(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ يَوْمَ يَدْعُ الدَّاعِ اِلٰى شَيْءٍ نُكُرٍ خُشَّعًا اَبْصَارُهُمْ يَخْرُجُونَ مِنَ الْاَجْدَاثِ كَاَنَّهُمْ جَرَادٌ مُنْتَشِرٌ
fe tevelle ǎnhum yevme yed'u d-dāǐ ilā şey'in nukurin / ḣuşşeǎn ebSāruhum yeḣrucūne mine l-ecdāṧi keennehum cerādun munteşirun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan; o gün çağıran, hoşlanılmayan birşeye çağırır.
Adem Uğur
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.
Ahmed Hulusi
O halde onlardan yüz çevir! O çağırıcının çok dehşetli, korkunç olaya çağırdığı süreçte. . .
Ahmet Tekin
Sûr’a üfürerek davet eden İsrâfil’in, görülmedik müthiş bir şeye davet ettiği gün, sen de onlardan uzak dur.
Ahmet Varol
O halde onlardan yüz çevir. O çağırıcının tanınmamış bir şeye çağıracağı gün:
Ali Bulaç
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün...
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm) onlardan yüz çevir. O çağırıcı İsrâfil’in görülmemiş dehşetli bir şeye (müminleri cennete, kâfirleri cehenneme) davet edeceği gün;
Ali Rıza Safa
Artık, onlardan uzaklaş. O gün, çağıran, görülmemiş bir şeye çağırır.
Bayraktar Bayraklı
Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!
Bekir Sadak
Oyleyse onlardan yuz cevir; cagiran, gorulmemis ve taninmamis bir seye cagirdigi gun.
Celal Yıldırım
Onlardan yüzçevir. O gün çağrıcı, bilinmedik (korkunç) bir şeyle çağırır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çağrıcının görülmedik bilinmedik bir şeye çağırdığı günde;
Diyanet İşleri
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Diyanet İşleri (eski)
Öyleyse onlardan yüz çevir; çağıran, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
Diyanet Vakfi
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı görülmedik korkunç bir şeye çağırır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır
Erhan Aktaş
O halde onlardan yüz çevir. O Gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O halde onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O halde onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Fizilal-il Kuran
Sen de yüz çevir onlara. Görevli melek, o gün onları benzeri yaşanmamış olaya çağırdığında;
Gültekin Onan
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının benzeri görülmedik (nükür) bir şeye çağıracağı gün...
Hamdi Döndüren
Öyleyse sen de, çağıranın görülmemiş bir şeye çağıracağı gün onlardan yüz çevir!
Hasan Basri Çantay
O halde (habibim) onlardan yüz çevir. O da'vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.
Hasib Asutay
(Resulüm!) Öyle ise çağırıcının (3) görülmemiş bir şeye çağıracağı gün, sen de onlardan yüz çevir. (3. İsrafil (a.s.).)
Hayrat Neşriyat
Öyle ise onlardan yüz çevir! O gün ki, o da'vetçi (İsrâfîl, onları nefislerce)kendisinden nefret edilen (ihtimâl verilmeyen ve inkâr edilen) bir şeye (hesab yerine) çağırır.
İbni Kesir
Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.
Mehmet Okuyan
Sen de onlardan yüz çevir! Bir çağrıcının hoş görülmeyecek bir şeye çağıracağı gün,
Muhammed Esed
sen (yine) onlardan uzak dur. Çağrı Sesinin, (insanı) aklın tasavvur edemeyeceği bir şeye çağıracağı Gün,
Mustafa İslamoğlu
Artık sen de onlardan yüz çevir! Bir davetçinin, asla (kimsenin) tasavvur edemeyeceği o şeye çağıracağı gün,
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık sen onlardan yüz çevir. O gün ki dâvetci bir korkunç, nâhoş bir şeye dâvet eder.
Ömer Öngüt
O halde sen de onlardan yüz çevir. O çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün;
Suat Yıldırım
Sen de şimdi onları kendi hallerine terk et. Gün gelir bir münâdî, hiç de hoşa gitmeyen, insanın görür görmez kaçacağı bir yere çağırır.
Süleyman Ateş
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Süleymaniye Vakfı
Artık onlardan yüz çevir. Çağırıcının, görülmedik bir şeye çağıracağı gün,
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Onlarla yakından ilgilenmeyi bırak. O çağrıcının görülmemiş bir şeye çağıracağı o gün,
Şaban Piriş
Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hoşlanmadıkları bir şeye çağırır.
Tefhim-ul Kuran
Öyleyse sen onlardan yüz çevir; o çağrıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün.
Ümit Şimşek
Sen onlardan yüz çevir. Gün gelir, davetçi onları görülmedik birşeye çağırır.
Yaşar Nuri Öztürk
O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən də onları tərk et! Carçının onları xoşagəlməz bir şeyə çağıracağı gün
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Artıq (ya Peyğəmbər!) sən onlardan üz çevir. Carçının (İsrafilin) onları olduqca pis (dəhşətli) bir şeyə (məhşərə) çağıracağı günədək!
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
So kehre dich von ihnen ab. Am Tag, da der Rufer zu etwas Entsetzlichem ruft,
Almanca — M. A. Rassoul
Darum wende dich von ihnen ab. Am Tage, an dem der Rufer (sie) zu schlimmem Geschehen rufen wird
Almanca — Muhammad Zaidan
So kehre dich von ihnen ab! An dem Tag, wenn der Rufende zu etwas Mißbilligtem ruft -
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Pay no attention to them O Muhammad; there shall come the day of the horrendous Event when the announcer among the angels intimates to them the painful and disturbing news of the unwelcome occurrence of the imminent judicious hearing and judgment.
Abdul Haleem
so [Prophet] turn away from them. On the Day the Summoner will summon them to a horrific event,
Abdullah Yusuf Ali
Therefore, (O Prophet,) turn away from them. The Day that the Caller will call (them) to a terrible affair,
Abul A'la Maududi
So turn away from them, (O Prophet). On the Day when a caller shall call them to a thing most terrible,
Aisha Bewley
Turn away from them then. On the Day the Summoner summons them to something unspeakably terrible,
Al-Hilali & Khan
So (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) withdraw from them. The Day that the caller will call (them) to a terrible thing.
Ali Quli Qarai
So turn away from them! The day when the Caller calls to a dire thing,
Amatul Rahman Omar
Therefore turn away from them, (and await) the day when the summoner will summon them to a most disagreeable thing,
Arthur John Arberry
So turn thou away from them. Upon the day when the Caller shall call unto a horrible thing,
Bijan Moeinian
Leave them alone then till they are called to face the awesome event.
E. Henry Palmer
But turn thy back on them! The day when the caller shall call to an awkward thing.
Edip-Layth
So turn away from them; the day will come when the caller will announce a terrible disaster.
George Sale
wherefore do thou withdraw from them. The day whereon the summoner shall summon mankind to an ungrateful business,
Hamid S. Aziz
So turn your back on them for the Day when the Summoner summons them unto a terrible affair,
Mahmoud Ghali
So turn away from them. On the Day when the Caller will call to a highly maleficent thing,
Marmaduke Pickthall
So withdraw from them (O Muhammad) on the day when the Summoner summoneth unto a painful thing.
Mohamed Ahmed - Samira
So turn away from them. When on the Day the crier calls to the painful business,
Muhammad Asad
turn thou away from them. On the Day when the Summoning Voice will summon [man] unto something that the mind cannot conceive,
Mustafa Khattab
So turn away from them ˹O Prophet˺. ˹And wait for˺ the Day ˹when˺ the caller[1] will summon ˹them˺ for something horrifying.[2]
Progressive Muslims
So turn away from them; the Day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Sahih International
So leave them, [O Muúammad]. The Day the Caller calls to something forbidding,
Sam Gerrans
So turn thou from them. The day the Caller calls to a thing beyond experience: —
Shabbir Ahmed
Therefore, (O Messenger) Ignore them for a while. The Day is coming when the caller will call them to a thing they have not conceived. (Shackles of captivity following the battle when they come to attack the believers.)
Syed Vickar Ahamed
Therefore, (O Prophet,) turn away from them. The Day when the Caller will call (them) to a terrible affair.
Taqi Usmani
Therefore, turn aside (O Prophet,) from them. (They will see the reality) on the day in which the caller will call (them) to a gruesome object.
The Monotheist Group
So turn away from them; the Day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca wan di rewşa wan de bihêle heta ku roja delêlî (Îsrafîl) wan gazî bal tiştekî bitirs, nedîtî û nebînayî bike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Keer je dus van hen af. Op de dag dat de oproeper tot iets vreselijks oproept
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wend u dus van hen af! Den dag waarop de dagvaardende engel den mensch tot eene verschrikkelijke zaak zal oproepen.
Hollandaca — Siregar
Keer je daarom van hen af De Dag (zal komen) waarop een oproeper (een Engel) tot iets verschrikkelijks oproept.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Отвратись же (о, Посланник) от них. В тот день [в День Суда], когда призовет зовущий (ангел) к вещи неприятной [к месту стояния],
Rusça — Osmanov
Так отвратись от них в тот день, когда зовущий призовет их к тому, что неприятно.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
vänd dig därför ifrån dem. Den Dag då roparen kallar människorna till det okända,