Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.
وَلَقَدْ اَخَذْنَاهُمْ بِالْعَذَابِ فَمَا اسْتَكَانُوا لِرَبِّهِمْ وَمَا يَتَضَرَّعُونَ
ve leḳad eḣaƶnāhum bi l-ǎƶābi fe mā stekānū li rabbihim ve mā yeteDerraǔne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki biz onları azaplandırmıştık da gene Rablerine baş eğmemişlerdi ve yalvarmamışlardı.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki biz onları azaplandırmıştık da gene Rablerine baş eğmemişlerdi ve yalvarmamışlardı.
Adem Uğur
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru ve niyazda da bulunmuyorlar.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki onları azap ile yakaladık. . . Rablerine boyun eğmediler ve yakarmadılar!
Ahmet Tekin
Andolsun ki, biz onları azâba duçar ettik de, yine Rablerine boyun eğmediler, yalvarıp yakarmadılar.
Ahmet Varol
Biz onları azapla yakaladık ancak onlar yine de Rabblerine boyun eğmediler ve (hâlâ O'na) yalvarmıyorlar.
Ali Bulaç
Andolsun, biz onları azabla yakalayıverdik, fakat yine de Rablerine boyun eğmediler ve yakarıp yalvarmadılar.
Ali Fikri Yavuz
Doğrusu biz onları azaba (açlık ve kıtlığa) tuttuk da, yine Rablerine karşı boyun eğmediler. Onlar yalvarmıyorlar, (imana gelmiyorlar).
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, onları cezayla da yakaladık. Yine de Efendilerine boyun eğmediler ve yakarışlarda bulunmadılar.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun ki, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler ve niyazda bulunmadılar.
Bekir Sadak
And olsun ki, Biz onlari azabla yakalamistik, yine de Rablerine boyun egmemis ve yakarmamislardi.
Celal Yıldırım
And olsun ki biz onları azâb ile yakalayıvermiştik de (buna rağmen) yine Rablarına boyun eğmemiş, yalvarıp yakarmamışlardı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Andolsun biz onları ağır sıkıntılara soktuk da yine rablerine boyun eğmediler, hâlâ da O’na yakarmıyorlar.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz onları azap ile kıskıvrak yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve O'na yalvarıp yakarmadılar.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, Biz onları azabla yakalamıştık, yine de Rablerine boyun eğmemiş ve yakarmamışlardı.
Diyanet Vakfi
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru ve niyazda da bulunmuyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Andolsun, biz onları sıkıntıya düşürdük de yine Rablerine boyun eğmediler, tazarru' ve niyazda da bulunmadılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Gerçekten Biz, onları azaba tuttuk da yine Rablerine karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar da.
Elmalılı Hamdi Yazır
Filhakika biz, onları azaba tuttuk da yine rablarına karşı uslanmadılar ve yalvarmıyorlar
Erhan Aktaş
Ant olsun, onları azap ile yakaladık. Ancak Rabbleri için uslanmadılar ve tedarruda bulunmadılar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun, onları azap ile yakaladık. Ancak Rabbleri için uslanmadılar ve tezarruda bulunmadılar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun, onları azap ile yakaladık. Ancak Rabb'leri için uslanmadılar ve boyun eğip yakarmadılar.
Fizilal-il Kuran
Biz onların yakalarına azapla yapıştık. Fakat ne Rabb'lerine boyun eğdiler ve ne de O'na yalvardılar.
Gültekin Onan
Andolsun, biz onları azabla yakalayıverdik, fakat yine de rablerine boyun eğmediler ve yakarıp yalvarmadılar.
Hamdi Döndüren
Andolsun, biz onları azapla da yakaladık; ama onlar yine de Rablerine boyun eğmediler ve yalvarmadılar.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz onları (evvelce de açlık) azab (ı) ile yakaladık da yine Rablerine baş eğmediler. Onlar yalvarıb yakarmazlar.
Hasib Asutay
Andolsun, onları azap ile yakaladık. Yine Rabbine boyun eğmediler ve yalvarmıyorlar da.
Hayrat Neşriyat
And olsun ki, onları (Bedir’de) azâb ile yakaladık da yine Rablerine boyun eğmediler ve (O’na) yalvarmıyorlar(dı).
İbni Kesir
Andolsun ki Biz, onları azabla yakaladık. Ama yine de Rabblarına boyun eğmediler. Onlar yalvarıp yakarmazlar.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki biz onları azapla yakalamış (cezalandırmış)tık da Rablerine yine boyun eğmemişler, yalvarıp yakarmamışlardı.
Muhammed Esed
Ve gerçek şu ki, Biz onları azapla da sınadık, ama onlar yine de Rablerine boyun eğmediler; (bundan sonra da bağışlanma için) yalvarıp yakaracak değiller;
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz onları azab ile kuşatmıştık da, yine de Rablerine boyun eğmemişlerdi. Nitekim bundan böyle de acziyetlerini itiraf edecek değiller.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, Biz onları azap ile yakaladık, onlar yine Rableri için tevazuda bulunmadılar ve yalvarışta bulunmadılar.
Ömer Öngüt
Andolsun ki biz onları azapla yakaladık. Yine de Rablerine boyun eğmediler, yalvarıp yakarmadılar.
Suat Yıldırım
Biz onları çeşitli azaplara da uğrattık. Buna rağmen yine de Rab’lerine boyun eğip O’na yalvarıp yakarmadılar.
Süleyman Ateş
Andolsun biz onları azab ile yakaladık, ama yine Rabblerine boyun eğmediler, O'na yalvarmıyorlar.
Süleymaniye Vakfı
Onları azap ile yakaladığımızda da ne Rablerine boyun eğer ne de yalvarıp yakarırlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hepsini çeşit çeşit azaba uğrattık ama Rablerine karşı yumuşamadılar, yalvarıp yakarmadılar da.
Şaban Piriş
Gerçekten biz onları azaba tuttuk da yine Rab'lerine karşı uslanmadılar. Yalvarıp yakarmazlar da.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz onları azabla yakalayıverdik, fakat yine de Rablerine boyun eğmediler ve yakarıp yalvarmadılar.
Ümit Şimşek
Nitekim Bizim onları azapla yakaladığımız da oldu; fakat onlar Rablerine boyun eğmediler. Yine de yalvarıp yakarmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, biz onları azapla yakaladık. Ama yine de Rablerine boyun eğmediler. Sığınıp yakarmıyorlar.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onları əzabla yaxaladıq, onlar yenə öz Rəbbinə boyun əymədilər, Ona yalvarıb-yaxarmadılar.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz həqiqətən, onları əzabla yaxaladıq, lakin onlar yenə öz Rəbbinə itaət etmədilər, (Ona) yalvarıb-yaxarmadılar (iman gətirmədilər ki, gətirmədilər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir haben sie im irdischen Leben mit einer peinvollen Strafe heimgesucht, doch sie ergaben sich Gott nicht und beteten Ihn nicht unterwürfig an.
Almanca — Der Edle Quran
Wir haben sie ja mit der Strafe ergriffen. Aber weder unterwarfen sie sich ihrem Herrn noch flehten sie demütig.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir haben sie mit Strafe erfaßt, doch sie haben sich ihrem Herrn weder unterworfen, noch haben sie sich gedemütigt
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits richteten WIR sie mit der Peinigung zugrunde, dann weder gaben sie sich ihrem HERRN hin, noch baten sie unterwürfig um Hilfe.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
In fact, We formerly inflicted them with punishment and penalized them for disobedience and transgression that they may hopefully repent. But they never submitted nor humbled themselves to Allah, their Creator, nor did they entreat Him for mercy nor did they entreat of Him what He would have mercifully given.
Abdul Haleem
We have already afflicted them, yet they did not submit to their Lord: they will not humble themselves
Abdullah Yusuf Ali
We inflicted Punishment on them, but they humbled not themselves to their Lord, nor do they submissively entreat (Him)!-
Abul A'la Maududi
(They are such) that We seized them with chastisement (and yet) they did not humble themselves before their Lord, nor do they entreat
Aisha Bewley
We seized them with the punishment, but they did not go low before their Lord; nor will they humble themselves
Al-Hilali & Khan
And indeed We seized them with punishment, but they humbled not themselves to their Lord, nor did they invoke (Allâh) with submission to Him.
Ali Quli Qarai
Certainly We have seized them with punishment, yet they neither humbled themselves to their Lord, nor did they entreat [Him for mercy].
Amatul Rahman Omar
And We did seize them with punishment (in the past) but they did not humble themselves before their Lord, nor would they supplicate (to Him for mercy).
Arthur John Arberry
We already seized them with the chastisement, yet they abased not themselves to their Lord nor were they humble;
Bijan Moeinian
Even now that they have a miserable life (which can be translated in our today’s rampant divorces, increasing homosexuality, being infected with AIDS and other "Social Disease", mean job environment, etc. ), they do not return to their Lord and implore for help and forgiveness.
E. Henry Palmer
And we caught them with the torment, but they did not abase themselves before their Lord, nor did they humble themselves;
Edip-Layth
When We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.
George Sale
We formerly chastised them with a punishment: Yet they did not humble themselves before their Lord, neither did they make supplications unto Him;
Hamid S. Aziz
But if We had mercy on them, and relieved their distress, they still would persist in their rebellion, blindly wandering on.
Mahmoud Ghali
And indeed We already took them (to task) with torment, yet in no way did they yield themselves to their Lord, and in no way did they supplicate (Him).
Marmaduke Pickthall
Already have We grasped them with punishment, but they humble not themselves unto their Lord, nor do they pray,
Mohamed Ahmed - Samira
We had seized them with the punishment, but they did not bow before their Lord nor turned to Him in humility,
Muhammad Asad
And, indeed, We tested them through suffering, but they did not abase themselves before their Sustainer; and they will never humble themselves
Mustafa Khattab
And We have already seized them with torment, but they never humbled themselves to their Lord, nor did they ˹submissively˺ appeal ˹to Him˺.
Progressive Muslims
And when We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.
Sahih International
And We had gripped them with suffering [as a warning], but they did not yield to their Lord, nor did they humbly supplicate, [and will continue thus]
Sam Gerrans
(And We seized them with the punishment[...], but they yielded not to their Lord, nor humbled themselves.
Shabbir Ahmed
And, indeed, We tested them through suffering, but they did not humble themselves before their Lord, nor implored Him.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We seized them with Punishment, still they did not humble themselves to their Lord, and they do not humbly receive (Him)!
Taqi Usmani
We have already seized them with punishment, but they did not turn humble to their Lord, nor do they supplicate in humility,
The Monotheist Group
Andwhen We seized them with the punishment, they did not humble themselves to their Lord nor did they invoke Him.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Nous les avons certes saisis du châtiment, mais ils ne se sont pas soumis à leur Seigneur; de même quʹils ne (Le) supplient point,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be me ew bi ezabê (birçîbûnê) girtin, dîsa jî wan xwe ji Rebbê xwe re nizm nekir û bi zarezar li ber Wî negeriyan.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben hen met de bestraffing gegrepen, maar zij hebben zich niet aan hun Heer overgegeven en zij vernederen zich niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wij kastijdden hen vroeger met een strijd, maar zij verootmoedigden zich voor hunnen Heer noch richtten hunne smeekingen tot hem.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben hen met de bestraffing getroffen, toch werden zij niet ootmoedig tegenover hun Heer en zij werden niet nederig.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы подвергли их [многобожников] наказанию [засухе и голоду], но они не подчинились своему Господу и не воззвали (с мольбой) к Нему (когда случилась беда),
Rusça — Osmanov
Мы уже подвергли их наказанию, но они не смирились перед своим Господом и не взмолились перед Ним.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi har låtit dem utstå prövningar och lidanden, men de ödmjukade sig inte inför sin Herre och de kommer inte att be om nåd,