Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.

وَاضْرِبْ لَهُمْ مَثَلًا رَجُلَيْنِ جَعَلْنَا لِاَحَدِهِمَا جَنَّتَيْنِ مِنْ اَعْنَابٍ وَحَفَفْنَاهُمَا بِنَخْلٍ وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمَا زَرْعًا

ve Drib lehum meṧelen raculeyni ceǎlnā li eHadihimā cenneteyni min eǎ'nābin ve Hafefnāhumā bi naḣlin ve ceǎlnā beynehumā zer'ǎn

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاضْرِبْve Dribض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakve anlat
2لَهُمْlehumonlara
3مَثَلًاmeṧelenم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.misal olarak
4رَجُلَيْنِraculeyniر ج لYürümek, ayakla itmek, yürümek, ayaklarından bağlamak, (dişinin) yavrusunu emzirmesine izin vermek, (saç) kıvırcık olmak, annesiyle serbest bırakmak. Rajjala - birini rahatlatmak, saç taramak, mühlet vermek. Tarajjala - ipsiz inmek. Rijlatun - yürümede güç. Rijlun - ayak, askerler, iyi yürüyücü, serseri. Arajil - avcılar, yaya. Rajulun - erkek insan, adam, saçı olan kişi. Rajilun - ayak, yayalar (yavaş yürüyenler). Rijlain - iki ayak. Arjul (çoğul) - ayaklar.şu iki adamı (ki)
5جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakvermiştik
6لِاَحَدِهِمَاli eHadihimāا ح دBir yapmak/saymak, birlik, herhangi biri/herhangi bir şey.ikisinden birine
7جَنَّتَيْنِcenneteyniج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkiki bağ
8مِنْmin
9اَعْنَابٍeǎ'nābinع ن بÜzüm üretmek, üzüm.üzüm
10وَحَفَفْنَاهُمَاve Hafefnāhumāح ف فÇevresini sarmak, kuşatmak, etrafında toplanmak; kalabalık oluşturmak; etrafında dolaşmak; çit çekmek, saç, bıyık ve sakalı kesmek veya kırpmak, kuru olmak [nemsiz], hışırtılı ses çıkarmak, utanmak veya sıkıntı çekmek, bir şeyin tamamını almak.ve onların etrafını çevirmiştik
11بِنَخْلٍbi naḣlinن خ لElemek, aşağı göndermek, kar yağmak, çiselemek, bulutlanmak, seçmek, en iyisini seçip almak. Nakhal lahuu alnasiihaten - içten/samimi tavsiye vermek.hurmalarla
12وَجَعَلْنَاve ceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakve bitirmiştik
13بَيْنَهُمَاbeynehumāب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinortalarında da
14زَرْعًاzer'ǎnز ر عTohum ekmek, tohum serpmek, toprağı işlemek, [bitkilerin, çocukların] büyümesini sağlamak, artış vermek, eken kişi, hasat eder, ekim yoluyla yetiştirilen şey, tohum ürünü, ekilen şey. (Soy, evlat, çocuklar, bir çocuk)ekin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara iki adamı örnek getir: Onların birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurma ağaçlarıyla çevirmiş ve iki bağın arasını da ekinlik haline getirmiştik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara iki adamı örnek getir: Onların birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurma ağaçlarıyla çevirmiş ve iki bağın arasını da ekinlik haline getirmiştik.

Adem Uğur

Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

Ahmed Hulusi

(Rasulüm) onlara misal olarak şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine üzümlerden iki bağ verdik, bu bağların etrafını hurma ağaçlarıyla halkaladık, aralarında da ekinler oluşturduk.

Ahmet Tekin

Onlara şu iki adamı misal olarak anlat. Bunlardan birine içinde her çeşit üzüm bulunan iki bağ vermiş, her ikisinin de, etrafını hurma ağaçlarıyla çevirmiş, aralarında da ekinler, sebzeler bitirmiştik.

Ahmet Varol

Onlara (şu) iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekin bitirmiştik.

Ali Bulaç

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik.

Ali Fikri Yavuz

Kâfirlere ve müminlere (şu) iki adamın halini misâl getir: Birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz ve her iki bağın da etrafını hurmalarla donatmışız, ikisinin arasında da bir ekinlik yapmışız.

Ali Rıza Safa

Onlara, iki adam örneğini anlat: Onlardan birisine iki üzüm bahçesi vermiş ve çevresini hurma ağaçlarıyla donatmıştık. Arasında da ekinler yetiştirmiştik.

Bayraktar Bayraklı

Onlara şu iki adamı örnek alarak anlat! Birine iki üzüm bağı vermiş, bu bağların etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

Bekir Sadak

Onlara iki adami misal olarak goster: Birine iki uzum bagi verip, etrafini hurmaliklarla cevirmis ve aralarinda ekinler bitirmistik.

Celal Yıldırım

Onlara iki adamı misâl olarak ver: Birine iki üzümbağı vermiş ve ikisinin de etrafını hurmalarla çevirmişiz ve aralarında ekin meydana getirmişiz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara, misal olarak şu iki adamı anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekin bitirmiştik.

Diyanet İşleri

Onlara şu iki adamı örnek ver: Onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, ikisinin arasına da bir ekinlik koymuştuk.

Diyanet İşleri (eski)

Onlara iki adamı misal olarak göster: Birine iki üzüm bağı verip, etrafını hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında ekinler bitirmiştik.

Diyanet Vakfi

Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlara, şu iki adamı misal olarak anlat: Biz bunlardan birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz, her ikisinin etrafını hurmalarla donatmışız, aralarında da bir ekinlik yapmışız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve onlara iki adamı temsil getir: Birisine her türlü üzümden iki bağ vermişiz, her ikisini hurmalarla donatmışız; ikisinin arasına da bir ekinlik yapmışız.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve onlara iki adamı temsil getir: birine her türlü üzümden iki bağ vermişiz ve ikisinin de etrafını hurmalarla donatmışız ikisinin arasına da bir ekinlik yapmışız

Erhan Aktaş

Onlara iki adamın durumunu örnek ver. Bunlardan birine her türlü üzümden iki bahçe yaptık. Ve bu iki bahçenin çevresini hurmalıklarla donattık. Aralarında da ekinlikler bitirdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara iki adamın durumunu örnek ver. Bunlardan birine her türlü üzümden iki bahçe yaptık. Ve bu iki bahçenin çevresini hurmalıklarla donattık. Aralarında da ekinlikler bitirdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara iki adamın durumunu örnek ver. Bunlardan birine her türlü üzümden iki bağ yaptık. Ve bu iki bağın çevresini hurmalıklarla donattık. Aralarında da ekinlikler bitirdik.

Fizilal-il Kuran

Onlara şu iki adamı örnek olarak anlat. Adamlardan birine iki üzüm bağı vermiştik, bağlarını hurma ağaçları ile çevirmiş ve iki bağın arasına bir tahıl tarlası koymuştuk.

Gültekin Onan

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik.

Hamdi Döndüren

Onlara şu iki adamı misal olarak anlat: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, etrafını hurmalıklarla çevirmiş ve aralarını da ekili tarlalarla ayırmıştık.

Hasan Basri Çantay

Onlara iki adamı (n haalini) misal getir ki biz onlardan birine iki üzüm bağı vermiş, ikisinin de etrafını hurmalıklarla donatmış, ortalarında da bir ekinlik (ve meyvelik) yapmışdık.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Onlara (şu) iki adamı örnek olarak anlat: Onlardan birine (9) iki üzüm bağı vermiş ve her ikisinin de çevresini hurmalıklarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik. (9. Kâfir olana.)

Hayrat Neşriyat

(Habîbim, yâ Muhammed!) Onlara iki adamı da misâl getir ki, bunlardan birine iki üzüm bağı verip, (o bahçelerin) ikisinin de etrâfını hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında bir ekinlik yapmıştık.

İbni Kesir

Onlara iki adamı örnek ver ki; birisine iki üzüm bağı verip çevresini hurmalıklarla çevirmiş ve aralarında ekinler bitirmiştik.

Mehmet Okuyan

Onlara şu iki adamı örnek ver: Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de çevresini hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler yetiştirmiştik.

Muhammed Esed

Onlara şu iki adam örneğini ver, ki onlardan birine iki üzüm bağı bahşetmiş, onların çevresini hurmalıklarla çevirmiş ve aralarına da ekili bir alan yerleştirmiştik.

Mustafa İslamoğlu

Onlara şu iki adam meselini örnek ver: Onlardan birine üzüm çubukları ekili iki bağ bağışlamıştık; onların çevresini hurma ağaçlarıyla donatmış, bir de o ikisinin arasında ekin bahşetmiştik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara iki erkeği misal getir ki, Biz onlardan birine iki üzüm bağı vermiş ve bunları hurmalıklarla kuşatmış ve aralarında da bir ekin yetiştirmiştik.

Ömer Öngüt

Onlara şu iki adamı misal olarak anlat. Bunlardan birine iki üzüm bağı vermiş, her ikisinin de etrafını hurmalarla donatmış, aralarında da ekinler bitirmiştik.

Suat Yıldırım

Onlara şu iki kişinin halini misal getir:Onlardan birine iki üzüm bağı lûtfettik, bağların etrafını hurma ağaçları ile donattık ve bahçelerin arasında da ekin bitirdik.

Süleyman Ateş

Onlara şu iki adamı misal olarak anlat: İkisinden birine iki üzüm bağı vermiş, onların etrafını hurmalarla çevirmiş, ortalarında da ekin bitirmiştik.

Süleymaniye Vakfı

Onlara şu iki adamı örnek ver: Birine, iki üzüm bağı vermiş, bağların etrafını hurma ağaçlarıyla çevirmiş, iki bağın arasında da ekin bitirmiştik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara şu iki adamı örnek ver: Birine iki üzüm bağı verdik; etrafını hurma ağaçlarıyla çevirdik; bahçelerin ortasında da bir ekinlik oluşturduk.

Şaban Piriş

Onlara iki adamı örnek ver. Onlardan birisine iki üzüm bağı vermiştik. Çevresini de hurmalıklarla çevirmiş, bu ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik.

Tefhim-ul Kuran

Onlara iki adamın örneğini ver; onlardan birine iki üzüm bağı verdik ve ikisini hurmalıklarla donattık, ikisinin arasında da ekinler bitirmiştik.

Ümit Şimşek

Onlara şu iki adamı da örnek göster ki, onlardan bir tanesine Biz iki üzüm bağı vermiş, o bağların ikisini birden hurmalıklarla çevrelemiş, aralarına da ekili bir alan yerleştirmiştik.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara örnek olarak şu iki adamı ver: Bunlardan birine, üzümlerden oluşan iki bağlık vermiş, bağların çevresini hurmalarla donatmış, aralarına da ekinler serpiştirmiştik.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara iki kişinin əhvalatını misal çək. Bunların birinə iki üzüm bağı verib onları xurmalıqlarla əhatə etdik və aralarında əkin saldıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlara (biri möʼmin, digəri kafir olan) iki adamı misal gətir. Onların birinə (kafirə) iki üzüm bağı verib onları xurmalıqlarla əhatə əhatə etdik və aralarında əkin (zəmi) saldıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Führe ihnen das Gleichnis von den zwei Männern an! Dem einen dachten Wir zwei Gärten mit Weinreben zu, umgeben von Dattelpalmen, dazwischen Getreidefelder.

Almanca — Der Edle Quran

Und präge ihnen das Gleichnis von zwei Männern. Dem einen der beiden gaben Wir zwei Gärten mit Rebstöcken, und Wir umgaben sie mit Palmen und legten dazwischen (sonstige) Pflanzungen an.

Almanca — M. A. Rassoul

Und stelle ihnen das Gleichnis von zwei Männern vor: für den einen von ihnen schufen Wir zwei Rebgärten und umgaben sie mit Dattelpalmen, und dazwischen legten Wir Kornfelder an.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und präge ihnen ein Gleichnis von zwei Männern. Einem von ihnen gaben WIR zwei Dschannat mit Rebstöcken, die WIR beide mit Dattelpalmen umgaben, und zwischen beiden ließen WIR Gewächs sein.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Give them O Muhammad an example by which moral and spiritual relations are typically set forth, the example illustrating the two men; on one of them -the rich- We bestowed two orchards enclosing grape vines and surrounded by palm trees with plants in between.

Abdul Haleem

Tell them the parable of two men: for one of them We made two gardens of grape vines, surrounded them with date palms, and put corn fields in between;

Abdullah Yusuf Ali

Set forth to them the parable of two men: for one of them We provided two gardens of grape-vines and surrounded them with date palms; in between the two We placed corn-fields.

Abul A'la Maududi

(O Muhammad), propound a parable to them. There were two men of whom We bestowed upon one of the two vineyards, surrounding both of them with date-palms and putting a tillage in between.

Aisha Bewley

Make an example for them of two men. To one of them We gave two gardens of grape-vines and surrounded them with date-palms, putting between them some cultivated land.

Al-Hilali & Khan

And put forward to them the example of two men: unto one of them We had given two gardens of grapes, and We had surrounded both with date-palms; and had put between them green crops (cultivated fields).

Ali Quli Qarai

Draw for them the parable of two men for each of whom We had made two gardens of vines, and We had surrounded them with date palms, and placed crops between them.

Amatul Rahman Omar

And relate to these (opponents of yours) the parable (and description of the conditions) of two men. We had provided to one of them two vine-gardens which We fenced with date-palms and We placed cornfields between the two.

Arthur John Arberry

And strike for them a similitude: two men. To one of them We assigned two gardens of vines, and surrounded them with palm-trees, and between them We set a sown field;

Bijan Moeinian

Tell them the story of two friends that I had blessed one with two gardens of grapes (and all kind of crops) surrounded by date palms.

E. Henry Palmer

Strike out for them a parable: Two men, for one of whom we made two gardens of grapes, and surrounded them with palms, and put corn between the two.

Edip-Layth

Give them the example of two men. We made for one of them two gardens of grapes, We surrounded them with palm trees, and We made between them a green field.

George Sale

And propound unto them as a parable two men: On the one of whom We had bestowed two vineyards, and had surrounded them with palm-trees, and had caused corn to grow between them.

Hamid S. Aziz

For such are gardens of Eden; beneath them rivers flow; they shall be adorned therein with bracelets of gold, and shall wear green robes of finest silk, and of gold brocade; reclining therein on thrones - blessed is the reward, and goodly the couch!

Mahmoud Ghali

And strike for them a similitude: two men. To one of them We made two gardens of vineyards and encircled (both of) them with palm-trees, and between them We made a plantation.

Marmaduke Pickthall

Coin for them a similitude: Two men, unto one of whom We had assigned two gardens of grapes, and We had surrounded both with date-palms and had put between them tillage.

Mohamed Ahmed - Samira

Tell them the parable of two men. We gave one two gardens of grapes surrounded by date-palm trees, with corn fields in between.

Muhammad Asad

AND PROPOUND unto them the parable of two men, upon one of whom We had bestowed two vinyards, and surrounded them with date-palms, and placed a field of grain in-between.

Mustafa Khattab

Give them ˹O Prophet˺ an example of two men. To ˹the disbelieving˺ one We gave two gardens of grapevines, which We surrounded with palm trees and placed ˹various˺ crops in between.

Progressive Muslims

And give them the example of two men. We made for one of them two gardens of grapes, and We surrounded them with palm trees, and We made between them a green field.

Sahih International

And present to them an example of two men: We granted to one of them two gardens of grapevines, and We bordered them with palm trees and placed between them [fields of] crops.

Sam Gerrans

And strike thou for them a similitude: — two men: We made for one of them two gardens of grapevines, and surrounded them with date-palms, and placed between them crops.

Shabbir Ahmed

(The real success belongs to those who work for both lives. ) Cite for them the example of two men. To one of them, We had given two vineyards, and surrounded them with date palms and placed a field of grain in between.

Syed Vickar Ahamed

And present to them the example of two men: For one of them We gave two gardens of grape-vines and surrounded them with palm trees; In between the two We placed corn-fields.

Taqi Usmani

Give them an example. There were two men; We gave one of them two gardens of grapes, and surrounded both of them with date-palms, and placed vegetation between them.

The Monotheist Group

And give them the example of two men: We made for one of them two gardens of grapes, and We surrounded them with palm trees, and We made crops in their midst.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Donne-leur lʹexemple de deux hommes: à lʹun dʹeux Nous avons assigné deux jardins de vignes que Nous avons entourés de palmiers et Nous avons mis entre les deux jardins des champs cultivés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji wan re, ji du zilaman mînak bide; ku yek ji wan Me du rezên tirî dabûnê, me herdu rez jî bi darên xurma sênc kiribûn û me di navbera herduyan de jî çandinî danîbûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En geef hun een voorbeeld: Twee mannen, voor een van beiden maakten Wij twee tuinen met wijnstokken en Wij omringden die met palmen en plaatsten tussen beide landbouwgewassen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Stel hun als een vergelijking twee menschen voor, van welke wij aan een twee wijngaarden hebben geschonken en welke wij met palmboomen hebben omringd, terwijl wij koorn tusschen die beiden hebben doen opgroeien.

Hollandaca — Siregar

En geef hun de gelijkenis van de twee mannen: aan één van hen deden Wij twee tuinen met druivenstruiken toekornen en Wij omringden die met dadelpalmen (en) tussen hen in akkers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И приведи ты (о, Посланник) им [неверующим из твоего народа] притчу [пример] о двух мужчинах (которые были в одной из прежних общин, и один из них был верующим, а другой неверующим). Мы устроили для одного из них (двоих) (а именно для неверующего) два сада из виноградников, и окружили их [эти два сада] пальмами и устроили между ними [между этими двумя садами] посевы;

Rusça — Osmanov

Приведи им притчу о двух мужах: одному из них Мы даровали два виноградника, оградили их пальмовыми рощами, а между обоими виноградниками поместили ниву.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH LÅT dem få höra liknelsen om två män, av vilka Vi skänkte den ene två vingårdar, omgärdade av dadelpalmer och åtskilda av ett åkerfält.