Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ

ve iƶ feraḳnā bikumu l-baHra fe enceynākum ve eğraḳnā āle fir'ǎvne ve entum tenZurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶhani
2فَرَقْنَاferaḳnāف ر قAyırmak/ayırt etmek/bölmek/ikiye ayırmak/karar vermek. Farqun - ayırt etme veya ayırma eylemi. Fariq - ayıran, ayrım yapan. Firqun - ayrı parça, yığın. Firqatun - insan topluluğu. Fariqun - parça/bölüm, bazı taraf veya insan topluluğu. Furqan - doğru veya yanlışın ölçütü, taslak, kanıt veya gösterim, Kuran'ın bir adı, yardım, zafer, tartışma, delil, şafak, ayrım.yarmıştık
3بِكُمُbikumusizin için
4الْبَحْرَl-baHraب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgindenizi
5فَاَنْجَيْنَاكُمْfe enceynākumن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.sizi kurtarmış
6وَاَغْرَقْنَٓاve eğraḳnāغ ر قBattı, boğuldu, aşağı doğru inip kayboldu, ihtiyacı kalmadı, yayı sonuna kadar çekti, geçti/geride bıraktı, meşgul etti, sıkıntılarla bunalmış adam, tek yudum, süslendi, zorunlu, aniden/şiddetli bir şekilde, birine yaklaşmakve boğmuştuk
7اٰلَāleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçailesini
8فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
9وَاَنْتُمْve entumve siz de
10تَنْظُرُونَtenZurūneن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakgörüyordunuz

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavun'un soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavunʼun soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.

Adem Uğur

Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.

Ahmed Hulusi

Varlığınızdaki Allah Esma'sı kuvvesinin açığa çıkartılmasıyla denizi yarıp sizi kurtarmış; Firavun ailesini ise size bakıp dururken boğmuştuk!

Ahmet Tekin

Size, denizi yardığımız günleri hatırlayın. Sizi kurtarmış, Firavun’u, kavmini, ordusunu boğmuştuk. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.

Ahmet Varol

Hani, sizin için denizi yarmıştık da, sizi kurtarıp gözlerinizin önünde Firavun ailesini boğmuştuk.

Ali Bulaç

Ve sizin için denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -gözlerinizin önünde- boğduğumuzu hatırlayın.

Ali Fikri Yavuz

Ve yine hatırlayın ki, bir vakit sizden ötürü denizi yardık da hepinizi kurtardık, Fir’avun avânesini ise, sizler bakıb dururken, suda boğduk.

Ali Rıza Safa

Üstelik sizin için denizi yardığımızda, sizi kurtarmış ve Firavun ailesini gözlerinizin önünde boğmuştuk.

Bayraktar Bayraklı

Sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve Firavun taraftarlarını boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.

Bekir Sadak

Denizi yarip sizi kurtarmis ve gozlerinizin onunde Firavun ailesini batirmistik.

Celal Yıldırım

Ve hatırlayın ki sizin için denizi yarıp sizi kurtardığımızı; Fir'avn' in yoldaşlarını ise —sizler bakıp dururken— boğduğumuz zamanı!

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık; Firavun’un adamlarını da gözünüzün önünde denizde boğduk.

Diyanet İşleri

Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Diyanet İşleri (eski)

Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.

Diyanet Vakfi

Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bir vakit sizin için denizi yardık, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını boğuverdik, sizler de bakıp duruyordunuz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir vakit sizin sebebinize denizi yardık, sizi necata çıkardık da Ali Fir'avni garkettik sizler bakıp duruyordunuz

Erhan Aktaş

Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını denizde boğmuştuk.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını denizde boğmuştuk.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ve taraftarlarını da denizde boğmuştuk.

Fizilal-il Kuran

Hani önünüze çıkan denizi yararak sizi (boğulmaktan) kurtarmış ve gözleriniz önünde Firavun ailesini boğmuştuk.

Gültekin Onan

Denizi yararak (ferakna) sizi kurtarmış (feenceynaküm), Firavun'un adamlarını / taraftarlarını / ordusunu da (ale) gözlerinizin önünde (tenzurun) boğmuştuk (ağrakna).

Hamdi Döndüren

Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtarmış ve Firavun’un adamlarını suda boğmuştuk. Siz de bakıp duruyordunuz!

Hasan Basri Çantay

Hem hatırlayın o demleri ki sizin sebebinize denizi yarıb da hepinizi kurtarmış, Fir'avun haanedanını ise, kendiniz de gözlerinizle bakıb dururken, (suda) boğmuşduk.

Hasib Asutay

(Yine) bir zaman, sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve siz bakıp dururken Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Hayrat Neşriyat

Hani sizin için denizi yarıp da sizi kurtarmış ve siz (hayretle) bakıp dururken Fir'avun ehlini suda boğmuştuk.

İbni Kesir

Hani, bir de sizin için denizi yarmış, ve sizi kurtarmıştık. Firavun hanedanını da, siz bakıp dururken suda boğmuştuk.

Mehmet Okuyan

Hani sizin için denizi yarmıştık; sizi kurtarmış, Firavun’un ailesini (destekçilerini) de siz bakıyorken (denizde) boğmuştuk.

Muhammed Esed

Ve önünüzdeki denizi yararak sizi kurtarıp, Firavun hanedanını gözlerinizin önünde boğduğumuz (günleri).

Mustafa İslamoğlu

Bir zaman da suyu sizin için açmış ve sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun'un kadrosunu boğmuştuk.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hatırlayınız o zamanı ki sizin için denizi yardık da hepinizi kurtardık. Firavun'un âlini de gark ettik, bir halde ki sizler bakıp duruyordunuz.

Ömer Öngüt

Bir zamanlar biz sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun hanedanını suda boğmuştuk.

Suat Yıldırım

Yine hatırlayın ki, sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp, siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk.

Süleyman Ateş

Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn ailesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.

Süleymaniye Vakfı

Bir gün, sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk, siz de bakakalmıştınız.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir gün denizi ikiye ayırıp sizi kurtardık, Firavun hanedanını da gözünüzün önünde boğduk.

Şaban Piriş

Ve sizin için denizi yardık, sizi kurtarıp; gözünüzün önünde, Firavun Hanedanını suda boğmuştuk.

Tefhim-ul Kuran

Ve sizden dolayı denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -siz seyredip dururken- boğduğumuzu da hatırlayın.

Ümit Şimşek

Yine hatırlayın ki, denizi sizinle yarıp sizi kurtarmış, Firavun Hanedanını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.

Yaşar Nuri Öztürk

Hani önünüzde denizi yarmıştık da sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk. Siz de bunu bakıp görüyordunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O zaman Biz sizə görə dənizi yardıq, sizi xilas etdik və Fironun tərəfdarlarını gözünüzün qabağında dənizdə batırdıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Yadınıza salın ki) Biz sizdən ötrü dənizi yarıb sizə nicat verdik və Firʼonun adamlarını siz baxa-baxa suda qərq etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Erinnert euch daran, daß Wir euch das Meer durchqueren und Pharao mit seinem Heer vor euren Augen ertrinken ließen!

Almanca — Der Edle Quran

Und als Wir für euch das Meer teilten und euch so retteten und die Leute Firʹauns ertrinken ließen, während ihr zuschautet!

Almanca — M. A. Rassoul

Und denkt daran, daß Wir für euch das Meer teilten und euch retteten, während Wir die Leute des Pharao vor euren Augen ertrinken ließen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als WIR für euch das Meer gespaltet haben, dann erretteten WIR euch und ließen Pharaos Leute ertrinken, während ihr zugeschaut habt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And recall to the mind the big event of parting the sea to make a foot path for you across and We rescued you from the vengeful people of Pharaoh who pursued you, with malignancy and injurious action, and We drowned them before your eyes",

Abdul Haleem

and when We parted the sea for you, so saving you and drowning Pharaoh’s people right before your eyes.

Abdullah Yusuf Ali

And remember We divided the sea for you and saved you and drowned Pharaoh's people within your very sight.

Abul A'la Maududi

And recall when We split the sea, providing passage for you, and thus saved you and caused Pharaoh’s people to drown before your very eyes.

Aisha Bewley

And when We parted the sea for you and rescued you, and drowned the people of Pharaoh while you watched.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when We separated the sea for you and saved you and drowned Fir‘aun’s (Pharaoh) people while you were looking (at them, when the sea-water covered them).

Ali Quli Qarai

And when We parted the sea with you, and We delivered you and drowned Pharaoh’s clan as you looked on.

Amatul Rahman Omar

And when We parted the sea for you, and rescued you and drowned the people of Pharaoh, while you were beholding.

Arthur John Arberry

And when We divided for you the sea and delivered you, and drowned Pharaoh's folk while you were beholding.

Bijan Moeinian

And remember that we saved you by opening the (red) sea and let you pass safely through it while we drowned Pharaoh’s army [who were charging after you] before your very own eyes.

E. Henry Palmer

When we divided for you the sea and saved you and drowned Pharaohs people while ye looked on.

Edip-Layth

We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.

George Sale

And when we divided the sea for you and delivered you, and drowned Pharaoh's people while ye looked on.

Hamid S. Aziz

When We divided for you the sea and saved you and drowned Pharaoh's people while you looked on.

Mahmoud Ghali

And (remember) as We separated the sea for you. So We delivered you and drowned the house of Firaawn (pharaoh) (while) you were looking (at them).

Marmaduke Pickthall

And when We brought you through the sea and rescued you, and drowned the folk of Pharaoh in your sight.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.

Muhammad Asad

and when We cleft the sea before you, and thus saved you and caused Pharaoh's people to drown before your very eyes;

Mustafa Khattab

And ˹remember˺ when We parted the sea, rescued you, and drowned Pharaoh’s people before your very eyes.

Progressive Muslims

And We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.

Sahih International

And [recall] when We parted the sea for you and saved you and drowned the people of Pharaoh while you were looking on.

Sam Gerrans

And when We divided for you the sea, and delivered you, and drowned the house of Pharaoh — and you were looking on.

Shabbir Ahmed

Thus We parted the sea and rescued you and drowned the people of Pharaoh as you were watching. (This Exodus brought you to the safety of Sinai from the persecution in Egypt).

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We divided the ocean for you and saved you and drowned Firon’s (Pharaoh’s) people within your very sight.

Taqi Usmani

And (recall) when We parted the sea for you; then We saved you, and drowned the people of Pharaoh while you were looking on!

The Monotheist Group

And We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et (rappelez-vous) lorsque Nous avons fendu la mer pour vous donner passage!... Nous vous avons donc délivrés, et noyé les gens de Pharaon, tandis que vous regardiez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her wisa bênin bîra xwe gava me ji bo we derya kire du şeq, vêca; me hûn rizgarkirin û Me bereka Fir‘ewn xeniqand û we jî li vê (dîmenê) temaşe dikir.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen Wij voor jullie de zee spleten en jullie zo redden, maar Firʹauns mensen lieten verdrinken, terwijl jullie toekeken.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Gedenkt, hoe wij de zee ter uwer redding hebben gespleten en voor uw oogen Pharaos volk lieten verdrinken.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Wij voor jullie de zee kliefden waarmee Wij jullie redden en Firʹaunʹs volgelingen deden verdrinken, terwijl jullie toekeken.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (еще помните о том, как) когда-то, Мы разделили по (причине) вас море (и сделали в нем дорогу, по которому вы перешли) и спасли вас (от Фараона и его войска, и также гибели в воде) и потопили сборище Фараона (которые гнались за вами), а вы смотрели (как их постигла гибель).

Rusça — Osmanov

[Вспомните,] как Мы разверзли ради вас море и утопили приспешников Фирʹауна, и вы сами воочию видели это?.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och (minns) hur Vi klöv havet framför er och räddade er och dränkte faraonerna inför era ögon,