İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
طَاعَةٌ وَقَوْلٌ مَعْرُوفٌ فَاِذَا عَزَمَ الْاَمْرُ۠ فَلَوْ صَدَقُوا اللّٰهَ لَكَانَ خَيْرًا لَهُمْ
Tāǎtun ve ḳavlun meǎ'rūfun fe iƶā ǎzeme l-emru fe lev Sadeḳū (a)llahe le kāne ḣayran lehum
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
İtâat etmek ve güzel söz söylemek gerekti, derken işe iyice sarılınca da Allah'ın gerçek söylediğini kabûl etselerdi görürlerdi ki bu, kendilerine daha da hayırlı olmaktadır.
Abdulkadir Gölpınarlı
İtâat etmek ve güzel söz söylemek gerekti, derken işe iyice sarılınca da Allahʼın gerçek söylediğini kabûl etselerdi görürlerdi ki bu, kendilerine daha da hayırlı olmaktadır.
Adem Uğur
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ahmed Hulusi
(Bu konuda onlara düşen) itaat ve yerinde bir söz! Hüküm kesinleştiğinde, Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ahmet Tekin
Allah’ın ve Rasulünün emirlerine, devletin kararlarına itaat etmeleri, imanlarının gereği meşrûiyyet sınırları içinde söz söylemeleri icap eder. Plan kesin karara bağlandığı zaman, Allah’ın, emrine, hükmüne, icraatına sadâkat gösterselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ahmet Varol
İtaat ve güzel sözdü. İş kesinlik kazanınca Allah'a karşı doğruluk (sadakat) gösterselerdi muhakkak kendileri için daha hayırlı olurdu.
Ali Bulaç
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Ali Fikri Yavuz
Fakat bir itaat ve güzel bir söz, onlar için hayırlıdır. Sonra (cihadın farziyetine dair) emir kesinleşince, Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette haklarında daha hayırlı olurdu.
Ali Rıza Safa
"Boyun eğmek ve güzel bir söz!" Fakat iş kesinleştiğinde, Allah'a bağlılık gösterselerdi, onlar için kesinlikle daha iyi olurdu.
Bayraktar Bayraklı
Onların görevi, itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Savaşa karar verildiğinde, Allah'a verdikleri sözde dursalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Bekir Sadak
(20-21) Inananlar: «Keske bir sure indirilse de cihada ciksak» derlerdi. Fakat kesin anlamli bir sure inip, orada savas zikredilince, kalblerinde hastalik olanlarin, olum korkusuyla bayilmis kimselerin bakislari gibi, sana baktiklarini gordun. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olani soylemek yarasirdi. is ciddilesince Allah'a verdikleri anda dogruluk gosterselerdi, onlarin iyiligine olurdu.
Celal Yıldırım
(Onlara gereken,) itaat ve güzel bir sözdür. İş, ciddileşip kesinlik kazanınca, Allah'a sadakatlerini gösterselerdi, elbette kendileri için çok hayırlı olurdu.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Güzel olan itaattir, dinen ve örfen makbul sözdür. Durum (savaş emri) kesinlik kazanınca Allah’a karşı sadâkat gösterselerdi onlar için hayırlı olacaktı.
Diyanet İşleri
İtaat ve güzel bir söz onlar için daha hayırlıdır. İş ciddileşince Allah'a verdikleri söze bağlı kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Diyanet İşleri (eski)
(20-21) İnananlar: 'Keşke bir süre indirilse de cihada çıksak' derlerdi. Fakat hükmü açık bir süre inip, orada savaş zikredilince, kalblerinde hastalık olanların, ölüm korkusuyla bayılmış kimselerin bakışları gibi, sana baktıklarını gördün. Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddileşince Allah'a verdikleri yeminde doğruluk gösterselerdi, onların iyiliğine olurdu.
Diyanet Vakfi
(Onların vazifesi) itaat ve güzel sözdür. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onların vazifesi itaat ve güzel söz söylemekti. Sonra iş kesinleşince Allah'ın emrine sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Fakat bir itaat ve güzel bir söz(dü yapmaları gereken); sonra emir kesinleşince Allah'a karşı dürüstlük etselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Fakat bir taat ve bir güzel söz, sonra emir kat'ıyyet kesbedince Allaha sadakat etselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu
Erhan Aktaş
İtaat etmek ve ma'ruf söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
İtaat etmek ve maruf söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
İtaat etmek ve maruf söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için daha hayırlı olurdu.
Fizilal-il Kuran
İtaat etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Gültekin Onan
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat buyruk kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet Tanrı'ya sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Hamdi Döndüren
(Onlara düşen), itaat ve güzel söz söylemektir. İş kesinleştiği zaman, Allah’a verdikleri söze bağlı kalsalardı, bu elbette kendileri için daha hayırlı olurdu!
Hasan Basri Çantay
(Onların vazifesi) taatdı, güzel söz söylemek (tatlı dil kullanmak) dı. Bunun için onlar, iş ciddileşince, derhal Allaha (verdikleri sözde) sadakat gösterselerdi kendileri için elbet hayırlı olurdu.
Hasib Asutay
(Onlara düşen) itaat ve güzel sözdür. İş ciddileşince Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Hayrat Neşriyat
(Onlara düşen,) itâat etmek ve (böyle zamanlarda teslîmiyetini gösteren) güzel (söz)söylemektir. Öyle ki iş ciddîleştiği zaman, artık Allah’a sâdık kalsalardı, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
İbni Kesir
İtaat ve güzel söz. Bunun için iş ciddileşince derhal Allah'a sadakat gösterselerdi; elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Mehmet Okuyan
(Onların görevi) itaat ve güzel söz(dür). İş ciddiye bindiği zaman Allah’a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için hayırlı olurdu.
Muhammed Esed
(Allah'ın çağrısına) uymak ve (O'nun) rızasını kazanabilecek bir söz (söylemek)tir. Konu (O'nun indirdiği vahiy tarafından) çözümlendiği için Allah'a karşı sadık olmak onların kendi iyiliği içindir.
Mustafa İslamoğlu
(vahyi) izlemek ve (emir verilince) de olumlu bir söz söylemektir; ve iş ciddiye bindiği zaman da Allah'a verdikleri söze sadık kalırlarsa, kendileri için elbet çok iyi olur.
Ömer Nasuhi Bilmen
(Onlar için) İtaat ve güzel söz (yaraşır). Sonra (savaş) emri, kat'iyyet kesbedince eğer Allah'a sadâkatta bulunsalar idi elbette kendileri için hayırlı olurdu.
Ömer Öngüt
Oysa onlara itaat etmek ve uygun olanı söylemek yaraşırdı. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a sadakat gösterselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu.
Suat Yıldırım
Onlara düşen: İtaat etmek ve tatlı söz söylemektir. İş ciddiye bindiğinde, Allah’a verdikleri sözde dursalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu.
Süleyman Ateş
Onlara düşen, ita'at etmek ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman Allah'a verdikleri söze sadık kalsalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.
Süleymaniye Vakfı
içten boyun eğmek ve marufa /Kur'an'a uygun konuşmaktır. Savaşma işi kesinleşince de Allah'a karşı dürüst davranırlarsa kendileri için elbette iyi olur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Oysa onlara düşen, boyun eğip uygun bir söz söylemektir. İş kesinleşince Allah'a verdikleri sözü yerine getirirlerse elbette faydasını görürler.
Şaban Piriş
Bir işe azmedince itaat etmek ve güzel söz söylemektir. Eğer Allah'a bağlı kalsalardı, kendileri için daha iyi olurdu.
Tefhim-ul Kuran
İtaat ve maruf (güzel) sözdü. Fakat iş, kesinlik ve kararlılık gerektirdiği zaman, şayet onlar Allah'a sadakat gösterselerdi, şüphesiz onlar için daha hayırlı olurdu.
Ümit Şimşek
İtaat ve güzel söz. İş ciddîleştiğinde Allah'a verdikleri sözde dursalardı, onlar için daha hayırlı olurdu.
Yaşar Nuri Öztürk
İtaat ve güzel bir söz! İş budur. İş ciddileşince, Allah'a verdikleri söze sadık olsalardı kendileri için daha iyi olurdu.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
itaət etsinlər və xoş söz söyləsinlər. Cihada qəti əmr verildiyi zaman Allaha sadiq qalsaydılar, əlbəttə ki, onlar üçün daha yaxşı olardı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
İtaət etmək və gözəl bir söz demək (sənin əmrini dinməz-söyləməz yerinə yetirmək). İş qətiləşdiyi (onlara cihad vacib olduğu) zaman Allaha (verdikləri vəʼdə) sadiq olsaydılar, sözsüz ki, onlar üçün daha yaxşı olardı!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Gehorsamkeit Gott gegenüber und eine würdige Äußerung. Wenn es ernst wird, wäre es besser für sie, Gott gegenüber aufrichtig zu sein.
Almanca — Der Edle Quran
Gehorsam und geziemende Worte. Wenn die Angelegenheit beschlossen ist, dann wäre es wahrlich besser für sie, sie würden Allah gegenüber wahrhaftig sein.
Almanca — M. A. Rassoul
Gehorsam und geziemende Worte (ständen ihnen besser an) Und wenn die Sache beschlossen ist, dann wäre es für sie am besten, sie würden Allah gegenüber aufrichtig sein.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gehorsam und gebilligtes Wort (ist besser für sie). Und wenn die Angelegenheit ernst wird, würden sie ALLAH gegenüber wahrhaftig werden, so wäre dies besser für sie.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Willing obedience coupled with words expressing desire for action should have been their response and when Allah's command comes about, then if their actions to their words accord, it would be more advantageous to them.
Abdul Haleem
would be obedience and fitting words; it would also be better for them to be true to God when the decision to fight has been made.
Abdullah Yusuf Ali
Were it to obey and say what is just, and when a matter is resolved on, it were best for them if they were true to Allah.
Abul A'la Maududi
(They keep affirming their) obedience and saying good words. But when a course of action was clearly determined, it would have been better for them if they had proved true to Allah.
Aisha Bewley
would be obedience and honourable words. Once the matter is resolved upon, being true to Allah would be better for them.
Al-Hilali & Khan
Obedience (to Allâh) and good words (were better for them). And when the matter (preparation for Jihâd ) is resolved on, then if they had been true to Allâh, it would have been better for them.
Ali Quli Qarai
Obedience and upright speech. . . . So when the matter has been resolved upon, if they remain true to Allah that will surely be better for them.
Amatul Rahman Omar
(More fitting and proper for them was) to obey and to say what is just and good. And when the matter (of fighting) is (once) resolved upon (and war breaks out) it is better for them if they remain true to Allâh (and fulfill the covenant they made with Him).
Arthur John Arberry
obedience, and words honourable. Then, when the matter is resolved, if they were true to God, it would be better for them.
Bijan Moeinian
Obedient and righteous by word! If they knew how beneficial it would have been for them to fight when God asked them to do so.
E. Henry Palmer
Preferable for them were obedience and a reasonable speech! But when the matter is determined on, then if they believed God it were better for them.
Edip-Layth
Obedience and to speak righteousness until the matter is decided, then if they trust God it would be better for them.
George Sale
But obedience would be more eligible for them, and to speak that which is convenient. And when the command is firmly established, if they give credit unto God, it will be better for them.
Hamid S. Aziz
Obedience and just (or civil, appropriate) words would be proper; but when the affair becomes settled, then if they remain true to Allah it would certainly be better for them.
Mahmoud Ghali
Obedience and beneficent saying. Then, when the Command is resolved, then if they were sincere to Allah, indeed it would be more charitable (i.e., better) for them.
Marmaduke Pickthall
Obedience and a civil word. Then, when the matter is determined, if they are loyal to Allah it will be well for them.
Mohamed Ahmed - Samira
Obedience and modest speech (would have been more becoming). And when the matter has been determined it is best for them to be true to God.
Muhammad Asad
obedience [to God’s call] and a word that could win [His] approval: for, since the matter has been resolved [by His revelation], it would be but for their own good to remain true to God.
Mustafa Khattab
to obey and speak rightly. Then when fighting was ordained, it surely would have been better for them if they were true to Allah.
Progressive Muslims
Obedience and to speak righteousness until the matter is decided, then if they trust God it would be better for them.
Sahih International
Obedience and good words. And when the matter [of fighting] was determined, if they had been true to Allah, it would have been better for them.
Sam Gerrans
Obedience and fitting speech; then when the matter was determined, had they been true to God it would have been better for them.
Shabbir Ahmed
Obedience and a righteous word. For, once a matter has been determined, it would be best for them if they were true to Allah.
Syed Vickar Ahamed
Were they to obey (Allah) and say good word what are just, when a matter (of holy war) is resolved (by Allah’s Will), it would be best for them, if they were true to Allah.
Taqi Usmani
The (reality of their) obedience and (truthfulness of their) speech is fully known (as being mere deception). So, had they been truthful to Allah when the matter had become serious, it would have been much better for them.
The Monotheist Group
Obedience and to speak righteousness until the matter is decided, then if they trust God it would be better for them.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
une obéissance et une parole convenable. Puis, quand lʹaffaire est décidée, il serait mieux pour eux certes, de se montrer sincères vis-à-vis dʹAllah.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bi gotina pêxember kiribûna û bi gotina xêrê axaftibûna. Vêca gava fermana cîhadê misoger bû, êdî heke ew bi Xwedê re rast bûna, teqez ji wan re çêtir bû.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als de zaak (de oorlog) stellig besloten is, zal het beter voor hen zijn, dat zij de verbintenis met God nakomen.
Hollandaca — Siregar
Gehoorzaamheid en een juist woord (zouden beter zijn). Wanneer dan de zaak (van het bevel tot oorlog) is besloten, (dan hebben zij er een afkeer van). Maar als zij oprecht zouden zijn tegenover Allah, dan zou dat beter voor hen zijn.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
повиновение (Аллаху) и (говорить) слово благое [соответствующее Закону Аллаха]! А когда твердо решено дело [повелевается сражение] (они выступают против или же не участвуют в нем), то если бы они были правдивы с Аллахом (в своей вере и подчинении), (это) было бы лучше для них.
Rusça — Osmanov
повиноваться [Аллаху] и сказать доброе слово. Когда же принято решение [сразиться с неверными], им лучше быть искренними перед Аллахом.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
lyda (dig) och säga de rätta orden; när (Gud) har fällt avgörandet är det bäst för dem att (kämpa och) lita på Hans ord.