Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّفِينَةِ وَجَعَلْنَاهَا اٰيَةً لِلْعَالَمِينَ

fe enceynāhu ve eSHābe s-sefīneti ve ceǎlnāhā āyeten li l-ǎālemīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَاَنْجَيْنَاهُfe enceynāhuن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.fakat onu kurtardık
2وَاَصْحَابَve eSHābeص ح بeşlik etmek, ilişkilendirmek, arkadaş veya yoldaş olmak. saahibun (çoğul: sahbuun ve ashaabun) - yoldaş, ortak, herhangi bir niteliğin veya şeyin sahibi, herhangi bir şeyle yakın ilişki içinde olan, arkadaş ve herhangi bir bağlantı veya bağ gösteren, yardımcı. saahibatun - eş, zevce, karı. saahaba - eşlik etmek. ashaba (fiil 4) - korumak, engellemek, sakınmak, savunmak. yushabuun - onlara eşlik edilecek.ve halkını
3السَّفِينَةِs-sefīnetiس ف نGemi, gemi yapmak, denizde yüzmek, yolculuk etmek, yol almakgemi
4وَجَعَلْنَاهَاve ceǎlnāhāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve onu yaptık
5اٰيَةًāyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.bir ibret
6لِلْعَالَمِينَli l-ǎālemīneع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamealemlere

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu, âlemlere ibret olarak yaptık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu, âlemlere ibret olarak yaptık.

Adem Uğur

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Ahmed Hulusi

Onu ve gemi halkını kurtardık ve onu insanlar için bir ibret kıldık.

Ahmet Tekin

Fakat biz Nûh’u ve gemilerdekileri kurtardık. Bunu âlemlere, insanlara ibret ve uyarı haline getirdik.

Ahmet Varol

Onu ve gemi halkını ise kurtardık ve bunu alemler için bir ibret kıldık.

Ali Bulaç

Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış olduk.

Ali Fikri Yavuz

Biz de onu (Nûh’u) ve gemi arkadaşlarını kurtardık; ve gemiyi alemlere bir ibret yaptık.

Ali Rıza Safa

Sonunda, Onu ve gemi yoldaşlarını kurtardık. Ve Onu, evrenlere bir kanıt yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Fakat Nuh'u ve onunla birlikte gemide bulunanların hepsini kurtardık ve bunu, bütün insanlara bir ders kıldık.

Bekir Sadak

Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanlari kurtardik ve bunu dunyalara bir ibret kildik.

Celal Yıldırım

Biz onu da gemide bulunanları da kurtardık ve bu olayı bütün milletlere ibret ve öğüt kıldık.

Diyanet İşleri

Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

Ama Biz, Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu dünyalara bir ibret kıldık.

Diyanet Vakfi

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonunda onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Binnetice onu ve gemi arkadaşlarını necata çıkardık ve o gemiyi alemlere bir ayet kıldık

Erhan Aktaş

Böylece onu ve gemideki arkadaşlarını kurtardık. Onu cümle aleme bir ayet yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onu ve gemideki arkadaşlarını kurtardık. Onu cümle aleme bir ayet yaptık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece Biz, onu ve gemi arkadaşlarını kurtardık. Onu cümle aleme bir ayet yaptık.

Fizilal-il Kuran

Buna karşılık Nuh'u ve gemidekileri kurtararak bu olayı bütün insanların ders alacakları bir mucize yaptık.

Gültekin Onan

Böylece biz onu ve gemi halkını kurtardık ve bunu alemlere bir ayet kılmış olduk.

Hamdi Döndüren

Ancak, Biz onu ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Hasan Basri Çantay

Fakat biz onu da, gemi arkadaşlarını da selamete erdirmiş ve bunu aalemlere bir ibret yapmışızdır.

Hasib Asutay

Fakat biz onu ve gemidekileri kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Hayrat Neşriyat

Fakat onu ve gemi halkını kurtardık ve onu (o gemiyi ve o tûfânı) âlemlere bir ibret kıldık.

İbni Kesir

Ama Biz; onu da, gemi arkadaşlarını da kurtardık ve bunu alemlere bir ayet yaptık.

Mehmet Okuyan

Biz onu ve gemideki halkı kurtarmış ve onu (bu olayı) âlemlere ibret yapmıştık.

Muhammed Esed

fakat Nuh'u ve o'nunla birlikte gemide bulunanların tümünü kurtardık ve bunu, (hatırlayıp ders almaları için) bütün insanların önüne (rahmetimizin) bir işareti olarak koyduk.

Mustafa İslamoğlu

Fakat onu ve gemi yârânının tümünü kurtardık; ve bunu bütün bir insanlığa (ibretlik) bir belge kıldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Fakat Biz onu ve gemi arkadaşlarını necâta erdirdik ve onu (O hadiseyi) âlemler için bir ibret kıldık.

Ömer Öngüt

Fakat biz onu ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu âlemlere bir ibret yaptık.

Suat Yıldırım

Onu ve gemide bulunanları kurtarıp o gemiyi ve o hadiseyi bütün insanlara ibret vesilesi yaptık.

Süleyman Ateş

Onu ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere bir ibret yaptık.

Süleymaniye Vakfı

Nuh'u ve gemide olanları ise kurtardık. Bu olayı herkes için bir ayet /bir belge yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Nuh'u ve gemide olanları kurtardık; onu herkes için bir belge yaptık.

Şaban Piriş

Nuh'u ve gemide bulunanları kurtardık; bunu insanlığa bir ibret kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Böylece biz onu da, gemi halkını da kurtardık ve bunu alemlere bir ayet (kendisinden ders çıkarılacak bir olay) kılmış oldu.

Ümit Şimşek

Nuh'u ve gemi ahalisini ise kurtardık; o gemiyi de âlemlere bir âyet yaptık.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz, Nuh'u ve gemi halkını kurtardık ve o gemiyi alemlere ibret yaptık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onu və gəmidə olanları xilas edib bu möcüzə ilə aləmlərə ibrət dərsi verdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz onu (Nuhu) və onunla birlikdə gəmidə olanları (tufan bəlasından) qurtardıq və bunu (bu hadisəni) aləmlərə (insanlara, sonrakı nəsillərə) bir ibrət etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erretteten ihn, desgleichen die, die auf der Arche waren. Wir machten ihre Geschichte zum Zeichen für die ganze Welt.

Almanca — Der Edle Quran

Da retteten Wir ihn und die Insassen des Schiffes und machten es zu einem Zeichen für die Weltenbewohner.

Almanca — M. A. Rassoul

Aber Wir erretteten ihn und die Schiffsinsassen; und Wir machten sie zu einem Zeichen für alle Völker.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann erretteten WIR ihn und diejenigen vom Schiff und machten es zur Aya für die ganze Schöpfung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We saved him and those on board ship who fell in line with him and we made it -the Ark- a sign of special meaning and import to all people, those of the past and the present and those to come.

Abdul Haleem

We saved him and those with him on the Ark. We made this a sign for all people.

Abdullah Yusuf Ali

But We saved him and the companions of the Ark, and We made the (Ark) a Sign for all peoples!

Abul A'la Maududi

Then We rescued Noah together with the people in the Ark and made it (that is, the Ark) a lesson for all people.

Aisha Bewley

We rescued him and the occupants of the Ark and made that into a Sign for all the worlds.

Al-Hilali & Khan

Then We saved him and those with him in the ship, and made it (the ship) an Ayâh (a lesson, a warning) for the ‘Âlamîn (mankind, jinn and all that exists).

Ali Quli Qarai

Then We delivered him and the occupants of the Ark, and made it a sign for all the nations.

Amatul Rahman Omar

However, We delivered him and (along with him all) those who were in the Ark, and We made this (event) a sign for the peoples.

Arthur John Arberry

Yet We delivered him, and those who were in the ship, and appointed it for a sign unto all beings.

Bijan Moeinian

I saved him and those who joined him in the Ark as an example [of the mercy of God toward the believers and His anger toward the disbelievers] for the people of the worlds.

E. Henry Palmer

but we saved him and the fellows of the ark, and we made it a sign unto the worlds.

Edip-Layth

So We saved him and the people on the Ship, and We made it a sign for the worlds.

George Sale

but We delivered him and those who were in the ark, and We made the same a sign unto all creatures.

Hamid S. Aziz

And We sent Noah to his people, and he dwelt among them for a thousand save fifty years; and the deluge engulfed them while they persisted in evil-doing.

Mahmoud Ghali

So We delivered him and the companions of the Ark, and We made it a sign for the worlds.

Marmaduke Pickthall

And We rescued him and those with him in the ship, and made of it a portent for the peoples.

Mohamed Ahmed - Samira

But We saved him and those with him in the ark, and made it a sign for the creatures of the world.

Muhammad Asad

but We saved him, together with all who were in the ark, which We then set up as a symbol [of Our grace] for all people [to remember].

Mustafa Khattab

But We delivered him and those in the Ark, making it a sign for all people.

Progressive Muslims

So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.

Sahih International

But We saved him and the companions of the ship, and We made it a sign for the worlds.

Sam Gerrans

But We delivered him and those with him in the ship; and We made it a proof for all mankind.

Shabbir Ahmed

And We saved him and his followers on the ship and We made this a lesson for all people.

Syed Vickar Ahamed

Then We saved him and the companions of the Ark, and We made (the Ark) a Sign for all peoples!

Taqi Usmani

So We saved him and the people of the Ark, and made it a sign for all the worlds.

The Monotheist Group

So We saved him and the people on the ship, and We made it a sign for the worlds.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis Nous le sauvâmes, lui et les gens de lʹarche; et Nous en fîmes un avertissement pour lʹunivers.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê Me Nûh û xelkên di keştiyê de reha kirin û me ew kire îbretek ji bo alemê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Maar Wij redden hem en de opvarenden van het schip en Wij maakten het tot een teken voor de wereldbewoners.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar wij bevrijden hen en degenen, welke met hem in de ark waren, en wij maakten die tot een teeken voor alle schepselen.

Hollandaca — Siregar

Toen hebben Wij hem en de opvarenden van de ark gered. En Wij maakten haar tot een lering voor de werelden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И спасли Мы его [пророка Нуха] и оказавшихся в ковчеге и сделали его [ковчег] знамением [назидательным поучением] для миров [людей].

Rusça — Osmanov

Мы спасли его вместе с теми, кто был в ковчеге, и сделали их знамением для [обитателей] миров.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men Vi räddade honom och dem som var med honom i arken; Vi gjorde detta till ett tecken för alla folk.