Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

وَمَا تَأْتِيهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِضِينَ

ve mā te'tīhim min āyetin min āyāti rabbihim illā kānū ǎnhā muǎ'riDīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māzaten
2تَأْتِيهِمْte'tīhimا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekonlara gelmez
3مِنْminhiçbir
4اٰيَةٍāyetinا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayet
5مِنْmin-nden
6اٰيَاتِāyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetleri-
7رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabblerinin
8اِلَّاillā
9كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmadıkları
10عَنْهَاǎnhāondan
11مُعْرِضِينَmuǎ'riDīneع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirmiş

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara, Rablerinin delillerinden bir delil geldi mi ancak yüz çevirirler ondan.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlara, Rablerinin delillerinden bir delil geldi mi ancak yüz çevirirler ondan.

Adem Uğur

Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir.

Ahmed Hulusi

Onlara Rablerinin işaretlerinden bir delil gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.

Ahmet Tekin

Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiği, Allah’ın birliği ve Rasulünü tasdiki ile ilgili bir mûcize gösterildiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler, tebliği engelleyen tedbirler alırlar.

Ahmet Varol

Onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.

Ali Bulaç

Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.

Ali Fikri Yavuz

Kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet (mucize) gelse, muhakkak ondan yüz çeviregeldiler.

Ali Rıza Safa

Efendilerinin kanıtlarından onlara gelmiş hiçbir kanıt yoktur ki, Ondan yüz çevirmemiş olsunlar.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü Rabblerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüzçevirmişlerdir.

Bekir Sadak

Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiginde ondan hep yuz ceviregelmislerdi.

Celal Yıldırım

Kendilerine ne kadar Rabbın âyetlerinden bir âyet geldiyse, mutlaka ondan yüzçevirdiler. '

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, illâ da ondan yüz çevirirler.

Diyanet İşleri

Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.

Diyanet İşleri (eski)

Zaten Rabbinin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde ondan hep yüz çeviregelmişlerdi.

Diyanet Vakfi

Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

kendilerine Rablerinin ayetlerinden her hangi bir ayet de gelse, mutlaka ondan yüz çevire geldiler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kendilerine rablarının ayetlerinden her hangi bir ayet de gelse mutlaka ondan yüz çevire geldiler.

Erhan Aktaş

Onlar, Rabb'lerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse gelsin ondan yüz çevirenler oldular.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, Rabb'lerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse gelsin ondan yüz çevirenler oldular.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, Rabb'lerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse gelsin ondan yüz çevirenler oldular.

Fizilal-il Kuran

Zaten Rabb'inin ayetlerinden herhangi biri kendilerine geldiğinde onlardan hep yüz çevire gelmişlerdir.

Gültekin Onan

Onlara, rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.

Hamdi Döndüren

Zaten onlara, Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

Hasan Basri Çantay

Onlara Rablerinin ayetlerinden herhangi bir ayet gelmeye dursun, ille ondan yüz çeviricidirler.

Hasib Asutay

Onlara Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

Hayrat Neşriyat

Ve onlara ne zaman Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelse, mutlaka ondan yüz çevirici kimseler olmuşlardır.

İbni Kesir

Kendilerine Rabblarının ayetlerinden bir ayet geldiğinde sadece yüz çevirenler olmuşlardır.

Mehmet Okuyan

Ve kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirmişlerdi.

Muhammed Esed

ve onlara Rablerinden hiçbir mesaj ulaşmamıştır ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

Mustafa İslamoğlu

zira onlara Rablerinden ne zaman bir mesaj ulaşmışsa, her seferinde ondan yüz çevirmişlerdir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki, illâ ondan yüz çeviriciler olmuşlardır.

Ömer Öngüt

Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.

Suat Yıldırım

Ne zaman Rab’lerinin âyetlerinden bir âyet, gelse, yüz çevirirler...

Süleyman Ateş

Zaten, onlara Rabblerinin ayetlerinden hiçbir ayet gelmez ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.

Süleymaniye Vakfı

Onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka onunla aralarına mesafe koyarlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara Rablerinin ayetlerinden hangisi gelse yüz çevirirler.

Şaban Piriş

Ve onlara Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet geldiği zaman ancak, ondan yüz çevirenler oldular.

Tefhim-ul Kuran

Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çeviricidirler.

Ümit Şimşek

Zaten Rablerinin âyetlerinden onlara gelmiş hiçbir âyet yoktur ki, yüz çevirmiş olmasınlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Çünkü Rablerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara öz Rəbbinin ayələrindən elə bir ayə gəlmir ki, ondan üz döndərməsinlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara Rəbbinin ayələrindən elə birisi gəlməz ki, ondan üz çevirməsinlər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es kommt zu ihnen kein Zeichen von ihrem Herrn, ohne daß sie sich davon abwenden.

Almanca — Der Edle Quran

Kein Zeichen von den Zeichen ihres Herrn kommt zu ihnen, ohne daß sie sich davon abwenden.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es kommt kein Zeichen von den Zeichen ihres Herrn zu ihnen, ohne daß sie sich davon abwenden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und niemals kam zu ihnen irgendeine Aya von den Ayat ihres HERRN, ohne daß sie sich von ihr abwandten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And no divine sign of Allah's marvels be presented to them but they meet with aversion and oppose it with repugnance.

Abdul Haleem

they ignore every single sign that comes to them from their Lord,

Abdullah Yusuf Ali

Not a Sign comes to them from among the Signs of their Lord, but they turn away therefrom.

Abul A'la Maududi

Never does any Sign of their Lord come to them, but they turn away from it.

Aisha Bewley

Not one of your Lord’s Signs comes to them without their turning away from it.

Al-Hilali & Khan

And never came an Ayâh from among the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of their Lord to them, but they did turn away from it.

Ali Quli Qarai

There did not come to them any sign from among the signs of their Lord but that they used to disregard it.

Amatul Rahman Omar

There never comes to them a Message from the Messages of their Lord but they always turn away from it.

Arthur John Arberry

yet never any sign of the signs of their Lord comes to them, but they are turning away from it.

Bijan Moeinian

When the Revelations of their Lord reaches them, they turn away from it.

E. Henry Palmer

and thou bringest them not any one of the signs of their Lord, but they turn away therefrom,

Edip-Layth

No matter what sign comes to them from the signs of their Lord, they turn away from it.

George Sale

And thou dost not bring them one sign, of the signs of their Lord, but they turn aside from the same.

Hamid S. Aziz

And there comes not to them a sign from among the signs of their Lord but they turn away from it.

Mahmoud Ghali

And in no way does any sign of the signs of their Lord come up to them, except that they were veering away from it.

Marmaduke Pickthall

Never came a token of the tokens of their Lord to them, but they did turn away from it!

Mohamed Ahmed - Samira

None of the signs of their Lord ever comes to them but they turn away from it.

Muhammad Asad

and no message of their Sustainer s messages ever reaches them without their turning away from it.

Mustafa Khattab

Whenever a sign comes to them from their Lord, they turn away from it.

Progressive Muslims

And no matter what sign comes to them from the signs of their Lord, they turn away from it.

Sahih International

And no sign comes to them from the signs of their Lord except that they are from it turning away.

Sam Gerrans

And there comes not to them a proof among the proofs of their Lord save they turn away therefrom.

Shabbir Ahmed

- No Message of their Lord's Messages reaches them without them turning away from it.

Syed Vickar Ahamed

From the many Signs (verses) of their Lord, there is not (even) one Sign (verse) that comes to them from which they do not turn away.

Taqi Usmani

There comes to them no sign from the signs of your Lord, but they turn averse to it.

The Monotheist Group

And no matter what sign comes to them from the signs of their Lord, they turn away from it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Or, pas une preuve ne leur vient, parmi les preuves de leur Seigneur sans quʹils ne sʹen détournent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çiqas ayetek ji ayetên Xwedayê wan ji wan re hatibe her wan berê xwe jê guhartiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar er komt geen enkel teken van hun Heer tot hen of zij keren zich ervan af.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En gij brengt hun geen teeken van de teekenen van uwen Heer, of zij wenden zich daarvan af.

Hollandaca — Siregar

En er komt geen Teken tot hen, van de Tekenen van hun Heer, of zij wenden zich er van af.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И не приходит к ним [неверующим] ни одно знамение из знамений Господа их, чтобы они [неверующие] от них [знамений] не отвратились. [Каждый раз, когда приходит к ним какое-либо знамение от Аллаха, они не признают ее истинности, отворачиваются от нее, не утруждая себя обратить на это взор или же немного призадуматься об этом]

Rusça — Osmanov

И когда к ним является хоть какое-нибудь из знамений Господа их, они отворачиваются [от него].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

ja, vilket budskap som än når dem från deras Herre, vänder de ryggen till.