Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُ بَلْ هُوَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ لِتُنْذِرَ قَوْمًا مَا اَتٰيهُمْ مِنْ نَذِيرٍ مِنْ قَبْلِكَ لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ

em yeḳūlūne fterāhu bel huve l-Haḳḳu min rabbike li tunƶira ḳavmen mā etāhum min neƶīrin min ḳablike leǎllehum yehtedūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَمْemyoksa?
2يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyorlar-
3افْتَرٰيهُfterāhuف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.onu uydurdu
4بَلْbelhayır
5هُوَhuveo
6الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçektir
7مِنْmintarafından
8رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbin
9لِتُنْذِرَli tunƶiraن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarman için
10قَوْمًاḳavmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir kavmi
11مَا
12اَتٰيهُمْetāhumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekkendilerine gelmeyen
13مِنْminhiçbir
14نَذِيرٍneƶīrinن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.uyarıcı
15مِنْmin
16قَبْلِكَḳablikeق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksenden önce
17لَعَلَّهُمْleǎllehumumuduyla
18يَهْتَدُونَyehtedūneه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola gelirler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Yoksa, bunu o mu uyduruyor diyorlar? Hayır, o, gerçektir Rabbinden, senden önce, kendilerine bir korkutucu gelmemiş olan topluluğu, doğru yolu bulsunlar diye korkutman için indirilmiştir.

Adem Uğur

Onu Peygamber kendisi uydurdu diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak (kitap)tır.

Ahmed Hulusi

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar! Asla! O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş toplumu uyarman için Rabbinden (olan) Hak'tır. . . Umulur ki (değerlendirip) hakikate ererler.

Ahmet Tekin

Yoksa onu: 'Muhammed uydurdu' mu, diyorlar. Hayır! O, senden önce kendilerine sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan birçok uyarıcılar gelmiş toplumları senin de uyarman için, Rabbin tarafından gönderilen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kitaptır. Ola ki, onların doğru yolu tercih etmelerine vesile olur.

Ahmet Varol

Yoksa: 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? Hayır o, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için Rabbinden (gelen) haktır. Umulur ki doğru yola ererler.

Ali Bulaç

Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.

Ali Fikri Yavuz

Yoksa (kâfirler Hz. Peygamber s.a.s. için) onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, O Kur’an hakdır, Rabbindendir (Cebrâil onu sana indirmiştir. Onu sana indirdik ki), Kendilerine senden önce bir korkutucu peygamber gelmemiş olan bir kavmi (azab ile) korkutasın. Olur ki, onlar hidayeti kabul ederler.

Ali Rıza Safa

Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için, Efendinden gerçektir; belki doğru yola erişirler diye.

Bayraktar Bayraklı

Yoksa "onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu uyarman için Rabbin tarafından gelen bir haktır/kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.

Bekir Sadak

«Onu peygamberin kendisi uydurdu» diyorlar, oyle mi? Hayir; O, senden once peygamber gonderilmemis olan bir milleti uyarman icin sana Rabbinden gelen bir gercektir. Belki artik dogru yolu bulurlar.

Celal Yıldırım

Yoksa O'nu (Peygamber) uydurdu mu diyorlar?! Hayır, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmeyen bir milleti uyarman için O, Rabbından (indirilen) hakkın (gerçeğin ve doğru yolun) kendisidir. Ola ki doğru yolu bulurlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Buna rağmen “Onu (Muhammed) kendisi uydurdu” diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman için rabbin tarafından gönderilen hak kitaptır. Umulur ki doğru yolu bulurlar.

Diyanet İşleri

Yoksa "Onu Muhammed uydurdu" mu diyorlar? Hayır o, kendilerine senden önce hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi uyarman için, doğru yolu bulsunlar diye Rabbin tarafından indirilmiş gerçektir.

Diyanet İşleri (eski)

'Onu peygamberin kendisi uydurdu' diyorlar, öyle mi? Hayır; O, senden önce peygamber gönderilmemiş olan bir milleti uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Belki artık doğru yolu bulurlar.

Diyanet Vakfi

«Onu Peygamber kendisi uydurdu» diyorlar öyle mi? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı (peygamber) gelmemiş bir kavmi uyarman için -doğru yolu bulalar diye- Rabbinden gönderilen hak (Kitap)tır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yoksa onu (Muhammed) uydurdu mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi korkutman için, Rabbin tarafından gelen bir haktır. Gerek ki, hidayeti kabul ederler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa: "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o, senden önce kendilerine bir gocundurucu (uyarıcı) peygamber gelmemiş olan bir kavmi gocundurasın (uyarasın) diye, Rabbin tarafından gelen bir gerçektir, gerek ki hidayeti kabul ederler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa onu uydurdu mu diyorlar? Hayır, haktır o, rabbındandır, kendilerine senden önce kocundurucu Peygamber gelmemiş olan bir kavmi kocundurasın diye gerek ki hidayeti kabul edeler

Erhan Aktaş

Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa, "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? Bilakis! O, Rabb'inden bir gerçektir. Senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan halkı uyarman içindir. Umulur ki böylece onlar, doğru yolu seçerler.

Fizilal-il Kuran

Yoksa «onu peygamber uydurdu mu» diyorlar? Hayır, O senden önce bir peygamber gönderilmemiş olan kavmi uyarması için sana Rabb'inden gelen bir gerçektir. Umulur ki, doğru yolu bulurlar.

Gültekin Onan

Yoksa onlar: "Bunu uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.

Hamdi Döndüren

Yoksa “Onu (Muhammed) kendisi uydurdu.” mu diyorlar! Hayır o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi, doğru yola gelirler umuduyla uyarman için, Rabbin tarafından indirilen gerçektir.

Hasan Basri Çantay

Yoksa o, bunu kendiliğinden mi uydurdu diyorlar? Hayır, o Rabbinden (gelen bir) hakdır. (Biz onu) senden evvel kendilerine inzar edici hiçbir (peygamber) gelmemiş olan bir kavme, (tutdukları yolun) korkunç aakıbetlerini haber vermen için (indirdik). Olur ki onlar hidayeti kabul ederler.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Yoksa 'Onu uydurdu mu?' diyorlar. Hayır, bu senden önce, kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu (2) doğru yola gelirler diye uyarman için, Rabbinden gelen bir gerçektir. (2. Ehl-i fetretten olan Araplara.)

Hayrat Neşriyat

Yoksa: 'Onu (Muhammed kendisi) uydurdu' mu diyorlar? Hayır! O, senden önce kendilerine hiçbir korkutucu gelmemiş olan bir kavmi (Allah’ın azâbı ile) korkutman için, Rabbinden (sana indirilen) haktır. Tâ ki onlar hidâyete ersinler.

İbni Kesir

Yoksa; O, bunu kendiliğinden uydurdu mu diyorlar; Hayır, o haktır, Rabbındandır. Ve senden evvel kendilerine uyarıcı gelmemiş olan bir kavme korkunç akıbetlerini haber vermen içindir. Belki hidayeti bulurlar.

Mehmet Okuyan

Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? Aksine doğru yolu bulsunlar diye o, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için Rabbinden gönderilen gerçektir.

Muhammed Esed

Ama onlar, (o hakkı inkar edenler,) "Onu (Muhammed) uydurdu!" diyorlar. Asla! O, Rabbinden gelen bir hakikat olup senden önce hiçbir uyarıcı ile karşılaşmamış olan (bu) halkı doğru yola gelsinler diye uyarabilmen içindir.

Mustafa İslamoğlu

Yine de onlar "Onu o uydurdu" diyorlar. Hayır! O Senin Rabbinden gelen bir hakikattir; senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir toplumu belki doğru yola gelirler diye uyarman içindir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Yoksa, «O'nu uydurdu,» mu diyorlar? Hayır. O, Hak'tır, Rabbindendir. Bir kavmi korkutasın ki, senden evvel kendilerine korkutur bir zât gelmiş değildir. Gerektir ki, onlar ihtida ediversinler.

Ömer Öngüt

Yoksa: “Onu peygamber kendisi uydurdu. ” mu diyorlar? Hayır! O, senden önce peygamber gönderilmemiş bir kavmi uyarman için sana Rabbinden gelen bir gerçektir. Umulur ki doğru yolu bulurlar.

Suat Yıldırım

Yoksa: "Onu uydurdu" mu diyorlar? Bilakis, o gerçeğin ta kendisidir. Senden önce kendilerini uyaran hiçbir peygamber gelmemiş olan bir toplumu, doğru yolu bulmaları ümidiyle uyarman için Rabb’in tarafından gönderilmiştir.

Süleyman Ateş

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, o senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş olan bir kavmi, doğru yola gelirler umuduyla uyarman için Rabbin tarafından (sana indirilen) gerçektir.

Süleymaniye Vakfı

Yoksa "Onu, o (Muhammed) uydurdu." mu diyorlar? Hayır! O (kitap), Rabbin tarafından indirilmiş bir gerçektir. Senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir topluluğu uyarman içindir. Belki doğru yola girerler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Senin için) "Onu o uydurdu" diyorlar, öyle mi? Hayır; onun, Rabbin tarafından indirildiği bir gerçektir. Senden önce uyarıcı gelmemiş olan bir topluluğu uyarman için indirilmiştir. Belki yola gelirler.

Şaban Piriş

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, O, senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş olan bir toplumu, belki doğru yola gelirler diye uyarman için Rabbi'nden gelen gerçektir

Tefhim-ul Kuran

Yoksa onlar: «Bunu uydurdu» mu diyorlar? Hayır, o, Rabbinden olan bir haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı, korkutucu gelmemiş olan bir kavmi uyarıp korkutman için (onu sana indirdik). Umulur ki hidayet bulurlar.

Ümit Şimşek

Yoksa 'Onu kendisi uydurmuş' mu diyorlar? Doğrusu, bu Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir ki, senden önce kendilerine uyarıcı gelmemiş bir kavmi uyarman için gönderilmiştir-umulur ki, böylece doğru yolu bulurlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, haktır o; senin Rabbindendir; senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı gelmemiş bir toplumu uyarman içindir. Umulur ki, doğruya ve güzele kılavuzlanırlar.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa onlar: “Bunu özündən uydurmuşdur!”– deyirlər. Xeyr, o, Rəbbindən nazil olan bir haqdır ki, səndən öncə xəbərdar edən peyğəmbər gəlməmiş hər hansı bir xalqı xəbərdar edəsən. Bəlkə də, onlar doğru yola yönələlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺEr hat es erdichtet.ʺ Nein! Es ist die Wahrheit von deinem Herrn, dir offenbart, damit du ein Volk warnst, zu dem vor dir kein Warner gekommen ist. Sie mögen zur Rechtleitung finden.

Almanca — Der Edle Quran

Oder sagen sie: ʺEr hat es ersonnenʺ? Nein! Vielmehr ist es die Wahrheit von deinem Herrn, damit du ein Volk warnst, zu denen noch kein Warner vor dir ge kommen ist, auf daß sie rechtgeleitet werden mögen.

Almanca — M. A. Rassoul

Oder sagen sie: ʺEr hat es erdichtet?ʺ Nein, es ist die Wahrheit von deinem Herrn, auf daß du ein Volk warnest, zu dem vor dir kein Warner gekommen ist, damit sie dem rechten Weg folgen mögen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder sagen sie etwa: ʺEr hat sie erdichtetʺ?! Nein, sondern sie ist das Wahre von deinem HERRN, damit du Leute ermahnst, zu denen vor dir kein Warner kam, damit sie Rechtleitung finden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or do they -the infidels- say: "He -Muhammad- has forged it and related it to Allah! " But it is indeed the truth revealed by Allah to you O Muhammad to exhort a people who never received a Messenger before you serving as a spectacle and a warning that they might hopefully be deviated into sense and be guided into all truth.

Abdul Haleem

Yet they say, ‘Muhammad has made it up.’ No indeed! It is the Truth from your Lord for you [Prophet], to warn a people who have had no one to warn them before, so that they may be guided.

Abdullah Yusuf Ali

Or do they say, "He has forged it"? Nay, it is the Truth from thy Lord, that thou mayest admonish a people to whom no warner has come before thee: in order that they may receive guidance.

Abul A'la Maududi

Or do they say: "He has fabricated it?" Nay, it is the Truth from your Lord so that you may warn a people to whom no warner came before you; perhaps they will be guided to the Right Way.

Aisha Bewley

Or do they say, ‘He has invented it’? No indeed! It is the truth from your Lord to warn a people to whom, before you, no warner came, so that hopefully they will be guided.

Al-Hilali & Khan

Or say they: "He (Muhammad صلى الله عليه وسلم) has fabricated it?" Nay, it is the truth from your Lord, so that you may warn a people to whom no warner has come before you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): in order that they may be guided.

Ali Quli Qarai

Do they say, ‘He has fabricated it’? Rather it is the truth from your Lord, that you may warn a people to whom there did not come any warner before you, so that they may be guided [to the right path].

Amatul Rahman Omar

Do the people say, `He has invented it?' It is not so; it is the truth from your Lord. It has been revealed that you may warn the people to whom no Warner before you (for a long long time) has come so that they may receive guidance.

Arthur John Arberry

Or do they say, 'He has forged it'? Say: 'Not so; it is the truth from thy Lord that thou mayest warn a people to whom no warner came before thee, that haply so they may be guided.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "Mohammad has fabricated this book. " This is not true. God has sent this book, through Mohammad, to those, for whom there has not come a Warner for the longest time, so that they may be directed to the right path.

E. Henry Palmer

Do they say, 'He has forged it?' Nay! it is the truth from thy Lord, that thou mayest warn a people, to whom no warner has come before thee, haply they may be guided.

Edip-Layth

Or do they say, "He fabricated it!" No, it is the truth from your Lord, so that you may warn a people who never received a warner before you, in order that they may be guided.

George Sale

Will they say, Mohammed hath forged it? Nay, it is the truth from thy Lord, that thou mayest preach to a people, unto whom no preacher hath come before thee; peradventure they will be directed.

Hamid S. Aziz

The revelation of the Book, wherein there is no doubt, is from the Lord of the Worlds.

Mahmoud Ghali

Or even do they say, "He has fabricated it?" No indeed, (but) it is the Truth from your Lord, that you may warn a people; in no way did (any) warner come up to them even before you, that possibly they would be guided.

Marmaduke Pickthall

Or say they: He hath invented it? Nay, but it is the Truth from thy Lord, that thou mayst warn a folk to whom no warner came before thee, that haply they may walk aright.

Mohamed Ahmed - Samira

Or do they say he has fabricated it? In fact, it is the truth from your Lord so that you may warn the people to whom no admonisher was sent before you. They may haply come to guidance.

Muhammad Asad

and yet, they [who are bent on denying the truth] assert, "[Muhammad] has invented it!" Nay, but it is the truth from thy Sustainer, enabling thee to warn [this] people to whom no warner has come before thee, so that they might follow the right path.

Mustafa Khattab

Or do they say, "He has fabricated it!"? No! It is the truth from your Lord in order for you to warn a people to whom no warner has come before you, so they may be ˹rightly˺ guided.

Progressive Muslims

Or do they Say: "He fabricated it!" No, it is the truth from your Lord, so that you may warn a people who never received a warner before you, in order that they may be guided.

Sahih International

Or do they say, "He invented it"? Rather, it is the truth from your Lord, [O Muúammad], that you may warn a people to whom no warner has come before you [so] perhaps they will be guided.

Sam Gerrans

If they say: “He has invented it,” the truth is: it is the truth from thy Lord, that thou warn a people to whom no warner came before thee, that they might be guided.

Shabbir Ahmed

And yet they assert, "He has invented it. " Nay, it is but the Truth from your Lord, for you to warn a folk to whom no Warner has come before you, and so that they might get the Right Guidance. (Prophet Ishmael was the ancestor of, and not a Prophet to, the Arabs who became a community long after he passed on. See note (2:125), (28:46), (36:6). And the Message is to fan out from Arabia to all mankind (2:185), (3:3), (3:137), (6:19), (6:91), (10:2), (14:1), (25:1), (30:58), (39:41), (68:52)).

Syed Vickar Ahamed

Or do they (the unbelievers) say: "Has he fabricated it (or made it up)?" No! It is the Truth from your Lord, so that you may warn a people to whom no warner has come before you, so that they may receive guidance.

Taqi Usmani

Is it that they say, "He has fabricated it."? No, it is the truth from your Lord, so that you (O prophet,) may warn a people to whom no warner has come before you; may be they take the right path.

The Monotheist Group

Or do they say: "He fabricated it!" No, it is the truth from your Lord, so that you may warn a people who never received a warner before you, in order that they may be guided.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Diront-ils quʹil (Muhammad) lʹa inventé? Ceci est, au contraire, la vérité venant de ton Seigneur pour que tu avertisses un peuple à qui nul avertisseur avant toi nʹest venu, afin quʹils se guident.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Belkî ew dibêjin wî ew ji cem xwe lêaniye. Naxêr, belkî ew heq bi xwe ye, ji cem Rebbê te ye, ji bo ku tu pê miletekî hişyar bikî ku beriya te tu hişyarker ji wan re nehatine, hêvî heye ew bêne ser riya rast.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of zeggen zij: ʺHij heeft het verzonnen.ʺ Integendeel, het is de waarheid van jouw Heer vandaan, opdat jij mensen waarschuwt tot wie voor jouw tijd geen waarschuwer was gekomen; misschien zullen zij zich de goede richting laten wijzen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zullen zij zeggen: Mahomet heeft het uitgedacht? Neen, Mahomet! het is de waarheid van uwen Heer, opdat gij zoudt prediken voor een volk, tot hetwelk vóór u geen prediker werd gezonden; opdat zij ten goede geleid mochten worden.

Hollandaca — Siregar

Zij zeggen zelfs: ʺHij (Moehammad) heeft hem verzonnen.ʺ Nee! Het is de Waarheid van jouw Heer, zodat jij een volk waarschuwt tot wie vóór jou geen waarschuwer is gekomen. Hopelijk zulten zij Leiding volgen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Неужели они [многобожники] говорят: «Измыслил он [Мухаммад] его [Коран]»? Нет [это не так], это [Коран] – истина (ниспосланная) от твоего Господа, чтобы ты (о, Посланник) увещевал людей [курайшитов и других арабов], к которым не приходил (предостерегающий) увещеватель до тебя (о, Мухаммад), – может быть, они пойдут истинным путем [узнают Истину и уверуют в Аллаха]!

Rusça — Osmanov

Неужели о нем скажут: ʺОн измыслил егоʺ? Да нет, это - истина от Господа твоего, чтобы ты увещевал людей, к которым до тебя не приходил увещеватель, - быть может, они станут на прямой путь.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och ändå säger de: ʺHan har (själv) författat den.ʺ Nej, den är sanningen från din Herre, (och med den) skall du varna ett folk som ingen varnare har kommit till före dig - kanske skall de låta sig ledas på rätt väg.