Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

وَاِنْ يَرَوْا كِسْفًا مِنَ السَّمَاءِ سَاقِطًا يَقُولُوا سَحَابٌ مَرْكُومٌ

ve in yerav kisfen mine s-semāi sāḳiTen yeḳūlū seHābun merkūmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve eğer
2يَرَوْاyeravر ا يgörmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir). tara'ni - tara fiili ve ni zamirinden oluşan bileşik kelime - sen beni görürsün. badi al-ra'yi - yüzeysel görüş sahibi, dış görünüş, ilk düşünce, görünüşte, uygun değerlendirme olmadan. ra'yal'ain - çıplak gözle görmek, görsel yargı. ri'yun - dış görünüş, gösteriş yapmak. ru'ya - görüntü rüya. a'lam tara - işte! bak! ri'aun - ikiyüzlülük, gösteriş, görünmek için. tara'a - birbirini görmek, değerlendirmek, birbirinin görüş alanına girmek. yura'una - ikiyüzlüce aldatırlar, sahte bir görünüm takınarak.görseler
3كِسْفًاkisfenك س فParçalar, kırıntılar, yığınlar, paramparça etmek, parçalara ayırmakbir parçanın
4مِنَmine-ten
5السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
6سَاقِطًاsāḳiTenس ق طDüşmek, düşürmek, yere serilmek, inmek, alçalmak, değerini yitirmek, çökmek, başarısız olmak, hükümsüz kalmak, iptal olmak, yıkılmak, ölmek, sönmekdüştüğünü
7يَقُولُواyeḳūlūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelederler
8سَحَابٌseHābunس ح بÇekmek, sürüklemek, geri çekmek, iptal etmek, geri almak, banka hesabından para çekmekbulutlardır
9مَرْكُومٌmerkūmunر ك مYığmak, toplamak, biriktirmek, üst üste koymak. Rukam - yığın, birikmiş, yığılmış bulutlar.üst üste yığılmış

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, birbiri üstüne yığılmış bulut derler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, birbiri üstüne yığılmış bulut derler.

Adem Uğur

Gökten düşen bir kütle görseler "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Ahmed Hulusi

Eğer semadan düşen bir parça görseler: "Üst üste yığılmış bulutlar" derler.

Ahmet Tekin

Gökten kütleler düşerken görseler: 'Üst üste yığılmış bulutlardır.' derler.

Ahmet Varol

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler: 'Üst üste yığılmış bir buluttur' derler.

Ali Bulaç

Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.

Ali Fikri Yavuz

Eğer gökten bir parça düşerken görseler, birbiri üzerine yığılıb yoğunlaşmış bir bulutdur, derler.

Ali Rıza Safa

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, şöyle derler: "Üst üste yığılmış bulutlar!"

Bayraktar Bayraklı

Gökten düşen bir kütle görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Bekir Sadak

Gokten azap olarak dusen bir parca gorseler: «Bulut kumesidir» derler.

Celal Yıldırım

Gökten bir kütlenin düştüğünü görseler, birbiri üstüne yığılmış bulut kümesidir derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Gökten bir kütlenin düşmekte olduğunu görseler, yine de “Bunlar üst üste yığılmış bulutlar” derler.

Diyanet İşleri

Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Diyanet İşleri (eski)

Gökten azap olarak düşen bir parça görseler: 'Bulut kümesidir' derler.

Diyanet Vakfi

Gökten düşen bir kütle görseler «Üst üste yığılmış bulutlardır» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, «Üst üste yığılmış bulutlardır.» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar gökten bir parçayı düşerken görseler 'Birbiri üstüne yığılmış bir bulut" diyecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onlar Semadan bir kıt'ayı düşerken görseler, teraküm etmiş bir bulut diyecekler

Erhan Aktaş

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, "Üst üste yığılmış bulutlardır." derler!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, " Üst üste yığılmış bulutlardır." derler!

Fizilal-il Kuran

Gökten bir parçanın düştüğünü görsek «Üst üste yığılmış bulutlardır» derler.

Gültekin Onan

Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile: "Üst üste yığılmış bir buluttur." derler.

Hamdi Döndüren

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, “Bunlar, üst üste yığılmış bulut!” derler.

Hasan Basri Çantay

Eğer gökden bir parça düşer görseler "(Bu), derler, birbiri üstüne yığılmış bir bulutdur".

Hasib Asutay

Gökten düşen bir parçayı görseler 'Üst üste yığılmış bulutlardır' derler.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki gökten (üzerlerine azâb olarak) düşen bir parça görseler, (inadlarından:)'(Bu,) üst üste yığılmış bir buluttur!' derler.

İbni Kesir

Gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler: Birbiri üstüne yığılmış buluttur, derler.

Mehmet Okuyan

Gökten düşen bir kütle görseler “(Bunlar) üst üste yığılmış bulutlardır.” derler.

Muhammed Esed

Ama onlar, (hakikati) görmeyi reddedenler, gökyüzünde bir parçanın düşmekte olduğunu görselerdi, (yalnızca) "O, bir bulut yığını(ndan ibaret)tir!" derlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Eğer onlar gökten bir parçanın düştüğünü görselerdi, o bir bulut yığınından ibarettir derlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Eğer gökten bir parçanın düşücü olduğunu görseler, derler ki: «Toplanmış bir bulut.»

Ömer Öngüt

Gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler: "Birbiri üzerine yığılmış buluttur. " derler

Suat Yıldırım

Şayet kendilerinin kötü bir maksatla istedikleri gibi gökten bir parçanın düştüğünü görseler, inatlarından ötürü "Bunlar üst üste yığılmış bulutlardır." derler. Kendilerine ceza olarak gönderildiğini inkâr ederler.

Süleyman Ateş

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler, (yine inatlarından): "Üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

Süleymaniye Vakfı

Gökten bir parçayı (başlarına) düşerken görseler "Bu yoğun bir bulut kütlesi!" derler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gökten bir kütle düştüğünü görseler, "Bulut kümesi" derler!

Şaban Piriş

Eğer, gökten bir parçanın düştüğünü görseler "üst üste yapılmış bir bulut" derler.

Tefhim-ul Kuran

Eğer gökten bir parçanın düşmekte olduğunu görseler bile. «Üst üste katlanıp yığılmış bir buluttur.» derler.

Ümit Şimşek

Onlar gökten bir parçayı düşerken görecek olsalar, 'Bu kümelenmiş buluttur' derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gökten bir parçanın düştüğünü görseler şöyle derler: "Üstüste yığılmış bulutlar!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər onlar göy parçalarının düşdüyünü görsələr: “Bulud topasıdır!”– deyərlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər onlar göyün bir parçasının (başlarına) düşdüyünü görsələr: ″Bulud topasıdır!″ – deyərlər (özlərinə əzab gəldiyinə inanmazlar).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie ein Stück vom Himmel sähen, das zur Strafe über sie niederfiele, würden sie sagen: ʺDas ist eine dicke Wolkenwand.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie ein Stück vom Himmel herabfallen sähen, würden sie sagen: ʺAufgeschichtete Wolken.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sähen sie ein Stück vom Himmel niederfallen, würden sie sagen: ʺ(Das ist nur) ein Haufen Wolken.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie Bruchstücke vom Himmel fallend sehen, sagen sie: ʺDies sind übereinandergeschichtete Wolken.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And if it so happens that they see a mass (sometimes devastating) falling from the sky, they would label it as a cumulus nimbus.

Abdul Haleem

Even if they saw a piece of heaven falling down on them, they would say, ‘Just a heap of clouds,’

Abdullah Yusuf Ali

Were they to see a piece of the sky falling (on them), they would (only) say: "Clouds gathered in heaps!"

Abul A'la Maududi

(So obstinate are they that) even if they were to see some fragments of the sky falling down they would still say: "It is only a mass of cloud."

Aisha Bewley

If they saw a lump of heaven falling down, they would just say, ‘Banked-up clouds!’

Al-Hilali & Khan

And if they were to see a piece of the heaven falling down, they would say: "Clouds gathered in heaps!"

Ali Quli Qarai

Were they to see a fragment falling from the sky, they would say, ‘A cumulous cloud. ’

Amatul Rahman Omar

And (even) if they see a fragment of the sky falling down (in the form of punishment) they would say, `(It is only) piled up clouds (and not a sign of punishment whatsoever).

Arthur John Arberry

Even if they saw lumps falling from heaven, they would say, 'A massed cloud!'

Bijan Moeinian

Even a great miracle such as falling a part of the sky will be justified by them as "a mass of cloud advancing. "

E. Henry Palmer

But if they should see a fragment of the sky falling down, they would say, 'Clouds in masses!'

Edip-Layth

If they see an object falling from the sky, they will say, "Piled clouds!"

George Sale

If they should see a fragment of the heaven falling down upon them, they would say, it is only a thick cloud.

Hamid S. Aziz

And if they should see a portion of the heaven coming down, they would say, "Piled up clouds. "

Mahmoud Ghali

And in case they saw a dark lump falling down from the heaven, they would say, "Accumulated clouds!"

Marmaduke Pickthall

And if they were to see a fragment of the heaven falling, they would say: A heap of clouds.

Mohamed Ahmed - Samira

If they should see a segment falling from the sky, they would say: "It is only a massive cloud. "

Muhammad Asad

AND YET, if they [who refuse to see the truth] were to see part of the sky falling down, they would [only] say, "[It is but] a mass of clouds!"

Mustafa Khattab

If they were to see a ˹deadly˺ piece of the sky fall down ˹upon them˺, still they would say, "˹This is just˺ a pile of clouds."

Progressive Muslims

And if they see a spectacle from the sky, they will Say: "Piled clouds!"

Sahih International

And if they were to see a fragment from the sky falling, they would say, "[It is merely] clouds heaped up. "

Sam Gerrans

And were they to see pieces of the sky falling, they would say: “Clouds heaped up.”)

Shabbir Ahmed

Even if they were to see a fragment from the Height falling, they would say, "A dense cloud!" (Their lack of reasoning makes them oblivious to the Law of Requital (26:187)).

Syed Vickar Ahamed

And if they were to see a piece of the sky falling (on them), they would only say: "Clouds gathered in heaps!"

Taqi Usmani

Even if they see a piece falling down from the sky, they would say, "It is a cumulated cloud."

The Monotheist Group

And if they see a portion from the heaven falling, they will say: "Piled clouds!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et sʹils voient tomber des fragments du ciel, ils disent: ʺCe sont des nuages superposésʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger derewkar bibînin ku ji esmên parçeyek (bi ser wan de) ketiye, dê bibêjin: Ev ewrekî bi ser hev de kombûyî ye (û ew dîsa îman nayînin).

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als zij een stuk uit de hemel zien vallen zeggen zij: ʺEen stapelwolk.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien zij een deel van den hemel op zich zagen nedervallen. Zouden zij zeggen: het is slechts eene dikke wolk.

Hollandaca — Siregar

En als zij een stuk uit de hemel (zouden) zien neerstorten, dan zeggen zij: ʺStapelwolken.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если они [эти многобожники] увидят (огромный) обломок с неба падающий (как наказание на них), (то они все равно не перестанут возводить ложь и) скажут: «(Это лишь) облака нагроможденные (друг на друга)!»

Rusça — Osmanov

А когда они увидят, что рушатся вниз куски неба, то воскликнут: ʺЭто нагромождение облаков!ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH OM de skulle se ett stycke av himlen störta ned, skulle de säga: ʺDet är ingenting annat än moln som tornar upp sig!ʺ