İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
قَالَ لَقَدْ كُنْتُمْ اَنْتُمْ وَاٰبَٓاؤُ۬كُمْ فِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
ḳāle le ḳad kuntum entum ve ābā'ukum fī Delālin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O da andolsun ki demişti, siz de apaçık bir sapıklık içindesiniz, atalarınız da.
Abdulkadir Gölpınarlı
O da andolsun ki demişti, siz de apaçık bir sapıklık içindesiniz, atalarınız da.
Adem Uğur
Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
Ahmed Hulusi
(İbrahim) dedi ki: "Yemin ederim ki, sizin de atalarınızın da sapık bir düşüncede olduğu apaçık ortada!"
Ahmet Tekin
'Andolsun ki, sizler de atalarınız da, tamamen başlarına buyruk bir hayat, koyu bir cehalet, dalâlet ve bozuk düzen içindesiniz' dedi.
Ahmet Varol
(İbrahim) dedi ki: 'Andolsun siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz.'
Ali Bulaç
Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."
Ali Fikri Yavuz
(Hz. İbrâhîm, onlara) dedi ki: “- Yemin olsun, siz ve atalarınız açık bir sapıklık içindesiniz.”
Ali Rıza Safa
Dedi ki: "Gerçek şu ki, siz ve atalarınız, apaçık bir sapkınlık içindesiniz!"
Bayraktar Bayraklı
İbrahim, "Andolsun ki, sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
Bekir Sadak
Ibrahim: «And olsun ki sizler de babalariniz da apacik bir sapiklik icindesiniz» deyince:
Celal Yıldırım
O da, «yemin ederim ki siz de, babalarınız da çok açık bir sapıklık içindesiniz» demişti.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İbrâhim, “Doğrusu siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz” dedi.
Diyanet İşleri
İbrahim, "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz" dedi.
Diyanet İşleri (eski)
İbrahim: 'And olsun ki sizler de babalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz' deyince:
Diyanet Vakfi
Doğrusu, siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz, dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İbrahim: «And olsun ki sizler de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İbrahim: "Andolsun ki, siz de, atalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz!" dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun ki dedi, siz de atalarınız da açık bir dalal içindesiniz
Erhan Aktaş
"Gerçek şu ki siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Gerçek şu ki siz de, atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Gerçek şu ki siz de atalarınız da açık bir sapkınlık içindesiniz." dedi.
Fizilal-il Kuran
İbrahim «Gerek siz, gerekse babalarınız gerçekten koyu bir sapıklığa düşmüşsünüz» dedi.
Gültekin Onan
Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."
Hamdi Döndüren
İbrahim dedi: “Andolsun, siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
Hasan Basri Çantay
(İbrahim) dedi: "Andolsun, siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz".
Hasib Asutay
(İbrahim) dedi: 'Andolsun siz de babalarınız da açık bir sapıklık içindesiniz. '
Hayrat Neşriyat
(İbrâhîm:) 'Yemîn olsun ki siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindesiniz' dedi.
İbni Kesir
O: Andolsun ki sizler de, babalarınız da apaçık bir sapıklık içerisindesiniz, demişti.
Mehmet Okuyan
(İbrahim) “Şüphesiz ki siz de atalarınız da apaçık bir sapkınlık içindesiniz!” demişti.
Muhammed Esed
(İbrahim:) "Doğrusu, siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içindeymişsiniz!" dedi.
Mustafa İslamoğlu
Dedi ki: "Doğrusu siz de, atalarınız da başından beri açık bir sapıklık içindeymişsiniz."
Ömer Nasuhi Bilmen
«Kasem olsun ki,» dedi, «siz de, babalarınız da pek açık bir sapıklık içinde bulunmuş oldunuz.»
Ömer Öngüt
“Doğrusu siz de atalarınız da apaçık bir sapıklık içine düşmüşsünüz. ” dedi.
Suat Yıldırım
"Yemin ederim ki, dedi, siz de atalarınız da besbelli bir sapıklık içindesiniz."
Süleyman Ateş
"Doğrusu siz de, babalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz!" dedi.
Süleymaniye Vakfı
Dedi ki: "Siz de atalarınız da belli ki doğru yoldan çıkmışsınız."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dedi ki "Siz de sizin atalarınız da gerçekten açık bir sapkınlık içindesiniz."
Şaban Piriş
-Hiç kuşkusuz siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içinde bulunuyorsunuz dedi.
Tefhim-ul Kuran
Dedi ki: «Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz.»
Ümit Şimşek
İbrahim 'And olsun ki,' dedi, 'siz de, atalarınız da apaçık bir sapıklıktasınız.'
Yaşar Nuri Öztürk
Dedi: "Vallahi, siz de atalarınız da açık bir sapıklık içine düşmüşsünüz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
İbrahim demişdi: “Doğrusu, siz də, atalarınız da, açıq-aydın bir azğınlıq içindəsiniz”.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(İbrahim onlara:) ″And olsun ki, siz də, atalarınız da (haqq yoldan) açıq-aşkar azmısınız!″ – demişdi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Er sagte: ʺIhr und eure Väter seid in eindeutigem Irrtum.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Er sagte: ʺIhr und eure Väter befindet euch ja in einem deutlichen Irrtum.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Er sagte: ʺWahrlich, ihr selbst wie auch eure Väter seid im deutlichen Irrtum gewesen.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Er sagte: ʺGewiß, bereits wart ihr und eure Ahnen in einem eindeutigen Irregehen.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"But you and your fathers", said Ibrahim, "were erroneous indeed in your system of faith and worship".
Abdul Haleem
He said, ‘You and your fathers have clearly gone astray.’
Abdullah Yusuf Ali
He said, "Indeed ye have been in manifest error - ye and your fathers."
Abul A'la Maududi
He said: "Certainly you and your fathers have all been in manifest error."
Aisha Bewley
He said, ‘You and your fathers are clearly misguided. ’
Al-Hilali & Khan
He said: "Indeed, you and your fathers have been in manifest error."
Ali Quli Qarai
He said, ‘Certainly you and your fathers have been in manifest error. ’
Amatul Rahman Omar
He said, `Surely, you yourselves and your fathers have been plainly mistaken. '
Arthur John Arberry
He said, 'Then assuredly you and your fathers have been in manifest error. '
Bijan Moeinian
Abraham said: "You and your fathers have been wrong. "
E. Henry Palmer
Said he, 'Both you and your fathers have been in obvious error. '
Edip-Layth
He said, "You and your fathers have been clearly misguided."
George Sale
He said, verily both ye and your fathers have been in a manifest error.
Hamid S. Aziz
Said they, "We found our fathers worshipping them. "
Mahmoud Ghali
He said, "Indeed you were already, you and your fathers, in evident error. "
Marmaduke Pickthall
He said: Verily ye and your fathers were in plain error.
Mohamed Ahmed - Samira
He said: "You and your fathers were in clear error. "
Muhammad Asad
Said he: "Indeed, you and your forefathers have obviously gone astray!"
Mustafa Khattab
He responded, "Indeed, you and your forefathers have been clearly astray."
Progressive Muslims
He said: "You and your fathers have been clearly misguided. "
Sahih International
He said, "You were certainly, you and your fathers, in manifest error. "
Sam Gerrans
He said: “You and your fathers have been in manifest error.”
Shabbir Ahmed
He said, "Indeed you are in plain error as your ancestors were. "
Syed Vickar Ahamed
He said: "Indeed, you have been clearly in error— You and your fathers. "
Taqi Usmani
He said, "Surely you and your fathers have been in open error."
The Monotheist Group
He said: "You and your fathers have been clearly misguided."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Il dit: ʺCertainement, vous avez été, vous et vos ancêtres, dans un égarement évidentʺ.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Îbrahîm ji wan re) Got: Bêguman hûn û bavên we jî di rêşaşiyeke aşkera de ne.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Hij zei: ʺDan verkeerden jullie en jullie vaderen in duidelijke dwaling.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Hij zeide: Waarlijk, gij en uwe vaderen hebben in eene duidelijke dwaling verkeerd.
Rusça (1)
Rusça — Osmanov
[Ибрахим] сказал: ʺТак, значит, и вы, и ваши отцы явно заблуждалисьʺ.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Han sade: ʺDet är tydligt att ni och era fäder helt har gått vilse.ʺ