Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.
وَاِذَا قِيلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ قَالَ الَّذِينَ كَفَرُوا لِلَّذِينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
ve iƶā ḳīle lehum enfiḳū mimmā razeḳakumu (a)llahu ḳāle (e)lleƶīne keferū li(e)lleƶīne āmenū e nuT'ǐmu men lev yeşā'u (a)llahu eT'ǎmehu in entum illā fī Delālin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve onlara, Allah'ın, sizi rızıklandırdığı şeylerin bir kısmını hayır yoluna harcayın dendi mi kâfir olanlar, inananlara derler ki: Dileseydi Allah doyururdu onu, biz mi doyuralım? Siz, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve onlara, Allahʼın, sizi rızıklandırdığı şeylerin bir kısmını hayır yoluna harcayın dendi mi kâfir olanlar, inananlara derler ki: Dileseydi Allah doyururdu onu, biz mi doyuralım? Siz, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Adem Uğur
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Ahmed Hulusi
Onlara: "Allah'ın sizi beslediği yaşam gıdalarınızdan Allah için karşılıksız bağışlayın" denildiğinde hakikat bilgisini inkar edenler, iman edenlere dedi ki: "Dileseydi Allah, kendisinin doyuracağı kimseyi mi yedirip doyuralım? Siz ancak apaçık bir dalalet içindesiniz. "
Ahmet Tekin
Onlara: 'Allah’ın size rızık ve servet olarak verdiklerinden, Allah yolunda, karşılık gözetmeden gönüllü hayra harcayın, insanların ihtiyaçlarını görün' denildiği zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, iman edenlere: 'Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde doyuracağı akıllı ve sorumlu kimseleri, biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir yanılgı içindesiniz.' diyorlar.
Ahmet Varol
Onlara: 'Allah'ın size rızık olarak verdiğinden (hayır yolunda) harcayın' dendiğinde inkâr edenler iman edenlere derler ki: 'Allah'ın dilediği takdirde yedireceği kimseye biz mi yedireceğiz? Doğrusu siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.'
Ali Bulaç
Ve onlara: "Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o inkar edenler iman edenlere dediler ki: " Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."
Ali Fikri Yavuz
Onlara: “-Allah’ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın.” denildiği zaman, o kâfir olanlar, iman edenlere şöyle dediler: “- O kimseye biz mi yedireceğiz ki, Allah dileseydi ona yiyeceğini verirdi? Siz (Allah’ın iradesine aykırı teklifte bulunmakla) ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
Ali Rıza Safa
"Allah'ın size verdiği geçimliklerden yardımlaşmak amacıyla paylaşın!" denildiğinde, nankörlük edenler, inananlara, şöyle derler: "Allah'ın, dilerse doyurabileceği kimseyi, biz mi doyuracağız? Siz, yalnızca apaçık bir sapkınlık içindesiniz!"
Bayraktar Bayraklı
"Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden, hayra sarfediniz" denildiğinde kafirler müminlere şöyle der: "Allah'ın dilediği taktirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz."
Bekir Sadak
Onlara: «Allah'in size verdigi riziktan sarfedin» denince inkar edenler inananlara: «Allah dileseydi doyurabilecegi bir kimseyi biz mi doyuralim? Dogrusu siz apacik bir sapikliktasiniz» derler.
Celal Yıldırım
Yine kendilerine, Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden (Allah için) harcayın, denildiği zaman, o küfredenler, imân edenlere, «Allah'ın dilediği takdirde yedireceği kimseyi biz mi yedirelim ?! Şüphesiz ki siz açık bir sapıklık içinde bulunuyorsunuz,» derler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara, “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için de harcayın” dendiğinde, inkârcılar müminlere derler ki: “Dilese Allah’ın doyuracağı kimseleri biz mi besleyeceğiz! Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz.”
Diyanet İşleri
Onlara, "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkar edenler iman edenlere, "Allah'ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.
Diyanet İşleri (eski)
Onlara: 'Allah'ın size verdiği rızıktan sarfedin' denince inkar edenler inananlara: 'Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz apaçık bir sapıklıktasınız' derler.
Diyanet Vakfi
Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlara: «Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın» dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: «Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" denildiği zaman, o kafirler, iman edenler için şöyle dediler: "Allah'ın, dileseydi yiyecek verebileceği kimseyi biz hiç yedirir miyiz, siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahın size merzuk kıldığı şeylerden hayra sarfedin denildiği zaman da onlara o küfredenler iyman edenler için şöyle dediler, biz hiç yedirir miyiz o kişiye ki Allah dilese ona yiyeceğini verirdi, siz apaçık bir dalal içinde değil de nesiniz?
Erhan Aktaş
Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden ihtiyaç sahiplerine yardım edin dendiği zaman, Kafirler, İman Edenler'e: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infak edin." dendiği zaman, Kafirler, iman edenlere: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara: "Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infak edin." dendiği zaman, gerçeği yalanlayan nankörler, iman edenlere: "Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz." dediler.
Fizilal-il Kuran
Onlara; «Allah'ın size verdiği rızıktan sarf edin» denilince inkâr edenler inananlara; «Allah dileseydi, doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?»
Gültekin Onan
Ve onlara: "Size Tanrı'nın rızık olarak verdiklerinden infak edin" denildiği zaman, o küfredenler inananlara dediler ki: "Tanrı'nın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz apaçık bir şaşkınlık içindesiniz."
Hamdi Döndüren
Onlara, “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden hayra harcayın!” denildiğinde, inkâr edenler, inanan (yoksullar) için, “Allah’ın, dilediği takdirde yedireceği kimseye, biz mi yedireceğiz? Siz apaçık bir şaşkınlık içindesiniz!” derler.
Hasan Basri Çantay
Onlara "Allahın sizi rızıklandırdığı şeylerden (hayra) harc edin" denilince o küfredenler, iman edenlere (şöyle) dedi (ler): "Allahın, dileseydi, yedireceği kimseye biz mi yedirecek misiz? Siz apaçık bir sapıklıkda bulunanlardan başkaları değilsiniz".
Hasib Asutay
Onlara, 'Allah'ın size verdiği rızıktan (hayra) harcayın' denildiği zaman inkâr edenler, inananlara, 'Allah'ın dilediği takdirde yedireceği bir kimseye biz mi yedirelim? Doğrusu siz apaçık bir sapıklık içindesiniz' derler. (12) (12. Kimi Mekke müşrikleri, 'Allah'ın yardımsız bırakıp yoksul düşürdüğü kişiye biz mi yardım edelim?' demişlerdi. Ayetin bunun üzerine indiği nakledilmiştir.)
Hayrat Neşriyat
Kendilerine: 'Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (siz de O’nun yolunda) sarf edin!' denildiğinde ise o inkâr edenler, îmân edenlere dedi(ler) ki: 'Allah dileyecek olsaydı kendisini doyuracağı bir kimseyi, (biz) mi doyuracağız? Doğrusu siz ancak apaçık bir dalâlet içindesiniz.'
İbni Kesir
Onlara; Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden infak edin, denildiğinde; o küfredenler iman etmiş olanlara dediler ki: Dilediği takdirde Allah'ın doyuracağı kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz, ancak apaçık bir sapıklık içerisindesiniz.
Mehmet Okuyan
Onlara “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden infak edin (verin)” dendiğinde, kâfir olanlar iman edenlere “Allah’ın, dilemesi hâlinde doyuracağı kişileri biz mi doyuracakmışız! Siz sadece apaçık bir sapkınlık içindesiniz!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Kendilerine, "Allah'ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın!" denildiğinde, hakikati inkara şartlanmış olanlar, inananlara, "Rabb(iniz) dileseydi (Kendisinin) besleyebileceği kimseleri biz mi besleyelim? Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz!" derler;
Mustafa İslamoğlu
Kendilerine "Allah'ın size verdiği servetten (Allah yoluna) cömertçe sarf edin" denildiğinde, inkarda ısrar edenler imanda sebat gösterenlere "Ne yani, Allah'ın isterse pekala doyuracağı kimseyi biz mi doyuralım? Şimdi siz açık bir şaşkınlık içinde değil de nesiniz!" derler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara «Allah'ın sizi merzûk ettiği şeylerden infak ediniz» denildiği vakit kâfir olanlar, imân edenlere dediler ki: «Biz mi taam vereceğiz o kimseye ki, eğer Allah dilese idi ona taam verirdi. Siz başka değil, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz?»
Ömer Öngüt
Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfedin!" denildiğinde, kâfirler müminlere: "Allah'ın, dileseydi doyuracağı kimseleri biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz. " derler.
Suat Yıldırım
Onlara ne zaman: "Allah’ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın" denilse, kâfirler müminlere şöyle derler: "Size kalsa Allah’ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz!"
Süleyman Ateş
Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan (Allah için) verin!" dendiği zaman, nankörler, inananlara: "Allah'ın dilediği takdirde yedireceği bir kimseye biz mi yedirelim? Doğrusu siz, apaçık bir sapıklık içindesiniz." derler.
Süleymaniye Vakfı
"Allah'ın size verdiği rızıktan hayra harcayın." denildiğinde, kafirlik edenler, inanıp güvenmiş olanlara şöyle derler: "İstediği takdirde yiyeceğini Allah'ın vereceği kimselere biz mi yiyecek vereceğiz! Siz açık bir sapkınlık içindesiniz!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Allah'ın verdiği rızıktan hayra harcayın" dense, görmezlikten gelenler, müminlere derler ki, "Onları biz mi doyuracağız; gerekli görseydi Allah doyururdu. Sizin hepiniz açık bir sapıklık içindesiniz."
Şaban Piriş
Kendilerine: -Allah'ın size verdiği rızıklardan infak edin, denildiği zaman; nankörlük edenler, iman edenlere; -Allah istese doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Siz, ancak açık bir sapıklık içindesiniz, derler
Tefhim-ul Kuran
Ve onlara: «Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin» denildiği zaman da, o küfre sapanlar iman edenlere dediler ki: «Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.»
Ümit Şimşek
Kendilerine 'Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bağışta bulunun' dendiği zaman, inkâr edenler iman edenlere dediler ki: 'Dilediği takdirde Allah'ın doyurabileceği kimseleri biz mi doyuralım? Siz iyice şaşırmışsınız!'
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın!" dendiğinden, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: "Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlara: “Allahın sizə verdiyi ruzidən sərf edin!”– deyildikdə, kafirlər möminlərə deyirlər: “Allahın istədiyi təqdirdə yedirdəcəyi kimsəni bizmi yedirdəcəyik? Siz ancaq açıq-aydın azğınlıq içindəsiniz”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlara: ″Allahın sizə verdiyi ruzidən (ehtiyacı olanlara) sərf edin!″ – deyildiyi zaman, kafirlər möʼminlərə: ″Allahın istədiyi təqdirdə özü yedirə biləcəyi kimsəni bizmi yedirdəcəyik?!″ – deyərlər. Siz (bu eʼtiqadınızla) sadəcə olaraq (haqq yoldan) açıq-aşkar azmısınız.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn ihnen gesagt wird: ʺGebt den Armen von dem, was euch Gott gegeben hat!ʺ sagen die Ungläubigen zu den Gläubigen: ʺSollen wir uns Gottes Willen widersetzen und Leute ernähren, die Gott, wenn Er wollte, ernährt hätte? Ihr seid in offenkundigem Irrtum.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Und wenn zu ihnen gesagt wird: ʺGebt von dem aus, womit Allah euch versorgt hatʺ, sagen diejenigen, die ungläubig sind, zu denjenigen, die glauben: ʺSollen wir jemanden ernähren, den Allah, wenn Er wollte, ernähren würde? Ihr befindet euch nur in deutlichem Irrtum.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Und wenn zu ihnen gesprochen wird: ʺSpendet von dem, was Allah euch gegeben batʺ, sagen die Ungläubigen zu den Gläubigen: ʺSollen wir einen speisen, den Allah hätte speisen können, wenn Er es gewollt hätte? Ihr befindet euch da zweifellos in einem offenkundigen Irrtum.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Und als ihnen gesagt wurde: ʺGebt vom Rizq, das ALLAH euch gewährte.ʺ Sagten diejenigen, die Kufr betrieben haben, 2 zu denjenigen, die den Iman verinnerlichten: ʺSollen wir etwa denjenigen speisen, welchen ALLAH gespeist hätte, wenn ER wollte?! Ihr befindet euch doch nur in einem eindeutigen Irrtum.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And when told to spend in benevolence of what Allah has bestowed them and given them of His bounty, the infidels express their thoughts in words and pitifully say: "Shall we feed him whom Allah can feed if He will! You must be deviated in mind and have wandered from the path of righteousness!"
Abdul Haleem
and when they are told, ‘Give to others out of what God has provided for you,’ the disbelievers say to the believers, ‘Why should we feed those that God could feed if He wanted? You must be deeply misguided.’
Abdullah Yusuf Ali
And when they are told, "Spend ye of (the bounties) with which Allah has provided you," the Unbelievers say to those who believe: "Shall we then feed those whom, if Allah had so willed, He would have fed, (Himself)?- Ye are in nothing but manifest error."
Abul A'la Maududi
And when it is said to them: "Spend (in the Way of Allah) out of the sustenance that Allah has provided you," the unbelievers say to the believers: “Shall we feed him whom, Allah would have fed, had He so wished?” Say: “You are in evident error.”
Aisha Bewley
And when they are told, ‘Spend from the provision Allah has given you,’ those who are kafir say to those who have iman, ‘Why should we feed someone whom, if He wished, Allah would feed Himself? You are clearly in error. ’
Al-Hilali & Khan
And when it is said to them: "Spend of that with which Allâh has provided you," those who disbelieve say to those who believe: "Shall we feed those whom, if Allâh willed, He (Himself) would have fed? You are only in a plain error."
Ali Quli Qarai
When they are told, ‘Spend out of what Allah has provided you,’ the faithless say to the faithful, ‘Shall we feed [someone] whom Allah would have fed, had He wished? You are only in manifest error. ’
Amatul Rahman Omar
And when it is said to them, `Spend out of that which Allâh has provided for you,' those who disbelieve say to those who believe, `Shall we feed those whom, if Allâh so will, He could feed? You are only steeped in obvious error. '
Arthur John Arberry
And when it is said to them, 'Expend of that God has provided you,' the unbelievers say to the believers, 'What, shall we feed such a one whom, if God willed, He would feed? You are only in manifest error!'
Bijan Moeinian
When they are asked to devote a part of what God has given them to the needy ones, they say: "If God wanted, He would have helped the needy ones Himself!" What a wrong attitude [God has made some poor and some rich to see whether or not the rich ones are human enough to help the poor. ]
E. Henry Palmer
and when it is said to them, 'Expend in alms of what God has bestowed upon you,' those who misbelieve say to those who believe, 'Shall we feed him whom, if God pleased, He would feed? ye are only in an obvious error. '
Edip-Layth
When they are told: "Spend from what God has provisioned you." Those who reject say to those who acknowledge: "Shall we feed those whom God could feed, if He so willed? You are clearly misguided!"
George Sale
And when it is said unto them, give alms of that which God hath bestowed on you; the unbelievers say unto those who believe, by way of mockery, shall we feed him whom God can feed, if he pleaseth? Verily ye are in no other than a manifest error.
Hamid S. Aziz
And when it is said to them, "Spend of that which Allah has given you", those who disbelieve say to those who believe, "Shall we feed him whom, if Allah please, He could feed? You are in naught but clear error. "
Mahmoud Ghali
And when it is said to them, "Expend of what Allah has provided you, " the ones who have disbelieved have said to the ones who have believed, "Shall we feed the ones whom, if Allah decides, He will feed? Decidedly you are in nothing except evident error. "
Marmaduke Pickthall
And when it is said unto them: Spend of that wherewith Allah hath provided you, those who disbelieve say unto those who believe: Shall we feed those whom Allah, if He willed, would feed? Ye are in naught else than error manifest.
Mohamed Ahmed - Samira
When they are told: "Spend of what God has given you, " the unbelievers say to those who believe: "Why should we feed those whom God should have fed if He pleased?" You are only in palpable error.
Muhammad Asad
Thus, when they are told, "Spend on others out of what God has provided for you as sustenance," those who are bent on denying the truth say unto those who believe, “Shall we feed anyone whom, if [your] God had so willed, He could have fed [Himself]? Clearly, you are but lost in error!”
Mustafa Khattab
And when it is said to them, "Donate from what Allah has provided for you," the disbelievers say to the believers, “Why should we feed those whom Allah could have fed if He wanted to? You are clearly astray!”
Progressive Muslims
And when they are told: "Spend from what God has provisioned you. " Those who reject say to those who believe: "Shall we feed those whom God could feed, if He so willed You are clearly misguided!"
Sahih International
And when it is said to them, "Spend from that which Allah has provided for you," those who disbelieve say to those who believe, "Should we feed one whom, if Allah had willed, He would have fed? You are not but in clear error. "
Sam Gerrans
And when it is said to them: “Spend of what God has provided you,” those who ignore warning say to those who heed warning: “Shall we feed one whom, had God willed, He would have fed? You are only in manifest error.”
Shabbir Ahmed
And when it is said to them, "Spend on others of the provision Allah has given to you", the rejecters say to the believers, "Shall we feed anyone whom Allah could have fed if He so willed? You people are obviously lost in error. " (6:149), (16:35), (43:20).
Syed Vickar Ahamed
And when they are told: "You spend from (the many gifts) that Allah has given to you;" The unbelievers say to those who believe: "Shall we really feed those (people) whom, if Allah had so willed, He (Himself) would have fed? You are in nowhere but in clear mistake. "
Taqi Usmani
And when it is said to them, "Spend (to the needy) from the provision Allah has given to you", the disbelievers say to the believers, “Shall we feed those whom Allah could have fed, if Allah so willed? You are but in open error.”
The Monotheist Group
And when they are told: "Spend from what God has provisioned you." Those who reject say to those who believe: "Shall we feed those whom God could feed, if He so willed? You are clearly misguided!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et quand on leur dit: ʺDépensez de ce quʹAllah vous a attribuéʺ, ceux qui ont mécru disent à ceux qui ont cru: ʺNourrirons-nous quelquʹun quʹAllah aurait nourri sʹIl lʹavait voulu? Vous nʹêtes que dans un égarement évidentʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Dema ku ji wan re bê gotin; ji wî risqê ku Xwedê daye we di xêrê de xerc bikin; ew ên ku kafir bûne ji yên bawermend re dibêjin: Erê ma em ê xwarinê bidin wan ên ku Xwedê nexwestiye xwarinê bide wan? Bêguman hûn bes di rêşaşiyeke aşkera de ne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En wanneer tot hen gezegd wordt: ʺGeeft bijdragen van wat God jullie voor je levensonderhoud gegeven heeftʺ dan zeggen zij die ongelovig zijn tegen hen die gelovig zijn: ʺZullen wij voedsel geven aan wie God het kan geven als Hij wil? Jullie verkeren in duidelijke dwaling.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
En als hun wordt gezegd: Geeft aalmoezen van het geen God u heeft geschonken, zeggen de ongeloovigen, spottenderwijze, tot hen die gelooven: Zullen wij dengenen voeden, dien God kan voeden, zoo het hem behaagt? Waarlijk, gij verkeert in eene duidelijke dwaling.
Hollandaca — Siregar
En wanneer tot hen wordt gezegd: ʺGeeft uit van waar Allah jullie mee voorzien heeft,ʺ dan zeggen degenen die ongelovig zijn tot degenen die gelovig zijn: ʺZouden wij degenen voeden die Hij had kunnen voeden, als Allah het gewild had? Jullie verkeren slechts in duidelijke dwaling.ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А когда им [иудеям или многобожникам] говорится: «Расходуйте из того (имущества), чем наделил вас Аллах [давайте нищим и нуждающимся милостыню]!» – те, которые стали неверующими, говорят верующим: «Разве мы станем кормить того, кого Аллах, если пожелал, накормил бы [[Неверующие слышали, как верующие говорят «Аллах – Податель пропитания (ар-Раззак), и Он дарует богатство кому пожелает, и делает бедным кого пожелает». Высказываниями подобными «Разве мы станем кормить того, кого Аллах, если пожелал, накормил бы?» они пытались повернуть слова верующих против самих же верующих и говорили неверующие: «Мы не хотим идти против воли Аллаха, в том, что если Он пожелал сделать какого-либо человека бедным, то мы не хотим давать ему хоть что-либо». Но это их ошибка, упрямство и попытка оспорить истину, используя ложь. Аллах Всевышний наделил богатством некоторые Свои творения и сделал бедными других из них, и повелел, чтобы богатые кормили бедных и Он испытывает их тем, что вменил им в обязанность выделять часть своего имущества. Да, Аллах Всевышний, если пожелает, то накормит любого, и это – истина. Однако неверующие используют истину, чтобы отвергнуть другую истину – повеление Аллаха богатым выделять часть имущества бедным. И спор с такой позиции является неправильным. (Фатх аль-Кадир, Шаукани)]] (или дал бы имущество)? Вы (верующие) (призывая нас к этому) (находитесь) только в явном заблуждении».
Rusça — Osmanov
Когда тех, кто не уверовал, призывают: ʺЖертвуйте из того, что Аллах дал вам в наделʺ, - они отвечают тем, кто уверовал: ʺНеужели мы будем кормить того, кого накормил бы Аллах, если бы Ему было угодно? Поистине, вы - в глубоком заблужденииʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och när de som förnekar sanningen uppmanas: ʺGe åt andra av det som Gud har skänkt er för er försörjningʺ, säger de till de troende: ʺSkall vi livnära den som Gud hade kunnat föda, om Han velat? Detta har ni helt missuppfattat!ʺ