileri gelenler kıldık ki, orada(insanları, îmandan men' etmek için kendilerince) tuzak kursunlar! Hâlbuki ancak kendilerine tuzak kurarlar da farkına varmazlar.
İbni Kesir
Ve böylece her kasabada hile yapsınlar diye oranın ileri gelenlerini suçlular kıldık. Halbuki yalnız kendilerine hile yaparlar da farkına varmazlar.
Mehmet Okuyan
Böylece biz her şehirde oranın suçlularını liderler yaptık; sonunda oralarda bozgunculuk yapmayı tercih ederler. Onlar, kendilerinden başkasını aldatamazlar; (fakat) farkında olmazlar.
Muhammed Esed
Ve işte böylece her ülkenin önde gelenlerini, hile ve entrika peşinde koşan suçlular durumuna sokarız: ama çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur; ve onu da anlamazlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve böylece her ülkede, entrika ve hile düzenini kuran düzenbaz suçluları oranın el üstünde tutulan kimseleri yaparız: Fakat çevirdikleri entrikalar yalnız kendi aleyhlerine olur da, onu dahi anlamazlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve böylece her bir beldede günahkârlarını büyükler kıldık ki, orada hilede bulunsunlar. Halbuki, onlar hilekarlık yapmazlar, ancak kendilerine yapmış olurlar da farkına varamazlar.
Ömer Öngüt
Böylece biz her memleketin ileri gelenlerini (kodamanlarını veya idarecilerini) en büyük günahkârlar yaptık ki, orada hileler çevirsinler. Halbuki onlar aslında yalnız kendilerini aldatıp hile yaparlar, amma farkında olmazlar.
Suat Yıldırım
Mekke’de olduğu gibi her şehirde de ileri gelen mücrimleri, yüksek mevkilerde bulundururuz ki oralarda hîleler çevirsinler. Onlar böyle yapmakla kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
Süleyman Ateş
Böylece her kentin büyüklerini, oranın suçluları yaptık ki, orada tuzak kursunlar (her kentin ileri gelenlerine, tuzak kurmaları için fırsat verdik). Onlar kendilerinden başkasına tuzak kurmuyorlar, ama farkında değiller.
Süleymaniye Vakfı
İşte böyle! Her kentin suça dalmış olanlarını oranın büyükleri haline getiririz ki tuzaklar kurabilsinler. Kurdukları tuzaklar, kendi aleyhlerine döner ama farkında bile olmazlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte böyle; her kentin günahkarlarını oranın büyükleri haline getiririz ki tuzaklar kursunlar. Aslında tuzakları kendilerine kurarlar ama farkında olmazlar.
Şaban Piriş
Keza her memleketin suçlularını, orada hile düzmeleri için iş başına getirdik. Oysa yalnız kendilerine hile yaparlar da farkında olmazlar.
Tefhim-ul Kuran
Böylece biz, her ülkenin önde gelenlerini -orada hileli düzenler kursunlar diye- oranın suçlu-günahkârları kıldık. Oysa onlar, hileli düzeni ancak kendilerine kurarlar da bunun şuuruna varmazlar.
Ümit Şimşek
Mekke'de olduğu gibi, her beldede Biz oranın mücrimlerini, tuzaklarını kurmalarına fırsat vermek için, büyük mevkilere getirdik. Aslında onlar kendilerine tuzak kuruyorlar da farkına varmıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz bu şekide her kentte/her medeniyette kodamanları, o kent ve medeniyetin suçluları yaptık ki, orada oyunlar tezgahlayıp tuzaklar kursunlar. Aslında onlar öz benliklerinden başkasına oyun oynamıyorlar ama farkında değillir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Beləliklə hər bir ölkədə oranın günahkarlarını başçılar təyin etdik ki, onlar orada mümkün qədər yaramaz işlər görsünlər. Halbuki onlar o yaramaz işləri yalnız özlərinə qarşı edirlər və bunu da hiss etmirlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Beləliklə, hər bir obanın günahkarlarını oranın başçıları təʼyin etdik ki, onlar (günahlarını, bunun nəticəsində də axirətdə əzablarını daha da artırmaq üçün) orada bacardıqları qədər məkrlə məşğul olsunlar. Onlar yalnız özlərinə qarşı məkr edərlər, lakin (bunun) fərqinə varmazlar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
So haben Wir entschieden, daß in jeder Stadt (so auch in Mekka) die größten Verbrecher Ränke schmieden. In Wirklichkeit schmieden sie sie gegen sich selbst, aber sie sind sich dessen nicht bewußt.
Almanca — Der Edle Quran
Und so haben Wir in jeder Stadt ihre größten Übeltäter bestimmt, damit sie darin Ränke schmieden. Sie schmieden aber Ränke nur gegen sich selbst, ohne zu merken.
Almanca — M. A. Rassoul
Und so haben Wir es in jeder Stadt mit den Großen ihrer Sünder gemacht: damit sie darin Ränke schmieden. Und sie schmieden nur Ränke gegen sich selbst, ohne daß sie es merken.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und solcherart ließen WIR in jedem Ort dessen größten Schwer-Verfehlenden darin (andere) täuschen. Doch sie täuschen nur sich selbst, ohne es zu merken.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Thus did We set in every city the principal persons among the people who set no bounds to their sensuous vain and evil desires to take cunning for a sinister and crooked wisdom, and lie in wait to deceive the people, when in fact they beset themselves with evils and malice but they fail to perceive.
Abdul Haleem
And so We have put chief evildoers in every city to perpetrate their schemes there- but they scheme only against themselves, without realizing it.
Abdullah Yusuf Ali
Thus have We placed leaders in every town, its wicked men, to plot (and burrow) therein: but they only plot against their own souls, and they perceive it not.
Abul A'la Maududi
Thus We have appointed the leaders of the wicked ones in every land to weave their plots; but in truth they plot only to their own harm, without even realizing it.
Aisha Bewley
And likewise in every city We set up its greatest wrongdoers to plot in it. They plot against themselves alone, but they are not aware of it.
Al-Hilali & Khan
And thus We have set up in every town great ones of its wicked people to plot therein. But they plot not except against their ownselves, and they perceive (it) not.
Ali Quli Qarai
Thus have We installed in every town its major criminals that they may plot therein. Yet they do not plot except against their own souls, but they are not aware.
Amatul Rahman Omar
Similarly have We made the leaders in every town the guilty ones, (because their doings seem fair to them) with the result that they intrigue therein; but little do they understand that, (as a matter of fact,) they intrigue only against themselves.
Arthur John Arberry
And even so We appointed in every city great ones among its sinners, to devise there; but they devised only against themselves, and they were not aware.
Bijan Moeinian
As a matter of fact, I have given the power to the main wrongdoers of each land so that they may [choose to] implement their wicked plans. What they do not realize is that their scheme will fire back and destroy their very own soul.
E. Henry Palmer
And thus have we placed in every town the great sinners thereof, that they may use craft therein; but they use not craft except against themselves, although they do not understand.
Edip-Layth
As such, We have permitted in every town the influential from its criminals, to scheme in it. They only scheme their own selves without perceiving.
George Sale
And thus have we placed in every city chief leaders of the wicked men thereof, that they may act deceitfully therein; but they shall act deceitfully against their own souls only; and they know it not.
Hamid S. Aziz
And thus have We placed great ones (leaders) in every town, its wicked ones, that they may plot therein. But they do but plot against themselves, though they perceive not.
Mahmoud Ghali
And thus We made in every town great ones among its criminals to scheme therein; and in no way do they scheme against anyone except themselves, and in no way are they aware.
Marmaduke Pickthall
And thus have We made in every city great ones of its wicked ones, that they should plot therein. They do but plot against themselves, though they perceive not.
Mohamed Ahmed - Samira
And thus have We placed in every city the greatest of the sinners to contrive and deceive; yet they contrive against no one but themselves even though they do not know.
Muhammad Asad
And it is in this way that We cause the great ones in every land to become its [greatest] evildoers, there to weave their schemes: yet it is only against themselves that they scheme -and they perceive it not.
Mustafa Khattab
And so We have placed in every society the most wicked to conspire in it. Yet they plot only against themselves, but they fail to perceive it.
Progressive Muslims
And as such, We have permitted in every town the influential from its criminals, to scheme in it. They only scheme their own souls without perceiving.
Sahih International
And thus We have placed within every city the greatest of its criminals to conspire therein. But they conspire not except against themselves, and they perceive [it] not.
Sam Gerrans
And thus have We appointed in every city its greatest lawbreakers, that they should scheme therein; and they scheme only against themselves, and they perceive not.
Shabbir Ahmed
This is how We allow the greatest ones in every community to become its greatest criminals, to weave their schemes. Yet it is only against themselves that they scheme without even knowing it.
Syed Vickar Ahamed
And thus have We placed chief leaders in every town, its wicked men, who plot (evil and place themselves) in there: But they only plot against their own souls, and they do not understand it.
Taqi Usmani
In a similar way, in every town We caused its chief sinners to commit mischief in it. And they do not commit mischief but against themselves, while they do not realize it.
The Monotheist Group
And as such, We have permitted in every town the influential from its criminals, to scheme in it. They only scheme their own souls without perceiving.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Ainsi, Nous avons placé dans chaque cité de grands criminels qui y ourdissent des complots. Mais ils ne complotent que contre eux-mêmes et ils nʹen sont pas conscients.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her wiha me gunehkarên her gundekî (û her bajarekî) kiriye mezinên wê derê, da ku tê de hîlekariyê bikin. Hal ev e ku ew bi tenê li ser xwe hîlekariyê dikin û pê nahisin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En zo hebben Wij in iedere stad de grootste boosdoeners bestemd om er boze listen te beramen. Zij beramen echter slechts boze listen voor zichzelf, maar zij beseffen het niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zoo hebben wij in iedere stad hoofdlieden van de boozen aldaar geplaatst, opdat zij er valstrikken zouden spannen; doch zij zullen hunne eigene zielen slechts strikken spannen en zij weten het niet.
Hollandaca — Siregar
En zo hebben Wij in elke stad haar grootste misdadigers geplaatst opdat zij er (hun kwade plannen) beramen. En zij beramen niet dan tegen zichzelf, terwijl zij het niet beseffen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И вот таким образом [как предводители мекканцев отвращают людей от Закона Аллаха] Мы делали в каждом селении [городе, стране, селении] самых главных (предводителей того селения) бунтарями его [селения], чтобы они строили козни там [в селении], но строят козни они только против самих себя и не ощущают этого.
Rusça — Osmanov
Так же [как и в Мекке], Мы и в [других] городах обратили в грешников власть предержащих ради того, чтобы они осуществляли там свои коварные замыслы. Но повернулось их коварство против них самих, а они и не ведают [об этом]!
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har också i varje land låtit onda människor bland dess högt uppsatta män smida dolska planer. Men med sina onda anslag skadar de inga andra än sig själva, fastän de inte förstår det.