Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.

يَوْمَ تَرَى الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ يَسْعٰى نُورُهُمْ بَيْنَ اَيْدِيهِمْ وَبِاَيْمَانِهِمْ بُشْرٰيكُمُ الْيَوْمَ جَنَّاتٌ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِدِينَ فِيهَا ذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظِيمُ

yevme terā l-mu'minīne ve l-mu'mināti yes'ǎā nūruhum beyne eydīhim ve bi eymānihim buşrākumu l-yevme cennātun tecrī min teHtihā l-enhāru ḣālidīne fīhā ƶālike huve l-fevzu l-ǎZīmu

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecio gün
2تَرَىterāر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görürsün
3الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan erkekleri
4وَالْمُؤْمِنَاتِve l-mu'minātiا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanve inanan kadınları
5يَسْعٰىyes'ǎāس ع يÇalışmak, koşmak, gayret etmek, çabalamak, uğraşmak, teşebbüs etmek, koşturmak, emek vermek, didinmekkoşar durumda
6نُورُهُمْnūruhumن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakışıkları
7بَيْنَbeyneب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinönlerinde
8اَيْدِيهِمْeydīhimي د يdokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyitönlerinde
9وَبِاَيْمَانِهِمْve bi eymānihimي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.ve sağlarında
10بُشْرٰيكُمُbuşrākumuب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşmüjdeniz
11الْيَوْمَl-yevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecibugün
12جَنَّاتٌcennātunج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlerdir
13تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akan
14مِنْmin
15تَحْتِهَاteHtihāت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.altlarından
16الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
17خَالِدِينَḣālidīneخ ل دKalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmakebedi kalacağınız
18فِيهَاfīhāiçinde
19ذٰلِكَƶālikeişte budur
20هُوَhuveo
21الْفَوْزُl-fevzuف و زBaşarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri.başarı
22الْعَظِيمُl-ǎZīmuع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O gün görürsün ki erkek ve kadın, inananların nurları, önlerinde ve sağlarında parlayıp koşmada; müjde bugün size; kıyılarından ırmaklar akan cennetlerde ebedî olarak kalacaksınız ve bu, en büyük kutluğun, murâda erişin ve başarının ta kendisidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

O gün görürsün ki erkek ve kadın, inananların nurları, önlerinde ve sağlarında parlayıp koşmada; müjde bugün size; kıyılarından ırmaklar akan cennetlerde ebedî olarak kalacaksınız ve bu, en büyük kutluğun, murâda erişin ve başarının ta kendisidir.

Adem Uğur

Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.

Ahmed Hulusi

O gün iman eden erkekleri ve iman eden kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarlarken görürsün. . . "Bu süreçte sizin müjdeniz, içinde sonsuz yaşamak üzere, altlarından nehirler akan cennetlerdir! İşte bu çok büyük kurtuluşun ta kendisidir!" (denilir).

Ahmet Tekin

Mü’min erkeklerin ve mü’min kadınların, imanlarından, işledikleri hayırlardan ve salih amellerinden kaynaklanan nurlarının, genişleyerek, yayılarak önlerini, sağlarını, sollarını aydınlattığını gördüğün gün, onlara: 'Bugün, müjdeler olsun size! Altından ırmaklar akan, içinde ebedî yaşayacağınız Cennet konaklarının müjdesi. İşte bu, büyük mutluluktur.' denir.

Ahmet Varol

O gün mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların nurlarının önlerinden ve sağlarından koştuğunu görürsün. 'Bugün sizin müjdeniz altından ırmaklar akan, içinde sonsuza kadar kalacağınız cennetlerdir.' İşte büyük kurtuluş budur.

Ali Bulaç

O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. "Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir." İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.

Ali Fikri Yavuz

(Hatırla) o günü ki, mümin erkeklerle mümin kadınların nurları, önlerinden ve sağlarından koşar bir halde kendilerini göreceksin. (Melekler onlara şöyle derler): “-Bugün size, müjde olsun! O cennetler ki, altlarından ırmaklar akıyor; içlerinde ebedî olarak kalacaksınız.” İşte en büyük kurtuluş budur...

Ali Rıza Safa

O gün, inanan erkekleri ve inanan kadınları, önlerinde ve sağ yanlarında aydınlıklarıyla koşarken görürsünüz. "Bugün, sevinçli haberiniz, altlarından ırmaklar akan, sürekli kalacağınız cennetlerdir. En büyük başarı, işte budur!"

Bayraktar Bayraklı

O gün,mümin erkeklerle mümin kadınları, amellerinin nurları önlerinden ve sağlarından aydınlatıp giderken görürsün. Kendilerine, "Bugün müjdeniz, içinden ırmaklar akan ve süreli kalacağınız cennetlerdir" denilir. İşte büyük kurtuluş budur.

Bekir Sadak

Inanmis erkek ve kadinlari, defterleri sagdan verilmis ve isiklari onlerinde olarak giderken gordugun gun onlara soyle denecektir: «Mujde; bugun iclerinden irmaklar akan, icinde temelli kalacaginiz cennetler sizindir.» Iste bu buyuk kurtulustur.

Celal Yıldırım

O gün mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarcasına seyrederken görürsün. Bugün size müjde ; altlarından ırmaklar akan, içinde devamlı kalıcıları olacağınız Cennetler vardır. İşte bu, büyük bir kurtuluştur !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O gün mümin erkeklerin ve mümin kadınların ışıklarının önlerini ve çevrelerini aydınlattığını görürsün. “Bugün size müjde var; altından ırmaklar akan cennetlerde ebedî kalacaksınız” (denir). İşte en büyük murada ermek budur.

Diyanet İşleri

Mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurlarının, önlerinde ve sağlarında koştuğunu göreceğin gün kendilerine şöyle denir: "Bugün size müjdelenen şey içlerinden ırmaklar akan, ebedi olarak kalacağınız cennetlerdir." İşte bu büyük başarıdır.

Diyanet İşleri (eski)

İnanmış erkek ve kadınları, defterleri sağdan verilmiş ve ışıkları önlerinde olarak giderken gördüğün gün onlara şöyle denecektir: 'Müjde; bugün içlerinden ırmaklar akan, içinde temelli kalacağınız cennetler sizindir.' İşte bu büyük kurtuluştur.

Diyanet Vakfi

Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından, (amellerinin) nurları aydınlatıp giderken gördüğün günde, (onlara): Bugün müjdeniz, zemininden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacağınız cennetlerdir, denilir. İşte büyük kurtuluş budur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları görürsün ki nurları, önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Kendilerine): «Bugün müjdeniz altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedi kalacağınız cennetlerdir.» (denilir) İşte büyük kurtuluş budur!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün mümin erkeklerle, mümin kadınları önlerinden ve sağ taraflarından nurları koşarken göreceksin: "Bu gün müjdeniz altlarından ırmaklar akan cennetlerdir. İçlerinde ebedi olarak kalacaksınız." (denir). İşte büyük kurtuluş budur!

Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki göreceksin o mü'minleri ve mü'mineleri, önlerinde ve sağlarında nurları koşuyor, müjde size diye bu gün o Cennetler ki altlarından ırmaklar akıyor, içlerinde muhalled kalacaksınız, işte fevz-i azim odur.

Erhan Aktaş

O Gün, Mü'min erkekleri ve Mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında olduğu halde koşarlarken göreceksin. "Bugün müjdeniz; içinde sürekli kalacağınız, içinden ırmaklar akan Cennetlerdir. İşte bu büyük kurtuluştur."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında olduğu halde koşarlarken göreceksin. "Bugün müjdeniz; içinde sürekli kalacağınız, içinden ırmaklar akan Cennetlerdir. İşte bu büyük kurtuluştur."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, mü'min erkekleri ve mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında olduğu halde koşarlarken göreceksin. Bugün müjdeniz; içinde sürekli kalacağınız, içinden ırmaklar akan Cennetlerdir. İşte bu büyük kurtuluştur.

Fizilal-il Kuran

O gün erkek kadın bütün müminlerden çıkan nurun önleri ve sağ yanları yönünde ilerlediğini görürsün. Onlara «Müjdeler olsun ki, altlarından ırmaklar akan ve içlerinde sürekli kalacağınız cennetler sizi bekliyor. İşte büyük başarı budur!» denir.

Gültekin Onan

O gün, inançlı (erkek)ler ile inançlı (kadın)ları nurları önlerinde ve sağlarında koşarken görürsün. "Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar (olduğunuz), altından ırmaklar akan cennetlerdir." İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.

Hamdi Döndüren

Hatırla o günü ki, mü’min erkeklerle mü’min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşarken göreceksin. “Bugün sizin müjdeniz, içinde sürekli olarak kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir.” (denilir). İşte büyük kurtuluş budur!

Hasan Basri Çantay

O günde ki erkek mü'minlerle kadın mü'minleri — nuurları önlerinden ve sağlarından koşar bir halde görürsün. (Melekler onlara) "Bugün sizin müjdeniz, içlerinde ebedi kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir" (diyeceklerdir). İşte bu, büyük muraada ermenin ta kendisidir.

Hasib Asutay

Mümin erkeklerle mümin kadınları, önlerinden ve sağlarından ışıkları koşarken gördüğün günde (onlara,) 'Bugün müjdeniz, içinde ebedî kalacağınız, altlarından ırmaklar akan cennetlerdir' (denilir). İşte büyük kurtuluş budur.

Hayrat Neşriyat

O gün (kıyâmet günü) mü’min erkeklerle mü’min kadınları görürsün ki, nûrları önlerinde ve sağlarında koşuyor. (Onlara denilir ki:) 'Bugün sizin müjdeniz, altlarından ırmaklar akan, içlerinde ebedî kalıcı kimseler olduğunuz Cennetlerdir!' İşte en büyük kurtuluş budur!

İbni Kesir

O gün; mü'min erkeklerle mü'min kadınların nurları önlerinden ve sağlarından koşarken görürsün. Müjde, bugün altlarından ırmaklar akan ve içinde ebediyyen kalacağınız cennetler sizindir, denilir. İşte bu, büyük kurtuluşun kendisidir.

Mehmet Okuyan

Mümin erkeklerle mümin kadınları, (kendilerini aydınlatan) nûrlarının (ışıklarının) önlerinde ve sağlarında koşarken gördüğün günde, (onlara) “Bugün müjdeniz, içlerinde ebedî kalıcılar olarak (kalacağınız), altlarından ırmaklar akan cennetlerdir.” (denecektir). Asıl büyük kurtuluş işte budur!

Muhammed Esed

Bütün mümin erkekleri ve mümin kadınları önlerinde ve sağ taraflarında hızla yayılan ışık dalgalarıyla göreceğin Gün, (o Gün onlar şu hitapla karşılanacaklar:) "Bugün size bir müjde (var); içinden ırmaklar akan, mesken edineceğiniz bahçeler! Bu, en büyük mazhariyettir!"

Mustafa İslamoğlu

Bütün mü'min erkekleri ve mü'min kadınları önleri ve sağ taraflarını aydınlatan nurlarıyla hızla ilerlerken gördüğün gün onlara: "Bu gün size müjde var: Zemininden ırmaklar çağlayan, içinde yerleşip kalacağınız cennetler!.. Bu, işte budur muhteşem zafer!"

Ömer Nasuhi Bilmen

O gün mü'minleri, ve mü'mineleri göreceksin ki, nûrları önlerinde ve sağ taraflarından koşar. (Onlara denilecektir ki:) Bugün sizin müjdeniz cennetlerdir ki, onların altlarından ırmaklar cereyan eder, içlerinde ebedîyyen kalıcılarsınız, işte bu, en büyük bir necâttır.

Ömer Öngüt

O günde erkek müminlerle kadın müminleri önlerinden ve sağlarından nûrlarını koşarken görürsün. Onlara: "Müjde! Bugün altlarından ırmaklar akan ve içinde ebediyen kalacağınız cennetler sizindir. İşte büyük kurtuluş budur!" denilir.

Suat Yıldırım

Gün gelir, mümin erkekleri ve mümin kadınları, önlerinde ve sağ taraflarındaki nurlarıyla, koşarcasına cennete doğru ilerlediklerini görürsün. Kendilerine: "Bugün size müjdeler olsun! Buyurun, içinden ırmaklar akan cennetlere, ebedî kalmak üzere girin!" denilir. İşte en büyük başarı ve mutluluk budur.

Süleyman Ateş

O gün inanan erkekleri ve inanan kadınları; ışıkları, önlerinde ve sağlarında koşar durumda görürsün. (Kendilerine): "Bugün müjdeniz, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacağınız cennetlerdir." (denilir). İşte büyük başarı budur!

Süleymaniye Vakfı

Gün gelecek, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinden ve sağlarından yayılır halde göreceksin. (Onlara şöyle söylenecek:) "Bugün sizin müjdeniz, içinden ırmaklar akan ve ölümsüz olarak kalacağınız cennetlerdir. Büyük başarı işte budur!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün inanıp güvenen erkeklerle inanıp güvenen kadınların ışıklarının, önlerinden ve sağlarından saçıldığını göreceksin. Onlara: "İçinden ırmaklar akan bahçeler bugün sizin müjdenizdir; orada ölümsüzleşeceksiniz" denir. İşte bu, büyük bir kurtuluştur.

Şaban Piriş

O gün, mü'min erkeklerin ve mü'min kadınların nurlarının önlerinden ve sağlarından koştuğunu görürsün. -Müjde, bugün, alt tarafından ırmaklar akan ve içinde daimi kalacağınız cennetler sizindir. İşte O, en büyük kurtuluştur.

Tefhim-ul Kuran

O gün, mü'min erkekler ile mü'min kadınları, nurları önlerinde ve sağlarında koşar iken görürsünüz. «Bugün sizin müjdeniz, içinde ebedi kalıcılar olarak altından ırmaklar akan Cennetlerdir.» İşte 'büyük kurtuluş ve mutluluk' budur.

Ümit Şimşek

O gün mü'min erkekleri ve mü'min kadınları görürsün ki, nurları önlerinde ve sağlarında koşmaktadır. Bugün sizin müjdeniz, altlarından ırmaklar akan Cennetlerdir; ebediyen orada kalacaksınız. İşte bu pek büyük bir kazanç ve kurtuluştur.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinde ve sağ yanlarında koşar görürsün. Şöyle denilir: "Bugün size, altlarından ırmaklar akan cennetler müjdeleniyor. Sürekli kalıcısınız içlerinde." İşte büyük başarının ta kendisidir bu.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün sən mömin kişilərin və mömin qadınların nurunun onların önlərindən və sağ tərəflərindən yayıldığını görəcəksən. Onlara: “Bu gün sizin müjdəniz ağacları altından çaylar axan Cənnət bağlarıdır. Siz orada əbədi qalacaqsınız!”– deyiləcək. Bu, böyük uğurdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün (qiyamət günü, ya Peyğəmbər!) möʼmin kişilərin və qadınların (səmimi eʼtiqadları və dünyada etdikləri yaxşı əməllər müqabilində nail olduqları iman) nurunun onların önlərindən və sağ tərəflərindən axıb şöʼlə saçdığını (qıl körpüsü üstündə onlara yol göstərdiyini) görəcəksən. (Mələklər onlara deyəcəklər:) ″Bu gün sizin müjdəniz (ağacları) altından çaylar axan cənnətlərdir. Siz orada əbədi qalacaqsınız!″ Bu, böyük qurtuluşdur (uğurdur)!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

An dem Tag siehst du die gläubigen Männer und Frauen, wie ihr Licht ihnen vorne und zur Rechten vorangeht. ʺWohl euch! Euch wird die frohe Botschaft verkündet, daß ihr Paradiesgärten bekommt, unterhalb derer Flüsse fließen. Darin werdet ihr ewig bleiben. Das ist der größte Gewinn.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Am Tag, da du siehst, wie den gläubigen Männern und den gläubigen Frauen ihr Licht vorauseilt und (ebenso) zu ihrer Rechten: ʺDie frohe Botschaft für euch heute: Gärten, durcheilt von Bächen, ewig darin zu bleiben. Das ist der großartige Erfolg.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Am Tage, da du die gläubigen Männer und die gläubigen Frauen sehen wirst, während (die Strahlen) ihres Lichts vor ihnen und zu ihrer Rechten hervorbrechen (heißt es): ʺEine frohe Botschaft (sei) euch heute (beschieden)! In den Gärten, durch die Bäche fließen, werdet ihr auf ewig weilen. Das ist der gewaltige Gewinn.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

An dem Tag, wenn du die Mumin-Männer und die Mumin-Frauen siehst, ihr Licht läuft vor ihnen und mit ihrer Rechten: ʺEine frohe Botschaft gibt es heute für euch - Dschannat, die von Flüssen durchflossen sind, als Ewige darin.ʺ Dies ist der gewaltige Erfolg.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

One day, you shall see those whose hearts - reflected the image of religious and spiritual virtues among the men and the women disposed to merriment, their faces glowing with light emanating from Allah's countenance and proceeding ahead of them. It illuminates the way for them when they contemplate the most difficult and inevitable crossing; carrying their books bearing their records in their right hands. There and then they will be complimented upon their happy event of winning their way to paradise beneath which rivers flow, wherein they will have passed through nature to Eternity, and how befitting and how exulting is the triumph !

Abdul Haleem

On the Day when you [Prophet] see the believers, both men and women, with their light streaming out ahead of them and to their right, [they will be told], ‘The good news for you today is that there are Gardens graced with flowing streams where you will stay: that is truly the supreme triumph!’

Abdullah Yusuf Ali

One Day shalt thou see the believing men and the believing women- how their Light runs forward before them and by their right hands: (their greeting will be): "Good News for you this Day! Gardens beneath which flow rivers! to dwell therein for aye! This is indeed the highest Achievement!"

Abul A'la Maududi

On that Day you will see believing men and women that their light will be running before them and on their right hands. (They will be told): "A good tiding to you today." There shall be Gardens beneath which rivers flow; therein they shall abide. That indeed is the great triumph.

Aisha Bewley

On the Day you see the men and women of the muminun, with their light streaming out in front of them, and to their right: ‘Good news for you today of Gardens with rivers flowing under them, remaining in them timelessly, for ever. That is the Great Victory.’

Al-Hilali & Khan

On the Day you shall see the believing men and the believing women: their light running forward before them and by their right hands. Glad tidings for you this Day! Gardens under which rivers flow (Paradise), to dwell therein forever! Truly, this is the great success!

Ali Quli Qarai

The day you will see the faithful, men and women, with their light moving swiftly before them and on their right, [and greeted with the words:] ‘There is good news for you today! Gardens with streams running in them, to remain in them [forever]. That is the great success.’

Amatul Rahman Omar

(Think of) the day when you will see the believing men and the believing women that their (faith having become a torch of) light is advancing rapidly in front of them and on their right sides. (It will be said to them, ) `Glad tidings to you this day. (There await you) Gardens (of Paradise) served with running streams.' (The recipients of glad tidings) will abide therein (for ever). This indeed is a mighty achievement!

Arthur John Arberry

Upon the day when thou seest the believers, men and women, their light running before them, and on their right hands. 'Good tidings for you today! Gardens underneath which rivers flow, therein to dwell for ever; that is indeed the mighty triumph.'

Bijan Moeinian

You will see a Day when the believing men and women surrounded by their luminous halo, inclined to their right side, rushing to meet their Lord. They will be told: "There is a good news for you today". They will live forever in the Gardens beneath which the rivers flow. This is the “real success” [success in worldly affair such as wealth, position, family life, etc. are just means of test and trial.]

E. Henry Palmer

On the day when thou shalt see believers, men and women, with their light running on before them and on their right hand,- 'Glad tidings for you today. - Gardens beneath which rivers flow, to dwell therein for aye; that is the grand bliss!'

Edip-Layth

The day will come when you see the acknowledging men and the acknowledging women with their light radiating around them and to their right. "Good news is yours today, you will have paradises with flowing rivers, abiding therein. This is the great triumph!"

George Sale

On a certain day, thou shalt see the true believers of both sexes: Their light shall run before them, and on their right hands; and it shall be said unto them, good tidings unto you this day: Gardens through which rivers flow; ye shall remain therein for ever. This will be great felicity.

Hamid S. Aziz

On that day you will see the faithful men and the faithful women, their light shining forth before them and on their right hand, (and it will be said,) "Good news for you this day: Gardens beneath which rivers flow, to abide therein," That is the supreme achievement.

Mahmoud Ghali

(On) the Day (when) you see the male believers and female believers, their light proceeding along before (Literally: between their hands) them and on their right hands. "Good tidings for you today! Gardens from beneath which rivers run, eternally (abiding) therein; it is that which is the tremendous triumph."

Marmaduke Pickthall

On the day when thou (Muhammad) wilt see the believers, men and women, their light shining forth before them and on their right hands, (and wilt hear it said unto them): Glad news for you this day: Gardens underneath which rivers flow, wherein ye are immortal. That is the supreme triumph.

Mohamed Ahmed - Samira

The day you see the believers, men and women, with their light advancing ahead and to the right of them, (they will be told:) "There is good news for you this day, of gardens with rivers flowing by where you will live for ever. " This will be the great attainment.

Muhammad Asad

on the Day when thou shalt see all believing men and believing women, with their light spreading rapidly before them and on their right, [and with this wel­come awaiting them:] "A glad tiding for you today: gardens through which running waters flow, therein to abide! This, this is the triumph supreme!"

Mustafa Khattab

On that Day you will see believing men and women with their light shining ahead of them and on their right. ˹They will be told,˺ "Today you have good news of Gardens, under which rivers flow, ˹for you˺ to stay in forever. This is ˹truly˺ the ultimate triumph."

Progressive Muslims

The Day will come when you see the believing men and the believing women with their light radiating around them and to their right. "Good news is yours today, you will have paradises with flowing rivers, abiding therein. This is the great triumph!"

Sahih International

On the Day you see the believing men and believing women, their light proceeding before them and on their right, [it will be said], "Your good tidings today are [of] gardens beneath which rivers flow, wherein you will abide eternally. " That is what is the great attainment.

Sam Gerrans

The day thou wilt see the believing men and the believing women, their light running before them and on their right hands: — “Your glad tidings this day: gardens beneath which rivers flow, you abiding eternally therein!” That is the Great Achievement.

Shabbir Ahmed

On the Day when you will see the believing men and the believing women, their lights shining forth before them, blessing them, (it will be said) "A glad news for you this Day! Gardens beneath which flow rivers, to abide therein. This, this is the Supreme Triumph!" (57:9).

Syed Vickar Ahamed

On the Day you shall see the believing men and the believing women— How their Light runs forward before them and by their right hands: (Their greeting will be): "Good News for you this Day! Gardens (of Paradise) beneath which flow rivers! To live in there for ever! This is indeed the highest success!"

Taqi Usmani

On the Day when you will see the believing men and the believing women, their light proceeding in front of them and to their right hands, (it will be said to them,) "Good news for you today! Gardens beneath which rivers flow, to live therein forever! That is the great achievement,

The Monotheist Group

The Day will come when you see the believing males and the believing females with their light radiating around them and to their right. "Good news is yours today, you will have estates with rivers flowing beneath them; abiding therein. This is the great triumph!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Le jour où tu verras les croyants et les croyantes, leur lumière courant devant eux et à leur droite; (on leur dira): ʺVoici une bonne nouvelle pour vous, aujourdʹhui: des Jardins sous lesquels coulent les ruisseaux pour y demeurer éternellementʺ. Tel est lʹénorme succès.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Roja (qiyametê) tu dê bibînî ku mêrên bawermend û jinên bawermend, va ye nûra wan li pêşiya wan û li rastê wan digere (û ji wan re dê bê gotin:) Îro, mizgîniya we cenet in ku di bin wan de çem diherikin û hûn ê her û her li wan bimînin. Ha ev e serfirazî û xelasiya mezin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Op de dag dat jij de gelovige mannen en vrouwen ziet terwijl hun licht voor hen en rechts van hen schijnt: ʺGoed nieuws is er vandaag voor jullie: tuinen waar de rivieren onderdoor stromen, waarin jullie altijd zullen blijven.ʺ Dat is de geweldige triomf.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Op een zekeren dag zult gij de ware geloovigen van beide kunnen zien; hun licht zal voor hen uitgaan en aan hunne rechterhanden. Men zal tot hen zeggen: Goede tijdingen komen heden tot u: tuinen met rivieren doorsneden; eeuwig zult gij daarin verblijven. Dit zal eene groote gelukzaligheid wezen.

Hollandaca — Siregar

Gedenkt de Dag waarop jij de gelovige mannen en de gelovigen vrouwen ziet. Hun licht straalt vóór hen en rechts van hen. (Er wordt hun gezegd:) ʺDeze Dag is er een verheugend bericht voor jullie: een Tuin waar onder door de rivieren stromen, (jullie zijn) daarin eeuwig levend. Dat is de geweldige overwinning.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

В тот день [в День Суда], когда ты увидишь, что у верующих мужчин и у верующих женщин (когда они будут переходить через мост ас-Сырат, который является путем в Рай и проложен над Адом) будет идти их свет пред ними (освещая путь) (и этот свет будет по степени их деяний в этом мире) и с правой стороны их (будут книги с их деяниями). (И будет сказано им): «Радостная весть вам сегодня! (Вам уготовлены) (будут) Сады (Рая), (где) текут под ними [под высокими дворцами и тенистыми деревьями] реки, где вы будете пребывать вечно. Это [то, что вы обрели] является великим успехом.

Rusça — Osmanov

В тот день, когда ты [, Мухаммад,] увидишь, что перед верующими, мужчинами и женщинами, а также с их правой стороны изливается свет, [им будет сказано]: ʺСегодня возвещается вам о садах, в которых текут ручьи. [Пребывайте] вечно там, это и есть великое преуспеяниеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Återbetalningen skall ske) den Dag då du får se de troende männen och kvinnorna (skynda fram) och ljuset (av deras tro och deras goda handlingar) skall lysa framför dem och till höger om dem (och hör) det glada budskapet (som riktas till dem:) ʺI dag står lustgårdar, vattnade av bäckar, beredda att ta emot er och där skall ni förbli till evig tid! Detta är den stora, den lysande segern!ʺ