İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

اِنَّ الَّذِينَ تَوَلَّوْا مِنْكُمْ يَوْمَ الْتَقَى الْجَمْعَانِ اِنَّمَا اسْتَزَلَّهُمُ الشَّيْطَانُ بِبَعْضِ مَا كَسَبُوا وَلَقَدْ عَفَا اللّٰهُ عَنْهُمْ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ حَلِيمٌ

inne (e)lleƶīne tevellev minkum yevme lteḳā l-cem'ǎāni innemā stezellehumu ş-şeyTānu bi beǎ'Di mā kesebū ve leḳad ǎfā (a)llahu ǎnhum inne (a)llahe ğafūrun Halīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
3تَوَلَّوْاtevellevو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmakyüz çevirip giden
4مِنْكُمْminkumiçinizden
5يَوْمَyevmeي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigün
6الْتَقَىlteḳāل ق يKarşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek veya yönünde ilerlemek.karşılaştığı
7الْجَمْعَانِl-cem'ǎāniج م عToplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi], düzenlemek/tertip etmek/çözümlemek, cemaatle namaz kılmak, bir şeye karar vermek/karara bağlamak, görüş birliğine varmak veya birleşmek, bir şeyi hazırlamak veya hazır hale getirmek, bir şeyi kurutmak, başkasıyla gizli anlaşma yapmak veya birlik olmak, biriyle bir arada var olmak, sıkı/sıkıştırılmış/daraltılmış olmak, enerji harcamak, uzlaşmak veya kapsamak veya içermek, girmek veya içeri gitmek, başkasıyla buluşmak veya birlikte olmak.iki topluluğun
8اِنَّمَاinnemāşüphesiz
9اسْتَزَلَّهُمُstezellehumuز ل لUzaklaştı veya yana çekildi, kaydı, hata yaptı, eksik, aktarmak / transfer etmek(yoldan) kaydırmak istemişti
10الشَّيْطَانُş-şeyTānuش ط نUzaklaşmak/uzak/ırak olmak, içine sıkıca girmek/yerleşmek, nüfuz edip gizlenmek, amacından/yönünden saparak karşı koymak, şeytan, aşırı kibirli/bozulmuş kişi, inançsız/isyankâr/küstah/inatçı/ters/sapkın, ip, derin kıvrımlı kuyu, yandı, yanık oldu, yılan, insanın kınanan bir yeteneği veya gücüşeytan
11بِبَعْضِbi beǎ'Diب ع ضbir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, birazbazı
12مَاdolayı
13كَسَبُواkesebūك س بKazanmak, elde etmek, peşinden gitmek, toplamak (zenginlik), yapmak, işlemek, kazanç sağlamak. 'kas-a-b' kelimesi kurt anlamına gelir.yaptıkları işlerden
14وَلَقَدْve leḳadama elbette
15عَفَاǎfāع ف وAffetmek, bağışlamak, çoğalmak, üzerinden geçmek, vazgeçmek, büyümek, çoğalmak, tüm izleri silmek, bağışlamak, hak edilenden fazlasını vermek, hakkından tamamen veya kısmen vazgeçmek. Afina (afin'in çoğul hali) - affedici. Afuvvan - çok affedici, Allah'ın bir ismi. Afvun - bağışlama, hoşgörü, fazlalık, bolluk. Ya'fu - affetmek. Ufiya - o affedildi. (Bu kelime, hakkında kullanılan kişinin günah işlediği anlamını zorunlu olarak içermez.)affetti
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17عَنْهُمْǎnhumonları
18اِنَّinneşüphesiz
19اللّٰهَ(a)llaheAllah
20غَفُورٌğafūrunغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemeküstünü örtendir
21حَلِيمٌHalīmunح ل مRüya görmek, bir vizyona sahip olmak. Ergenliğe ulaşmak. Seminal sıvı salınımı yaşamak (uyanıkken veya uykuda), uykuda cinsel ilişki rüyası görmek. Anlayışlı veya merhametli olmak, kusurları affetmek ve gizlemek, tavırda ılımlı/nazik/temkinli/ağır olmak, sabırlı olmak.halimdir

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İki topluluğun karşılaştığı gün içinizden yüz çevirenler, şüphe yok ki bâzı hareketleri yüzünden Şeytan'a kapılmışlardı, fakat andolsun ki Allah onları bağışladı ve şüphe yok ki Allah, suçları örter ve ceza vermede acele etmez.

Abdulkadir Gölpınarlı

İki topluluğun karşılaştığı gün içinizden yüz çevirenler, şüphe yok ki bâzı hareketleri yüzünden Şeytanʼa kapılmışlardı, fakat andolsun ki Allah onları bağışladı ve şüphe yok ki Allah, suçları örter ve ceza vermede acele etmez.

Adem Uğur

(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.

Ahmed Hulusi

İki ordu karşı karşıya geldiğinde sizden kaçanlar, bunu, şeytanın (vehmin) kendilerinde oluşmuş yanlış fikirleri tahrik etmesi sonucu ortaya koymuşlardır. Allah onları affetti. Allah Ğafur'dur, Haliym'dir.

Ahmet Tekin

Uhut’ta iki ordu karşılaştığı gün, sizden uzaklaşarak, başına buyruk hareket edenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan yerlerinden kaydırdı, ayırdı. Yine de Allah onları sorgusuz sualsiz affetti. Allah kullarını daima koruma kalkanına alır, çok bağışlayıcı, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır.

Ahmet Varol

İki topluluğun karşılaştığı gün şeytan, işlemiş oldukları bazı şeyler dolayısıyla sizden yüz çevirenlerin ayaklarını kaydırmak istemişti. Şüphesiz Allah onları bağışlamıştır. Allah çok bağışlayıcı, çok hilim sahibidir.

Ali Bulaç

İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.

Ali Fikri Yavuz

Uhud savaşında iki ordu karşılaştığı gün içinizden arka çevirip geri dönenler (var ya!), hakikaten onları, Peygamberin emrine aykırı hareket etmeleri yüzünden, şeytan kaydırmak istedi. Bununla beraber (tevbe ettiklerinden) Allah onları bağışladı. Gerçekten Allah çok bağışlayıcıdır, azâbı geciktiricidir.

Ali Rıza Safa

Aslında, iki topluluğun karşılaştığı gün, aranızdan geri dönenleri, kendi yaptıkları yüzünden şeytan kaydırmıştır. Ve gerçek şu ki, Allah, onları bağışladı. Kuşkusuz, Allah, Sınırsız Bağışlayandır; Hoşgörülüdür.

Bayraktar Bayraklı

Uhud'da iki ordunun karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan tökezletti. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayıcıdır, yumuşak davranandır.

Bekir Sadak

Iki toplulugun karsilastigi gun, icinden yuz cevirenlerin, yaptiklarinin bir kismindan oturu seytan ayaklarini kaydirip yoldan cikarmak istemisti. Allah, and olsun ki, onlari affetti. Allah bagislayandir. Halim'dir. *

Celal Yıldırım

İki ordunun karşılaştığı gün, içinizden arkasını çevirenleri, şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. And olsun ki, Allah onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayandır, hilm sahibidir, (cezayı çabuklaştırmaz, kullarına karşı şefkatli ve merhametli ve de sabırlıdır).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İki ordunun karşılaştığı gün sizden bozguna uğrayanlar var ya, sırf yaptıkları bazı şeyler yüzünden şeytan onların ayaklarını kaydırmıştı. Şüphe yok ki Allah onları affetmiştir, Allah çok bağışlayıcıdır, pek halîmdir.

Diyanet İşleri

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip kaçanları, şeytan ancak yaptıkları bazı hatalardan dolayı yoldan kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir).

Diyanet İşleri (eski)

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirenlerin, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan ayaklarını kaydırıp yoldan çıkarmak istemişti. Allah, and olsun ki, onları affetti. Allah bağışlayandır. Halim'dir.

Diyanet Vakfi

(Uhud'da) iki ordu karşılaştığı gün, sizi bırakıp gidenleri, sırf işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayıcıdır, halîmdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İki toplumun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenler var ya, şeytan onların kazandıkları bazı şeylerden dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Ama yine de Allah onları affetti. Kuşkusuz Allah çok bağışlayandır, halim(çok yumuşak)dir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O iki topluluk çarpıştığı gün içinizden arkasını dönenlerin, şeytan yalnızca bazı yaptıklarından dolayı ayaklarını kaydırmak istedi. Yine de Allah onları bağışladı. Allah çok bağışlayıcıdır, halimdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O iki cem'iyyet çarpıştığı gün içinizden arkasını çevirenler, hakikaten onları Şeytan sırf ba'zı kesibleri behanesile kaydırmak istedi, maamafih Allah kendilerinden afvetti, Allah gafurdur halimdir

Erhan Aktaş

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenlere gelince! Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İki toplumun, savaş alanında karşılaştıkları gün, içinizden geri dönenler yok mu? Bu yaptıklarından dolayı, şeytan onların ayaklarını kaydırmak istedi. Doğrusu, Allah, yine de onları affetti. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Çok Hoş Görülü'dür.

Fizilal-il Kuran

İki topluluğun karşılaştığı gün savaştan geri dönenlerinizi şeytan bazı günahkar duyguları yüzünden ayartmaya girişmişti. Ama Allah onları yine de affetti. Hiç kuşkusuz Allah affedici ve halimdir.

Gültekin Onan

İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Tanrı onları affetti. Şüphesiz Tanrı, bağışlayandır, yumuşak olandır.

Hamdi Döndüren

İki ordunun karşılaştığı gün, içinizden sizi terk edip uzaklaşanlara gelince; işlemiş oldukları bazı hatalardan dolayı şeytan, onların ayaklarını kaydırmıştı. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah çok bağışlayan, çok yumuşak davranandır.

Hasan Basri Çantay

Hakıykat, iki ordu karşılaşdığı gün içinizden geri dönenler (yok mu?), onları, irtikab etdikleri ba'zı şeyler yüzünden, ancak şeytan kaydırmak istedi. Andolsun Allah (yine) onları afvetdi. Çünkü Allah şübhesiz çok yarlığayıcıdır, halimdir (Ukuubetde, cezada acele edici değildir).

Hasib Asutay

(Uhud'da) iki topluluğun karşılaştığı gün, sizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Yine de Allah onları bağışladı. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve kullarına yumuşak davranandır.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki (Uhud’da) iki ordu karşılaştığı gün, içinizden geri dönüp gidenler yok mu, şeytan ancak, yaptıkları bazı şeyler (hatâlar) yüzünden onları(n ayaklarını îmandan)kaydırmak istemişti. Buna rağmen and olsun ki Allah onları affetti. Muhakkak ki Allah, Gafûr(çok bağışlayan)dır, Halîm (azabda hiç acele etmeyen)dir.

İbni Kesir

İki topluluğun karşılaştığı gün; içinizden geri dönenleri, yaptıklarının bir kısmından ötürü şeytan yoldan çıkarmak istemiştir. Bununla beraber Allah onları bağışladı. Gerçekten Allah, Gafur'dur, Halim'dir.

Mehmet Okuyan

(Uhud’da) iki ordu karşılaştığı gün sizi bırakıp gidenleri, işledikleri bazı hatalar yüzünden şeytan (yerlerinden) kaydırmıştı. Yemin olsun ki Allah onları affetmiştir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, hoşgörülüdür.

Muhammed Esed

İki ordunun savaş alanında karşılaştığı gün (görevlerinden) kaçanlara gelince; Şeytan, onları (bizzat) kendi yaptıklarıyla tökezletti. Ama şimdi, Allah onların günahlarını sildi. Doğrusu Allah çok affedicidir, halimdir.

Mustafa İslamoğlu

İki ordunun karşılaştığı gün, içinizden kaçanlara gelince: birtakım eylemleri sebebiyle şeytan onların ayağını kaydırdı. Fakat (şimdi) Allah onların günahlarını sildi: çünkü Allah tarifsiz bir bağışlayandır, acele cezalandırmayandır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, iki ordunun karşılaştığı gün sizden geri dönenler yok mu, onların ayaklarını bazı kazanmış oldukları kusurları sebebiyle şeytan kaydırmak istemiştir. Ve mamafih Allah Teâlâ onları muhakkak affetmiştir. Şüphe yok ki Allah Teâlâ gafûrdur, halîmdir.

Ömer Öngüt

İki ordu karşılaştığı gün içinizden geri dönenleri şeytan, sırf işledikleri bazı şeyler yüzünden yoldan çıkarmak istemişti. Yine de Allah onları bağışladı. Çünkü Allah çok bağışlayandır, Halîm olandır.

Suat Yıldırım

İki ordunun karşılaştığı gün içinizden arkasına dönüp kaçanlar var ya, işte onları, işlemiş oldukları birtakım hataları sebebiyle şeytan kaydırmak istemişti. Allah yine de onları affetti. Çünkü Allah gafurdur, halimdir (çok affedici ve müsamahalıdır).

Süleyman Ateş

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden yüz çevirip gidenleri, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan, (yoldan) kaydırmak istemişti. Ama yine de Allah, onları affetti. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, halimdir.

Süleymaniye Vakfı

İki ordunun karşılaştığı gün, sizden geri dönenler var ya! Gerçek şu ki şeytan, yaptıkları bazı şeylerden dolayı onların ayaklarını kaydırmak istedi. Allah, yine de onları affetti. Çünkü Allah çokça bağışlayan ve pek yumuşak davranandır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İki ordunun karşılaştığı gün emre aykırı davrananların ayaklarını, yaptıkları bazı işlerden dolayı şeytan kaydırmak istedi. Allah onları affetti. Çünkü Allah çokça bağışlar, yumuşak davranır.

Şaban Piriş

İki topluluğun karşılaştığı gün, içinizden geri dönenler işledikleri bazı hataları yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istedi. Yine de Allah, onları affetti. Allah, çok bağışlayıcı ve çok şefkatlidir.

Tefhim-ul Kuran

İki topluluğun karşı karşıya geldikleri gün, sizden geri dönenleri, kazandıkları bazı şeyler dolayısıyla şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah onları affetti. Şüphesiz Allah, bağışlayandır, yumuşak olandır.

Ümit Şimşek

İki ordunun karşılaştığı gün geri dönüp kaçanlarınızı, kazandıkları birtakım günahlar sebebiyle şeytan yanıltmak istemişti. Allah ise onların kusurlarını bağışladı. Gerçekten de Allah çok bağışlayıcı ve müsamahalıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

İki topluluğun karşılaştığı gün geri dönüp gidenleriniz var ya, yaptıkları bazı işler yüzünden şeytan onların ayağını kaydırmak istemişti. Andolsun, Allah onları yine de affetti. Allah Gafur'dur, Halim'dir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Uhudda iki qoşun qarşılaşdığı gün içərinizdən üz döndərənləri şeytan, qazandıqları bəzi günahlar üzündən səhv etməyə vadar etdi. Allah artıq onları bağışladı. Həqiqətən, Allah Bağışlayandır, Həlimdir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ühüd müharibəsində) iki ordu qarşılaşdığı gün sizdən üz döndərənləri Şeytan, məhz etdikləri bəʼzi əməllərlə (Peyğəmbərin əmrinə asi olmaqla) yoldan çıxmağa (büdrəməyə) məcbur etdi. (Tövbə etdikdən sonra) Allah artıq onları bağışladı. Həqiqətən, Allah bağışlayandır, həlimdir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Diejenigen unter euch, die an dem Tag, als die beiden Heere aufeinanderstießen, von ihren Posten auf dem Schlachtfeld fortgingen, haben sich vom Satan durch einige Untaten verführen lassen. Gott hat ihnen aber verziehen, ist Er doch voller Vergebung und Milde.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, diejenigen von euch, die sich an dem Tag, da die beiden Heere aufeinandertrafen, abkehrten, ließ nur der Satan straucheln durch etwas von dem, was sie begangen hatten. Aber wahrlich, nun hat Allah ihnen verziehen. Allah ist Allvergebend und Nachsichtig.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, diejenigen von euch, welche am Tage des Zusammenstoßes der beiden Scharen (Allah) den Rücken kehrten nur Satan verleitete sie zum Straucheln für etwas von ihrem Tun. Aber wahrlich, nunmehr hat Allah ihnen vergeben; seht, Allah ist Allverzeihend und Milde.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen von euch, die geflüchtet sind, als die beiden Kampftruppen aufeinander trafen, diese verleitete der Satan mit etwas von dem, was sie sich (an Verfehlungen) erwarben. Und gewiß, bereits hat ALLAH ihnen vergeben. Gewiß, ALLAH ist allvergebend, allnachsichtig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Those of you who turned tail and abandoned their posts on the day the two forces met were but victims of AL-Shaytan. Who took advantage of their disobedience to the Prophet and led them to their fall from their first perfection. However Allah has afforded them forgiveness. He is Ghafurun (Indulgent), and Halimun (Forbearing).

Abdul Haleem

As for those of you who turned away on the day the two armies met in battle, it was Satan who caused them to slip, through some of their actions. God has now pardoned them: God is most forgiving and forbearing.

Abdullah Yusuf Ali

Those of you who turned back on the day the two hosts Met,-it was Satan who caused them to fail, because of some (evil) they had done. But Allah Has blotted out (their fault): For Allah is Oft-Forgiving, Most Forbearing.

Abul A'la Maududi

Surely those of them who turned their backs on the day when the two armies met (at Uhud) did so because Satan made them slip because of some of their lapses. But Allah has pardoned them; He is All-Forgiving, All-Forbearing.

Aisha Bewley

Those of you who turned their backs on the day the two armies clashed – it was Shaytan who made them slip for what they had done. But Allah has pardoned them. Allah is Ever-Forgiving, All-Forbearing.

Al-Hilali & Khan

Those of you who turned back on the day the two hosts met (i.e. the battle of Uhud), it was Shaitân (Satan) who caused them to backslide (run away from the battlefield) because of some (sins) they had earned. But Allâh, indeed, has forgiven them. Surely, Allâh is Oft-Forgiving, Most Forbearing.

Ali Quli Qarai

Those of you who fled on the day when the two hosts met, only Satan had made them stumble because of some of their deeds. Certainly Allah has excused them, for Allah is all-forgiving, all-forbearing.

Amatul Rahman Omar

Surely, those of you who turned their backs on the day when two armies met (in the battlefield of Uhud) it was satan indeed who sought to seduce them (to do so) without any intention on their part because of certain other doings of theirs, and most certainly Allâh has already pardoned them. Verily, Allâh is Great Protector, Ever Forbearing.

Arthur John Arberry

Those of you who turned away the day the two hosts encountered -- Satan made them slip for somewhat they had earned; but God has pardoned them; God is All-forgiving, All-clement.

Bijan Moeinian

Those among you who fled the battle ground were let to be possessed by Satan in account of some of their misdeeds. God, however, forgave them as He is the most forgiving, the Most Tolerant.

E. Henry Palmer

Verily, those of you who turned your backs on that day when the two armies met, it was but Satan who made them slip for something they had earned. But God has now pardoned them; verily, God is forgiving and clement.

Edip-Layth

The day the two armies met, the devil caused some of you to turn away, because of what they had gained. God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

George Sale

Verily they among you who turned their backs on the day whereon the two armies met each other at Ohod, Satan caused them so slip, for some crime which they had committed: But now hath God forgiven them; for God is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

Verily, those of you who turned your backs on that day when the two armies met, it was but Satan who made them slip because of something they had earned. But Allah has now pardoned them; verily, Allah is Forgiving and Clement.

Mahmoud Ghali

Surely the ones of you who turned away the day the two gatherings encountered, surely it was only that Ash-shaytan (The ever-vicious, i. e., the Devil) made them slide back for some of that which they had earned; and Allah has indeed already been clement towards them. Surely Allah is Ever-Forgiving, Ever-Forbearing.

Marmaduke Pickthall

Lo! those of you who turned back on the day when the two hosts met, Satan alone it was who caused them to backslide, because of some of that which they have earned. Now Allah hath forgiven them. Lo! Allah is Forgiving, Clement.

Mohamed Ahmed - Samira

All those among you who turned their backs on the day the two armies clashed (at 'Uhud) were surely induced by Satan to fail in their duty because of their sinful deeds. But God has already forgiven them, for God is forgiving and kind.

Muhammad Asad

Behold, as for those of you who turned away [from their duty] on the day when the two hosts met in battle - Satan caused them to stumble only by means of something that they [themselves] had done. But now God has effaced this sin of theirs: verily, God is much-forgiving, forbearing.

Mustafa Khattab

Indeed, those ˹believers˺ who fled on the day when the two armies met were made to slip by Satan because of their misdeeds. But Allah has pardoned them. Surely Allah is All-Forgiving, Most Forbearing.

Progressive Muslims

Those of you who turned away on the day that the two hosts met, it was the devil who caused them to deviate because of some of what they had gained. And God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

Sahih International

Indeed, those of you who turned back on the day the two armies met, it was Satan who caused them to slip because of some [blame] they had earned. But Allah has already forgiven them. Indeed, Allah is Forgiving and Forbearing.

Sam Gerrans

Those who turned back among you the day the two hosts met: the satan caused them to slip only for some of what they earned. But God has pardoned them; God is forgiving and clement.

Shabbir Ahmed

Those of you, who turned back on that day when the two armies clashed, it was their selfish desire which caused them to backslide. This happened because of their imperfections. Allah pardoned them (since their good outweighed their shortcomings). Allah is Forgiving, Forbearing.

Syed Vickar Ahamed

Those of you who turned back on the day the two armies met—, it was Satan who caused them to fail, because of some (evil) they had done. But Allah has removed (their evil deed): For Allah is Often Forgiving (Ghafoor), Most Forbearing (Haleem).

Taqi Usmani

Surely, those of you who turned back on the day when the two troops faced each other, Satan had but made them slip for some of their deeds. Of course, Allah has forgiven them. Certainly, Allah is Most-Forgiving, Very-Forbearing.

The Monotheist Group

Those of you who turned away on the day that the two hosts met, it was the devil who caused them to slip due to some of what they had earned. And God has pardoned them, for God is Forgiver, Compassionate.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ceux dʹentre vous qui ont tourné le dos, le jour où les deux armées se rencontrèrent, cʹest seulement le Diable qui les a fait broncher, à cause dʹune partie de leurs (mauvaises) actions. Mais, certes, Allah leur a pardonné. Car vraiment Allah est Pardonneur et Indulgent!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman, roja ku herdu kom (di cenga Uhudê de) rastî hev hatin, ji we ew ên pişta xwe dane şer û revîn, bes bi sedema hinek tiştên ku kiribûn şeytên ew ji rê şeqitandibûn. Lê Xwedê li wan borî û ew efû kirin. Bêguman Xwedê her gunehbexş e, berbihêr e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij die zich van jullie afkeerden op de dag dat de beide troepenmachten tot een treffen kwamen, zij werden slechts door de satan tot een misstap gebracht wegens iets wat zij begaan hadden. God is vergevend en zachtmoedig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij die zich op den dag des slags tusschen de beide legers verwijderden, werden door satan verleid, tot straf van eenigerhande misdaad door hen bedreven; maar God heeft hun thans vergeven; want God is vergevend en genadig.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen van jullie, die omkeerden op de dag dat de mee legers elkaar (bij Oehoed) troffen: voorwaar, het was Satan die hen deed falen vanwege wat zij (aan ongerhoorzaamheid) verricht hadden. En voorzeker, Allah heeft hen zeker vergeven en Allah is Vergevensgezind, Zachtmoedig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те из вас (о, сподвижники), которые отвернулись, в тот день, когда встретились два войска [войско верующих и войско многобожников] (у горы Ухуд), – их заставил споткнуться [впасть в этот грех] сатана посредством части того, что они приобрели [их грехов]. И вот Аллах уже простил их, – (ведь) поистине, Аллах – прощающий (тех, кто кается в грехах), сдержанный [не торопится наказать того, кто ослушался Его]!

Rusça — Osmanov

Воистину, те из вас, которые обратились в бегство в тот день, когда встретились две рати, не иначе как споткнулись по наущению шайтана из-за каких-то своих деяний. Но Аллах уже простил их, ведь Аллах - всепрощающий.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De bland er som gjorde helt om den dag de två härarna möttes, kunde förledas till detta av Djävulen enbart på grund av (ett fel) som de hade begått. Men Gud har nu utplånat deras synd - Gud är mild och överseende.