(Onlar), kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için, "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" diyen kimselerdir. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın."

اَلَّذِينَ قَالُوا لِاِخْوَانِهِمْ وَقَعَدُوا لَوْ اَطَاعُونَا مَا قُتِلُوا قُلْ فَادْرَؤُ۫ا عَنْ اَنْفُسِكُمُ الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

(e)lleƶīne ḳālū li iḣvānihim ve ḳaǎdū lev eTāǔnā mā ḳutilū ḳul fe dra'ū ǎn enfusikumu l-mevte in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimselere
2قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyen(lere)
3لِاِخْوَانِهِمْli iḣvānihimا خ وBaşka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından tanıdık olan kişi.kardeşleri için
4وَقَعَدُواve ḳaǎdūق ع دOturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma yaşını geçmiş kadınlar, çocuk doğurma yaşını geçmiş yaşlı bekar kadınlar, evde oturan kişi, hareketsiz oturan kişi, oturma yeri, istasyon, kamp yeri(Savaştan geri kalıp) oturarak
5لَوْleveğer
6اَطَاعُونَاeTāǔnāط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.bizim sözümüzü tutsalardı
7مَا
8قُتِلُواḳutilūق ت لöldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül, bir şeyi tamamen/iyi bilmek, bir şeyle tanışık olmaköldürülmezlerdi
9قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
10فَادْرَؤُ۫اfe dra'ūد ر اİtmek, geri döndürmek, kovmak; ertelemek, önlemek, üstesinden gelmek, mücadele etmek, kavga etmek, zorlamak, aniden atılmak, bir kavgada geri püskürtmek, anlaşamamak.haydi savın
11عَنْǎn
12اَنْفُسِكُمُenfusikumuن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunankendinizden
13الْمَوْتَl-mevteم و تÖlmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından kurutulmuş, sona ermek, yıpranmış, yoksulluğa/fakirliğe düşmüş, aşağılık/bayağı/küçük düşürücü/alçak, itaatsiz veya asi, alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar, yumuşak/gevşek/rahat/dermansız, ruhsuz veya cansızölümü
14اِنْineğer
15كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
16صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğrulardan

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlar öyle kişilerdir ki otururlar da kardeşlerine, eğer derler, bizi dinleselerdi öldürülmeyeceklerdi. De ki: Ölümü çevirin kendinizden sözünüz doğruysa.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlar öyle kişilerdir ki otururlar da kardeşlerine, eğer derler, bizi dinleselerdi öldürülmeyeceklerdi. De ki: Ölümü çevirin kendinizden sözünüz doğruysa.

Adem Uğur

(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: "Bize uysalardı öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!" de.

Ahmed Hulusi

O savaşa katılmayanlar, kardeşleri için "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" dediler. De ki: "Dediğiniz doğru ise ölümü uzak kılın başınızdan bakalım!"

Ahmet Tekin

Evlerinde oturup da, kardeşlerine: 'Bize uysalardı, öldürülmezlerdi' diyenlere: 'Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırın, bakalım' de.

Ahmet Varol

Onlar kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri hakkında: 'Eğer bizim sözümüzü tutsalardı öldürülmezlerdi' diyenlerdir. De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz ölümü kendinizden savın bakalım!.'

Ali Bulaç

Onlar, kendileri oturup kardeşleri için: "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki: "Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse."

Ali Fikri Yavuz

Uhud gününde Medine’de oturup, savaşta ölen yakınları hakkında: “- Eğer bizi dinleselerdi ölmiyeceklerdi” diyen o münafıklara şöyle söyle: “- Öyle ise, kendinizden ölümü geri çevirin, eğer sadıklardansanız.”

Ali Rıza Safa

Kendileri oturmalarına karşın, kardeşleri hakkında, şöyle dediler: "Bizi dinleselerdi, öldürülmezlerdi!" De ki: "Ölümü, kendinizden uzaklaştırın; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Evlerinde oturup da kardeşleri hakkında "Bize uysalardı öldürülmezlerdi" diyenlere, "Eğer doğru sözlü insanlar iseniz canlarınızı ölümden kurtarınız bakalım" de!

Bekir Sadak

Onlar oturup, kardesleri icin: «Bize itaat etselerdi oldurulmezlerdi» dediler. De ki: «Eger dogru sozlu iseniz, olumu kendinizden savin".

Celal Yıldırım

O münafıklar ki, oturdular da savaşa katılan kardeşleri için, «Bize uyup kalsalardı öldürülmezlerdi» dediler. De ki: Eğer doğrulardan iseniz haydi kendinizden ölümü geri çevirin !

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, oturup kardeşleri hakkında, “Bizi dinleselerdi öldürülmezlerdi” diyenlerdir. De ki: “Eğer sözünüzde doğru iseniz, ölümü başınızdan savın!”

Diyanet İşleri

(Onlar), kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için, "Eğer bize uysalardı, öldürülmezlerdi" diyen kimselerdir. De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz kendinizden ölümü savın."

Diyanet İşleri (eski)

Onlar oturup, kardeşleri için: 'Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi' dediler. De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz, ölümü kendinizden savın'.

Diyanet Vakfi

(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında: «Bize uysalardı öldürülmezlerdi» diyenlere, «Eğer doğru sözlü insanlar iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın bakalım!» de.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Kendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri için: «Eğer bize uysalardı öldürülmezlerdi» dediler. Onlara de ki: «Eğer iddianızda doğru iseniz, kendinizden ölümü uzaklaştırınız».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kendileri oturarak savaşa giden kardeşleri için: "Bizi dinleselerdi öldürülmezlerdi." diyenlere de ki: "Haydi, o halde kendinizden ölümü geri çevirin, eğer gerçeği söylüyorsanız!

Elmalılı Hamdi Yazır

Onlar ki oturdular da muharebeye giden ihvanları için "bizi dinleselerdi katl olunmazlardı" dediler, deki haydin o halde kendinizden ölümü def'edin eğer gerçekseniz

Erhan Aktaş

Savaşa katılmayanlar, kardeşleri için: "Eğer onlar bize uysalardı öldürülmezlerdi." dediler. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, o zaman ölümü kendinizden savın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Savaşa katılmayanlar, kardeşleri için: "Eğer onlar bize uysalardı öldürülmezlerdi." dediler. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, o zaman ölümü kendinizden savın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Savaşa katılmayanlar, kardeşleri için: "Eğer onlar bize uysalardı öldürülmezlerdi." dediler. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız, o zaman ölümü kendinizden savın.".

Fizilal-il Kuran

Onlar, evlerinde oturup savaşa katılan kardeşleri için «Eğer bizim sözümüzü dinleselerdi, öldürülmezlerdi» diyenlerdir. De ki; «Eğer doğru söylüyorsanız, ölümü kendi başınızdan savın bakalım.»

Gültekin Onan

Onlar, kendileri oturup kardeşleri için "Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki "Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse."

Hamdi Döndüren

(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında, “Bize uysalardı öldürülmezlerdi!” diyenlere de ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, ölümü kendinizden uzaklaştırın!”

Hasan Basri Çantay

Kendileri (evlerinde) oturarak kardeşlerine: "Eğer bizi dinleselerdi ölmeyeceklerdi" diyen o adamlara de ki: "öyle ise kendi nefislerinizden ölümü geri çevirin, eğer doğrucu (adam) larsanız".

Hasib Asutay

(Evlerinde) oturup da kardeşleri (47) hakkında 'Bize uysalardı öldürülmezlerdi' diyenlere, 'Eğer doğru sözlü iseniz, canlarınızı ölümden kurtarın!' de. (47. Buradaki kardeşlik aynı inancı paylaşmak anlamındadır.)

Hayrat Neşriyat

Onlar ki (savaşa gitmeyip, evlerinde) oturdukları hâlde, (Uhud günü şehîd edilen)kardeşleri için: 'Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi!' dediler. (Ey Habîbim!) De ki: 'Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi kendinizden ölümü def' edin!'

İbni Kesir

Kendileri oturarak kardeşleri için: Bize uysalardı öldürülmezlerdi, diyenlere, de ki: Şayet sadıklardan iseniz, kendi nefislerinizden ölümü geri çevirin.

Mehmet Okuyan

(Evlerinde) oturup da kardeşleri hakkında “Bize uysalardı öldürülmezlerdi.” diyorlardı. De ki: “Doğruysanız kendinizden ölümü savın!”

Muhammed Esed

kendilerini (savaştan) geri tutanlar, (öldürülen) kardeşleri hakkında, (sonradan,) "Bizi dinleselerdi öldürülmüş olmayacaklardı" dediler. De ki: "Peki, sözünüzde samimi iseniz ölümü başınızdan savın bakalım!"

Mustafa İslamoğlu

kendileri evlerinde oturdukları halde, kardeşleri hakkında şöyle dediklerini: "Eğer bize uysalardı, öldürülmüş olmayacaklardı". De ki: "Hadi eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız, başınızdan savın bakalım ölümü?"

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlar ki, kendileri oturdukları halde kardeşleri için «Eğer bize itaat etseydiler öldürülmezler idi,» dediler. De ki: «Öyle ise kendi nefislerinizden ölümü defediniz! Eğer sâdık kimseler iseniz.»

Ömer Öngüt

Onlar (evlerinde) oturup da kardeşleri için: “Bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi. ” dediler. Resulüm! De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz ölümü kendinizden savın. ”

Suat Yıldırım

Onlar o münafıklardır ki kendileri savaşa çıkmayıp evde oturmaları yetmiyor gibi, bir de kalkıp (bilgiçlik taslayarak) savaşta şehid olan arkadaşları hakkında: "Sözümüze kulak verselerdi böyle öldürülmezlerdi." derler. De ki: "Eğer, iddianızda tutarlı iseniz, haydi elinizden geliyorsa kendinizi ölümün elinden kurtarın bakalım!"

Süleyman Ateş

(Savaştan geri kalıp) Oturarak, kardeşleri için "Bizim sözümüzü tutsalardı, öldürülmezlerdi." diyenlere söyle: "Eğer doğru iseniz, kendinizden ölümü savınız!"

Süleymaniye Vakfı

Kendileri (savaşa gitmeyip) oturmuşlar, giden kardeşleri için de şöyle demişlerdi: "Onlar bizi dinleselerdi öldürülmezlerdi." De ki: "Doğru sözlü kimselerseniz haydi kendi ölümünüzü engelleyin de görelim!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Oturdukları yerden, kardeşleri için şöyle diyorlardı: "Bizi dinleselerdi öldürülmezlerdi." De ki "İddianızda haklı iseniz kendi ölümünüzü engelleyin."

Şaban Piriş

Oturdukları yerden, öldürülen kardeşleri için: -Bize uysalardı öldürülmezlerdi, diyen kimselere de ki: -Haydi, doğru söylüyorsanız, ölümü kendinizden savın!

Tefhim-ul Kuran

Onlar, kendileri oturup kardeşleri için: «Eğer bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi» diyenlerdir. De ki: «Eğer doğru sözlüler iseniz, ölümü kendinizden savın öyleyse.»

Ümit Şimşek

Evlerinde oturup da şehit kardeşleri için 'Bizi dinleseler öldürülmezlerdi' diyenlere sen de ki: Eğer doğru söylüyorsanız, ölümü kendinizden uzaklaştırın.

Yaşar Nuri Öztürk

Yerlerinde oturup da kardeşleri için, "Bizi dinlemiş olsalardı öldürülmeyeceklerdi." diyenlere şöyle söyle: "Eğer doğru sözlüler iseniz, kendi benliklerinizden uzaklaştırın ölümü!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Evlərində oturub öz qardaşları barəsində: “Əgər onlar bizə qulaq asmış olsaydılar, öldürülməzdilər”– söyləyənlərə de: “Əgər doğru danışırsınızsa, onda ölümü özünüzdən uzaqlaşdırın!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müharibəyə getməyib Mədinədə evlərində) oturan və (müharibəyə getmiş) qardaşları haqqında: ″Əgər onlar sözümüzə qulaq assaydılar, öldürülməzdilər″, - deyənlərə (Ya Rəsulum!) söylə: ″Əgər doğru deyirsinizsə, onda (bacarın) ölümü özünüzdən uzaqlaşdırın!″

Almanca (2)

Almanca — M. A. Rassoul

(Das sind) diejenigen, die zu ihren Brüdern sagten, während sie daheim blieben: ʺHätten sie uns gehorcht, wären sie nicht erschlagen worden.ʺ Sprich: ʺSo wehrt von euch den Tod ab, wenn ihr wahrhaftig seid.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Diejenigen, die von ihren Brüdern sagten, während sie selbst zurückblieben: ʺHätten sie auf uns gehört, wären sie nicht getötet worden.ʺ Sag: ʺDann wendet von euch selbst den Tod ab, so ihr wahrhaftig seid.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It was those who stayed at home who had something to say in defense and extenuation of their conduct. They made unfavourable comments on their fellow Muslims who were slain in battle; They said; "Had they obeyed us and remained here, they would not have been slain." Say to them O Muhammad. "If this be the case, then avert death and prevent it from befalling you if indeed you are declaring the truth".

Abdul Haleem

As for those who stayed behind, and said of their brothers, ‘If only they had listened to us, they would not have been killed,’ tell them [Prophet], ‘Ward off death from yourselves, if what you say is true.’

Abdullah Yusuf Ali

(They are) the ones that say, (of their brethren slain), while they themselves sit (at ease): "If only they had listened to us they would not have been slain." Say: "Avert death from your own selves, if ye speak the truth."

Abul A'la Maududi

These are the ones who stayed away, saying about their brothers: 'Had they followed us, they would not have been slain.' Say: 'If you speak the truth then avert death when it comes to you.'

Aisha Bewley

They are those who said of their brothers, when they themselves had stayed behind, ‘If they had only obeyed us, they would not have been killed. ’ Say, ‘Then ward off death from yourselves if you are telling the truth.’

Al-Hilali & Khan

(They are) the ones who said about their killed brethren while they themselves sat (at home): "If only they had listened to us, they would not have been killed." Say: "Avert death from your ownselves, if you speak the truth."

Ali Quli Qarai

Those who said of their brethren, while they themselves sat back: ‘Had they obeyed us, they would not have been killed. ’ Say, ‘Then keep death off from yourselves, should you be truthful.’

Amatul Rahman Omar

It is these who said of their brethren whilst they (themselves) stayed behind (declining the field), `If they had obeyed us, they would not have been killed. ' Say, `Then avert death from yourselves if you are right.'

Arthur John Arberry

who said of their brothers (and they themselves held back), 'Had they obeyed us, they would not have been slain. ' Say: 'Then avert death from yourselves, if you speak truly.'

Bijan Moeinian

When they talk about their [martyr] kinsmen, they say: "If they had listened to us and stayed behind, they would not have been killed. " Tell them (Mohammad): “If you are so smart [and know how to prevent the death,] then avoid your own death.”

E. Henry Palmer

Those who said of their brethren, whilst they themselves stayed at home, 'Had they obeyed us they would not have been killed. ' Say, 'Ward off from yourselves death, if ye do speak the truth.'

Edip-Layth

Those who remained and said to their brothers, "If they obeyed us they would not have been killed." Say, "Then avert death away from yourselves if you are truthful!"

George Sale

who said of their brethren, while themselves staid at home, if they had obeyed us, they had not been slain. Say, then keep back death from yourselves, if ye say truth.

Hamid S. Aziz

Those who said of their brethren, whilst they themselves stayed at home, "Had they been guided by us they would not have been killed. " Say (unto them), "Then repel from yourselves death, if you are truthful."

Mahmoud Ghali

Who said to their brethren, (i. e. after they returned from fighting) and they (i.e. the hypocrites) (themselves) sat back, "If they had obeyed us, they would not have been killed." Say, "Then parry yourselves away from death in case you are (truly) sincere."

Marmaduke Pickthall

Those who, while they sat at home, said of their brethren (who were fighting for the cause of Allah): If they had been guided by us they would not have been slain. Say (unto them, O Muhammad): Then avert death from yourselves if ye are truthful.

Mohamed Ahmed - Samira

To those who sit at home and say of their brothers: "They would never have been killed had they listened to us, say: "Drive away death from your midst if what you say is true. "

Muhammad Asad

they who, having themselves held back [from fighting, later] said of their [slain] brethren, "Had they but paid heed to us, they would not have been slain. " Say: "Avert, then, death from yourselves, if what you say is true!"

Mustafa Khattab

Those who sat at home, saying about their brothers, "Had they listened to us, they would not have been killed." Say, ˹O Prophet,˺ “Try not to die[1] if what you say is true!”

Progressive Muslims

Those who remained and said to their brothers: "If they obeyed us they would not have been killed. " Say: "Then avert death away from yourselves if you are truthful!"

Sahih International

Those who said about their brothers while sitting [at home], "If they had obeyed us, they would not have been killed. " Say, "Then prevent death from yourselves, if you should be truthful."

Sam Gerrans

Those who said of their brothers when they stayed back: “Had they obeyed us, they would not have been killed.” Say thou: “Then avert from yourselves death, if you be truthful.”

Shabbir Ahmed

Those who sat back at home said that if their brothers who were fighting in the Cause of Allah, had listened to them they would not have been slain. Say (O Messenger), "Avert death from yourselves if you are truthful."

Syed Vickar Ahamed

(They are) the ones who said, (about the killed men) while they themselves sat (at ease): "If only they had listened to us, they would not have been killed. " Say: "Hold back death from your own selves, if you speak the truth."

Taqi Usmani

Those who said about their brethren, while themselves sitting, "Had they obeyed us, they would have not been killed." Say, “Then avert death from yourselves if you are true.”

The Monotheist Group

Those who remained and said to their brothers: "If they obeyed us they would not have been killed." Say: "Then avert death away from yourselves if you are truthful!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux qui sont restés dans leurs foyers dirent à leurs frères: ʺSʹils nous avaient obéi, ils nʹauraient pas été tués.ʺ Dis: ʺEcartez donc de vous la mort, si vous êtes véridiquesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Wan ên ku neketibûn cengê, ji birayên xwe re digotin: “Eger bi ya me bikirina nedihatine kuştin”. Bibêje: “Eger bi rastî hûn rastbêj in de mirinê ji ser xwe bidin alî.”

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die van hun broeders, terwijl zijzelf thuisbleven, zeiden: ʺAls zij naar ons geluisterd hadden, waren zij niet gedood.ʺ Zeg: ʺWeert dan de dood van jullie zelf af, als jullie gelijk hebben.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Die te huis gebleven waren, zeide van hunne broeders: Hadden zij ons gevolgd, dan waren zij niet geslagen geworden. Antwoord hun: Keert den dood dan van u af, indien gij waarheid zegt.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Те [оставшиеся лицемеры], которые сказали о своих братьях [о лицемерах] (которые погибли в день битвы при Ухуде), – а сами отсиделись: «Если бы они [погибшие] послушались нас, (то) не были бы убиты». Скажи им (о, Пророк): «Отвратите смерть от самих себя, если вы правдивы!»

Rusça — Osmanov

Тем, которые сами не участвовали в сражении и говорили о своих братьях [по вере]: ʺЕсли бы они послушались нас, то не были бы убитыʺ, отвечай [, Мухаммад]: ʺОтриньте смерть от самих себя, если вы так думаетеʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

de som sade om sina bröder, där de satt (i trygghet): ʺOm de hade lyssnat till oss, skulle de inte ha dödats.ʺ Säg: ʺHåll då döden borta från er själva, om det ni säger är sant.ʺ