Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık" derlerdi.

وَلَوْ اَنَّٓا اَهْلَكْنَاهُمْ بِعَذَابٍ مِنْ قَبْلِهِ لَقَالُوا رَبَّنَا لَوْلَا اَرْسَلْتَ اِلَيْنَا رَسُولًا فَنَتَّبِعَ اٰيَاتِكَ مِنْ قَبْلِ اَنْ نَذِلَّ وَنَخْزٰى

ve lev ennā ehleknāhum bi ǎƶābin min ḳablihi le ḳālū rabbenā levlā erselte ileynā rasūlen fe nettebiǎ āyātike min ḳabli en neƶille ve neḣzā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَوْve levşayet
2اَنَّٓاennāşüphesiz biz
3اَهْلَكْنَاهُمْehleknāhumه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.onları helak etseydik
4بِعَذَابٍbi ǎƶābinع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12bir azab ile
5مِنْmin
6قَبْلِهِḳablihiق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekondan önce
7لَقَالُواle ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleelbette derlerdi
8رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
9لَوْلَاlevlākeşke
10اَرْسَلْتَerselteر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalegönderseydin
11اِلَيْنَاileynābize
12رَسُولًاrasūlenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalebir elçi
13فَنَتَّبِعَfe nettebiǎت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuysaydık
14اٰيَاتِكَāyātikeا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.senin ayetlerine
15مِنْmin
16قَبْلِḳabliق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce
17اَنْen
18نَذِلَّneƶilleذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakrezil olmadan
19وَنَخْزٰىve neḣzāخ ز يAlçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan etkilenmek.ve alçak (olmadan)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Daha önce, bir azapla helâk etseydik onları derlerdi ki: Rabbimiz, bizi hor hakir etmeden bir peygamber gönderseydin de delillerine uysaydık.

Abdulkadir Gölpınarlı

Daha önce, bir azapla helâk etseydik onları derlerdi ki: Rabbimiz, bizi hor hakir etmeden bir peygamber gönderseydin de delillerine uysaydık.

Adem Uğur

Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce âyetlerine uysaydık!

Ahmed Hulusi

Eğer onlara daha önce azabı yaşatarak helak etseydik, elbette şöyle derlerdi: "Rabbimiz; bir Rasul irsal etseydin de zillete düşüp rezil olmadan önce senin işaretlerine tabi olsaydık. "

Ahmet Tekin

Eğer biz, Kur’ân’ı tebliğ ile Muhammed’i görevlendirmeden önce onları bir azap ile helâk etmiş olsaydık: 'Yâ Rabbi, bize kitabını özgürce tebliğ ile görevli bir elçi, rasul gönderseydin de, şu zillete ve rezilliğe düşmeden önce âyetlerine, Kur’ân’ına, ilkelerine, emir ve yasaklarına uysaydık' diyeceklerdi.

Ahmet Varol

Eğer onları daha önce bir azapla helâk etseydik mutlaka: 'Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, aşağılık ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık' derlerdi.

Ali Bulaç

Eğer biz onları bundan önceki bir azab ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tabi olsaydık."

Ali Fikri Yavuz

Eğer biz, onları (Mekke kâfirlerini), bundan önce (Peygamber ve Kur’an gelmeden) azab ile helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle diyeceklerdi: “- Ey Rabbimiz! Ne olurdu, bize bir Peygamber gönderseydin de, biz zelil ve rüsvay olmadan evvel ayetlerine uysaydık.”

Ali Rıza Safa

Aslında, Ondan önce bir cezayla yıkıma uğratsaydık, kesinlikle, şöyle diyeceklerdi: "Efendimiz! Bize bir elçi gönderseydin olmaz mıydı? Böylece, aşağılanmadan ve küçük düşmeden önce, Senin ayetlerine bağlı kalırdık!"

Bayraktar Bayraklı

Eğer, onları Muhammed'den önce bir azaba uğratarak yok etseydik, "Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de alçak ve rezil olmazdan önce ilkelerine uysaydık olmaz mıydı?" diyeceklerdi.

Bekir Sadak

Eger onlari ondan once bir azaba ugratarak yok etseydik: «Rabbimiz! bize bir peygamber gonderseydin de, alcak ve rezil olmazdan once ayetlerine uysaydik, olmaz miydi?» diyeceklerdi.

Celal Yıldırım

Eğer biz onları (Kur'ân'ı indirmeden, peygamber göndermeden) önce bir azâb ile yok etmiş olsaydık, (Kıyamet günü onlar): «Ey Rabbimiz ! Bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp zillete uğramadan âyetlerine uysaydık (olmaz mıydı ?) diyecekler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Eğer biz bundan önce onları bir azapla helâk etmiş olsaydık mutlaka şöyle diyeceklerdi: “Ey rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, şu zillet ve rezillik başımıza gelmeden önce ona uymuş olsaydık.”

Diyanet İşleri

Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık" derlerdi.

Diyanet İşleri (eski)

Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: 'Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?' diyeceklerdi.

Diyanet Vakfi

Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Ne olurdu, bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce âyetlerine uysaydık!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Eğer biz, onları bundan (peygamber veya Kur'ân'dan) önce bir azab ile yok etseydik, muhakkak «Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık, olmaz mıydı?» diyeceklerdi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Biz, onları bundan önce bir azap ile helak etmiş olsaydık: "Ey Rabbimiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de biz alçak ve rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık." diyeceklerdi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer biz onları bundan evvel azab ile ihlak etmiş olsa idik derlerdi ki o rabbımız! Ne olurdu bize bir Resul gönderseydin de biz zelil ve rüsvay olmadan evvel ayetlerine ittiba etseydik

Erhan Aktaş

Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, "Ey Rabb'imiz! Bize bir Resul gönderseydin de hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!" diyeceklerdi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, "Ey Rabb'imiz! Bize bir resul gönderseydin de hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!" diyeceklerdi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, kuşku yok ki "Ey Rabb'imiz! Bize bir rasul gönderseydin de, hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!" diyeceklerdi.

Fizilal-il Kuran

Eğer onları daha önce azaba çarptırarak yok etseydik; «Ey Rabb'imiz, bu rezilliğe ve perişanlığa düşmeden önce bize bir peygamber gönderseydin de ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?» diyeceklerdi.

Gültekin Onan

Eğer biz onları bundan önceki bir azab ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tabi olsaydık."

Hamdi Döndüren

Eğer Biz onları, daha önce bir azap ile yok etseydik, “Ey Rabbimiz! Bize bir elçi gönderseydin de, aşağılanmaya ve horlanmaya uğramadan önce Senin âyetlerine uysaydık!” derlerdi.

Hasan Basri Çantay

Eğer biz onları daha evvel azab ile helale etmiş olsaydık muhakkak diyeceklerdi ki: "Hey Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de şu zillete ve rüsvaylığa uğramamızdan evvel ayetlerine tabi olsaydık ya"!

Hasib Asutay

Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helak etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: 'Ey Rabbimiz! Bize bir elçi gönderseydin de böyle alçak ve rezil olmadan önce senin âyetlerine uysaydık!'

Hayrat Neşriyat

Eğer gerçekten biz, onları bundan (kendilerini haberdâr etmeden) önce bir azâb ile helâk etseydik, elbette: 'Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, aşağılığa ve rezilliğe düşmeden önce senin âyetlerine tâbi' olsaydık!' derlerdi.

İbni Kesir

Eğer onları daha evvel azaba uğratarak yok etseydik: Rabbımız, bize bir peygamber gönderseydin de hor ve rüsvay olmadan önce ayetlerine uysaydık olmaz mıydı? diyeceklerdi.

Mehmet Okuyan

Biz (Vahiy göndermeden) önce onları bir azapla helak etseydik, “Rabbimiz! Bize bir elçi göndermen gerekmez miydi ki aşağılık duruma düşmeden ve perişan (rezil) olmadan önce ayetlerine uysaydık.” derlerdi.

Muhammed Esed

Çünkü, eğer bu (ilahi mesajı vahyetmeden) önce onları (cezalandırıcı) bir azapla helak etseydik, (Hesap Günü'nde): "Ey Rabbimiz, keşke bize bir elçi gönderseydin de (ahirette böyle) alçalıp gözden düşeceğimize Senin mesajlarına uysaydık!" demekte gerçekten de (haklı olurlardı).

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer Biz, onları (elçi göndermeden) önce bir helake uğratarak cezalandırmış olsaydık, bu kez de "Ey Rabbimiz! Eğer Sen, şu zillet verici ve onur kırıcı duruma düşmeden önce bize bir elçi göndermiş olsaydın ona hemen uyardık!" diyecekleri kesindi!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer Biz onları ondan evvel bir azab ile ihlâk etmiş olsa idik, elbette diyeceklerdi ki: «Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber göndermeli değil mi idin ki, bir zillete ve rüsvaylığa düşmeden evvel senin âyetlerine tâbi olsa idik?»

Ömer Öngüt

Eğer biz onları, ondan önce bir azap ile helâk etseydik, muhakkak: “Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, böyle zelil ve rezil olmadan evvel âyetlerine uysaydık!” derlerdi.

Suat Yıldırım

Şayet Biz peygamber gelmeden kendilerini azab ile helâk edecek olsaydık onlar: "Ey Ulu Rabbimiz, ne olurdu bize bir elçi gönderseydin de, biz böyle rezil ve hakir olmadan önce senin âyetlerine uysaydık!" derlerdi.

Süleyman Ateş

Şayet onları, ondan önce bir azab ile helak etseydik: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de böyle alçak ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!" derlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Kur'an gelmeden önce onları bir azap ile yok etseydik, derlerdi ki: "Rabbimiz! Böyle rezil hale düşüp sürünmeden önce keşke bize bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uysaydık."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Elçi gelmeden onları bir azap ile etkisizleştirseydik, derlerdi ki "Rabbimiz! Böyle aşağılık hale düşüp sürünmeden önce keşke bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uymuş olsaydık."

Şaban Piriş

Ondan önce onları azaba çarptırıp yok etseydik: -Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de zelil ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı? diyeceklerdi.

Tefhim-ul Kuran

Eğer biz onları bundan önceki bir azab ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: «Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tabi olsaydık.»

Ümit Şimşek

Eğer Peygamberin gelişinden önce Biz onları bir azapla helâk edecek olsaydık, diyeceklerdi ki: 'Rabbimiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, böyle horlanıp rezil olmadan önce Senin âyetlerine uysaydık!'

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer biz onları, ondan önce bir azapla helak etseydik mutlaka şöyle diyeceklerdi: "Rabbimiz, ne olurdu bize bir resul gönderseydin de zelil ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Əgər Biz onları bundan əvvəl (Muhəmməd peyğəmbər və Quran gəlməzdən öncə) əzabla məhv etsəydik, deyərdilər: “Ey Rəbbimiz! Nə üçün bizə bir peyğəmbər göndərmədin ki, biz də zəlil və rüsvay olmazdan əvvəl Sənin ayələrinə tabe olaq?”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər Biz onları (Məkkə müşriklərini) bundan (Peyğəmbər və Qurʼan gəlməzdən) əvvəl əzabla məhv etsəydik, (qiyamət günü) mütləq belə deyəcəkdilər: ″Ey Rəbbimiz! Nə üçün zəlil və rüsvay olmazdan əvvəl bizə bir peyğəmbər göndərmədin ki, Sənin ayələrinə (hökmlərinə) tabe olaydıq?!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Gott sie durch eine vernichtende Strafe vor deiner Entsendung ereilt hätte, hätten sie am Jüngsten Tag gesagt: ʺO unser Herr! Hättest Du uns einen Gesandten geschickt, hätten wir Deine Zeichen befolgt, bevor wir Schmach und Schande erleiden.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Hätten Wir sie vor ihm durch eine Strafe vernichtet, hätten sie fürwahr gesagt: ʺUnser Herr, hättest Du doch einen Gesandten zu uns gesandt, so daß wir Deinen Zeichen hätten folgen können, bevor wir erniedrigt und in Schande gestürzt würden!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und hätten Wir sie vordem durch eine Strafe vernichtet, dann hätten sie gewiß gesagt: ʺUnser Herr, warum schicktest Du uns keinen Gesandten, (der uns hätte helfen können,) Deine Gebote zu befolgen, ehe wir gedemütigt und beschämt wurden?ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und hätten WIR sie mit einer Peinigung vor ihm zugrunde gerichtet, hätten sie gewiß gesagt: ʺUnser HERR! Würdest DU uns doch einen Gesandten schicken, dann folgten wir Deinen Ayat, bevor wir erniedrigt und herabgewürdigt werden.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

If We had reduced them to a useless form before this Book -the Quran- was revealed, they would have said: "O Allah, our Creator, if only You had sent to us a Messenger with the spirit of truth guiding into all truth we would have acknowledged Your revelations and authoritative signs and followed Your path of righteousness before We were humbled and put to shame!"

Abdul Haleem

If We had destroyed them through punishment before this Messenger came, they would have said, ‘Lord, if only You had sent us a messenger, we could have followed Your revelations before we suffered humiliation and disgrace!’

Abdullah Yusuf Ali

And if We had inflicted on them a penalty before this, they would have said: "Our Lord! If only Thou hadst sent us a messenger, we should certainly have followed Thy Signs before we were humbled and put to shame."

Abul A'la Maududi

Had We destroyed them through some calamity before his coming, they would have said: "Our Lord! Why did You not send any Messenger to us that we might have followed Your signs before being humbled and disgraced?"

Aisha Bewley

If We had destroyed them with a punishment before this, they would have said, ‘Our Lord, why did You not send us a Messenger, so we could follow Your Signs before we were humbled and disgraced?’

Al-Hilali & Khan

And if We had destroyed them with a torment before this (i.e. Messenger Muhammad صلى الله عليه وسلم and the Qur’ân), they would surely have said: "Our Lord! If only You had sent us a Messenger, we should certainly have followed Your Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), before we were humiliated and disgraced."[1]

Ali Quli Qarai

Had We destroyed them with a punishment before it, they would have surely said, ‘Our Lord! Why did You not send us an apostle so that we might follow Your signs before we were abased and disgraced?’

Amatul Rahman Omar

Had We punished and destroyed them with a calamity before (the advent of) this (Prophet), they would have certainly said, `Our Lord! why did you not send a Messenger to us so that we might have followed your commandments before we were humiliated and disgraced?'

Arthur John Arberry

Had We destroyed them with a chastisement aforetime, they would have said, 'Our Lord, why didst Thou not send us a Messenger, so that we might have followed Thy signs before that we were humiliated and degraded?'

Bijan Moeinian

Had I destroyed them before (in account of their wrongdoings, ) they would have said: "Our Lord, if you had sent any Prophet to us, we would have definitely followed him so that we would not be so ashamed and humiliated at your present. "

E. Henry Palmer

But had we destroyed them with torment before it, they would have said, 'Unless Thou hadst sent to us an apostle, that we might follow Thy signs before we were abased and put to shame. '

Edip-Layth

If We had destroyed them with retribution before this, they would have said, "Our Lord, if only You had sent us a messenger so we could follow Your signs before we are humiliated and shamed!"

George Sale

If we had destroyed them by a judgment before the same had been revealed, they would have said, at the resurrection, O Lord, how could we believe since thou didst not send unto us an apostle, that we might follow thy signs, before we were humbled and covered with shame?

Hamid S. Aziz

They say, "Unless he brings us a sign from his Lord. ....". What! Has there not come to them the proof of what was in the former scriptures?

Mahmoud Ghali

And if We had caused them to perish with a torment even before it, they would indeed have said, "Our Lord, if only You had sent a Messenger to us, so that we might have closely followed Your signs even before that we were humiliated and disgraced!"

Marmaduke Pickthall

And if we had destroyed them with some punishment before it, they would assuredly have said: Our Lord! If only Thou hadst sent unto us a messenger, so that we might have followed Thy revelations before we were (thus) humbled and disgraced!

Mohamed Ahmed - Samira

If We had destroyed them by some calamity sooner than this, they would have surely said: "O Lord, if You had sent to us a messenger we would have followed Your command before being humbled and disgraced. "

Muhammad Asad

For [thus it is:] had We destroyed them by means of a chastisement ere this [divine writ was revealed], they would indeed [be justified to] say [on Judgment Day]: "O our Sustainer! If only Thou hadst sent an apostle unto us, we would have followed Thy messages rather than be humiliated and disgraced [in the hereafter]!"

Mustafa Khattab

Had We destroyed them with a torment before this ˹Prophet came˺, they would have surely argued, "Our Lord! If only You had sent us a messenger, we would have followed Your revelations before being humiliated and put to shame."

Progressive Muslims

And if We had destroyed them with retribution before this, they would have said: "Our Lord, if only You had sent us a messenger so we could follow Your revelations before we are humiliated and shamed!"

Sahih International

And if We had destroyed them with a punishment before him, they would have said, "Our Lord, why did You not send to us a messenger so we could have followed Your verses before we were humiliated and disgraced?"

Sam Gerrans

And had We destroyed them with a punishment before him, they would have said: “Our Lord: oh, that Thou hadst but sent to us a messenger, so we might have followed Thy proofs before we were humiliated and disgraced!”

Shabbir Ahmed

Had Our Law annihilated them with some punishment before this, they would have said, "Our Lord! If only you had sent a Messenger, so that we might have followed Your Messages before we were thus humbled and disgraced!" (5:19).

Syed Vickar Ahamed

And if We had sent a penalty on them before now, surely, they would have said: "Our Lord! If only You had sent us a messenger, we should certainly have followed Your Sign before we were humiliated and put to shame. "

Taqi Usmani

And if We had destroyed them with a punishment before it, they would have said, "Our Lord, why did you not send a messenger to us, so that we might have followed Your signs before we were humiliated and put to disgrace?"

The Monotheist Group

And if We had destroyed them with a retribution before this, they would have said: "Our Lord, if only You had sent us a messenger so we could follow Your revelations before we are humiliated and shamed!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et si Nous les avions fait périr par un châtiment avant lui (Muhammad), ils auraient certainement dit: ʺO notre Seigneur, pourquoi ne nous as-Tu pas envoyé de Messager? Nous aurions alors suivi Tes enseignements avant dʹavoir été humiliés et jetés dans lʹignominieʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Eger me, beriya vê (Quranê) bi ezabekî ew helak bikirina, teqez dê wiha bigotina: Xwedayê me! Çima te ji me re qasidek neşand ku beriya em rezîl û riswa bibin, me bidaya pey ayetên te!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En als Wij hen vernietigd hadden door een bestraffing vóór zijn komst, dan hadden zij gezegd: ʺOnze Heer, had U tot ons niet een gezant kunnen zenden, zodat wij Uw tekenen hadden kunnen volgen voordat wij vernederd en te schande gemaakt werden?ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Indien wij hen door een oordeel hadden verdelgd, vóór de Koran werd geopenbaard zouden zij bij de opstanding hebben gezegd: O Heer! hoe konden wij gelooven, naardien gij ons geen gezant hebt gezonden, om uwe teekenen te doen volgen, alvorens wij vernederd en met schande bedekt werden?

Hollandaca — Siregar

En als Wij hen vernietigd hadden door een bestraffing voor hem (de Koran), dan zouden zij zeker zeggen: ʺOnze Heer, had U maar een Boodschapper naar ons gestuurd, dan zouden wij Uw Tekenen hebben gevolgd, voordat wij vemederd en te schande gemaakt werden!ʺʹ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И если бы Мы погубили их [неверующих] наказанием до этого [до прихода Пророка и ниспослания Книги Аллаха], то они непременно сказали бы: «Господи, почему Ты послал к нам посланника (от Себя), чтобы мы последовали за Твоими знамениями, раньше чем испытать унижение и позор?»

Rusça — Osmanov

Если Мы их (т. е. неверных) погубили бы наказанием до его (т. е. Мухаммада) появления, тогда они сказали бы: ʺПочему Ты не направил к нам посланника, чтобы мы последовали за Твоими знамениями до того, как будем унижены и опозорены?ʺ

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Om Vi hade låtit (Vårt) straff förinta dem, innan denna (Skrift uppenbarades), skulle de (med rätta) ha kunnat säga: ʺHerre! Om du hade låtit ett sändebud komma till oss skulle vi ha lytt Dina bud hellre än vi hade dragit på oss förödmjukelser (och straff)!ʺ