Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
فَاَقْبَلَتِ امْرَاَتُهُ فِي صَرَّةٍ فَصَكَّتْ وَجْهَهَا وَقَالَتْ عَجُوزٌ عَقِيمٌ
fe eḳbeleti mraetuhu fī Sarratin fe Sakket vechehā ve ḳālet ǎcūzun ǎḳīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken karısı, onlara dönmüştü de bir çığlık atıp eliyle yüzüne vurmuştu ve ben kısır bir kocakarıyım demişti.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken karısı, onlara dönmüştü de bir çığlık atıp eliyle yüzüne vurmuştu ve ben kısır bir kocakarıyım demişti.
Adem Uğur
Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: "Ben kısır bir kocakarıyım!" dedi.
Ahmed Hulusi
Bu yüzden (İbrahim'in) karısı çığlık içinde misafirlerin yanına döndü de, (ellerini utanarak) yüzüne kapatıp dedi ki: "(Ben) kısır bir ihtiyar kadınım!"
Ahmet Tekin
Karısı kadınların arasında çığlık atmaya başladı. Elini yüzüne çarparak: 'Ben kısır bir kocakarıyım' dedi.
Ahmet Varol
Bunun üzerine karısı çığlık atarak döndü ve elini yüzüne vurarak: 'Kısır bir yaşlı kadın mı (doğuracak)?' dedi.
Ali Bulaç
Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" dedi.
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine (İbrahîm’in) hanımı bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı: “- Ben, kısır bir koca karıyım! (Nasıl çocuğum olabilir)” dedi.
Ali Rıza Safa
Bu sırada, karısı çığlık atarak geldi ve kendi yüzüne vurarak, şöyle dedi: "Kısır bir yaşlı kadınken!"
Bayraktar Bayraklı
O esnada, hanımı çığlık atarak, yüzüne vurarak geldi ve "Kısır bir kocakarıdan mı?" dedi.
Bekir Sadak
Bunun uzerine karisi hayretle seslenerek geldi, elleriyle yuzunu kapayarak: «Kisir bir kocakari!» dedi.
Celal Yıldırım
Bunun üzerine, İbrahim'in eşi bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak, «kısır yaşlı bir kadın !» dedi..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Karısı heyecanla bağırarak alnına vurdu; “Benim gibi yaşlı ve kısır bir kadın ha!” dedi.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
Bunun üzerine karısı hayretle seslenerek geldi, elleriyle yüzünü kapayarak: 'kısır bir kocakarı!' dedi.
Diyanet Vakfi
Karısı çığlık atarak geldi. Elini yüzüne çarparak: «Ben kısır bir kocakarıyım!» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: «Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl çocuğum olur?» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine karısı bir çığlık içinde döndü, elini yüzüne çarptı ve: "Kısır bir kocakarı (çocuk mu doğurur)? dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine hatunu bir çığlık içinde döndü de elini yüzüne çarptı ve akim bir kocakarı, dedi
Erhan Aktaş
Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunun üzerine hanımı şaşkınlık içinde, yüzüne vurarak yüksek sesle: "Ben kısır, ihtiyar bir kadınım." dedi.
Fizilal-il Kuran
Karısı hayretle çığlık içinde geldi. Yüzünü kapayarak «Ben kısır bir kocakarıyım» dedi.
Gültekin Onan
Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: "Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?" dedi.
Hamdi Döndüren
Karısı (Sare) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak, “Ben, kısır yaşlı bir kadınım, (nasıl çocuğum olur?)” dedi.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine (İbrahimin) zevcesi (Sare) bir feryad içinde yönelib (elini) yüzüne vurdu. "(Ben) doğurmaz bir koca karı (yım)" dedi.
Hasib Asutay
Karısı (Sare) bir çığlık içinde geldi. (Hayretten elini) yüzüne vurarak: '(Ben) kısır bir kocakarı (yım)' dedi.
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine zevcesi (Sâre hayretle) çığlık atarak geldi de elini yüzüne vurdu ve: '(Ben) kısır bir kocakarı(yım; benim nasıl çocuğum olur?)' dedi.
İbni Kesir
Bunun üzerine zevcesi hayretle seslenerek döndü, yüzünü kapayarak: Kısır bir kocakarı, dedi.
Mehmet Okuyan
Hanımı, çığlık atarak (meleklere) yönelmiş ve (elini) yüzüne vurarak “Ben kısır bir kocakarıyım!” demişti.
Muhammed Esed
Bunun üzerine karısı çığlık atarak (misafirlerin) yanına geldi ve (şaşkınlık içinde) yüzüne vurarak feryad etti: "(Benim gibi) kısır bir kocakarıdan mı!"
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine karısı ileri atıldı ve yüzüne vurarak "Kısır bir kocakarıdan ha!" deyip feryadı bastı.
Ömer Nasuhi Bilmen
(28-29) O vakit onlardan kalbinde bir korku gizlendi. Dediler ki: «Korkma!» ve O'nu bir bilgin oğul ile müjdelediler. Bunun üzerine zevcesi bir sayha içinde yüzünü döndü de elini yüzüne çarpıverdi ve dedi ki: «Kısır bir koca kadın!»
Ömer Öngüt
Karısı hayretle seslenerek geldi. Elini yüzüne çarparak: "Ben kısır bir kocakarıyım!" dedi.
Suat Yıldırım
Evin öbür köşesinden bunu duyan eşi, elini yüzüne vurarak: "Vay başıma gelene! Ben kısır bir kocakarı iken mi doğuracağım!" diye çığlık attı.
Süleyman Ateş
Karısı (Sare) çığlık içinde geldi (hayretten elini) yüzüne vurarak: "(Ben) Kısır bir kocakarı(yım, benden nasıl çocuk olur)?" dedi.
Süleymaniye Vakfı
İbrahim'in karısı, çığlık atarak hemen onlara döndü ve ellerini yüzüne vurup şöyle dedi: "Ben kocamış ve kısır bir kadınım ama!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Karısı çığlık atarak döndü ve ellerini yüzüne vurarak: "Kocamış kısır bir kadından mı?" dedi.
Şaban Piriş
Karısı bir çığlık içinde çıka gelip, (elleriyle) yüzüne vurarak: -Ben, kısır bir kocakarıyım, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Böylece karısı çığlıklar kopararak geldi ve yüzüne vurarak: «Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış)?» dedi.
Ümit Şimşek
Hanımı bir çığlıkla döndü, elini yüzüne vurup 'Kısır bir kocakarı mı doğuracak?' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk
Derken, karısı bir çığlık içinde döndü; yüzüne vurarak şöyle dedi: "Ben, doğurma yaşını geçmiş bir kocakarıyım!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Zövcəsi qışqırıb üz-gözünə vura-vura dedi: “Axı mən sonsuz qoca qarıyam!”
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Bunu eşidən) zövcəsi (Sara) çağır-bağır salıb (təəccübündən əlini) üzünə çırparaq dedi: ″Mən qoca, qısır bir qarıyam! (Mənim necə uşağım ola bilər?)″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Da kam seine Frau aufgeregt herbei, schlug sich verwundert das Gesicht und sprach: ʺIch bin alt und unfruchtbar.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Da kam seine Frau in großem Geschrei herbei. Sie schlug sich ins Gesicht und sagte: ʺ(Ich bin doch) eine alte, unfruchtbare Frau!ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Da kam seine Frau in Aufregung heran, und sie schlug ihre Wange und sagte: ʺ(Ich bin doch) eine unfruchtbare alte Frau!ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann kam seine Frau in lautem Überschwang, schlug sich auf ihr Gesicht und sagte: ʺIch bin doch eine unfruchtbare Alte!ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
His wife overheard the statement and, in astonishment and wonder caused by the unexpected, she came up with an outcry. She smote her face and said: "what impossible matter will you guests make easy next?" "An old woman who lived barren all her life!"
Abdul Haleem
His wife then entered with a loud cry, struck her face, and said, ‘A barren old woman?’
Abdullah Yusuf Ali
But his wife came forward (laughing) aloud: she smote her forehead and said: "A barren old woman!"
Abul A'la Maududi
So hearing his wife went forth shouting. She struck her face and exclaimed: "A barren old woman am I."
Aisha Bewley
His wife came up with a shriek and struck her face and said, ‘What, and me a barren old woman!’
Al-Hilali & Khan
Then his wife came forward with a loud voice: she smote her face, and said: "A barren old woman!"[1]
Ali Quli Qarai
Then his wife came forward crying [with joy]. She beat her face, and said, ‘A barren old woman!’
Amatul Rahman Omar
Then his wife came to him extremely embarrassed. She smote her forehead and said, `(I am but) an old woman then barren, how (can I ever be able to give birth to a child?)
Arthur John Arberry
Then came forward his wife, clamouring, and she smote her face, and said, 'An old woman, barren!'
Bijan Moeinian
His wife, overhearing them, came out (struck her forehead) saying: "From an old and barren woman like me?"
E. Henry Palmer
And his wife approached with a noise, and smote her face, and said, 'An old woman, barren!'
Edip-Layth
His wife then approached in amazement. She slapped upon her face, and said, "I am a sterile old woman!"
George Sale
And his wife drew near with exclamation, and she smote her face, and said, I am an old woman, and barren.
Hamid S. Aziz
Then his wife came up in great grief, and she struck her face and said, "An old barren woman!"
Mahmoud Ghali
So came forward his wife, clamoring; (literally: with a clamor) then she beat her face, and said, "An old sterile woman!"
Marmaduke Pickthall
Then his wife came forward, making moan, and smote her face, and cried: A barren old woman!
Mohamed Ahmed - Samira
His wife came out lamenting, striking her forehead, and said: "I, am old and barren woman?"
Muhammad Asad
Thereupon his wife approached [the guests] with a loud cry, and struck her face [in astonishment] and exclaimed: "A barren old woman [like me]!"
Mustafa Khattab
Then his wife came forward with a cry, clasping her forehead ˹in astonishment˺, exclaiming, "˹A baby from˺ a barren, old woman!"
Progressive Muslims
His wife then approached in amazement. She slapped upon her face, and said: "I am a sterile old woman!"
Sahih International
And his wife approached with a cry [of alarm] and struck her face and said, "[I am] a barren old woman!"
Sam Gerrans
And his wife came forward, crying out, and struck her face, and said: “A barren old woman!”
Shabbir Ahmed
Then his wife came forward with a loud cry and struck her face in astonishment and said, "An old barren woman!"
Syed Vickar Ahamed
Then his wife came forward (laughing) aloud: She touched her face (in wonder) and said: "A barren old woman!"
Taqi Usmani
So his wife came forward with a clamor, and slapped her own face and said, "(How can I have a child when I am) a barren old woman?"
The Monotheist Group
His wife then approached in amazement. She slapped upon her face, and said: "A barren old woman!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors sa femme sʹavança en criant, se frappa le visage et dit: ʺUne vieille femme stérile...ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Kebaniya Îbrahîm berê xwe da wan, vêca bi qîrîn li rûyê xwe da û bi heyret got: (Ez) pîrejinek im ku zarok ji min re çênabin!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Toen kwam zijn vrouw er schreeuwend aan. Zij sloeg zich in het gezicht en zei: ʺEen onvruchtbare oude vrouw!ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zijne vrouw kwam nader; zij gaf een gil, sloeg zich in het aangezicht, en zeide ik ben een oude vrouw en onvruchtbaar!
Hollandaca — Siregar
Zijn vrouw kwam schreeuwend naar voren, en zij sloeg zich in haar gezicht, en zei: ʺIk ben een oude, onvruchtbare vrouw!ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (услышав эту весть) подошла жена его (по имени Сара) (к ангелам) с криком, ударяя (себя) по лицу (от удивления) и говоря: «(Как я могу родить, когда я уже) старуха бесплодная!»
Rusça — Osmanov
Тут приблизилась его жена, она вопила и била себя по лицу, восклицая: ʺЯ - бесплодная старая женщина!ʺ
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Då närmade sig hans hustru och slog sig för pannan med ett jämmerrop och utbrast: ʺEn gammal orkeslös och ofruktsam kvinna (som jag)!ʺ