(73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.

ثُمَّ قِيلَ لَهُمْ اَيْنَ مَا كُنْتُمْ تُشْرِكُونَ مِنْ دُونِ اللّٰهِ قَالُوا ضَلُّوا عَنَّا بَلْ لَمْ نَكُنْ نَدْعُوا مِنْ قَبْلُ شَيْـًٔا كَذٰلِكَ يُضِلُّ اللّٰهُ الْكَافِرِينَ

ṧumme ḳīle lehum eyne mā kuntum tuşrikūne / min dūni (a)llahi ḳālū Dellū ǎnnā bel lem nekun ned'ǔ min ḳablu şey'en ke ƶālike yuDillu (a)llahu l-kāfirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2قِيلَḳīleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledenilecektir
3لَهُمْlehumonlara
4اَيْنَeynenerede?
5مَاşeyler
6كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
7تُشْرِكُونَtuşrikūneش ر كyoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip edildiğinde üç çekim alır: şüreka, şürekai, şürekaa. şarek (fiil 3) - paylaşmak. eşreke (fiil 4) - ortak/eş koşmak, (Allah'a) ortak vermek, çok tanrıcı veya putperest olmak. eşrektumuni - beni ortak koştunuz. müşrik - Allah'a ortak koşan, çok tanrıcı. müşterik (fiil 8) - katılan veya paylaşan kişi.ortak koşuyor(lar)
1مِنْmin
2دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşkaları?
3اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
4قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyecekler ki
5ضَلُّواDellūض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.kayboldular
6عَنَّاǎnnābizden
7بَلْbelhayır
8لَمْlem
9نَكُنْnekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvindeğilmişiz
10نَدْعُواned'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekbiz tapmıyor
11مِنْmin
12قَبْلُḳabluق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönceden
13شَيْـًٔاşey'enش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişhiçbir şeye
14كَذٰلِكَke ƶālikeişte böyle
15يُضِلُّyuDilluض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.şaşırtır
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17الْكَافِرِينَl-kāfirīneك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretkafirleri

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'ı bırakıp da? Diyecekler ki: Gözümüzden kayboldular, zâten de bundan önce tapmaya lâyık birşeye tapmamıştık biz; işte Allah, kâfirleri böyle saptırır.

Adem Uğur

O Allah'tan başka (taptıklarınız). Onlar da:"Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk", diyecekler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.

Ahmed Hulusi

"Allah dununda!" Dediler ki: "Bizden kayboldular. . . Hayır, zaten biz daha önce, olmayan şeye yönelmişiz!". . . Allah, hakikat bilgisini inkar edenleri böylece saptırır.

Ahmet Tekin

'Allah’ı bırakıp, kulları durumundakilerden, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah’a ortak koştuğunuz varlıklar nerede?' Onlar: 'Uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu, önceden de, onlara hiçbir şekilde tapıp yalvarmıyorduk.' derler. İşte Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere, nankörlere, o yalancılara özgürlük tanıdığı gibi, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, helâki tercihlerine özgürlük tanıyor.

Ahmet Varol

Allah'tan başka.' Derler ki: 'Bizim yanımızdan kayboldular. Hayır, biz zaten daha önce bir şeye tapmıyorduk.' İşte Allah inkâr edenleri böyle saptırır.

Ali Bulaç

"Allah'ın dışında (taptıklarınız)." Dediler ki: "Bizi bırakıp kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer) hiçbir şeye tapar değilmişiz." İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtıp saptırır.

Ali Fikri Yavuz

Allah’dan başkaları.” Onlar (cevap olarak şöyle) diyecekler: “- Bizden kaybolup gittiler. Doğrusu biz, bundan önce, bir şeye ibadet etmiyormuşuz (onların hiç bir kıymeti yokmuş).” İşte Allah kâfirleri böyle sapıklığa düşürür.

Ali Rıza Safa

"Allah'tan başka bir de ayrıca!" Şöyle diyecekler: "Bizi bırakarak yitip gittiler!" "Hayır! Biz, daha önce hiçbir şeye tapmıyormuşuz!" Allah, nankörlük edenleri, işte böyle şaşırtır.

Bayraktar Bayraklı

"Allah'tan başka taptıklarınız nerede?" Onlar da, "Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk" diyecekler. İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtır.

Bekir Sadak

(73-74) Sonra onlara: «Allah'i birakip da kostugunuz ortaklar nerededir?» denir. «Bizden uzaklastilar; hayir; biz zaten onceleri hic bir seye kulluk etmiyorduk» derler. Iste Allah inkarcilari boyle saptirir.

Celal Yıldırım

(73-74) Sonra da onlara : «Allah'ı bırakıp koştuğunuz ortaklar nerede ?» denilecek. «Onlar uzaklaşıp bizden kayboldular. Zaten biz daha öncede hiçbir şeye ibâdet etmiyorduk» derler. İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(73-74) Sonra onlara, “Vaktiyle Allah’ın dışında ilâhî nitelikler yüklediğiniz şeyler şimdi nerede?” denir. “Bizi bırakıp kayboldular. Meğer vaktiyle gerçek bir varlığa tapmıyormuşuz” derler. İşte Allah inkârcıları böyle şaşkın ve çaresiz bırakır.

Diyanet İşleri

(73-74) Sonra onlara, "Allah'ı bırakıp da ortak koştuklarınız nerede?" denilir. Onlar da, "(Yüzüstü bırakıp) bizden uzaklaştılar. Hayır, demek ki, biz önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız bir hiçmiş)" derler. İşte Allah, inkarcıları böyle saptırır.

Diyanet İşleri (eski)

(73-74) Sonra onlara: 'Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir?' denir. 'Bizden uzaklaştılar; hayır, biz zaten önceleri hiçbir şeye kulluk etmiyorduk' derler. İşte Allah inkarcıları böyle saptırır.

Diyanet Vakfi

(73-74) Sonra onlara: Allah'ı bırakıp da koştuğunuz ortaklar nerededir? denilecek. Onlar da: Bizden uzaklaştılar, zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk, diyecekler. İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

O Allah'tan başkaları (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: «Hepsi bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce hiçbir şeye ibadet etmiyormuşuz.» İşte Allah, o kâfirleri böyle şaşırtır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'tan başkaları?" Diyecekler ki: "Onlar bizden uzaklaşıp gittiler. Daha doğrusu biz bundan önce bir şeye ibadet etmiyormuşuz!" İşte Allah kafirleri böyle şaşkınlaştırır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın berisinden? Diyecekler ki onlar bizden gaib oldular daha doğrusu biz bundan evvel bir şey'e ıbadet eder değilmişiz, işte Allah kafirleri böyle şaşkın eder

Erhan Aktaş

Allah'tan başka. "Onlar, bizi ortada bırakıp kayboldular. Demek ki daha önce yakardıklarımız bir hiçmiş." derler. İşte Allah, Kafirleri böyle sapkınlıkta bırakır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'tan başka. Derler ki: "Onlar bizi ortada bırakıp kayboldular. Demek ki daha önce yakardıklarımız bir hiçmiş." derler. İşte Allah, Kafirleri böyle sapkınlıkta bırakır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'tan başka. Derler ki: "Onlar bizi ortada bırakıp kayboldular. Demek ki daha önce yakardıklarımız bir hiçmiş." derler. İşte Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri böyle sapkınlıkta bırakır.

Fizilal-il Kuran

Allah'tan başka taptıklarınız?» Dediler ki: «Bizden uzaklaşıp kayboldular; hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmamışız. (Taptıklarımız hiçbir şey değilmiş).» İşte Allah kafirleri böyle şaşırtır.

Gültekin Onan

"Tanrı'nın dışında (taptıklarınız)." Dediler ki: "Bizi bırakıp kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer) hiçbir şeye tapar değilmişiz." İşte Tanrı, kafirleri böyle şaşırtıp saptırır.

Hamdi Döndüren

Diyecekler ki: “Onlar gözümüzün önünden yok olup gittiler. Meğer biz, önceleri hiçbir şeye tapmıyormuşuz!” İşte Allah, inkâr edenleri böyle şaşırtır.

Hasan Basri Çantay

(73-74) Sonra onlara "Allahı bırakıb da (Ona) ortak tutageldiğiniz (putlar) nerede?" denilecek. Onlar da "Bizden uzaklaşıb gaaib oldular. Daha doğrusu biz bundan evvel zaten hiçbir şey'e tapmazdık" diyecekler. İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtır.

Hasib Asutay

Allah'tan başka (taptıklarınız). Onlar da diyecekler ki: 'Bizden (uzaklaşıp) kayboldular. Hayır, biz önceden (meğer) hiçbir şeye tapmıyorduk'. İşte Allah kâfirleri böyle saptırır.

Hayrat Neşriyat

(73-74) Sonra onlara: 'Allah’ı bırakıp da (O’na) ortak koşmakta olduğunuz şeyler nerede?' denilir. (Onlar da:) 'Bizden kayboldular; daha doğrusu (biz) daha önce hiçbir şeye yalvarır olmamışız!' derler. İşte Allah, kâfirleri (isyanlarındaki inadları üzerine) böyle saptırır.

İbni Kesir

Allah'tan başka? Derler ki: Bizden uzaklaştılar, hayır zaten biz önceleri hiç bir şeye ibadet etmiyorduk. İşte Allah, kafirleri böylece saptırır.

Mehmet Okuyan

Sonra onlara “Allah’ın peşi sıra ortak koştuklarınız nerede?” denecektir. Onlar da “Bizden kayboldular; zaten biz önceleri hiçbir şeye yalvarmıyorduk!” diyecekler. İşte böylece Allah o kâfirleri saptırır (sapkınlıkta bırakır).

Muhammed Esed

Allah'ın yanısıra (ilahlık yakıştırdıklarınız)?" (Şöyle) cevap verecekler: "Onlar bizi yüzüstü bıraktılar; daha doğrusu, geçmişte yalvarıp sığındıklarımız, aslında hiç yoklardı!" (Ve onlara:) "İşte Allah hakikati inkar edenleri böyle şaşırtır; (denilecektir,)

Mustafa İslamoğlu

(İlahlar hiyerarşisinde) Allah'ın astlarından saydığınız?" Onlar şöyle cevap verecekler: "Bizi terk ettiler. İşin doğrusu, daha önceden biz sanki hiçbir şeye yalvarıp yakarmamışız." İşte Allah gerçeği inkar edenleri böyle şaşırtır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Allah'ın berisinden diyeceklerdir ki: «Bizden gâib oldular. Belki biz evvelce bir şeye ibadet etmiş olmadık.» İşte Allah, kâfirleri böylece sapıklığa düşürür.

Ömer Öngüt

"Allah'tan başka. " Derler ki: "Bizden uzaklaştılar. Zaten biz önceleri hiçbir şeye tapmıyorduk. " İşte Allah kâfirleri böyle şaşırtır.

Suat Yıldırım

(73-74) Sonra da kendilerine şöyle denilecektir: "Allah’tan başka O’na şerik saydığınız putlar nerede?" Onlar: "Bizden uzaklaşıp ortadan kayboldular. Daha doğrusu, biz, taptıklarımızın bir hiç olduğunu, şimdi anladık. Meğerse bizim taptıklarımız, bir hiçten ibaretmiş."İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtır.

Süleyman Ateş

Allah'tan başka (taptıklarınız)?" Diyecekler ki: "Bizden (uzaklaşıp) kayboldular; hayır, meğer biz önceden hiçbir şeye tapmıyormuşuz, (taptıklarımız hiçbir şey değilmiş)!" İşte Allah, kafirleri böyle şaşırtır.

Süleymaniye Vakfı

(Nerede) Allah ile aranıza koyduklarınız?" Onlar da derler ki: "Bizden ayrıldılar. İşin aslı biz daha önce (kayda değer) bir şeye dua etmiyormuşuz." Allah, o kafirlerin sapıklığını işte böyle onaylar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah ile kendi aranıza koyduklarınız vardı ya, onlar neredeler? Diyecekler ki "Onlar bizden ayrıldılar ama, aslında biz eskiden de onlardan yardım istemezdik." Allah, o kafirleri, işte bu tavırlarından dolayı sapık sayar. (Hem bir güce sahip olmadıklarını bilirler hem de Allah ile aralarına koyarak onlardan yardım isterler)

Şaban Piriş

Allah'tan başka. Bizden uzaklaştılar. Biz, önceden hiçbir şeye ibadet/dua etmiyorduk, dediler. Allah, kafirleri işte böyle sapıklıkta bırakır.

Tefhim-ul Kuran

«Allah'ın dışında (olan ortaklarınız).» Dediler ki: «Bizi bırakıp kayboluverdiler. Hayır, biz önceleri (meğer) hiçbir şeye tapar değilmişiz.» İşte Allah, kâfirleri böyle şaşırtıp saptırır.

Ümit Şimşek

Allah'tan başka taptıklarınız nerede? 'Bizi bırakıp kayboldular,' derler. 'Meğer daha önce dua ettiklerimiz bir hiçmiş!' Kâfirleri Allah işte böyle şaşırtır.

Yaşar Nuri Öztürk

"Allah'ın berisinden taptıklarınız nerede?" Diyecekler ki: "Bizden uzaklaşıp kayboldular. Doğrusu biz, daha önce hiçbir şeye yakarmıyormuşuz." Allah, inkar edenleri işte böyle saptırır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allahdan başqa ibadət etdikləriniz?” Onlar deyəcəklər: “Onlar bizi qoyub qaçdılar. Xeyr, biz öncə də heç bir şeyə ibadət etmirdik!” Allah kafirləri beləcə azğınlığa salar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Allahdan qeyri?!″ (Müşriklər) deyəcəklər: ″Onlar bizdən qeyb oldular. Xeyr, biz əslində öncə (dünyada) heç nəyə ibadət etmirdik!″ Allah (haqq yoldan) kafirləri belə azdırar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

die ihr außer Gott angebetet habt?ʺ Sie werden sagen: ʺSie sind uns entwichen. Eigentlich haben wir nichts angebetet.ʺ So läßt Gott die Ungläubigen irregehen.

Almanca — Der Edle Quran

anstatt Allahs?ʺ Sie werden sagen: ʺSie sind uns entschwunden. Aber nein! Wir riefen zuvor (doch gar) nichts an.ʺ So läßt Allah die Ungläubigen in die Irre gehen.

Almanca — M. A. Rassoul

statt Allah?ʺ Sie werden sagen: ʺSie sind von uns gewichen. Nein, wir riefen zuvor nichts an.ʺ So führt Allah die Ungläubigen irre

Almanca — Muhammad Zaidan

anstelle von ALLAH.ʺ Sie sagten: ʺSie verloren uns. Nein, sondern wir pflegten vorher nichts anzurufen.ʺ Solcherart läßt ALLAH die Kafir abirren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall say: "They have vanished away. " And they add, " in effect it is quite evident that we conceived the absent to be present and we reverenced and entertained imagination." And thus does Allah neglect those infidels who deserve ill.

Abdul Haleem

besides God?’ They will say, ‘They have abandoned us: those we called upon before were really nothing at all.’ ‘This is how God lets disbelievers go astray,

Abdullah Yusuf Ali

"In derogation of Allah?" They will reply: "They have left us in the lurch: Nay, we invoked not, of old, anything (that had real existence)." Thus does Allah leave the Unbelievers to stray.

Abul A'la Maududi

associated with Allah in His Divinity?" They will say: "We have lost them; rather, we never used to call upon anyone before.” Thus will Allah cause them to stumble in error.

Aisha Bewley

and they will reply, ‘They have forsaken us. Or rather we were not calling to anything at all before.’ That is how Allah misguides the kafirun.

Al-Hilali & Khan

"Besides Allâh"? They will say: "They have vanished from us: Nay, we did not invoke (worship) anything before." Thus Allâh leads astray the disbelievers.[1]

Ali Quli Qarai

besides Allah?’ They will say, ‘They have forsaken us. Rather, we did not invoke anything before.’ That is how Allah leads astray the faithless.

Amatul Rahman Omar

`(And worshipped them) apart from Allâh?' They will say, `They are lost to us. Infact, we never prayed to anything (beside Allâh) before this.' Thus does Allâh adjudge the disbelievers to be lost.

Arthur John Arberry

They shall say, 'They have gone astray from us; nay, but it was nothing at all that we called upon aforetime. ' Even so God leads astray the unbelievers.

Bijan Moeinian

Now we realize that we were worshipping nothing of real value" [after all, what is the "real value” of a piece of paper that people devote all their life to accumulate?] They

E. Henry Palmer

beside God?' They shall say, 'They have strayed away from us; nay, we did not call before upon anything!' - thus does God lead the misbelievers astray.

Edip-Layth

beside God?" They will say, "They have abandoned us. No, we used not to call on anything before!" Thus God leads the ingrates astray.

George Sale

besides God? They shall answer, they have withdrawn themselves from us: Yea, we called on nothing heretofore. Thus doth God lead the unbelievers into error.

Hamid S. Aziz

Besides Allah?" They shall say, "They have failed us. Nay, we used not to pray to anything before." Thus does Allah confound the unbelievers.

Mahmoud Ghali

Apart from Allah?" They will say, "They have erred away from us; no indeed, we used not to invoke anything earlier. " Thus Allah leads the disbelievers into error.

Marmaduke Pickthall

Beside Allah? They say: They have failed us; but we used not to pray to anything before. Thus doth Allah send astray the disbelievers (in His guidance).

Mohamed Ahmed - Samira

Apart from God?" They will answer: "They have left us in the lurch and fled. In fact it was nothing that we prayed to before." That is how God sends the unbelievers astray.

Muhammad Asad

side by side with God?" They will answer: "They have forsaken us - or, rather, what we were wont to invoke aforetime did not exist at all!” And they will be told:] “It is thus that God lets the deniers of the truth go astray:

Mustafa Khattab

with Allah?" They will cry, "They have ˹all˺ failed us. In fact, we did not invoke anything ˹real˺ before.” This is how Allah leaves the disbelievers to stray.

Progressive Muslims

"Beside God" They will Say: "They have abandoned us. No, we did not used to call on anything before!" Thus God leads the rejecters astray.

Sahih International

Other than Allah ?" They will say, "They have departed from us; rather, we did not used to invoke previously anything. " Thus does Allah put astray the disbelievers.

Sam Gerrans

“Other than God?” They will say: “They have strayed from us; nay, we called not before to anything.” Thus does God send astray the false claimers of guidance.

Shabbir Ahmed

- Besides Allah?" They will groan, "They have left us groping in the dark. Nay, rather, we were calling upon what existed not." This is how Allah lets go astray those who choose to live in darkness by denying the Truth and thus remaining ungrateful to Guidance. ('Kafirin' = Deniers of the Truth = Those who choose to remain in darkness = Those who are ungrateful for the Divine Guidance = Those who conceal the Truth).

Syed Vickar Ahamed

"Besides (and in offense to) Allah?" They will reply: "They have vanished and left us; No, we did not call upon anything before, anything (that had real existence) from the old. " Thus Allah leaves the unbelievers to stray.

Taqi Usmani

beside Allah?" They will say, "They are lost to us, rather, we used to invoke nothing at all.” This is how Allah makes disbelievers get lost.

The Monotheist Group

"Beside God?" They will say: "They have abandoned us. No, we did not used to call on anything before!" Thus God leads the rejecters astray.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

à Allah?ʺ ʺIls se sont écartés de nous, diront-ils. Ou plutôt, nous nʹinvoquions rien, auparavantʺ. Ainsi Allah égare-t-Il les mécréants.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bilî Xwedê?! Ew jî dê bibêjin: Ji ber me winda bûn (çûn û em di ezab de hiştin). Belkî me berê îbadetê tiştekî nedikir. Ha bi vî awayî Xwedê dê kafiran şaş bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

in plaats van God?ʺ Zij zeggen: ʺWij zijn hen kwijt. Nee, wij hadden vroeger niets aangeroepen.ʺ Zo brengt God de ongelovigen tot dwaling.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zullen antwoorden: Zij hebben zich zelven aan ons onttrokken; ja, wij riepen vroeger een niets aan. Zoo leidt God de ongeloovigen in dwaling.

Hollandaca — Siregar

Naast Allah?ʺ Zij zullen zeggen: ʺZij zijn van ons verdwenen. Wij plachten voorheen zelfs niets aan te roepen.ʺ Zo doet Allah de ongelovigen dwalen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

кроме Аллаха? (Пусть сейчас они спасают вас от этой беды, если смогут.)» (И неверующие) скажут: «Скрылись они от нас. Нет, мы и не обращались с мольбой (и не поклонялись) раньше никому [[Это как в аяте: «Потом не станет это их испытание ничем иным, кроме лишь того, что они скажут: ʺКлянемся Аллахом, Господом нашим, мы не были многобожниками!ʺ» (Скот, 23)]]». Так Аллах вводит в заблуждение [оставляет без Своего содействия в руководстве] неверных!

Rusça — Osmanov

помимо Аллаха?ʺ Они ответят: ʺОни [куда-то] спрятались от нас. Но мы не поклонялись раньше никому [, кроме Аллаха]ʺ. Так Аллах сводит с пути истины неверных.