Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

وَاِذْ نَجَّيْنَاكُمْ مِنْ اٰلِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوءَ الْعَذَابِ يُذَبِّحُونَ اَبْنَٓاءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَاءَكُمْ وَفِي ذٰلِكُمْ بَلَاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيمٌ

ve iƶ necceynākum min āli fir'ǎvne yesūmūnekum sū'e l-ǎƶābi yuƶebbiHūne ebnā'ekum ve yesteHyūne nisā'ekum ve fī ƶālikum belā'un min rabbikum ǎZīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذْve iƶhani
2نَجَّيْنَاكُمْnecceynākumن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.sizi kurtarmıştık
3مِنْmin-nden
4اٰلِāliا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçailesi-
5فِرْعَوْنَfir'ǎvneفرعونFir'avn
6يَسُومُونَكُمْyesūmūnekumس و مPazarlık yapmak, fiyat belirlemek, değer biçmek, peşin fiyat vermek, kıymet takdir etmekonlar size reva görüyor
7سُوءَsū'eس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmeken kötüsünü
8الْعَذَابِl-ǎƶābiع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azabın
9يُذَبِّحُونَyuƶebbiHūneذ ب حBölmek/yırtmak, boğazını kesmek, kalmak, kurban etmek, açıp yırtmak, hendek, katletmek/katliam yapmak, çok sayıda öldürmek, kurban edilen şey, kurban, kesilen kişi.boğazlayıp
10اَبْنَٓاءَكُمْebnā'ekumب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarınızı
11وَيَسْتَحْيُونَve yesteHyūneح ي يYaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi durumda olmak, geçim araçlarına sahip olmak, belirgin/açık olmak, uzun ömürlü olmak, kötülük ve zarardan uzak olmak, egemenlik sahibi olmak, onurlandırılmak, fayda görmek, selamlamak, canlandırmak/diriltmek/hayat vermek, beslemek, canlandırmak/yeniden canlandırmak/diriltmek/hayata döndürmek, yaşam vermek/canlandırmak, (toprak için) işlenmek ve verimli hale getirilmek, uyanık kalmak, bir şeyden kaçınmak, sakınmak, utanç/çekingenlik/mahcubiyet hissetmek veya duymak, bir şeyi yapmaktan utanmak/çekinmek, bir şeyi küçümsemek veya hor görmek, bir şeyden kaçınmak/yapmayı reddetmeksağ bırakıyorlardı
12نِسَاءَكُمْnisā'ekumن س وKadınlar. Bu kelimenin tekil hali yoktur.kadınlarınızı
13وَفِيve fīve vardı
14ذٰلِكُمْƶālikumbunda sizin için
15بَلَاءٌbelā'unب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmekbir imtihan
16مِنْmin-den
17رَبِّكُمْrabbikumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz-
18عَظِيمٌǎZīmunع ظ مbüyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmekbüyük

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hatırlayın o zamanı ki sizi Firavun'un soyundan kurtardık. Onlar, size kötü bir sûrette azâp ediyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı diri bırakmak istiyorlardı. Bu işte Rabbinizin bir sınaması vardı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hatırlayın o zamanı ki sizi Firavunʼun soyundan kurtardık. Onlar, size kötü bir sûrette azâp ediyorlar, oğullarınızı kesiyorlar, kızlarınızı diri bırakmak istiyorlardı. Bu işte Rabbinizin bir sınaması vardı.

Adem Uğur

Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ahmed Hulusi

Sizi Firavun ailesinden de kurtarmıştık, ki size en kötü azabı yaşattırıyorlardı. Erkek çocuklarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Rabbinizin azametli bir belası içindeydiniz.

Ahmet Tekin

Hani biz sizi Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının elinden kurtarmıştık. Size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı boğazlıyor, kızlarınızı öldürmeyip sağ bırakıyorlardı. Bununla Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana tabi tutuldunuz.

Ahmet Varol

Hani sizi, size en kötü işkenceleri uygulayan, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Başınıza gelen bu durumda sizin için Rabbinizin büyük bir imtihanı vardı.

Ali Bulaç

Sizi, dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı hatırlayın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıp, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ali Fikri Yavuz

(Ey İsrâil oğulları, hem hatırlayın ki), bir vakıt sizi ve atalarınızı Fir’avun avânesinden kurtarmıştık, sizi azâbın kötüsüne sürüp oğullarınızı boğazlıyorlar, kızlarınızı hayatta (diri) tutmak istiyorlardı ve bunda, sizin için, rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı.

Ali Rıza Safa

Firavun ailesinden sizi kurtardığımızda, size dayanılmaz acılar çektiriyor; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. İşte bunda, Efendinizden, sizin için büyük bir sınav vardı.

Bayraktar Bayraklı

Hani sizi Firavun'un yandaşlarından kurtarmıştık. Zira onlar, eziyetin en kötüsünü size layık görüyorlardı. Erkek çocuklarınızı boğazlıyor, kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Bu uygulamada, sizin için Rabbinizden ağır bir imtihan vardı.

Bekir Sadak

Size iskence eden, kadinlarinizi sag birakip ogullarinizi bogazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmistik; bu Rabbinizin buyuk bir imtihani idi. *

Celal Yıldırım

Hani size işkencenin en kötüsünü tattırıp yüklemekte devam eden, oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı (kızlarınızı) diri bırakmak isteyen Fir'avn'ın yoldaşlarından sizi (atalarınızı) kurtardığımız zamanı bir hatırlayın! Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Hatırlayın ki sizi Firavun’un adamlarından kurtardık. Onlar size işkencenin en kötüsünü revâ görüyorlar, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bu size reva görülenlerde rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Diyanet İşleri

Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı.

Diyanet İşleri (eski)

Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık; bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.

Diyanet Vakfi

Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(Hem hatırlayın ki bir zaman) sizi Firavun ailesinden de kurtardık, (onlar) size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem hatırlayın ki, bir zaman sizi Firavun'un ailesinden kurtardık. Size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor ve kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Ve bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem hatırlayın ki bir vakit sizi Ali Firavnden kurtardık, sizi azabın kötüsüne peyleyorlardı; oğullarınızı boğazlıyorlar ve kızlarınızı diri tutmak istiyorlardı ve bunda size rabbınız tarafından büyük bir imtihan vardı

Erhan Aktaş

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, azabın en kötüsüne uğratan Firavun 'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hatırlayın! Sizi, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayarak, işkencenin en kötüsüne uğratan Firavun 'un adamlarından kurtarmıştık. Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.

Fizilal-il Kuran

Hani oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı (dul) bırakmak suretiyle size çok ağır bir işkence çektiren Firavun hanedanından sizleri kurtarmıştık. Bu, sizin için Rabbinizden gelen çok büyük bir imtihandı.

Gültekin Onan

Size işkencenin en kötüsünü yapan, kadınlarınızı bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun'un adamlarından sizi kurtarmıştık. Bu, rabbinizden büyük bir sınav idi.

Hamdi Döndüren

Hani sizi Firavun ailesinden de kurtarmıştık. Onlar size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı!

Hasan Basri Çantay

Yine hatırlayın o zamanı ki (yeni doğan) oğullarınızı boğazlayıp kızlarınızı sağ bırakmak (yahud kadınlarınıza utanılacak dürlü fenalıklar yapmak) suretiyle size (atalarınıza) işkencenin en kötüsünü yüklemekde devameden Fir'avun haanedanından sizi kurtarmışdık. Bunda (bu azabda ve kurtarmada) Rabbinizden (gelen) büyük bir imtihan vardı sizin için.

Hasib Asutay

Hatırlayın ki, sizi Firavun ailesinden (taraftarlarından) kurtarmıştık. Onlar size işkencenin en kötüsünü uyguluyorlardı. (Yeni doğan) erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bunda, size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Hayrat Neşriyat

Hem bir zaman sizi Fir'avun ehlinden kurtarmıştık; (onlar) sizi azâbın en kötüsüne(evlâd acısına) ma'ruz bırakıyorlar, (yeni doğan) oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı (kız çocuklarınızı) ise hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda (size revâ görülen bu zulümlerde), Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

İbni Kesir

Hani, sizi oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakarak en kötü işkenceye tabi tutan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu da sizin için Rabbınız tarafından büyük bir imtihandı.

Mehmet Okuyan

Hani sizi işkencenin en kötüsüne süren ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır.

Muhammed Esed

Ve (hatırlayın) azapların en korkuncu olarak -ki sizin için Rabbinizden büyük bir imtihandı- oğullarınızı boğazlayıp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanının elinden sizi kurtardığımız (günleri).

Mustafa İslamoğlu

Yine bir zaman da sizi Firavun hanedanının elinden kurtarmıştık. Size işkencenin en alçağını reva görüyorlar, erkek çocuklarınızı öldürüp kadınlarınızı da bırakıyorlardı. Bu yaşananlarda, Rabbinizin sizi tabi tuttuğu dehşet bir imtihan vardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o zamanı yâd ediniz ki, sizi âl-i Fir'avun'dan kurtardık. Sizi en kötü azap ile cezalandırıyorlardı. Oğullarınızı boğazlıyorlardı, kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından pek büyük bir imtihan vardı.

Ömer Öngüt

Hani sizi, işkencelerin en kötüsünü tattıran, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu Rabbinizin büyük bir imtihanı idi.

Suat Yıldırım

Hem sizi en feci işkencelere uğrattıkları zaman Firavun’un adamlarından kurtardığımızı da hatırlayın! Onlar sizin dünyaya gelen erkek çocuklarınızı kesiyor, kız çocuklarınızı ise kötülük için hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından çetin bir imtihan vardı.

Süleyman Ateş

Sizi Fir'avn ailesinden de kurtarmıştık. Hani (onlar), size azabın en kötüsünü reva görüyor, oğullarınızı boğazlayıp, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı ve bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Süleymaniye Vakfı

Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size kötü bir azap vermek istiyor, oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı ise sağ bırakıyorlardı. Bunda, Rabbinizin yıpratıcı büyük bir imtihanı vardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size en ağır cezayı vermeye çalışıyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı ise sağ bırakmak istiyorlardı. İşin içinde, Sahibiniz (Rabbiniz) olarak yaptığım büyük bir imtihan vardı.

Şaban Piriş

Size işkence eden, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun Hanedanından sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbiniz'den büyük bir imtihan vardı.

Tefhim-ul Kuran

Sizi, en dayanılmaz işkencelere uğrattıklarında, Firavun ailesinin elinden kurtardığımızı anın. Onlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlarken, erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Ümit Şimşek

Sizi Firavun Hanedanından kurtardığımız zamanı da hatırlayın ki, size azabın en kötüsünü revâ görüyorlar, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizi Firavun hanedanından kurtardığımızı da hatırlayın. Hani onlar size azabın en çirkiniyle kötülük ediyorlardı: Erkek çocuklarınızı boğazlıyorlar, kadınlarınızı diri bırakıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yoklayıp çocuk alıyorlar/kadınlarınıza utanç duyulacak şeyler yapıyorlardı. İşte bunda sizin için, Rabb'inizden gelen büyük bir ıstırap ve imtihan vardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bir zaman Biz sizi Fironun tərəfdarlarından xilas etdik. O vaxt onlar sizə ağır əzablar verir, oğlan uşaqlarınızı öldürür, qadınlarınızı isə sağ buraxırdılar. Bunda Rəbbiniz tərəfindən sizin üçün böyük bir sınaq var idi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey İsrail oğulları! Yadınıza gətirin o vaxtı ki) Firʼon əhli sizə (babalarınıza) ən ağır işgəncələr verdikləri, oğlan uşaqlarınızı boğazlayıb, qadınlarınızı (kəniz etmək məqsədilə) sağ buraxdıqları zaman Biz sizi onların əlindən xilas etdik. Bunlarda (sizdən ötrü) Rəbbiniz tərəfindən böyük bir imtahan var idi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Erinnert euch daran, daß Wir euch vor Pharao und seinen Leuten retteten, die euch großem Leid aussetzten, als sie eure Söhne töteten und nur eure Töchter am Leben ließen! Das war eine schwere Prüfung eures Herrn.

Almanca — Der Edle Quran

Und (gedenkt,) als Wir euch von den Leuten Firʹauns erretteten, die euch eine böse Qual auferlegten, indem sie eure Söhne allesamt abschlachteten und (nur) eure Frauen am Leben ließen. Darin war für euch eine gewaltige Prüfung von eurem Herrn.

Almanca — M. A. Rassoul

Und denkt daran, daß Wir euch vor den Leuten des Pharao retteten, die euch schlimme Pein zufügten, indem sie eure Söhne abschlachteten und eure Frauen am Leben ließen. Darin lag eine schwere Prüfung von eurem Herrn.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und (erinnere daran), als WIR euch vor Pharaos Leute errettet haben. Sie fügten euch das Übelste an Mißhandlung zu. Sie schlachteten eure Söhne ab und ließen (nur) eure Frauen am Leben. Und darin war eine Prüfung von eurem HERRN, die überhart war.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Recall that We rescued you from tyranny and oppression suffered at the hands of the people of Pharaoh, who brutally slaughtered your sons and to serve their purpose they spared your women; this was indeed a severe but sure test of your actions and reactions echoing your true beliefs and the prevalent inclinations among you".

Abdul Haleem

Remember when We saved you from Pharaoh’s people, who subjected you to terrible torment, slaughtering your sons and sparing only your women- this was a great trial from your Lord-

Abdullah Yusuf Ali

And remember, We delivered you from the people of Pharaoh: They set you hard tasks and punishments, slaughtered your sons and let your women-folk live; therein was a tremendous trial from your Lord.

Abul A'la Maududi

And recall when We rescued you from the slavery of Pharaoh’s people who had afflicted you with dreadful suffering, slaying your males and sparing your females. That was a tremendous trial for you from your Lord.

Aisha Bewley

Remember when We rescued you from the people of Pharaoh. They were inflicting an evil punishment on you – slaughtering your sons and letting your women live. In that there was a terrible trial for you from your Lord.

Al-Hilali & Khan

And (remember) when We delivered you from Fir‘aun’s (Pharaoh) people, who were afflicting you with a horrible torment, killing your sons and sparing your women, and therein was a mighty trial from your Lord.

Ali Quli Qarai

And when We delivered you from Pharaoh’s clan who inflicted a terrible torment on you, and slaughtered your sons and spared your women, and in that there was a great test from your Lord.

Amatul Rahman Omar

And (recall) when We delivered you from the people of Pharaoh who subjected you to the worst torment. They went on slaying your sons and sparing your women to make them immodest, and indeed that was a great ordeal from your Lord.

Arthur John Arberry

And when We delivered you from the folk of Pharaoh who were visiting you with evil chastisement, slaughtering your sons, and sparing your women; and in that was a grievous trial from your Lord.

Bijan Moeinian

And remember that We saved you from the slavery of Pharaoh’s people who subjected you to the worse persecution. They were killing your sons; sparing your daughters (for their pleasures.) That persecution was the most difficult test imposed upon you by your Lord [so that you may learn valuable lessons through hardship.]

E. Henry Palmer

When we saved you from Pharaohs people who sought to wreak you evil and woe, slaughtering your sons and letting your women live; in that was a great trial for you from your Lord.

Edip-Layth

We saved you from the people of Pharaoh; they were punishing you with severe retribution, killing your children, and shaming your women. In that was a great trial from your Lord.

George Sale

Remember when we delivered you from the people of Pharaoh, who grievously oppressed you, they slew your male children, and let your females live: Therein was a great trial from your Lord.

Hamid S. Aziz

When We saved you from Pharaoh's people who sought to wreak evil and woe on you, slaughtering your sons and letting your women live; in that was a great trial for you from your Lord.

Mahmoud Ghali

And (remember) as We safely delivered you from the House of Firaawn (Pharaoh) (who were) marking you out for odious torment, constantly slaying your sons, and sparing alive your women; and in that (Literally: these "atrocious acts") was a tremendous trial from your Lord.

Marmaduke Pickthall

And (remember) when We did deliver you from Pharaoh's folk, who were afflicting you with dreadful torment, slaying your sons and sparing your women: that was a tremendous trial from your Lord.

Mohamed Ahmed - Samira

Remember, We saved you from the Pharaoh's people who wronged and oppressed you and slew your sons but spared your women: In this was a great favour from your Lord.

Muhammad Asad

And [remember the time] when We saved you from Pharaoh's people, who afflicted you with cruel suffering, slaughtering your sons and sparing [only] your women - which was an awesome trial from your Sustainer;

Mustafa Khattab

˹Remember˺ how We delivered you from the people of Pharaoh, who afflicted you with dreadful torment, slaughtering your sons and keeping your women. That was a severe test from your Lord.

Progressive Muslims

And We saved you from the people of Pharaoh; they were punishing you with severe retribution, killing your children, and raping your women. In that was a great trial from your Lord.

Sahih International

And [recall] when We saved your forefathers from the people of Pharaoh, who afflicted you with the worst torment, slaughtering your [newborn] sons and keeping your females alive. And in that was a great trial from your Lord.

Sam Gerrans

And when We delivered you from the house of Pharaoh: they were afflicting you with an evil punishment, slaughtering your sons and sparing your women; and in that was a great trial from your Lord.

Shabbir Ahmed

Also remember when We saved you from Pharaoh's people. They persecuted you to the extent that they killed your sons and spared your women. That was a great tribulation for you from your Lord's Law of Requital.

Syed Vickar Ahamed

And (remember) when, We delivered you from the people of Firon (Pharaoh): They set hard tasks and punishments for you, slaughtered your sons and let your women live; In there was a harsh trial from your Lord.

Taqi Usmani

(Remember) when We delivered you from the people of Pharaoh! They had been inflicting on you grievous torment, slaughtering your sons and leaving your women alive. In all that, there was a great trial from your Lord.

The Monotheist Group

And We saved you from the people of Pharaoh, they were afflicting you with the worst punishment; they used to slaughter your children, and rape your women. In that was a great test from your Lord.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et (rappelez-vous) lorsque Nous vous avons délivrés des gens de Pharaon; qui vous infligeaient le pire châtiment: en égorgeant vos fils et épargnant vos femmes. Cʹétait là une grande épreuve de la part de votre Seigneur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bênin bîra xwe; wê gava me hûn ji Firewn û ehlê wî rizgar kirin. Wan hûn li ezabê herî dijwar diçêjandin; kurên we dikuştin, keçên we (ji bo xizmetê) sax dihiştin û di vê yekê de ji cem Xwedayê we ji bo we îmtîhaneke mezin hebû.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen Wij jullie van Firʹauns mensen redden die jullie een vreselijk leed berokkenden doordat zij jullie zonen afslachtten en alleen jullie vrouwen in leven lieten. Daarin was een geweldige beproeving van jullie Heer.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Denkt er aan, hoe wij u van Pharaos volk hebben gered, dat u met hardheid onderdrukte, uwe zonen doodde en slechts uwe vrouwen liet leven; dit zij u een groot bewijs voor de goedheid van uwen God.

Hollandaca — Siregar

En (gedenkt) toen Wij wullie van Firʹaunʹs volgelingen redden, zij kwelden jullie met de zwaarste foltering; zij slachtten jullie zonen ad en lieten jullie dochters in leven. Daarin was een geweldige beproeving van jullie Heer.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (еще помните о той благодати Нашей) когда, Мы спасли вас от сборища Фараона [от Фараона и его приспешников], которые возлагали на вас злое наказание [сильно мучили вас], вырезая [убивая] (многих) ваших сынов и оставляя в живых ваших женщин (чтобы использовать их в качестве служанок). И (было) в этом для вас испытание от Господа вашего великое! (А в спасении для вас большая милость, за которую вы всегда должны быть благодарными Аллаху.)

Rusça — Osmanov

[Вспомните,] как Мы спасли вас от приспешников Фирʹауна. Они подвергали вас наихудшему наказанию: убивали ваших сыновей и оставляли в живых ваших женщин. В этом для вас - великое испытание от вашего Господа.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (minns) att Vi befriade er från Faraos män, som tillfogade er svåra lidanden, dödade era söner och (enbart) skonade era kvinnor - detta var en tung prövning som er Herre lade på er -