Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
وَلَقَدْ اَرَيْنَاهُ اٰيَاتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَاَبٰى
ve leḳad eraynāhu āyātinā kullehā fe keƶƶebe ve ebā
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Andolsun ki ona bütün delillerimizi gösterdik, yalanladı, çekindi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Andolsun ki ona bütün delillerimizi gösterdik, yalanladı, çekindi.
Adem Uğur
Andolsun biz ona (Firavun'a) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.
Ahmed Hulusi
Andolsun ki biz ona (Firavun'a) işaretlerimizin hepsini gösterdik. . . (Fakat o) yalanladı ve kabulden kaçındı.
Ahmet Tekin
Andolsun ki, bütün mûcizelerimizi Firavun’a gösterdik. Yalanladı ve dayattı.
Ahmet Varol
Andolsun ki ona (Firavun'a) ayetlerimizin tümünü gösterdik de o yalanladı ve ayak diretti.
Ali Bulaç
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.
Ali Fikri Yavuz
Yemin olsun ki, biz, Firavun’a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o, yine mucizelerimizi yalanladı ve hakkı kabulden çekindi.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, tüm ayetlerimizi ona gösterdik; yine de yalanladı ve dayattı.
Bayraktar Bayraklı
Andolsun biz, Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı, kabul etmemekte diretti.
Bekir Sadak
(56-58) And olsun ki Firavun'a butun delillerimizi gosterdik de yalan sayip kabulden cekindi ve: «Ey Musa! Sihirbazliginla bizi yurdumuzdan cikarmaya mi geldin? simdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana gosterecegiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayin et ki sen de biz de duz bir yerde bulunalim da caymayalim» dedi.
Celal Yıldırım
And olsun ki Fir'avn'a (gereken) bütün belgelerimizi gösterdik, bununla beraber o yalanlayıp kabul etmekten kaçındı.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Andolsun ona bütün kanıtlarımızı gösterdik; fakat o yalan saydı ve kabule yanaşmadı.
Diyanet İşleri
Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
Diyanet İşleri (eski)
(56-58) And olsun ki Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik de yalan sayıp kabulden çekindi ve: 'Ey Musa! Sihirbazlığınla bizi yurdumuzdan çıkarmaya mı geldin? Şimdi biz de seninkinin benzeri bir sihri sana göstereceğiz. Bizimle senin aranda bir vakit tayinet ki sen de biz de düz bir yerde bulunalım da caymayalım' dedi.
Diyanet Vakfi
Andolsun biz ona (Firavun'a) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
And olsun ki, biz, Firavun'a mucizelerimizin hepsini gösterdik. Böyle iken o yine onları yalan sayıp kabulden çekindi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki. Biz Firavuna bütün mucizelerimizi gösterdik; öyle iken o, yine yalanladı ve dayattı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kasem olsun biz, ona ayetlerimizin hepsini gösterdik, öyle iken o yine yalan dedi dayattı
Erhan Aktaş
Ant olsun ki; ayetlerimizin hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamakta diretti.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun ki; ayetlerimizin hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun ki; ayetlerimizin hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.
Fizilal-il Kuran
Biz Firavun'a tüm ayetlerimizi gösterdik, fakat o bunları yalanladı, kabul etmeye yanaşmadı.
Gültekin Onan
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.
Hamdi Döndüren
Andolsun Biz, Firavun’a bütün kanıtlarımızı gösterdik ama o, yine yalanladı ve onları kabul etmeye yanaşmadı.
Hasan Basri Çantay
Andolsun ki biz ona ayetlerimizin hepsini gösterdik de, (Buna rağmen) o, yine tekzib etdi, dayatdı.
Hasib Asutay
Andolsun ki biz ona (Firavun'a) âyetlerimizin hepsini gösterdik yine de yalanladı ve diretti.
Hayrat Neşriyat
Celâlim hakkı için, (biz) ona (Fir'avun’a, gösterilecek) mu'cizelerimizin hepsini gösterdik; fakat (o) yalanladı ve (hakkı kabûl etmemekte) diretti.
İbni Kesir
Andolsun ki ona bütün ayetlerimizi gösterdik ama yalanlayıp kaçtı.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki ona (Firavun’a) bütün delillerimizi göstermiştik; o ise yalanlamış ve yüz çevirmişti.
Muhammed Esed
Gerçek şu ki, Biz Firavun'u mesajlarımızın hepsinden haberdar kıldık; ama o bunları yalan saydı ve kabule yanaşmadı.
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu Biz (Firavun'a) mucizevi belgelerimizin her türünü gösterdik; fakat o yalanladı ve küstahça yüz çevirdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
Kasem olsun ki, Biz âyetlerimizin hepsini ona gösterdik. Böyle iken o tekzîp etti ve kaçındı.
Ömer Öngüt
Andolsun ki ona bütün âyetlerimizi gösterdik. Yine de yalanladı ve diretti.
Suat Yıldırım
Biz Firavun’a bütün âyetlerimizi, delillerimizi gösterdik, fakat o bunları yalan saydı ve gerçeği kabul etmemekte direndi.
Süleyman Ateş
Andolsun biz o(Fir'av)n'a ayetlerimizin hepsini gösterdik, yine de yalanladı ve dayattı.
Süleymaniye Vakfı
(Musa'nin getirdiği) mucizelerimizin tümünü Firavun'a gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Firavun'a bütün belgelerimizi (ayetlerimizi) gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi.
Şaban Piriş
Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.
Ümit Şimşek
Biz Firavun'a bütün âyetlerimizi gösterdik; fakat o yalanladı ve inanmamakta diretti.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz dəlillərimizin hamısını Firona göstərdik. O isə bu dəlilləri yalan sayıb qəbul etmədi.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz, ayələrimizin (dəlillərimizin və möʼcüzələrimizin) hamısını ona (Firʼona) göstərdik. Lakin (Firʼon) onları yalan sayıb (heç birini) qəbul etmədi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir führten Pharao alle unsere Zeichen als Beweise vor, doch er verwarf sie als Lüge und weigerte sich, daran zu glauben.
Almanca — Der Edle Quran
Und Wir zeigten ihm ja Unsere Zeichen alle, aber er erklärte (sie) für Lüge und weigerte sich.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wir ließen ihn (Pharao) Unsere Zeichen allesamt schauen; doch er verwarf (sie) und weigerte sich (zu glauben)
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits zeigten WIR ihm alle Unsere Ayat, dann leugnete er und lehnte sie ab.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We presented Pharaoh with all Our evident and convincing signs but he simply denied them and counselled deaf and suspected Mussa of falsehood.
Abdul Haleem
We showed Pharaoh all Our signs, but he denied them and refused [to change].
Abdullah Yusuf Ali
And We showed Pharaoh all Our Signs, but he did reject and refuse.
Abul A'la Maududi
Indeed We showed Pharaoh Our Signs, all of them, but he declared them to be false and rejected them.
Aisha Bewley
We showed him all of Our Signs, but he denied and spurned them.
Al-Hilali & Khan
And indeed We showed him [Fir‘aun (Pharaoh)] all Our Ayât (signs and evidence), but he denied and refused.
Ali Quli Qarai
Certainly We showed him all Our signs. But he denied [them] and refused [to believe them].
Amatul Rahman Omar
And We showed him (- Pharaoh) all sorts of Our signs, but (even then) he went on denying (them) and refused (to believe).
Arthur John Arberry
So We showed Pharaoh all Our signs, but he cried lies, and refused.
Bijan Moeinian
I presented many proofs to Pharaoh; yet he denied them all and chose the disbelief.
E. Henry Palmer
We did show him our signs, all of them, but he called them lies and did refuse.
Edip-Layth
We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.
George Sale
And we shewed Pharaoh all our signs which we had empowered Moses to perform: But he accused him of imposture, and refused to believe;
Hamid S. Aziz
From it have We created you and into it will We return you, and from it will We bring you forth again. "
Mahmoud Ghali
And indeed We already showed him (Firaawn) all Our signs, yet he cried lies and refused.
Marmaduke Pickthall
And We verily did show him all Our tokens, but he denied them and refused.
Mohamed Ahmed - Samira
So We showed him all Our signs, but he denied them and refused,
Muhammad Asad
AND, INDEED, We made Pharaoh aware of all Our messages-but he gave them the lie and refused [to heed them].
Mustafa Khattab
And We certainly showed Pharaoh all of Our signs,[1] but he denied them and refused ˹to believe˺.
Progressive Muslims
And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.
Sahih International
And We certainly showed Pharaoh Our signs - all of them - but he denied and refused.
Sam Gerrans
And We showed him all Our proofs, but he denied and refused.
Shabbir Ahmed
And (through Moses) We made Pharaoh aware of all Our Messages. (The Message plainly refuted Pharaoh's long-standing claim that he was the high lord of people since he owned the land, the rivers and the resources of Egypt (43:46-54), (79:17-26)). But he stubbornly rejected the Message.
Syed Vickar Ahamed
And indeed, We showed Firon (Pharaoh) all Our Signs, but he rejected and refused (them).
Taqi Usmani
And We showed him (Pharaoh) all Our signs, yet he rejected and refused.
The Monotheist Group
And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes Nous lui avons montré tous Nos prodiges; mais il les a démentis et a refusé (de croire).
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, me delîlên xwe tev nîşanî Firewn dan, vêca dîsa wî bawerî neanî û (li hemberî yekîtiya Xwedê) asê bû.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij hebben hem al Onze tekenen laten zien, maar hij loochende en weigerde.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij toonden Pharao al onze teekenen, welke wij Mozes gemachtigd hadden uit te voeren, doch hij verklaarde die tot logens en weigerde te gelooven.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij hebben hem (Firʹaun) al Onze Tekenen laten zien, maar hij ontkende en weigerde.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И показали Мы ему [Фараону] все Наши знамения, но он отверг (их) [не признал их истинность] и отвернулся (от принятия их).
Rusça — Osmanov
Мы явили ему (т. е. Фирʹауну) все Наши знамения, но он отверг и не признал их,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
FASTÄN VI lät (Farao) se alla Våra tecken, förkastade han dem och vägrade att tro (på Våra budskap).