Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
فَانْطَلَقَا حَتّٰٓى اِذَا رَكِبَا فِي السَّفِينَةِ خَرَقَهَا قَالَ اَخَرَقْتَهَا لِتُغْرِقَ اَهْلَهَا لَقَدْ جِئْتَ شَيْـًٔا اِمْرًا
fe nTaleḳā Hattā iƶā rakibā fī s-sefīneti ḣaraḳahā ḳāle e ḣaraḳtehā li tuğriḳa ehlehā le ḳad ci'te şey'en imran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken kalkıp yola düştüler, nihâyet bir gemiye bindiler, o zât, gemiyi deldi. Mûsâ, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Derken kalkıp yola düştüler, nihâyet bir gemiye bindiler, o zât, gemiyi deldi. Mûsâ, içindekileri boğmak için mi gemiyi deldin dedi, andolsun ki pek kötü bir iş yaptın.
Adem Uğur
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi. Musa: Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi.
Ahmed Hulusi
Bunun üzerine ikisi (Musa ve Hızır) birlikte yola koyulup gittiler. . . Nihayet bir tekneye bindiklerinde, (Hızır) teknede yara açtı. (Musa) dedi: "Onun yolcuları boğulsun diye mi yara açtın teknede? Yemin olsun çok müthiş bir şey yaptın!"
Ahmet Tekin
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, Hızır su seviyesine yakın bir yerden gemide delik açtı. Mûsâ: 'Gemiyi, yolcularını boğmak için mi deldin? Çok kötü, tehlikeli bir şey yaptın.' dedi.
Ahmet Varol
Böylece ikisi de yola koyuldular. Nihayet gemiye bindiklerinde o, bunu deliverdi. (Musa): 'Sen içindekileri boğmak için mi bunu deldin? Andolsun şaşılacak bir şey yaptın!' dedi.
Ali Bulaç
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın."
Ali Fikri Yavuz
Böylece kalkıp gittiler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, Hızır, gemiyi (bir balta ile delip) yaraladı. Mûsa, ona şöyle dedi: “- Geminin içindekileri boğasın diye mi onu deldin? Doğrusu çok büyük bir iş yaptın!”
Ali Rıza Safa
Böylece, ikisi yola koyuldular. Ardından bir gemiye bindiklerinde, onu deldi. Dedi ki: "İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Gerçek şu ki, şaşılacak bir eylem yaptın!"
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o, gemiyi deliverdi. Musa, "Gemidekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!" dedi.
Bekir Sadak
Bunun uzerine kalkip gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: «Gemiyi icindekileri bogmak icin mi deldin? Dogrusu sasilacak bir sey yaptin» dedi.
Celal Yıldırım
Anlaşıp gittiler. Sonunda bir gemiye bindiler, derken o kul gemiyi deldi. Musa ona : «içindekilerini boğmak için mi onu deldin ? Doğrusu korkunç bir şey yaptın !» dedi.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine birlikte yürüdüler. Kıyıya ulaşıp gemiye bindikleri zaman o kul gemiyi deldi. Mûsâ, “İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın!” dedi.
Diyanet İşleri
Derken yola koyuldular. Nihayet, bir gemiye bindiklerinde (adam) gemiyi deldi. Musa, "Sen onu içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
Diyanet İşleri (eski)
Bunun üzerine kalkıp gittiler; sonunda bir gemiye bindiklerinde, o gemiyi deliverdi; Musa: 'Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın' dedi.
Diyanet Vakfi
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman o (Hızır) gemiyi deldi. Musa: Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen (ziyanı) büyük bir iş yaptın! dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine ikisi beraber yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (Hızır) gemiyi deldi. Musa, ona şöyle dedi: «Geminin içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine ikisi beraber gittiler; nihayet gemiye bindiklerinde tuttu gemiyi yaraladı. Musa: "A, içindekileri boğmak için mi yaraladın onu? Doğrusu kötü bir şey yaptın!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine ikisi bir gittiler, nihayet gemiye bindiklerinde tuttu gemiyi yaraladı, a, dedi: ehalisini gark etmek için mi yaralandın onu? Alimallah müdhiş bir şey yaptın
Erhan Aktaş
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: "İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa: "İçindekilerini boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece ikisi gittiler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde onu deldi. Musa:"İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşılacak bir iş yaptın." dedi.
Fizilal-il Kuran
Böylece yola koyuldular. Bir süre sonra bir gemiye bindiler. O kulumuz bu gemide bir delik açtı. Musa ona, «İçindekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten çok çirkin bir iş yaptın» dedi.
Gültekin Onan
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "Ehlini (içindekilerini) batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı / acayip / tuhaf (imra) (bir iş) yaptın."
Hamdi Döndüren
Bunun üzerine yürüdüler. Sonunda gemiye bindiler. O zat, gemiyi deldi. (Musa) dedi ki: “İçindekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok kötü bir iş yaptın!”
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine gitdiler. Nihayet (bir) gemiye bindikleri zaman o, bunu deliverdi. (Musa) dedi ki: "Sahihlerini (suda) boğasın diye mi onu deldin? Andolsun, sen büyük bir iş yapdın".
Hasib Asutay
Bunun üzerine yürüdüler. Sonunda gemiye bindikleri zaman (Hızır) onu (gemiyi) deliverdi. (21) (Musa) dedi ki: 'Halkını boğmak için mi onu deldin? Gerçekten sen şaşırtıcı bir şey yaptın.' (21. Hz. Hızır, balta ile geminin tahtalarından birini kırmıştı.)
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine ikisi gittiler; nihâyet gemiye bindikleri zaman, (Hızır) onu (o gemiyi tehlikeli olmayacak yerinden) deldi. (Mûsâ:) 'Onu, içinde bulunanları boğmak içinmi deldin? Gerçekten müdhiş bir şey yaptın!' dedi.
İbni Kesir
Bunun üzerine kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye bindiklerinde; o, bu gemiyi deliverdi. Musa: Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın, dedi.
Mehmet Okuyan
Yola çıkmışlardı. Sonunda gemiye bindikleri zaman (melek) gemiyi delmişti. (Musa) “Halkını boğmak için mi onu deldin? Şüphesiz ki sen çok çirkin (tehlikeli) bir iş yaptın!” demişti.
Muhammed Esed
Bu ikisi böylece yola koyuldular; sonunda (bir kıyıya vardılar; ve onları karşı kıyıya taşıyan) tekneden inecekleri zaman, bilge kişi teknede bir delik açtı, (Musa bunu görünce:) "İçindekileri boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok vahim bir şey yaptın!" diye çıkıştı.
Mustafa İslamoğlu
Birlikte yola koyuldular (ve) nihayet bir gemiye bindiler. O, gemide bir delik açtı. (Musa) dedi ki: "Yolcuları boğmak için mi onu deldin? Doğrusu, çok tehlikeli bir şey yaptın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
(70-71) Dedi ki: «Eğer bana tabî olacak isen artık bana hiçbir şeyden sual etme, ondan sana ben haber verinceye değin.» Bunun üzerine gidiverdiler. Vaktâ ki bir gemiye bindiler, o, gemiyi yaraladı. Dedi ki: «Onu yaraladın mı ki, ahalisini garkediveresin? Doğrusu pek münker bir şey yaptın.»
Ömer Öngüt
Bunun üzerine kalkıp yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiler. (Hızır) gemiyi deliverdi. Musa dedi ki: “İçindekileri boğmak için mi gemiyi deldin? Doğrusu çok kötü bir iş yaptın!”
Suat Yıldırım
Bunun üzerine kalkıp gittiler. Nihayet bir gemiye rastlayıp ona bindiler ve o zat gemiyi deldi. Mûsâ duramayıp: "Ne yaptın öyle?" dedi "İçindeki yolcuları denizde boğmak için mi yaptın bunu? Vallahi çok korkunç bir iş yaptın!"
Süleyman Ateş
Bunun üzerine yürüdüler. Nihayet gemiye bindikleri zaman gemiyi deliverdi. (Musa): "Halkını boğmak için mi gemiyi deldin? Gerçekten sen çok tehlikeli bir iş yaptın!" dedi.
Süleymaniye Vakfı
Bunun üzerine ikisi yola koyuldu. Sonra gemiye bindiklerinde (o kul) gemide bir delik açtı. Musa dedi ki: "İçindekileri boğmak için mi delik açtın? Sen gerçekten korkunç bir şey yaptın!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bunun üzerine ikisi de kalkıp gittiler; derken bir gemiye bindiler. O kişi gemiyi deldi. Musa dedi ki "Onu, içindekileri boğmak için mi deldin? Doğrusu, çok garip bir durum meydana getirdin."
Şaban Piriş
Musa da bu şartı kabul etti. Bunun üzerine kalkıp yürüdüler. Sonunda bir gemiye bindiler. O kul, gemiyi deldi. Musa: -Gemiyi içindekileri boğmak için mi deldin? Acayip bir iş yaptın, dedi.
Tefhim-ul Kuran
Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: «İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın.»
Ümit Şimşek
Böylece yola koyuldular. Nihayet bir gemiye bindiklerinde, o zat gemiyi batırdı. Musa, 'İçindekileri boğmak için mi gemiyi batırdın?' dedi. 'Doğrusu sen büyük bir iş yaptın.'
Yaşar Nuri Öztürk
İkisi birlikte yola koyudular. Bir süre sonra gemiye bindiklerinde, tuttu gemiyi deliverdi. Musa dedi: "İçindekileri boğmak için mi deldin onu? Vallahi korkunç bir iş yaptın!"
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sonra hər ikisi yola düzəlib getdilər. Nəhayət gəlib gəmiyə mindikləri zaman Xızır onu deşdi. Musa dedi: “Sən gəmidə olanları suya qərq etmək üçünmü onu deşdin? Doğrusu, günahı böyük olan bir iş gördün”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bundan sonra onlar durub yola düşdülər. Gəmiyə mindikləri zaman (Xızır) onu deşdi (gəminin bir-iki taxtasını sındırıb çıxartdı). (Musa) dedi: ″Sən gəmidə olanları suya qərq etmək üçünmü gəmini deşdin? Doğrusu, (günahı) böyük bir şey etdin (olduqca çirkin bir iş gördün)″.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
So machten sich beide auf den Weg. Als sie das Schiff bestiegen, schlug er ein Loch in dessen Boden. Da sagte ihm Moses: ʺSchlägst du ein Loch hinein, um die Menschen ertrinken zu lassen? Du hast wirklich etwas Schlimmes getan!ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
So machten sich beide auf den Weg, bis sie in ein Schiff stiegen, in das er ein Loch schlug. Er (Moses) sagte: ʺSchlugst du ein Loch hinein, um seine Mannschaft zu ertränken? Wahrlich, du hast etwas Schreckliches be gangen!ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann gingen beide los. Als die Beiden dann in das Schiff stiegen, schlug er ein Loch hinein. Er (Musa) sagte: ʺSchlägst du etwa ein Loch hinein, damit du seine Passagiere ertränkst? Gewiß, bereits hast du eine verwerfliche Tat begangen.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And there, they made their way onward until they went on board ship in the bottom of which he -the teacher bore a hole for the purpose of sinking it-. There, did Mussa exclaim: "Have you scuttled it to drown its passengers!" "You have indeed committed yourself to an evil line of conduct".
Abdul Haleem
They travelled on. Later, when they got into a boat, and the man made a hole in it, Moses said, ‘How could you make a hole in it? Do you want to drown its passengers? What a strange thing to do!’
Abdullah Yusuf Ali
So they both proceeded: until, when they were in the boat, he scuttled it. Said Moses: "Hast thou scuttled it in order to drown those in it? Truly a strange thing hast thou done!"
Abul A'la Maududi
Then the two went forth until, when they embarked on the boat, he made a hole in it, whereupon Moses exclaimed: "Have you made a hole in it so as to drown the people in the boat? You have certainly done an awful thing."
Aisha Bewley
They continued until they boarded a boat and he scuppered it. Then Musa said, ‘Did you scupper it so that its owners would be drowned? This is truly a dreadful thing that you have done!’
Al-Hilali & Khan
So they both proceeded, till, when they embarked the ship, he (Khidr) scuttled it. Mûsâ (Moses) said: "Have you scuttled it in order to drown its people? Verily, you have committed a thing "Imr" (a Munkar - evil, bad, dreadful thing)."
Ali Quli Qarai
So they went on. When they boarded the boat, he made a hole in it. He said, ‘Did you make a hole in it to drown its people? You have certainly done a monstrous thing!’
Amatul Rahman Omar
So both of them set out until when they embarked in a boat he scuttled it. (Thereupon Moses) said, `Have you scuttled it that you may drown (its) occupants? It is indeed a strangely grievous thing you have done.'
Arthur John Arberry
So they departed; until, when they embarked upon the ship, he made a hole in it. He said, 'What, hast thou made a hole in it so as to drown its passengers? Thou hast indeed done a grievous thing.'
Bijan Moeinian
So they went. When they boarded a boat, the man made a hole in it. Moses said: "Why do you want to drawn the people? What a terrible thing to do."
E. Henry Palmer
So they set out until when they rode in the bark, he scuttled it. Said he, 'Hast thou scuttled it to drown its crew? Thou hast produced a strange thing.'
Edip-Layth
So they ventured forth until they rode in a boat and he made a hole in it. He said, "Did you make a hole in it to drown its people? You have done something dreadful!"
George Sale
So they both went on by the sea shore, until they went up into a ship; and he made a hole therein. And Moses said unto him, hast thou made a hole therein, that thou mightest drown those who are on board? Now hast thou done a strange thing.
Hamid S. Aziz
He said, "Well then, if you follow me, ask me not about anything until I myself begin to mention it. "
Mahmoud Ghali
So they (both) went off until, when they embarked in the ship, he pierced it. He said, "Have you pierced it so as to drown its population (i.e., a passengers). Indeed you have already come with a grave thing."
Marmaduke Pickthall
So they twain set out till, when they were in the ship, he made a hole therein. (Moses) said: Hast thou made a hole therein to drown the folk thereof? Thou verily hast done a dreadful thing.
Mohamed Ahmed - Samira
So they set out till they (came to the quay) and went on board a ship in which he made a hole, (and Moses said:) "You have made a hole in the boat to drown its passengers? You have done a strange thing!"
Muhammad Asad
And so the two went on their way, till (they reached the seashore; and] when they disembarked from the boat [that had ferried them across], the sage made a hole in it-[whereupon Moses] exclaimed: "Hast thou made a hole in it in order to drown the people who may be [travelling] in it? Indeed, thou hast done a grievous thing!"
Mustafa Khattab
So they set out, but after they had boarded a ship, the man made a hole in it. Moses protested, "Have you done this to drown its people? You have certainly done a terrible thing!"
Progressive Muslims
So they ventured forth until they rode in a boat and he made a hole in it. He said: "Did you make a hole in it to drown its people You have done something dreadful!"
Sahih International
So they set out, until when they had embarked on the ship, al-Khidh r tore it open. [Moses] said, "Have you torn it open to drown its people? You have certainly done a grave thing."
Sam Gerrans
So they went forth. When they had embarked on the boat, he made a hole therein. He said: “Hast thou made a hole therein to drown its people? Thou hast done a grievous thing.”
Shabbir Ahmed
So they went on until they were in a boat and he made a hole in it. Moses said, "Did you make a hole to drown people? You have done something terrible!"
Syed Vickar Ahamed
So they both proceeded on: Until, when they boarded in the boat, (and) he (Khidr) damaged it. ; [Musa (Moses)] said: "Have you damaged it in order to drown those in it? Truly a strange thing have you done!"
Taqi Usmani
So, they both moved ahead, until when they boarded a boat, he sliced it (by removing one of its planks). He (Mūsā) said, "Did you slice it to drown its people? In fact, you have done a terrible act."
The Monotheist Group
So they ventured forth until they rode in a boat and he made a hole in it. He said: "Have you made a hole in it to drown its people? You have done something dreadful!"
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors les deux partirent. Et après quʹils furent montés sur un bateau, lʹhomme y fit une brèche. (Moïse) lui dit: ʺEst-ce pour noyer ses occupants que tu lʹas ébréché? Tu as commis, certes, une chose monstrueuse!ʺ
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Li ser vê (şertê ku gotî) herdu bi rê ve çûn. Paşê, dema herdu siwarî keştiyê bûn, wî keştî qul kir. Vêca Mûsa jê re got: Ma te keştî qul kir ji bo ku tu xelkê tê de bixeniqîne? Bi rastî te karekî kirêt kir!
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zo gingen zij dan verder totdat hij, toen zij aan boord van het schip waren gegaan, er een gat in maakte. Hij zei: ʺMaak jij er een gat in om haar opvarenden te laten verdrinken? Daar heb je echt iets vreselijks begaan.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij begaven zich daarop beiden naar het strand der zee en beklommen een schip, en hij maakte er een gat in. En Mozes zeide tot hem: Hebt gij er een gat in gemaakt om degenen te doen verdrinken die aan boord zijn? Thans hebt gij een vreemde zaak bedreven.
Hollandaca — Siregar
Zo gingen zij verder tot zij aan boord van de boot gingen en hij er een gat in maakte. Hij (Môesa) zei: ʺMaakte jij er een gat in om de opvarenden ervan te doen verdrinken? Voorzeker, jij hebt iets raars gedaan!ʺ
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И отправились (Муса и Хадир) (дальше) в путь (по берегу моря), и когда они сели на судно, тот [Хадиру] продырявил его (вырвав одну из досок). (Муса) сказал (ему): «Неужели ты продырявил его [судно], чтобы потопить людей (находящихся) на нем (и еще при том, что они взяли нас с собой бесплатно)? Ведь ты совершил тяжкое дело!»
Rusça — Osmanov
И они вдвоем двинулись в путь. И вот, когда они были на корабле, [Наш раб] сделал [в нем] пробоину. [Муса] спросил: ʺТы сделал пробоину, чтобы потопить тех, кто на корабле? Ты совершил предосудительный поступокʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Så började de sin vandring och (kom till en strand där) de steg i en båt; och (den vise mannen) gjorde ett hål i den (och Moses) utropade: ʺHar du gjort ett hål i den för att de som går ombord skall drunkna? Du har sannerligen gjort något oerhört!ʺ