Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

اَفَاَنْتَ تُسْمِعُ الصُّمَّ اَوْ تَهْدِي الْعُمْيَ وَمَنْ كَانَ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ

e fe ente tusmiǔ S-Summe ev tehdī l-ǔmye ve men kāne fī Delālin mubīnin

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَفَاَنْتَe fe entesen mi?
2تُسْمِعُtusmiǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişittireceksin
3الصُّمَّS-Summeص م مsağır olmak, bir şişeyi tıkamak, bir kapağı kapatmak, (kulak deliğinin) tıkanmış olmasısağıra
4اَوْevyahut
5تَهْدِيtehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.yola ileteceksin
6الْعُمْيَl-ǔmyeع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.körü
7وَمَنْve menve kimseyi
8كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolan
9فِي
10ضَلَالٍDelālinض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.sapıklıkta
11مُبِينٍmubīninب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?

Abdulkadir Gölpınarlı

Sen mi sağıra duyuracaksın, yahut köre ve apaçık bir sapıklık içinde bulunana yol göstereceksin?

Adem Uğur

(Resûlüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?

Ahmed Hulusi

O sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut o amaları ve apaçık sapma içinde olanları sen mi hidayet edeceksin?

Ahmet Tekin

Tamamen başına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet, ahmaklık ve bozuk düzen içinde, sağır kesilenlere mi Kur’ân’ı, tebliğini işittireceksin, kör kesilenlere mi doğru, hak yolu göstereceksin?

Ahmet Varol

Artık sen mi sağırlara duyuracaksın yahut körleri ve apaçık sapıklık içinde olanı doğru yola ileteceksin?

Ali Bulaç

Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?

Ali Fikri Yavuz

O halde (Ey Rasûlüm), sen mi sağırlara işittireceksin, yahud körlere ve açık bir sapıklıkta olanlara hidayet vereceksin?

Ali Rıza Safa

Öyleyse sağırlara sen mi duyuracaksın? Veya körleri ve apaçık bir sapkınlık içinde olanları, doğru yola sen mi eriştireceksin?

Bayraktar Bayraklı

Manen sağır olanlara sen mi işittireceksin; yahut manevi körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?

Bekir Sadak

Sagirlara sen mi duyuracaksin? Yoksa korleri ve apacik sapiklikta olanlari dogru yola sen mi eristireceksin?

Celal Yıldırım

Sen mi sağırlara işittirecek sin veya körleri ve açık bir sapıklık içinde bulunanı doğru yola ulaştıra çaksın ?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sen sağıra duyurmak veya köre yahut apaçık sapkınlık içinde bulunan kimseye yol göstermek mi istiyorsun?

Diyanet İşleri

Sağırlara sen mi duyuracaksın; yahut körleri ve apaçık bir sapıklık içinde olanları sen mi doğru yola ileteceksin?

Diyanet İşleri (eski)

Sağırlara sen mi duyuracaksın? Yoksa körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi eriştireceksin?

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin; yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! O halde sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körlere ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanlara sen mi doğru yolu göstereceksin?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O halde sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körlere? Apaçık bir sapıklık içinde bulunanlara sen mi doğru yolu göstereceksin?

Elmalılı Hamdi Yazır

O halde sen mi işittireceksin o sağırlara? Yahud hidayet edeceksin, o körlere ve açık bir dalal içinde bulunanlara

Erhan Aktaş

O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O halde sağıra sen mi işittireceksin? Veya köre ve apaçık sapkınlıkta olana doğru yolu gösterebilir misin?

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Sen mi sağırlara işittireceksin, yahut kör ve apaçık sapıklıkta olanı doğru yola ileteceksin?

Gültekin Onan

Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?

Hamdi Döndüren

Sen mi sağıra işittireceksin yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı sen mi yola getireceksin?

Hasan Basri Çantay

Artık (Habibim) o sağırlara sen mi duyuracaksın? yahud o körlere, o apaçık bir sapıklık içinde bulunan kimselere (sen mi) hidayet edeceksin?

Hasib Asutay

(Resulüm!) Sağırlara sen mi işittireceksin yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları doğru yola sen mi ileteceksin?

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) O halde (îman hakikatlerini duymak istemeyen) osağırlara sen mi işittireceksin, yâhut (görmek istemeyen) o körleri ve apaçık bir dalâlet içinde bulunanları (sen mi) hidâyete erdireceksin?

İbni Kesir

Sen mi duyuracaksın o sağırlara? Körleri ve apaçık sapıklıkta olanları sen mi hidayete eriştireceksin?

Mehmet Okuyan

Sağırlara sen mi duyuracaksın veya körleri ve apaçık sapkınlıkta olanları sen mi doğru yola ulaştıracaksın!

Muhammed Esed

Sen (ey Muhammed) sağıra işittirebilir misin, yahut köre doğru yolu gösterebilir misin, ya da sapkınlığa gömülmüş olana?

Mustafa İslamoğlu

Şimdi sen (ey Nebi), sağıra işittirebilir, ya da köre(lmiş bir kalbe) doğru yolu gösterebilir misin; yani, açıkca derin bir sapıklığa gömülüp orada karar kılan birine?

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık sen mi o sağırlara işittireceksin? Veya o körleri ve apaçık bir sapıklık içinde bulunanı hidâyete erdireceksin?

Ömer Öngüt

O sağırlara sen mi işittireceksin? Yahut körleri ve apaçık sapıklıkta olanları sen mi hidayete erdireceksin?

Suat Yıldırım

Sen sağırlara söz işittirebilir, körleri doğru yolda yürütebilir, besbelli sapıklıkta olanları hidâyete erdirebilir misin?

Süleyman Ateş

(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?

Süleymaniye Vakfı

Sağırlık edenlere sen mi işittireceksin! Ya da körlük edenleri ve açık bir sapkınlık içinde bulunanları doğru yola sen mi getireceksin!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sağıra işittirebilir; kör olana yol gösterebilir misin? Açık bir sapıklık içinde olan da bunlar gibidir.

Şaban Piriş

-Şimdi, sağıra sen mi işittireceksin veya kör olan ve apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi yol göstereceksin?

Tefhim-ul Kuran

Öyleyse sağır olanlara sen mi dinleteceksin veya kör olan ve açıkça bir sapıklık içinde bulunanı hidayete erdireceksin?

Ümit Şimşek

Sen sağıra işittirebilir misin? Köre veya apaçık sapıklıkta olana yol gösterebilir misin?

Yaşar Nuri Öztürk

Sen şimdi sağırlara söz mü duyuracaksın; yoksa körlere, apaçık sapıklığa dalmışlara kılavuzluk mu edeceksin?!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sənmi karlara eşitdirəcəksən, yaxud korları və aşkar azğınlıq içində olanları doğru yola yönəldəcəksən?

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Məgər sən karlara (sözmü) eşitdirə bilərsən?! Yaxud korları, haqq yoldan açıq-aşkar azanları doğru yolamı yönəldə bilərsən?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wie könntest du die hörend machen, die sich taub stellen oder die sehend machen, die sich blind stellen oder die auf offenkundigem Irrtum beharren?

Almanca — Der Edle Quran

Bist du es etwa, der die Tauben hören läßt oder die Blinden und diejenigen recht leitet, die sich in deutlichem Irrtum befinden?

Almanca — M. A. Rassoul

Kannst du etwa die Tauben hörend machen oder die Blinden rechtleiten oder den, der sich in einem offenkundigen Irrtum befindet?

Almanca — Muhammad Zaidan

Bist du etwa derjenige, der die Tauben hören läßt, oder gewährst du etwa den Blinden Leitung und denjenigen, die in einem weiten Irregehen sind?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But do you think O Muhammad you will be able to make the worthless who counsels deaf open his heart's ears, or the one who lacks intellectual or spiritual perception open his mind's eyes, or that you can guide such persons as have justly been destined to err and stray from the path of righteousness !

Abdul Haleem

Can you [Prophet] make the deaf hear? Or guide either the blind or those who are in gross error?

Abdullah Yusuf Ali

Canst thou then make the deaf to hear, or give direction to the blind or to such as (wander) in manifest error?

Abul A'la Maududi

Can you, (O Prophet), then make the deaf hear, or direct to the Right Way the blind or one lost in manifest error?

Aisha Bewley

Can you make the dead hear or guide the blind and those who are patently misguided?

Al-Hilali & Khan

Can you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) make the deaf to hear, or can you guide the blind or him who is in manifest error?

Ali Quli Qarai

Can you, then, make the deaf hear or guide the blind and someone who is in manifest error?

Amatul Rahman Omar

(In this state of theirs, Prophet!) would you make the deaf to hear, or guide the blind and him who is (engrossed) in glaring error.

Arthur John Arberry

What, shalt thou make the deaf to hear, or shalt thou guide the blind and him who is in manifest error?

Bijan Moeinian

Can you make the deaf to listen to the guidance? Ca you show the way to the blind or those who are totally lost? [so do not waste your time on them. ]

E. Henry Palmer

What! canst thou make the deaf to hear, or guide the blind, or him who is in obvious error?

Edip-Layth

Can you make the deaf hear, or can you guide the blind and those who are far astray?

George Sale

Canst thou, O prophet, make the deaf to hear, or canst thou direct the blind, and him who is in a manifest error?

Hamid S. Aziz

What! Can you (O Muhammad) make the deaf to hear or guide the blind and him who is in clear error?

Mahmoud Ghali

Will you (i. e., the Prophet) then make the deaf to hear, or will you guide the blind and him who is in evident error?

Marmaduke Pickthall

Canst thou (Muhammad) make the deaf to hear, or canst thou guide the blind or him who is in error manifest?

Mohamed Ahmed - Samira

Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?

Muhammad Asad

CANST THOU, perchance, [O Muhammad,] make the deaf hear, or show the right way to the blind or to such as are obviously lost in error?

Mustafa Khattab

Can you make the deaf hear, or guide the blind or those clearly astray?

Progressive Muslims

Can you make the deaf hear, or can you guide the blind and those who are far astray

Sahih International

Then will you make the deaf hear, [O Muúammad], or guide the blind or he who is in clear error?

Sam Gerrans

Wilt thou make the deaf to hear, or wilt thou guide the blind or him who is in manifest error?

Shabbir Ahmed

But, can you make the deaf of heart hear or show the way to the blind of heart? Such is the case of him who obviously wishes to wander off road.

Syed Vickar Ahamed

Can you then make the deaf to hear, or give direction to the blind or to such as (those who are) in open error?

Taqi Usmani

So, can you (O prophet) make the deaf to hear, or can you show the way to the blind and the one who is in open error?

The Monotheist Group

Can you make the deaf hear, or can you guide the blind and those who are far astray?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Est-ce donc toi qui fait entendre les sourds ou qui guide les aveugles et ceux qui sont dans un égarement évident?

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma tu yê bi keran bidî bihîstin, yan jî tu yê kor û yên ku di rêşaşiyeke aşkera de ne, rasterê bikî?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Kun jij dan de doven laten horen of de blinden en wie in duidelijke dwaling verkeren de goede richting wijzen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

Kunt gij, o profeet! den doove hoorend maken, of den blinde richten, en hem, die in eene duidelijke dwaling verkeert?

Hollandaca — Siregar

Kan jij dan de dove doen horen, of de blinde (van hart) leiden, of hij die in duidelijke dwaling verkeert?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве ты (о, Посланник) заставишь слышать (Истину) глухих (к ней) или поведешь верным путем слепых (сердцем) и тех, кто в явном заблуждении?

Rusça — Osmanov

Разве ты можешь заставить глухих слышать или вести прямым путем слепых и тех, кто в явном заблуждении?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

KAN DU förmå de döva att höra eller visa de blinda och dem som har gått ohjälpligt vilse, den rätta vägen?