Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

يَاأَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اجْتَنِبُوا كَثِيرًا مِنَ الظَّنِّ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَأْكُلَ لَحْمَ اَخِيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللّٰهَ اِنَّ اللّٰهَ تَوَّابٌ رَحِيمٌ

yā eyyuhā (e)lleƶīne āmenū ctenibū keṧīran mine Z-Zenni inne beǎ'De Z-Zenni iṧmun ve lā tecessesū ve lā yeğteb beǎ'Dukum beǎ'Dan e yuHibbu eHadukum en ye'kule leHme eḣīhi meyten fe kerihtumūhu ve tteḳū (a)llahe inne (a)llahe tevvābun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَاأَيُّهَاyā eyyuhāEY/HEY/AH SİZ!
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan(lar)
4اجْتَنِبُواctenibūج ن بYan taraf, uzak durmak, kenara çekilmek, kaçınmak, sakınmak, yanında olmak, beraber olmak, yabancı olmak, cünüp olmak, uzaklaştırmaksakının
5كَثِيرًاkeṧīranك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.çok
6مِنَmine-dan
7الظَّنِّZ-Zenniظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zan-
8اِنَّinnezira
9بَعْضَbeǎ'Deب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbir kısmı
10الظَّنِّZ-Zenniظ ن نDüşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla 'anna veya 'an ile kullanılır, bu da emin olmak anlamına gelir.zannın
11اِثْمٌiṧmunا ث مSuç/günah işlemek veya yalan söylemek. İsm - günah, suç, suçluluk, kötülük, yalan, iyi davranışları engelleyen her şey, zararlı, kişiyi cezaya müstahak kılan her şey, zihni kötü bir şey olarak rahatsız eden her şey, yasadışı. Asam - kötülüğün cezası, karşılık. Asim - kötülük yapan, günah işleyen. Asim - kötü kişi. Te'sim - suç isnadıgünahtır
12وَلَاve lāve
13تَجَسَّسُواtecessesūج س سBir şeyi test etmek, yargılamak veya incelemek, bir şeyi gözetlemek veya araştırmak veya bir yargıya varmak için incelemek, bir şey hakkında soruşturmak veya gözetlemek.merak etmeyin
14وَلَاve lāve
15يَغْتَبْyeğtebغ ي بuzak/ulaşılamaz/gizli/saklı, algıların veya zihinsel algının kapsamı dışında veya ötesinde, görünmez, karalama, gizli gerçek, kayıp olan kişiarkasından çekiştirmesin
16بَعْضُكُمْbeǎ'Dukumب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbiriniz
17بَعْضًاbeǎ'Danب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazdiğerinizi
18اَيُحِبُّe yuHibbuح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.sever mi?
19اَحَدُكُمْeHadukumا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.biriniz
20اَنْen
21يَأْكُلَye'kuleا ك لyiyecekleri çiğnedikten sonra yutma, geçim kaynağı, yiyip bitirme/tüketme, besleme/tedarik etme, yemek/kemirmek, yenecek şeyler, yiyecekleryemeği
22لَحْمَleHmeل ح مEt/et yedirmek, deri/post/kumaşetini
23اَخِيهِeḣīhiا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşinin
24مَيْتًاmeytenم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölmüş
25فَكَرِهْتُمُوهُfe kerihtumūhuك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmakişte bundan iğrendiniz
26وَاتَّقُواve tteḳūو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişio halde korkun
27اللّٰهَ(a)llaheAllah'tan
28اِنَّinneşüphesiz
29اللّٰهَ(a)llaheAllah
30تَوَّابٌtevvābunت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.tevbeyi çok kabul edendir
31رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok esirgeyendir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey inananlar, sakının fazla şüphe etmekten, şüphe yok ki bâzı zan ve şüpheler suçtur ve ayıplarınızı, gizli işleri arayıp gözetmeyin ve bir kısmınız, bir kısmınızın gıyâbında kötülüğünü de söylemesin; biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Tiksindiniz, değil mi? Ve çekinin Allah'tan, şüphe yok ki Allah, tövbeleri kabûl eder, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey inananlar, sakının fazla şüphe etmekten, şüphe yok ki bâzı zan ve şüpheler suçtur ve ayıplarınızı, gizli işleri arayıp gözetmeyin ve bir kısmınız, bir kısmınızın gıyâbında kötülüğünü de söylemesin; biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Tiksindiniz, değil mi? Ve çekinin Allahʼtan, şüphe yok ki Allah, tövbeleri kabûl eder, rahîmdir.

Adem Uğur

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.

Ahmed Hulusi

Ey iman edenler! Zannın çoğundan (doğruluğundan emin olmadığınız konuda fikir yürütmekten) kaçının! Muhakkak ki bazı zanlar suçtur (şirk veya şirke yola açar)! Tecessüs etmeyin (merakla başkalarının özel yaşantısını araştırmayın)! Kiminiz de kiminizin gıybetini yapmasın! Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz! Allah'tan korunun! Muhakkak ki Allah Tevvab'dır, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Ey iman nimetine kavuşanlar, zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı, yersiz zanna dayalı yapılan davranışlar, bilerek günah işlemek sayılır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Herhangi biriniz, diğerini arkasından çekiştirmesin, hoşa gitmeyecek bir şeyle gereksiz yere anmasın. Sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan iğrenirsiniz. Allah’a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. Allah insanları tevbeye, itaate sevkeder, tevbeleri kabul eder, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının. Şüphesiz bazı zanlar günahtır. (Birbirinizin) gizlilikleri(ni) araştırmayın. Bazılarınız bazılarınızı arkadan çekiştirmesin. Biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan tiksindiniz. Allah'tan sakının. Allah tevbeleri çok kabul eden, çok merhamet edendir.

Ali Bulaç

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin.) Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Ali Fikri Yavuz

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. (Müslümanların ayıb ve kusurlarını) araştırmayın; bir kısmınız bir kısmınızı (arkasında hoşlanmıyacağı sözle) çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz (değil mi)? O halde (gıybet etmekte) Allah’dan korkun. Muhakkak ki Allah Tevvâb’dır = tevbeleri kabul edendir, Rahîm’dir= çok merhametlidir.

Ali Rıza Safa

Ey inanca çağırılanlar! Sanıdan çok sakının. Aslında, sanının birazı bile suçtur. Ayrıca, bir bölümünüz, diğerlerinizin gizli yönlerini araştırmasın ve arkasından çekiştirmesin. Ölmüş kardeşinin etini hiçbiriniz yemek ister mi? İşte, bundan iğrendiniz. Allah'a yönelik sorumluluk bilinci taşıyın. Kuşkusuz, Allah, Pişmanlıkları Kabul Edendir; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Ey iman edenler! Zandan çok sakınınız. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin ayıplarını araştırmayınız. Birbirinizin arkasından gıybet etmeyiniz. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bakın, bundan tiksindiniz. Allah'a saygı duyunuz. Şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir; merhamet sahibidir.

Bekir Sadak

Ey inananlar! Zannin cogundan sakinin, zira zannin bir kismi gunahtir. Birbirinizin sucunu arastirmayin; kimse kimseyi cekistirmesin; hangi biriniz olu kardesinin etini yemekten hoslanir? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakinin, suphesiz Allah tevbeleri daima kabul edendir, aciyandir.

Celal Yıldırım

Ey imân edenler! Zann'ın çoğundan kaçının. Şüphesiz ki, zann'ın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Birbirinizi gıyabında çekiştirmeyin. Sizden biriniz, ölen kardeşinin etini yemek ister mi ? Ondan tiksinirsiniz. Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah, tevbeleri çokça kabul edendir. Çok merhametlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Tabii ki bundan tiksinirsiniz! Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul etmektedir, rahmeti sonsuzdur.

Diyanet İşleri

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurlarını ve mahremiyetlerini araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Herhangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allah'a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah tövbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Diyanet İşleri (eski)

Ey inananlar! Zannın çoğundan sakının, zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin suçunu araştırmayın; kimse kimseyi çekiştirmesin; hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Ondan tiksinirsiniz; Allah'tan sakının, şüphesiz Allah tevbeleri daima kabul edendir, acıyandır.

Diyanet Vakfi

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey iman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin, çünkü zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin! Sizden biriniz kardeşinin ölü halindeki etini yemek ister mi hiç? Demek tiksindiniz! O halde Allah'tan korkun, çünkü Allah, tevbeyi çok kabul edendir. Çok bağışlayıcıdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o bütün iyman edenler! Zannın bir çoğundan çekinin çünkü zannın ba'zısı vebaldir, tecessüs de etmeyin, ba'zınız ba'zınızı gıybet de etmesin, hiç arzu eder mi ki biriniz kardeşinin ölü halinde etini yesin? Demek tiksindiniz! O halde Allaha korunun, çünkü Allah tevvabdır, rahimdir

Erhan Aktaş

Ey İman Edenler! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a için takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tevbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey inananlar! Zannın birçoğundan sakının. Kuşkusuz bazı zanlar günahtır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Bir kısmınız, bir kısmınızın gıybetini yapmasın. Hiç sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Elbette ondan tiksinirsiniz. Öyleyse Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Tövbeleri Kabul Eden'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Ey inananlar! Zandan çok sakının. Zira zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerinizi araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

Gültekin Onan

Ey inananlar, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın (arkasından çekiştirmesin). Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan tiksindiniz. Tanrı'dan korkup sakının. Şüphesiz Tanrı tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Hamdi Döndüren

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan tiksindiniz! Öyleyse Allah’tan korkun. Kuşkusuz Allah tevbeyi çok kabul eden, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Ey iman edenler, zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü ba'zı zan (vardır ki) günahdır. Birbirinizin kusurunu araşdırmayın. Kiminiz de kiminizi arkasından çekişdirmesin. Sizden her hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekden hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! Allahdan korkun. Çünkü Allah tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyicidir.

Hasib Asutay

Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günâhtır. (7) Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir. (7. Günah olan bu zan, iyi adama karşı beslenen kötü zandır.)

Hayrat Neşriyat

Ey îmân edenler! Zannın çoğundan sakının! Şübhesiz ki zannın bazısı günahtır;(birbirinizin kusûrunu inceden inceye) araştırmayın; bazınız, bazınızı gıybet etmesin! Sizden bir kimse, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz! O hâlde Allah’dan sakının! Şübhe yok ki Allah, Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Ey iman edenler; zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü bazı zan günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın, kiminiz kiminizi arkasından çekiştirmesin. Hangi biriniz ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanır? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, şüphesiz ki Allah; Tevvab'dır, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

Ey iman edenler! Zandan çok kaçının! Şüphesiz ki zannın bir kısmı günahtır. (Birbirinizin) kusurunu araştırmayın! Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin! Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bundan tiksindiniz (değil mi?). Allah’a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Siz ey imana ermiş olanlar! (Birbiriniz hakkında) yersiz zanda bulunmaktan kaçının; çünkü (bu şekildeki) zannın bir kısmı (da) günahtır; birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın ve arkanızdan birbirinizi çekiştirmeye kalkışmayın. Aranızdan, hiç ölmüş kardeşinin etini yemek isteyen kimse çıkar mı? Hayır, siz ondan iğrenirsiniz. Ve Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, rahmet kaynağıdır.

Mustafa İslamoğlu

Siz ey iman edenler! (Birbiriniz hakkında kötü) zandan şiddetle kaçının! Unutmayın ki zannın bir kısmı ağır bir vebaldir! Birbirinizin gizli saklısını da asla araştırmayın ve birbirinizin gıybetini etmeyin! İçinizde ölü kardeşinin etini yemekten hoşlanan biri var mı? Bakın, tiksindiniz işte! Sözün özü: Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincine varın! Kuşkusuz Allah tevbeleri kabul eden sınırsız bir rahmet kaynağıdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ey imân edenler! Çokça zannetmekten kaçınınız. Şüphe yok ki, zannın bâzısı günahtır ve araştırmakta bulunmayınız ve bazınız bazınızı gıybet etmeyiniz. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? (Bilakis) Onu kerih görmüş olursunuz. Artık Allah'tan korkunuz, şüphe yok ki, Allah Teâlâ tevbeleri kabul edicidir, çok esirgeyicidir.

Ömer Öngüt

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Zira bazı zan vardır ki günahtır. Birbirinizin kusurlarını, gizli şeylerini araştırmayın. Kiminiz de kiminizin arkasından çekiştirip gıybetini etmesin. Sizden herhangi biriniz, ölü kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mı? Tiksindiniz değil mi? O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz ki Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edicidir.

Suat Yıldırım

Ey iman edenler! Zandan çok sakının. Çünkü zanların bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli hallerini araştırmayın. Kiminiz kiminizi gıybet etmesin. Hiç sizden biriniz ölmüş kardeşinin cesedini dişlemekten hoşlanır mı? İşte bundan hemen tiksindiniz! Öyleyse Allah’ın azabından korkun da bu çirkin işten kendinizi koruyun. Allah tevvabdır, rahîmdir (tövbeleri kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur).

Süleyman Ateş

Ey inananlar, zandan çok sakının. Zira zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin gizli şeylerini araştırmayın; biriniz diğerinizi arkasından çekiştirmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemeği sever mi? İşte bundan iğrendiniz. O halde Allah'tan korkun, şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul eden, çok esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Ey inanıp güvenenler, zannın birçoğundan kaçının; çünkü bazı zanlar günahtır. Kimsenin gizli hallerini araştırmayın. Biriniz diğerinizin gıybetini yapmasın. Sizden biri, ölü kardeşinin etini yemek ister mi? Tabii bundan tiksindiniz. Allah'a karşı yanlış yapmaktan sakının. Şüphesiz Allah tövbeleri /dönüşleri kabul eder, ikramı boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ey inanıp güvenenler! Varsayımların (zanların) çoğundan kaçının. Bazı varsayımlar kişiyi doğrulardan uzaklaştırır. Kimsede kusur aramayın; birbirinizi arkadan çekiştirmeyin. Hanginiz ölü kardeşinizin etini yemek ister ki! Bundan tiksinirsiniz. Allah'tan çekinin; Allah dönüşleri (tevbeleri) kabul eder, ikramı boldur.

Şaban Piriş

-Ey iman edenler! Aşırı şüpheden kaçının, çünkü bir kısım şüphe günahtır. Birbirinizin gizlisini araştırmayın. Birbirinizi çekiştirmeyin. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bundan tiksindiniz değil mi? Allah'tan korkun, kuşkusuz Allah, tevbeleri kabul eden ve merhamet edendir.

Tefhim-ul Kuran

Ey iman edenler, zandan çok kaçının; çünkü zannın bir kısmı günahtır. Tecessüs etmeyin (birbirinizin gizli yönlerini araştırmayın). Kiminiz de kiminizin gıybetini yapıp arkasından çekiştirmesin. Sizden biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte, bundan iğrenip tiksindiniz. Allah'tan korkup sakının. Hiç şüphesiz Allah, tevbeleri kabul edendir, çok esirgeyendir.

Ümit Şimşek

Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Sizden biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. Allah'tan korkun. Muhakkak ki Allah tevbeleri kabul edici ve merhamet edicidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah'tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ey iman gətirənlər! Çox zənnə-gümana qapılmaqdan çəkinin. Şübhəsiz ki, zənnin bəʼzisi (heç bir əsası olmayan zənn) günahdır. (Bir-birinizin eyibini, sirrini) arayıb axtarmayın, bir-birinizin qeybətini qırmayın! Sizdən biriniz ölmüş qardaşının ətini yeməyə razı olarmı?! Bu sizdə ikrah hissi oyadar (qeybət də belədir). Allahdan qorxun. Həqiqətən, Allah tövbələri qəbul edəndir, rəhmlidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

O ihr Gläubigen! Meidet viele Mutmaßungen, denn einige darunter sind sündhaft! Bespitzelt keinen, verleumdet einander nicht mit Nachreden! Möchte etwa jemand vom Fleisch seines toten Bruders essen? Wie ihr das verabscheut, verabscheut auch die Nachrede! Fürchtet Gott! Gott ist voller Barmherzigkeit und nimmt die Reue an.

Almanca — Der Edle Quran

O die ihr glaubt, meidet viel von den Mutmaßungen; gewiß, manche Mutmaßung ist Sünde. Und sucht nicht (andere) auszukundschaften und führt nicht üble Nachrede übereinander. Möchte denn einer von euch gern das Fleisch seines Bruders, wenn er tot sei, essen? Es wäre euch doch zuwider. Fürchtet Allah. Gewiß, Allah ist Reue-Annehmend und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

O ihr, die ihr glaubt! Vermeidet häufigen Argwohn; denn mancher Argwohn ist Sünde. Und spioniert nicht und führt keine üble Nachrede übereinander. Würde wohl einer von euch gerne das Fleisch seines toten Bruders essen? Sicher würdet ihr es verabscheuen. So fürchtet Allah. Wahrlich, Allah ist Gnädig, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Ihr, die den Iman verinnerlicht habt! Meidet das Meiste vom Spekulieren! Gewiß, manches Spekulieren ist eine Verfehlung. Und spioniert nicht, und die einen von euch sollen keine Ghibah gegen die anderen begehen! Mag der eine von euch etwa vom Fleisch seines toten Bruders speisen? So habt ihr es verabscheut. Und handelt Taqwa gemäß ALLAH gegenüber! Gewiß, ALLAH ist reue-annehmend, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

O you who believe with hearts reflecting the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety. Avoid suspicion in many instances and the conjecture of the existence of something evil or wrong without proof; suspicion in some instances is indeed a sin. Nor play the spy upon each other or peer inquisitively and impertinently into the nature of other peoples' actions, nor traduce or slander one another by speaking evil or falsehood or speaking maliciously behind his or her back. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother! Indeed you would shrink from it with horror. Therefore, keep Allah in mind and entertain the profound reverence dutiful to Him, Allah is indeed Tawabun (Relenting) and Rahimun (Merciful). Allah indicates to people that He weighs them not by their parentage, lineage, descent or rank in life, but by the image their hearts reflect.

Abdul Haleem

Believers, avoid making too many assumptions- some assumptions are sinful- and do not spy on one another or speak ill of people behind their backs: would any of you like to eat the flesh of your dead brother? No, you would hate it. So be mindful of God: God is ever relenting, most merciful.

Abdullah Yusuf Ali

O ye who believe! Avoid suspicion as much (as possible): for suspicion in some cases is a sin: And spy not on each other behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, ye would abhor it... But fear Allah: For Allah is Oft-Returning, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

Believers, avoid being excessively suspicious, for some suspicion is a sin. Do not spy, nor backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? You would surely detest it. Have fear of Allah. Surely Allah is much prone to accept repentance, is Most Compassionate.

Aisha Bewley

You who have iman! avoid most suspicion. Indeed some suspicion is a crime. And do not spy and do not backbite one another. Would any of you like to eat his brother’s dead flesh? No, you would hate it. And have taqwa of Allah. Allah is Ever-Returning, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

O you who believe! Avoid much suspicion; indeed some suspicions are sins. And spy not, neither backbite one another. Would one of you like to eat the flesh of his dead brother? You would hate it (so hate backbiting)[1]. And fear Allâh. Verily, Allâh is the One Who forgives and accepts repentance, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

O you who have faith! Avoid much suspicion. Indeed some suspicions are sins. And do not spy on or backbite one another. Will any of you love to eat the flesh of his dead brother? You would hate it. And be wary of Allah; indeed Allah is all-clement, all-merciful.

Amatul Rahman Omar

O you who believe! eschew much suspicion, for suspicion in some cases is a sin. And do not spy into the secrets of one another, nor backbite one another, would anyone of you like to eat the flesh of his dead brother? Why, you would loath it. Take Allâh as (your) shield. Surely, Allâh is Oft-Returning (with compassion and is) Ever Merciful.

Arthur John Arberry

O believers, eschew much suspicion; some suspicion is a sin. And do not spy, neither backbite one another; would any of you like to eat the flesh of his brother dead? You would abominate it. And fear you God; assuredly God turns, and He is All-compassionate.

Bijan Moeinian

It is forbidden for the believers to have an extremely suspicious mind. Some kind of suspicions are indeed sins. Do not spy on each other [peeping into the neighbor’s house, opening one’s private letters, listening to the private conversations, etc.] and do not backbite one another [this is as detestable as eating your dead brother’s flesh]; is there any among you who would like to eat the flesh of his dead brother? Indeed none. Be mindful of God as He accepts the repentance; He is the Most Merciful.

E. Henry Palmer

O ye who believe! carefully avoid suspicion; verily, some suspicion is a sin. And do not play the spy, nor backbite each other; would one of you like to eat his dead brother's flesh?- why! ye would abhor it! then fear God; verily, God is relentant, compassionate.

Edip-Layth

O you who acknowledge, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. Do not spy on one another, nor shall you gossip one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Compassionate.

George Sale

O true believers, carefully avoid entertaining a suspicion of another: For some suspicions are a crime. Inquire not too curiously into other mens failings: Neither let the one of you speak ill of another in his abscence. Would any of you desire to eat the flesh of his dead brother? Surely ye would abhor it. And fear God: For God is easy to be reconciled, and merciful.

Hamid S. Aziz

O you who believe! Avoid most of suspicion, for surely suspicion in some cases is a sin, and do not spy nor let some of you backbite others. Does one of you like to eat the flesh of his dead brother? But you abhor it; and be careful of (your duty to) Allah, surely Allah is Oft relenting, Merciful.

Mahmoud Ghali

O you who have believed, avoid much surmise; surely some surmise is a vice. And do not spy on each other, (Literally: some of you on some others) nor backbite one another; would any of you love to eat the flesh of his brother dead? So you would hate it! And be pious to Allah; surely Allah is Superbly Relenting, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

O ye who believe! Shun much suspicion; for lo! some suspicion is a crime. And spy not, neither backbite one another. Would one of you love to eat the flesh of his dead brother? Ye abhor that (so abhor the other)! And keep your duty (to Allah). Lo! Allah is Relenting, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

O you who believe, avoid most suspicions: Some suspicions are indeed sins. So do not pry into others' secrets and do not backbite. Would any of you like to eat a dead brother's flesh? You would surely be revolted by it Then fear God. He is certainly forgiving and kind.

Muhammad Asad

O you who have attained to faith! Avoid most guesswork [about one another] for, behold, some of [such] guesswork is [in itself] a sin; and do not spy upon one another, and neither allow your­selves to speak ill of one another behind your backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would loathe it! And be conscious of God. Verily, God is an accep­tor of repentance, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

O  believers! Avoid many suspicions, ˹for˺ indeed, some suspicions are sinful. And do not spy, nor backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of their dead brother? You would despise that![1] And fear Allah. Surely Allah is ˹the˺ Accepter of Repentance, Most Merciful.

Progressive Muslims

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite one another. Would one of you enjoy eating the flesh of his dead brother You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

Sahih International

O you who have believed, avoid much [negative] assumption. Indeed, some assumption is sin. And do not spy or backbite each other. Would one of you like to eat the flesh of his brother when dead? You would detest it. And fear Allah ; indeed, Allah is Accepting of repentance and Merciful.

Sam Gerrans

O you who heed warning: avoid much assumption; some assumption is sin. And spy not; neither backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? You would detest it. And be in prudent fear of God; God is accepting of repentance and merciful.

Shabbir Ahmed

O You who have chosen to be graced with belief! Avoid much suspicion and guesswork. For, behold, some of such suspicion and guesswork deplete your communal energy. And spy not upon one another, nor shall you backbite one another. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? Nay, you would detest it! Be mindful of Allah. Verily, Allah is Relenting, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

O you who believe! Avoid much suspicion (as much as possible): Indeed some (types of) suspicion are sins: And do not spy on each other, do not speak ill of each other, behind their backs. Would any of you like to eat the flesh of his dead brother? No! You would hate it... But fear Allah: Verily, Allah is One Who accepts repentance (Tawwab), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

O you who believe, abstain from many of the suspicions. Some suspicions are sins. And do not be curious (to find out faults of others), and do not backbite one another. Does one of you like that he eats the flesh of his dead brother? You would abhor it. And fear Allah. Surely Allah is Most-Relenting, Very-Merciful.

The Monotheist Group

O you who believe, you shall avoid much suspicion, for some suspicion is sinful. And do not spy on one another, nor shall you backbite. Would any of you enjoy eating the flesh of his dead brother? You certainly would hate this. You shall observe God. God is Redeemer, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

O vous qui avez cru! Evitez de trop conjecturer (sur autrui) car une partie des conjectures est péché. Et nʹespionnez pas; et ne médisez pas les uns des autres. Lʹun de vous aimerait-il manger la chair de son frère mort? (Non!) vous en aurez horreur. Et craignez Allah. Car Allah est Grand Accueillant au repentir, Très Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gelî yên bawerî anîne! Xwe ji gelekê gumanê biparêzin. Bi rastî qismek ji gumanê heye ku guneh e. Li eybên hev negerin, seba hev mekin (hin ji we li pişt hinan neaxivin). Erê ma bi yekî ji we xweş tê ku yek goştê birayê xwe yê mirî bixwe? Vêca ev li xweşa we naçe. Xwe ji (heramên) Xwedê biparêzin. Bêguman Xweda tobewergir e, dilovîn e.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie die geloven! Vermijdt vele vermoedens -- sommige vermoedens zijn zonde -- en spioneert niet en roddelt niet over elkaar. Zou een van jullie graag het vlees van zijn dode broeder eten? Dat zouden jullie toch verafschuwen. En vreest God; God is een genadegever en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

O jullie die geloven, vermijdt veel van de kwade vermoedens. Voorwaar, een deel van de kwade vermoedens zijn zonden. En bespioneert elkaar niet en spreekt geen kwaad over elkaar in elkaars afwezigheid. Zou iemand van jullie het vlees van zijn dode broeder willen eten? Jullie zouden het zeker haten. En vreest Allah. Voorwaar, Allah is Berouwaanvaardend, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

О вы, которые уверовали! Сторонитесь многих (плохих) домыслов [подозрений] (о верующих)! Поистине, некоторые домыслы (а именно плохие мысли о хороших верующих) – грех; и не следите друг за другом [не ищите в других недостатков], и пусть одни из вас не сплетничают о других [пусть не говорят о верующем то неприятное, которое он скрывает, будь то его вера, мирские дела, он сам, его семья или его имущество]. Разве понравится кому-либо из вас есть мясо своего брата, когда он умер? Вы же почувствовали отвращение от этого (поэтому не делайте этого). И остерегайтесь (наказания) Аллаха [прекратите сплетничать], – ведь Аллах (для тех, кто совершает покаяние) – принимающий покаяние, милосердный!

Rusça — Osmanov

О вы, которые уверовали! Избегайте частых подозрений, ибо некоторые подозрения грешны. Не подглядывайте и не злословьте [за спиной] друг друга. Разве захочет кто-либо из вас злословить о своем покойном брате? Отвратительно вам это! Так бойтесь Аллаха, ведь Аллах - прощающий, милосердный.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Troende! Undvik i möjligaste mån att göra lösa antaganden (och förmoda det ena och det andra om varandra); det kan ligga synd i sådana antaganden. Och spionera inte på varandra och tala inte illa om andra bakom deras rygg. (Eller) skulle någon av er vilja äta sin döde broders kött? Nej, den (tanken) skulle ni finna vämjelig! Och frukta Gud! I Sin barmhärtighet går Gud den ångerfulle till mötes!