Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
وَلَوْ رَحِمْنَاهُمْ وَكَشَفْنَا مَا بِهِمْ مِنْ ضُرٍّ لَلَجُّوا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ
ve lev raHimnāhum ve keşefnā mā bihim min Durrin le leccū fī Tuğyānihim yeǎ'mehūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlara acırsan ve uğradıkları zararı giderirsen gene azgınlıklarında şaşkıncasına ısrâr edip giderler.
Adem Uğur
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Ahmed Hulusi
Eğer onlara merhamet edip de kendilerinden sıkıntılı hallerini kaldırsak, mutlaka kör ve şaşkın halde, tuğyanları (hakikatlerine başkaldırı) içinde kalmaya devam ederler.
Ahmet Tekin
Eğer onlara acıyıp da, içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek, onları ekonomik darboğazdan kurtarsaydık kesinlikle azgınlıklarında bocalayarak direnirlerdi.
Ahmet Varol
Eğer biz onlara acır ve üzerlerindeki sıkıntıyı giderirsek muhakkak yine azgınlıkları içinde bocalamaya devam ederler.
Ali Bulaç
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Ali Fikri Yavuz
Eğer biz, onlara (Mekke halkına) merhamet edip sıkıntılarını (uğradıkları kıtlığı) açıversek, mutlaka körükörüne giderek, yine azgınlıklarında inad edip dururlardı.
Ali Rıza Safa
Onlara merhamet eder ve sıkıntılarını giderirsek, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Bayraktar Bayraklı
Biz onlara acısak ve içinde bulundukları sıkıntıyı gidersek,yine de iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Bekir Sadak
Biz onlara acisak ve baslarindaki sikintiyi gidersek bile, azginliklari icinde bocalayip kalirlar.
Celal Yıldırım
Eğer biz onlara merhamet edip de üzerlerine çöken sıkıntıyı kaldırıversek, yine de azgınlıklarında inad edip bocalar dururlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Onlara merhamet edip de içine düştükleri sıkıntıyı gidersek yine de büyüklük taslayarak körü körüne taşkınlıklarını sürdürürler.
Diyanet İşleri
Biz onlara merhamet edip başlarına gelen zararı giderseydik, yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlardı.
Diyanet İşleri (eski)
Biz onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek bile, azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.
Diyanet Vakfi
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında direnirlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Eğer onlara acıyıp da için de bulundukları sıkıntıyı giderseydik, iyice körleşerek azgınlıklarında büsbütün direnirlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Eğer Biz onlara acıyıp da baskılarını açıversek, mutlaka azgınlıklarında inat eder, hiçbir şey görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Eğer biz onlara acıyıb da baskılarını açıversek mutlaka tuğyanlarında ınad eder hiç bir şey görmezler
Erhan Aktaş
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Onlara, rahmet edip sıkıntılarını gidersek, yine de azgınlıklarına devam ederler.
Fizilal-il Kuran
Eğer biz onlara acısak da başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine azgınlıkları içinde debelenmeye ısrar ederler.
Gültekin Onan
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Hamdi Döndüren
Biz onlara acıyıp da üzerlerindeki darlığı gidersek bile, onlar yine de azgınlıkları içinde bocalayıp dururlardı.
Hasan Basri Çantay
Eğer biz onlara acıyıb da kendilerindeki zararı giderecek olursak yine serseriyane azgınlıklarında muhakkak devam ve inad edeceklerdir.
Hasib Asutay
Eğer onlara acıyıp da içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik yine azgınlıklarında bocalamaya devam ederlerdi.
Hayrat Neşriyat
Hem (biz) onlara merhamet edip kendilerindeki sıkıntıyı giderseydik, yine de gerçekten azgınlıkları içinde bocalayıp duracaklardı.
İbni Kesir
Şayet Biz, onlara acısak ve başlarındaki sıkıntıyı gidersek yine de azgınlıkları içinde bocalayıp kalırlar.
Mehmet Okuyan
Onlara merhamet edip içinde bulundukları sıkıntıyı giderseydik, elbette azgınlıkları içerisinde bocalayarak direnirlerdi.
Muhammed Esed
Onlara merhamet edip (bu dünyada) başlarına gelebilecek darlık ve sıkıntıyı giderecek olsak, onlar yine de, o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlar.
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer onlara acıyarak başlarına gelen herhangi bir beladan kendilerini kurtarsak, şaşkın şaşkın saplandıkları inkar bataklığında debelenmekte ısrar ederler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer onlara merhamet etsen ve kendilerindeki zararı açıversen, elbetteki yine azgınlıklarında devam edip tereddütte bulunacaklardır.
Ömer Öngüt
Eğer biz onlara merhamet edip de başlarındaki sıkıntıyı giderseydik, şaşkınlık içinde azgınlıklarına devam eder dururlardı.
Suat Yıldırım
Eğer Biz onlara merhamet edip, uğradıkları belayı giderseydik, yine onlar azgınlıklarında devam edip giderlerdi.
Süleyman Ateş
Biz onlara acıyıp da başlarındaki sıkıntıyı açsaydık, yine azgınlıklarında bocalamağa devam ederlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Onlara ikramda bulunup sıkıntılarını gidersek bile kesinlikle taşkınlıklarına dalar, bocalayıp dururlar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sıkıntılarını gidermek suretiyle onlara bir ikramda bulunsaydık yine de azgınlıkları içinde inatla bocalayacaklardı.
Şaban Piriş
Eğer onlara acıyıp, başlarındaki sıkıntıyı gidermiş olsaydık bile yine onlar azgınlıklarında inat ederdi.
Tefhim-ul Kuran
Eğer onlara merhamet eder ve onlara dokunan zararı gideriverirsek, tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarını sürdürecekler.
Ümit Şimşek
Biz onlara acıyıp da başlarına gelen sıkıntıyı kaldıracak olsak, onlar yine içinde bocaladıkları azgınlıklarında inat ederler.
Yaşar Nuri Öztürk
Eğer biz onlara acıyıp da üstlerindeki sıkıntıyı kaldırsaydık, azgınlıkları içinde sersem sersem bocalamaya devam edeceklerdi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Əgər Biz onlara rəhm edib düşdükləri bəladan xilas etsək, onlar yenə öz azğınlıqları içində sərgərdan gəzəcəklər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Əgər Biz onlara rəhm edib düşdükləri müsibətdən qurtarsaq, onlar şaşqın vəziyyətdə yenə də azğınlıqlarında davam edərlər. (Məkkəyə yeddi il ərzində aclıq, qıtlıq üz vermişdi. Məkkə müşrikləri Peyğəmbərin yanına gedib bu bəladan qurtarmaları üçün Allaha dua etməyi xahiş etmişdilər. Peyğəmbərin duasından sonra Məkkədə bolluq olmuş, camaatın güzəranı tamamilə yaxşılaşmışdı. Bunun müqabilində Peyğəmbərə iman gətirmək əvəzinə, müşriklər ona verdikləri əzab-əziyyəti daha da gücləndirmişdilər).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wenn Wir Uns ihrer erbarmen und sie von dem Unheil, das sie heimsucht, befreien würden, würden sie dennoch weiter in Widersetzlichkeit verharren und verblendet umherirren.
Almanca — Der Edle Quran
Wenn Wir Uns ihrer erbarmten und das Unheil, das auf ihnen ist, hinwegnähmen, würden sie wahrlich in ihrer Auflehnung verharren und umherirren.
Almanca — M. A. Rassoul
Und hätten Wir Uns ihrer erbarmt und sie von ihrer Drangsal befreit, würden sie dennoch in ihrer Widerspenstigkeit verharren und verblendet in die Irre gehen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und würden WIR ihnen Gnade erweisen und ihnen das wegnehmen, was sie an Schädigendem traf, gewiß würden sie noch mehr in ihrer Maßlosigkeit verharren und abirren.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And if We had extended to them Our mercy and blessings and delivered them from what was burdensome and exhaustive to their minds they would have sunk under the vexations of their minds, plunged into the abyss of wickedness and carried their transgression to excess.
Abdul Haleem
Even if We were to show them mercy and relieve them of distress, they would blindly persist in their transgression.
Abdullah Yusuf Ali
If We had mercy on them and removed the distress which is on them, they would obstinately persist in their transgression, wandering in distraction to and fro.
Abul A'la Maududi
Were We to be merciful to them and remove from them their present afflictions, they would persist in their transgression, blindly wandering on.
Aisha Bewley
If We did have mercy on them and removed the harm afflicting them, they would still obstinately persist in wandering blindly in their excessive insolence.
Al-Hilali & Khan
And though We had mercy on them and removed the distress which is on them, still they would obstinately persist in their transgression, wandering blindly.
Ali Quli Qarai
Should We have mercy upon them and remove their distress from them, they would surely persist, bewildered in their rebellion.
Amatul Rahman Omar
And even if We had shown them mercy and relieved them of their distress they would still persist in their transgression, wandering on blindly.
Arthur John Arberry
Did We have mercy on them, and remove the affliction that is upon them, they would persist in their insolence wandering blindly.
Bijan Moeinian
If I shower them with My Mercy and relieve their problem, (instead of being thankful) they become more rebellious!
E. Henry Palmer
But if we had mercy on them, and removed the distress they have, they would persist in their rebellion, blindly wandering on!
Edip-Layth
If We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
George Sale
If we had had compassion on them, and had taken off from them the calamity which had befallen them, they would surely have more obstinately persisted in their error, wandering in confusion.
Hamid S. Aziz
But, verily, those who believe not in the Hereafter, they are indeed astray from that Way.
Mahmoud Ghali
And if We had mercy on them and lifted off the adversity that is upon them, they would indeed still insist on blundering in their inordinance.
Marmaduke Pickthall
Though We had mercy on them and relieved them of the harm afflicting them, they still would wander blindly on in their contumacy.
Mohamed Ahmed - Samira
If We took compassion on them and removed the affliction they are in, they would only wander lost in confusion.
Muhammad Asad
And even were We to show them mercy and remove whatever distress might befall them [in this life], they would still persist in their overweening arrogance, blindly stumbling to and fro.
Mustafa Khattab
˹Even˺ if We had mercy on them and removed their affliction,[1] they would still persist in their transgression, wandering blindly.
Progressive Muslims
And if We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
Sahih International
And even if We gave them mercy and removed what was upon them of affliction, they would persist in their transgression, wandering blindly.
Sam Gerrans
And were We to have mercy on them, and to remove what is upon them of distress, they would persist in wandering blindly in their inordinacy.
Shabbir Ahmed
Even if We had mercy on them and relieved them of their suffering, they would obstinately persist in their transgression wandering to and fro.
Syed Vickar Ahamed
And even though We had mercy on them and removed the difficulty that is on them, still they would stubbornly continue to exceed their limits, wandering here and there being diverted.
Taqi Usmani
And if We have mercy on them and remove whatever distress they have, they would still persist obstinately in their rebellion, wandering blindly (in disbelief).
The Monotheist Group
Andif We were to have mercy on them and remove what distress was upon them, they would still return to persist in their transgression, wandering blindly.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Si Nous leur faisions miséricorde et écartions dʹeux le mal, ils persisteraient certainement dans leur transgression, confus et hésitants.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Eger em li wan bihatina rehmê û tengasiya ku gihatî wan me ji ser wan rakira, dîsa dê di rêşaşiya xwe de biketina rikê û ew ê sergêjane bigeviziyana.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En al zouden Wij erbarmen met hen hebben en de tegenspoed waarin zij verkeren opheffen, dan zouden zij in hun onbeschaamdheid toch doorgaan met dwalen.
Hollandaca — Siregar
En als Wij hen zouden begenadigen en Wij zouden opheffen wat er aan tegenspoed bij hen is: dan zouden zij blijven doorgaan met hun dwalingen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
А если бы Мы смиловались над ними [над мекканскими многобожниками] и избавили бы их от той беды, которая случилась с ними [от постигшего их многолетнего голода], то они упорствовали бы, слепо блуждая в своем беспределье [неверии].
Rusça — Osmanov
Если бы Мы смилостивились над ними и избавили от поразившей их беды, они все равно упорствовали бы в заблуждении и растерянности.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Även om Vi förbarmade Oss över dem och befriade dem från det onda som tynger deras sinnen, skulle de framhärda i sitt trotsiga övermod, snubblande än hit än dit i blindo.