س ف ن (SFN) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Gemi, gemi yapmak, denizde yüzmek, yolculuk etmek, yol almak

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (4)

Bu kök Kur'an boyunca 4 kez, 2 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

السَّفِينَةِ3 kez

Kehf 18:71السَّفِينَةِs-sefīnetigemiye

فَانْطَلَقَا حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّفِينَةِ خَرَقَهَا قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا

fe nTaleḳā Hattā iƶā rakibā fī s-sefīneti ḣaraḳahā ḳāle e ḣaraḳtehā li tuğriḳa ehlehā le ḳad ci'te şey'en imran

Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.

Kehf 18:79السَّفِينَةُs-sefīnetuO gemi

اَمَّا السَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا

emmā s-sefīnetu fe kānet li mesākīne yeǎ'melūne fī l-baHri fe eradtu en eǐybehā ve kāne verā'ehum melikun ye'ḣuƶu kulle sefīnetin ğaSben

"O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."

Ankebut 29:15السَّفِينَةِs-sefīnetigemi

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَصْحَابَ السَّفِينَةِ وَجَعَلْنَاهَا اٰيَةً لِلْعَالَمِينَ

fe enceynāhu ve eSHābe s-sefīneti ve ceǎlnāhā āyeten li l-ǎālemīne

Biz de onu (Nuh'u) ve gemide bulunanları kurtardık ve bunu alemlere bir ibret kıldık.

سَفِينَةٍ1 kez

Kehf 18:79سَفِينَةٍsefīnetingemiyi

اَمَّا السَّفِينَةُ فَكَانَتْ لِمَسَاكِينَ يَعْمَلُونَ فِي الْبَحْرِ فَاَرَدْتُ اَنْ اَعِيبَهَا وَكَانَ وَرَاءَهُمْ مَلِكٌ يَأْخُذُ كُلَّ سَفِينَةٍ غَصْبًا

emmā s-sefīnetu fe kānet li mesākīne yeǎ'melūne fī l-baHri fe eradtu en eǐybehā ve kāne verā'ehum melikun ye'ḣuƶu kulle sefīnetin ğaSben

"O gemi, denizde çalışan birtakım yoksul kimselere ait idi. Onu yaralamak istedim, çünkü onların ilerisinde, her gemiyi zorla ele geçiren bir kral vardı."