(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

فَلَا اُقْسِمُ بِمَوَاقِعِ النُّجُومِ وَاِنَّهُ لَقَسَمٌ لَوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

fe lā uḳsimu bi mevāḳiǐ n-nucūmi / ve innehu le ḳasemun lev teǎ'lemūne ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَلَاfe lāhayır
2اُقْسِمُuḳsimuق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.yemin ederim
3بِمَوَاقِعِbi mevāḳiǐو ق عDüşmek, başına gelmek, meydana gelmek, uygun olmak, olmak, gerçekleşmek, tespit etmek.yerlerine
4النُّجُومِn-nucūmiن ج مGörünmek/yükselmek/başlamak, başarmak, takip etmek, devam etmekyıldızların
1وَاِنَّهُve innehumuhakkak o
2لَقَسَمٌle ḳasemunق س مBölmek, düzenlemek, ayırmak, pay etmek, dağıtmak. Qasamun - yemin. Qismatun - bölme, ayrım, bölüştürme, pay etme. Maqsumun - bölünmüş/belirgin. Muqassimun (fiil 2) - yemin eden, pay eden kişi. Qasama (fiil 3) - yemin etmek. Aqsama (fiil 4) - yemin etmek. Taqasama (fiil 6) - birbirine yemin etmek. Muqtasimun (fiil 8) - bölen kişi. Istaqsama (fiil 10) - kura çekmek. Tastaqsimu - bölüşüm ararsın.bir yemindir
3لَوْleveğer
4تَعْلَمُونَteǎ'lemūneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilirseniz
5عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki bu, elbette pek büyük bir anttır bilseniz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki bu, elbette pek büyük bir anttır bilseniz.

Adem Uğur

Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.

Ahmed Hulusi

Bilseniz, gerçekten bu çok azametli bir yemindir!

Ahmet Tekin

Eğer bilirseniz, bu çok büyük bir yemindir.

Ahmet Varol

Ki gerçekten bu, eğer bilirseniz, büyük bir yemindir.

Ali Bulaç

Şüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.

Ali Fikri Yavuz

Ki eğer bilirseniz bu yemin, gerçekten büyük bir yemindir.

Ali Rıza Safa

Aslında, gerçekten büyük bir yemindir bu; keşke bilseydiniz!

Bayraktar Bayraklı

- Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, bilirseniz, gerçekten bu büyük bir yemindir.

Bekir Sadak

(75-76) Hayir; yildizlarin yerleri uzerine yemin ederim ki bunun ne buyuk yemin oldugunu bir bilseniz!

Celal Yıldırım

(75-76) Hayır, (bu nimetleri inkâr edemezsiniz ?) Parça parça inen Kur'ân'ın (iniş) mevki'lerine yemin ederim ki, eğer bilirseniz bu cidden büyük bir yemindir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ki bilseniz, bu gerçekten pek büyük bir yemindir.

Diyanet İşleri

(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-

Diyanet İşleri (eski)

(75-76) Hayır; yıldızların yerleri üzerine yemin ederim; ki bunun ne büyük yemin olduğunu bir bilseniz!

Diyanet Vakfi

Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bilirseniz bu büyük bir yemindir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

bilseniz o, gerçekten çok büyük bir yemindir.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve filhakika o, bilseniz çok büyük bir kasemdir

Erhan Aktaş

Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer bilirseniz bu yüce bir yemindir.

Fizilal-il Kuran

Keşke bilseniz bu ne büyük bir yemindir

Gültekin Onan

Şüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.

Hamdi Döndüren

Eğer bilirseniz, bu, gerçekten çok büyük bir yemindir!

Hasan Basri Çantay

ki hakıykaten bu, eğer bilirseniz, büyük bir anddır,

Hasib Asutay

Bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir.

Hayrat Neşriyat

Ve şübhesiz bu, eğer bilirseniz, gerçekten pek büyük bir yemindir!

İbni Kesir

Gerçekten bilseniz bu, büyük bir yemindir.

Mehmet Okuyan

Bilirseniz şüphesiz ki o (yemin) büyük bir yemindir.

Muhammed Esed

eğer bilseniz bu en güçlü bir teyiddir!

Mustafa İslamoğlu

ki elbet bu, eğer farkındaysanız çok ağır bir yemindir.

Ömer Nasuhi Bilmen

(75-76) Artık Hayır. O yıldızların mevkilerine yemin ederim. Ve şüphe yok ki o, eğer bilseniz, bu elbette pek büyük bir yemindir.

Ömer Öngüt

Bu, eğer bilirseniz, gerçekten büyük bir yemindir.

Suat Yıldırım

Eğer anlarsanız bu gerçekten büyük bir yemindir.

Süleyman Ateş

Bilirseniz, bu büyük bir yemindir.

Süleymaniye Vakfı

Keşke bilseniz, bu kesinlikle büyük bir yemindir!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bilseniz bu büyük bir yemindir.

Şaban Piriş

Şüphesiz bu, büyük bir yemindir, eğer bilirseniz.

Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz bu, eğer bilirseniz gerçekten büyük bir yemindir.

Ümit Şimşek

Bu bir yemin ki, bilseniz, pek büyüktür.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve eğer bilirseniz, gerçekten büyük bir yemindir bu.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

- und das ist wahrlich, wenn ihr (nur) wüßtet, ein gewaltiger Schwur:

Almanca — M. A. Rassoul

und wahrlich, das ist ein großer Schwur, wenn ihr es nur wüßtet

Almanca — Muhammad Zaidan

und gewiß, es ist zweifelsohne ein gewaltiger Schwur, würdet ihr nur wissen!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And it is an asseveration of immense magnitude if only you knew.

Abdul Haleem

a mighty oath, if you only knew-

Abdullah Yusuf Ali

And that is indeed a mighty adjuration if ye but knew,-

Abul A'la Maududi

and this is indeed a mighty oath, if only you knew –

Aisha Bewley

and that is a mighty oath if you only knew –

Al-Hilali & Khan

And verily that is indeed a great oath, if you but know.

Ali Quli Qarai

And indeed it is a great oath, should you know.

Amatul Rahman Omar

And behold! it is a mighty oath, if you only care to know;

Arthur John Arberry

(and that is indeed a mighty oath, did you but know it)

Bijan Moeinian

And this is a tremendous oath, if you knew what I mean.

E. Henry Palmer

and, verily, it is a grand oath if ye did but know -

Edip-Layth

This is an oath, if you only knew, that is great.

George Sale

-- and it is surely a great oath, if ye knew it; --

Hamid S. Aziz

And most surely it is a very great oath if you only knew;

Mahmoud Ghali

And surely it is indeed a tremendous oath, if you only know (it)-

Marmaduke Pickthall

And lo! that verily is a tremendous oath, if ye but knew -

Mohamed Ahmed - Samira

And this surely is great evidence if you can understand --

Muhammad Asad

and, behold, this is indeed a most solemn affirmation, if you but knew it!

Mustafa Khattab

and this, if only you knew, is indeed a great oath—

Progressive Muslims

This is an oath, if you only knew, that is great.

Sahih International

And indeed, it is an oath - if you could know - [most] great.

Sam Gerrans

— And it is a tremendous oath, if you but knew —

Shabbir Ahmed

And behold! This, indeed, is a great witness if your knowledge can encompass it.

Syed Vickar Ahamed

And surely, that is indeed a mighty and holy oath if you only knew—

Taqi Usmani

-and indeed it is a great oath, if you are to appreciate-

The Monotheist Group

This is an oath, if only you knew, that is great.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et cʹest vraiment un serment solennel, si vous saviez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger hûn bizanibin ev, sondeke pir mezin e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

en dat is een geweldige eed, als jullie dat maar wisten --

Hollandaca — Salomo Keyzer

(En waarlijk, dit is een groote eed, indien gij het slechts wist!)

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, dat is zeker een geweldige eed, als jullie dat begrepen!

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И поистине, это [такая клятва] – однозначно, клятва, если бы вы знали, великая.

Rusça — Osmanov

Ведь это - великая клятва, если только вы разумеете.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

detta är en försäkran av största vikt, om ni bara kunde inse det! -