Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

وَلَوْ يُؤَاخِذُ اللّٰهُ النَّاسَ بِمَا كَسَبُوا مَا تَرَكَ عَلٰى ظَهْرِهَا مِنْ دَابَّةٍ وَلٰكِنْ يُؤَخِّرُهُمْ اِلٰٓى اَجَلٍ مُسَمًّى فَاِذَا جَاءَ اَجَلُهُمْ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِعِبَادِهِ بَصِيرًا

ve lev yu'āḣiƶu (a)llahu n-nāse bimā kesebū mā terake ǎlā Zehrihā min dābbetin ve lākin yu'eḣḣiruhum ilā ecelin musemmen fe iƶā cā'e eceluhum fe inne (a)llahe kāne bi ǐbādihi beSīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levve eğer
2يُؤَاخِذُyu'āḣiƶuا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmekcezalandıracak olsaydı
3اللّٰهُ(a)llahuAllah
4النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanları
5بِمَاbimāyüzünden
6كَسَبُواkesebūك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.yaptıkları işler
7مَا
8تَرَكَterakeت ر كTerk etmek, bırakmak, vazgeçmek, feragat etmek, ihmal etmek, atlamak, birine bir şey bırakmak.bırakmazdı
9عَلٰىǎlāüzerinde (yeryüzünde)
10ظَهْرِهَاZehrihāظ ه رGörünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmakonun sırtı
11مِنْminhiçbir
12دَابَّةٍdābbetinد ب بyavaşça gitmek, sürünmek/emeklemek/yürümek, vurmak, sona ermek, akmak, atmakcanlı
13وَلٰكِنْve lākinfakat
14يُؤَخِّرُهُمْyu'eḣḣiruhumا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımonları erteliyor
15اِلٰٓىilākadar
16اَجَلٍecelinا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesibir süreye
17مُسَمًّىmusemmenس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)belirtilmiş
18فَاِذَاfe iƶāzaman
19جَاءَcā'eج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakgeldiği
20اَجَلُهُمْeceluhumا ج لBelirlenmiş/atanmış/belirtilmiş/kararlaştırılmış süre, dönem, kıyamet günü, yaratılış ve ölüm arası dönem, ölüm ve diriliş arası dönem, dünyada kalan süre, zamanın ertelenmesi/geciktirilmesi/ötelenmesisüreleri
21فَاِنَّfe innekuşkusuz
22اللّٰهَ(a)llaheAllah
23كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
24بِعِبَادِهِbi ǐbādihiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullarını
25بَصِيرًاbeSīranب ص رgörme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısıgörmektedir

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah, kazandıkları suç yüzünden insanlara azap verecek olsaydı yeryüzünde yürür bir tek mahlûk bırakmazdı ve fakat onları, mukadder bir zamana dek bırakır; derken zamanları geldi miydi artık şüphe yok ki Allah, kullarını görür.

Abdulkadir Gölpınarlı

Allah, kazandıkları suç yüzünden insanlara azap verecek olsaydı yeryüzünde yürür bir tek mahlûk bırakmazdı ve fakat onları, mukadder bir zamana dek bırakır; derken zamanları geldi miydi artık şüphe yok ki Allah, kullarını görür.

Adem Uğur

Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.

Ahmed Hulusi

Eğer Allah, insanlara, yaptıklarının getirisini anında yaşatmayı dileseydi yeryüzünde hiçbir DABBE (insan bedenini sağ) bırakmazdı! Ne var ki onları (bedenli yaşamlarını) takdir edilmiş bir ömrün sonuna kadar tehir ediyor. Onların ecelleri geldiğinde (dünyada işleri biter)! Muhakkak ki Allah Esma'sıyla kullarının varlığında olarak Basıyr'dir.

Ahmet Tekin

Eğer Allah işledikleri ameller, yüklendikleri günahlar, hak ettikleri cezalar yüzünden, insanları hemen hesaba çekip cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat onlara belirli bir vadeye, vakte kadar mühlet veriyor, zaman kazandırıyor. Nihayet ecelleri gelip, vakitleri dolunca, amellerine göre gerekeni yapar. Allah kullarının işledikleri amelleri her an biliyor, görüyor.

Ahmet Varol

Eğer Allah insanları işlediklerinden dolayı ele alsaydı onun üzerinde bir tek canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar ertelemektedir. Ecelleri geldiğinde artık muhakkak ki Allah kullarını görmektedir.

Ali Bulaç

Eğer Allah, kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.

Ali Fikri Yavuz

Eğer Allah, insanları, ettikleri günah yüzünden yakalayıp hesaba çekseydi, yer yüzünde hiç bir canlı bırakmazdı. Fakat Allah, onları, muayyen bir vakte kadar geciktirir. Nihayet ecelleri gelince, Muhakkak Allah kullarına Basîr’dir= onları amellerine göre cezalandırır.

Ali Rıza Safa

Allah, yaptıkları yüzünden insanları hemen cezalandırsaydı, onun sırtında hiçbir yaratık bırakmazdı. Fakat belirlenmiş bir süreye dek onları erteliyor. Sonunda süreleri dolduğunda, kuşkusuz, Allah, kullarını Görendir.

Bayraktar Bayraklı

Şayet Allah, insanları yaptıklarıyla hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirlenen bir vakte kadar ertelemektedir. Vakitleri gelince Allah, onları cezalandıracaktır. Çünkü Allah kullarını kesinlikle gözlemektedir.

Bekir Sadak

Allah insanlari islediklerine karsilik hemen yakalayiverseydi, yeryuzunde bir canli birakmamasi gerekirdi. Ama onlari belli bir sureye kadar erteler. Sureleri gelince geregini yapar. Dogrusu Allah kullarini gormektedir. *

Celal Yıldırım

Eğer Allah, insanları kazandıkları şey sebebiyle hemen yakalayıp cezalandırmış olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Ama onları belirlenmiş bir vakte kadar geciktirir. Artık o vakit gelince (hükmünü yerine getirip cezalandırır). Çünkü Allah, mutlaka kullarını görüp bilendir.

Diyanet İşleri

Eğer Allah, insanları kazandıkları yüzünden hemen cezalandıracak olsaydı, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet süreleri gelince, (gerekeni yapar). Çünkü Allah, kullarını hakkıyla görmektedir.

Diyanet İşleri (eski)

Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde bir canlı bırakmaması gerekirdi. Ama onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince gereğini yapar. Doğrusu Allah kullarını görmektedir.

Diyanet Vakfi

Eğer Allah, yaptıkları yüzünden insanları (hemen) cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Vakitleri gelince (gerekeni yapar). Kuşkusuz Allah, kullarını görmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bununla beraber Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteliyor. Nihayet ecelleri gelince gereğini yapar. Şüphe yok ki Allah, kullarını görmektedir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bununla beraber Allah, insanları kendi işledikleri yüzünden hemen cezalandıracak olsa, yeryüzünde bir deprenen bırakmazdı. Fakat onları belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Nihayet ecelleri geldiği vakit, işte o zaman şüphe yok ki, Allah kullarını görendir (hiçbirini karşılıksız bırakmaz).

Elmalılı Hamdi Yazır

Bununla beraber Allah insanları kesibleriyle hemen muahaze ediverecek olsa yeryüzünde bir deprenen bırakmazdı ve lakin müsemma bir ecele kadar onları te'hır buyurur, nihayet ecelleri geldiği vakıt işte o vakıt, şübhe yok ki Allah kullarını basir bulunuyor

Erhan Aktaş

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, insanların yaptıklarının hesabını hemen görecek olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat O, onlara belli bir zamana kadar süre vermektedir. Belirlenen süre dolduğu zaman da kuşkusuz Allah kendi kullarını en iyi görendir.

Fizilal-il Kuran

Eğer Allah, insanların davranışlarının cezasını hemen verseydi yeryüzünde hiçbir canlı yaratık bırakmazdı. Fakat O, onları belirli bir sürenin sonuna kadar erteliyor. Söz konusu süreleri dolunca, kuşku yok ki, Allah kullarının durumunu görmektedir.

Gültekin Onan

Eğer Tanrı kazandıkları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı; ancak onları, adı konulmuş bir ecele kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Tanrı kendi kullarını görendir.

Hamdi Döndüren

Eğer Allah, insanları yaptıkları günahlar yüzünden hemen yakalasaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları, belli bir süreye kadar geciktirir, sonunda süreleri gelince (yapacağını yapar). Çünkü Allah, kullarını görmektedir.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden (hemen) muahaze etseydi (yerin) sırtında hiçbir canlı mahluk bırakmazdı. Fakat O, bunları muayyen bir müddete kadar gecikdiriyor. Nihayet vakıfları gelince muhakkak ki Allah kullarını hakkıyle görücüdür.

Hasib Asutay

Eğer Allah, insanları yaptıkları (günâhlar) yüzünden (hemen) cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı kalmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteliyor. Sonunda süreleri gelince (gereğini yapar). Şüphesiz Allah kullarını görmektedir.

Hayrat Neşriyat

Eğer Allah, insanları kazandıkları (günahlar) yüzünden (hemen) cezâlandıracak olsaydı, (yerin) yüzünde hareket eden hiçbir canlı bırakmazdı! Fakat onları(n cezâsını) belirli bir vakte kadar te’hîr eder. Nihâyet ecelleri geldiği zaman, artık doğrusu Allah kullarını(n amellerini) hakkıyla görendir.

İbni Kesir

Şayet Allah; insanları kazandıklarıyla muaheze etmiş olsaydı; onun üstünde hiç bir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar te'hir eder. Süreleri geldiği zaman muhakkak ki Allah; kulları için Basir olandır.

Mehmet Okuyan

Allah insanları yaptıkları yüzünden (hemen) hesaba çekseydi, onun sırtında (yeryüzünde) hiçbir canlı bırakmazdı. Ancak onları belirlenmiş bir süreye erteliyor. Süreleri gelince şüphesiz ki Allah kullarını görendir.

Muhammed Esed

Eğer Allah, insanları (hayatta) işledikleri (kötülükler)den dolayı (hemen) hesaba çekseydi, yer üzerinde tek bir canlı varlık bırakmazdı. Ama Allah, onlara (Kendisi tarafından) belirlenmiş bir vadeye kadar mühlet tanır, vadeleri dolunca da (anlarlar ki) Allah kulların(ın kalplerindekin)i görmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Eğer Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden (hemen) hesaba çekecek olsaydı, yer üzerinde bir tek canlı (insan) bırakmazdı; ama onları sonu yasayla belirlenmiş bir süreye kadar erteliyor; fakat süreleri dolunca artık anlarlar ki, Allah kullarını her daim görüp gözetmektedir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Allah insanları kazandıkları şey ile muaheze edecek olsa idi, yeryüzünde hiçbir canlı mahlûk bırakmazdı. Fakat onları bir muayyen müddete kadar tehir buyuruyor. Nihâyet ecelleri gelince (haklarında amellerine göre muamele yapılacaktır) çünkü Allah Teâlâ kullarını bihakkın görücü bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

Eğer Allah, insanları kazandıkları sebebiyle hemen hesaba çekseydi, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belli bir zamana kadar geciktirir. Süreleri gelince, artık şüphesiz ki Allah kullarını görmektedir.

Suat Yıldırım

Eğer Allah insanları işledikleri günahlar yüzünden cezalandıracak olsaydı, dünyada tek bir insan bile bırakmazdı; ama Allah onların cezasını belirlenmiş bir vâdeye kadar erteler. O vâdeleri geldiği vakit hükmünü yerine getirip onları cezalandırır. Çünkü Allah kullarını tamamen görmektedir.

Süleyman Ateş

Eğer Allah, insanları yaptıkları işler yüzünden (hemen) cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat Allah, onları belirtilmiş bir süreye kadar erteliyor. Süreleri geldiği zaman, kuşkusuz Allah kullarını görmektedir (onları yaptıkları işlere göre cezalandıracaktır).

Süleymaniye Vakfı

Allah insanlara, yaptıklarının cezasını hemen verseydi yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Ama onları, belirlenmiş bir süreye kadar erteler. Süreleri gelince (gereğini yapar). Şüphesiz Allah, kullarını görmektedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah insanları işlediklerine karşılık hemen yakalayıverseydi, yeryüzünde tek bir hareketli canlı bırakmazdı. Ama onları, o belirlenmiş ecellerine kadar erteler. Sürelerinin sonu gelince gereğini yapar. Allah kullarını görmektedir.

Şaban Piriş

Allah, insanları yaptıkları yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde ayaklarının üstünde bir tek canlı kalmazdı. Fakat onları belli bir süreye kadar erteler. Süreleri dolunca... Allah, kullarını elbette görmekte.

Tefhim-ul Kuran

Eğer Allah, kazanmakta oldukları dolayısıyla insanları (azab ile) yakalayıverecek olsaydı, (yerin) sırtı üzerinde hiçbir canlıyı bırakmazdı, ancak onları, adı konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Sonunda ecelleri geldiği zaman, artık şüphesiz Allah kendi kullarını görendir.

Ümit Şimşek

Allah insanları kazandıkları günahlar yüzünden cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı. Fakat Allah belirlenmiş bir vakte kadar onlara süre tanıyor. Vadeleri dolduğunda ise, hiç şüphe yok ki, Allah kullarını hakkıyla görür.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Allah, insanları, kazandıkları yüzünden hesaba çekseydi, yerkürenin sırtında hiçbir canlı bırakmazdı. Ne var ki, onları belirli bir süreye kadar, ecelleri gelinceye kadar erteliyor. Allah, kullarını iyice görmektedir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Allah insanları etdikləri günahlara görə dərhal cəzalandırsaydı, yer üzündə bir canlını belə sağ buraxmazdı. Lakin Allah onlara müəyyən vaxtadək möhlət verir. Vaxtları çatanda isə hər kəsə öz əməlinə görə cəza, yaxud mükafat verəcəkdir. Şübhəsiz ki, Allah Öz qullarını görür.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Allah insanları etdikləri günahlara görə cəzalandırsaydı, (Yer) üzündə bir nəfəri belə (sağ) qoymazdı. Lakin Allah onları (onların cəzasını) müəyyən bir vaxta (qiyamət gününə) qədər gecikdirər. Nəhayət, onların vaxtı gəlib çatdıqda (həmin müddət yetişib qiyamət qopduqda hamını yenidən dirildərək hərəyə öz əməli müqabilində cəza, yaxud mükafat verər). Çünki Allah öz bəndələrini görəndir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott die Menschen für die üblen Taten, die sie begangen haben, belangen würde, hätte Er auf der Erde kein Lebewesen übrig gelassen. Doch Er gewährt ihnen Aufschub bis zu einer bestimmten Frist. Wenn aber diese Frist abgelaufen ist, belangt Er sie. Gott sieht alles, was Seine Diener tun.

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn Allah die Menschen für das belangen wollte, was sie verdient haben, würde Er auf ihrer Oberfläche kein Tier übriglassen. Aber Er stellt sie auf eine festgesetzte Frist zurück. Und wenn dann ihre Frist kommt (-, so wird Er sie belangen), denn gewiß, Allah sieht Seine Diener wohl.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wollte Allah die Menschen für alles bestrafen, was sie tun, würde Er nicht ein Lebewesen auf der (Erd-)oberfläche übrig lassen; doch Er gewährt ihnen Aufschub bis zu einer bestimmten Frist; und wenn ihre Frist um ist, dann durchschaut Allah Seine Diener.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und würde ALLAH die Menschen belangen für das, was sie sich erwarben, würde ER darauf (auf der Erde) keinerlei sich bewegende Lebewesen lassen. Doch ER gewährt ihnen Aufschub bis zu einer festgesetzten Frist. Und wenn ihre Frist eingetroffen ist, so ist ALLAH doch immer Seinen Dienern gegenüber allsehend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If Allah were to plant the People's Hereafter in the now and impose on them what is commensurate with their deeds, not one single earthling animate being would be left on its surface. But He mercifully respites them to a predetermined point of time that they might hopefully deviate into sense and turn to Him. When it is time to pay to nature their due debt they shall come to know that Allah has always been Bassirun keeping a vigilant eye upon all this created beings.

Abdul Haleem

If God were to punish people [at once] for the wrong they have done, there would not be a single creature left on the surface of the earth. He gives them respite for a stated time and, whenever their time comes, God has been watching His servants.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah were to punish men according to what they deserve. He would not leave on the back of the (earth) a single living creature: but He gives them respite for a stated Term: when their Term expires, verily Allah has in His sight all His Servants.

Abul A'la Maududi

If Allah were to take people to task for their deeds, He would not leave any living creature on earth, but He grants them respite to an appointed time. When their appointed time comes to an end, surely Allah fully observes His servants.

Aisha Bewley

If Allah were to take mankind to task for what they have earned, He would not leave a single creature crawling on it, but He is deferring them until a specified time. Then, when their time comes, Allah sees His slaves!

Al-Hilali & Khan

And if Allâh were to punish men for that which they earned, He would not leave a moving (living) creature on the surface of the earth; but He gives them respite to an appointed term: and when their term comes, then verily, Allâh is Ever All-Seer of His slaves.

Ali Quli Qarai

Were Allah to take mankind to task because of what they have earned, He would not leave any living being on its back. But He respites them until a specified time, and when their time comes, Allah indeed sees best His servants.

Amatul Rahman Omar

If Allâh were to take people to task for (every little of) their evil doings He would not leave on the surface of this (earth) a single living creature. But He (out of His all embracing mercy) grants them respite till a stated term. And when their appointed time comes (they come to realise that) Allâh has His servants well under (His) eyes (He deals with them according to the nature of their deeds).

Arthur John Arberry

If God should take men to task for what they have earned He would not leave upon the face of the earth one creature that crawls; but He is deferring them to a stated term. But when their term is come -- surely God sees His servants.

Bijan Moeinian

If God wanted to punish every one for his sins, not a single creature would have remained on earth. Instead, God gives a life-long time to the people so that [they have the opportunity to purify themselves and] when the Day of Resurrection arrives, they stand in front of their Lord.

E. Henry Palmer

Were God to catch men up for what they earn, He would not leave upon the back of it a beast; but He respites them until an appointed time. When their appointed time comes, verily, God looks upon His servants.

Edip-Layth

If God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to a predetermined time. Then, when their time comes, then God is Seer of His servants.

George Sale

If God should punish men according to what they deserve, He would not leave on the back of the earth so much as a beast: But He respiteth them to a determined time; and when their time shall come, verily God will regard his servants.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled in the land and seen how was the end of those before them while they were stronger than these in power? And Allah is not such that any thing in the heavens or in the earth should escape Him; surely He is Knowing, Powerful.

Mahmoud Ghali

And if Allah took mankind to task for what they have earned, in no way would He leave upon the surface (Literally: back) (of the earth) any beast; but He is deferring them to a stated term. So when their term comes, then surely Allah has been Ever-Beholding His bondmen.

Marmaduke Pickthall

If Allah took mankind to task by that which they deserve, He would not leave a living creature on the surface of the earth; but He reprieveth them unto an appointed term, and when their term cometh - then verily (they will know that) Allah is ever Seer of His slaves.

Mohamed Ahmed - Samira

If God were to seize men for their doings, not a living being would be left upon the earth. But He gives them respite for a time ordained. When their time is come, surely God will keep (the interest of) His creatures in view.

Muhammad Asad

Now if God were to take men [at once] to task for whatever [wrong] they commit [on earth], He would not leave a single living creature upon its surface. However, He grants them respite for a term set [by Him]: but when their term comes to an end - then, verily, [they come to know that] God sees all that is in [the hearts of] His servants.

Mustafa Khattab

If Allah were to punish people ˹immediately˺ for what they have committed, He would not have left a single living being on earth. But He delays them for an appointed term. And when their time arrives, then surely Allah is All-Seeing of His servants.

Progressive Muslims

And if God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to a predetermined time. Then, when their time comes, then God is Seer of His servants.

Sahih International

And if Allah were to impose blame on the people for what they have earned, He would not leave upon the earth any creature. But He defers them for a specified term. And when their time comes, then indeed Allah has ever been, of His servants, Seeing.

Sam Gerrans

And were God to take men for what they earn, He would not leave any creature upon its surface. But He delays them to a stated term. But when their term comes, then is God of His servants seeing.

Shabbir Ahmed

Now if Allah took mankind to task by that which they earn by their deeds, He would not leave a creature on its surface. However, He grants them Respite unto an appointed term. And when their term comes to an end, then, verily, they come to know that Allah is ever Seer of His servants. ('Not leave a creature' - Life on the planet earth exists for and manifests itself in the highest form as the humans (2:30), (35:39)).

Syed Vickar Ahamed

And if Allah was to punish men according to what they have earned (and deserved), He would not leave a single living creature on the back of the (earth): But He gives them relief for a fixed time: And when the time comes to an end, surely, Allah is All Seeing (Baseer) over His servants.

Taqi Usmani

If Allah were to take mankind to task for what they did, He would have not left a living creature on its back, but He delays them upto an appointed time. So when their time will come, then Allah is the One who will see His slaves.

The Monotheist Group

And if God were to punish the people for what they have earned, He would not leave a single creature standing. But He delays them to an appointed term. So, when their time comes, then God is Seer of His servants.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Allah sʹen prenait aux gens pour ce quʹils acquièrent, Il ne laisserait à la surface (de la terre) aucun être vivant. Mais Il leur donne un délai jusquʹà un terme fixé. Puis quand leur terme viendra... (Il se saisira dʹeux) car Allah est Très Clairvoyant sur Ses serviteurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger Xwedê ji ber gunehên mirovan ew zû bi zû ceza bikirana, dê li ser rûyê erdê tu zindiyek nehiştibûya. Lê belê Xwedê cezayê wan heya demeke navlêkirî dide paş. Vêca dema civanê wan bê, bêguman Xwedê bînerê bi evdên xwe ye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Als God de mensen zou aanrekenen wat zij begaan hebben zou Hij op het aardoppervlak geen dier overlaten. Maar Hij geeft hun uitstel tot een vastgestelde termijn. En wanneer hun termijn komt, dan doorziet God Zijn dienaren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien God de menschen strafte naar gelang van hetgeen zij bedrijven, zou hij zelfs geen dier op de oppervlakte der aarde hebben gelaten; maar hij schenkt u uitstel tot een bepaalden tijd. En als hun tijd zal zijn gekomen, waarlijk, dan zal God zijne dienaren beschouwen.

Hollandaca — Siregar

En als Allah de mensen zou grijpen wegens wat zij bedreven hebben, dan zott Hij geen levend wezen op het aardoppervlak achterlaten. Maar Hij geeft hun uitstel tot een vastgeswide tijd. En wanneer hun tijd is gekomen (worden zij bestraft): voorwaar, Allah is Alziend over Zijn dienaren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если бы Аллах стал наказывать людей за то, что они приобрели [за те грехи, которые они совершают] (только в этом мире), то Он не оставил бы на поверхности ее [земли] ни одного живого существа. Но Он дает им отсрочку до определенного предела (как в этом мире, так и до Дня Суда). А когда наступит их срок, то поистине Аллах видит Своих рабов, (и воздаст им за то, что они совершали)!

Rusça — Osmanov

Если бы Аллах стал наказывать людей за их деяния, то Он не оставил бы на поверхности земли ни единого живого существа, но Он откладывает им [наказание] на предопределенный срок; когда же настанет их срок [, то накажет]. Воистину, Аллах видит [деяния] Своих рабов.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Gud (med en gång) skulle straffa människorna så som de förtjänar, skulle Han inte lämna en enda levande varelse kvar på (jorden); men Han ger dem uppskov till en (av Honom) fastställd tidpunkt. Och när denna frist har löpt ut (skall de få erfara att) Gud inte förlorar någon av Sina tjänare ur sikte.