Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

وَلَقَدْ كَرَّمْنَا بَنِي اٰدَمَ وَحَمَلْنَاهُمْ فِي الْبَرِّ وَالْبَحْرِ وَرَزَقْنَاهُمْ مِنَ الطَّيِّبَاتِ وَفَضَّلْنَاهُمْ عَلٰى كَثِيرٍ مِمَّنْ خَلَقْنَا تَفْضِيلًا

ve leḳad kerramnā benī ādeme ve Hamelnāhum fī l-berri ve l-baHri ve razeḳnāhum mine T-Tayyibāti ve feDDelnāhum ǎlā keṧīrin mimmen ḣaleḳnā tefDīlen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2كَرَّمْنَاkerramnāك ر مÜretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmakbiz çok ikram ettik
3بَنِيbenīب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğullarına
4اٰدَمَādemeادمAdem
5وَحَمَلْنَاهُمْve Hamelnāhumح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekve onları taşıdık
6فِي
7الْبَرِّl-berriب ر رİyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmakkarada
8وَالْبَحْرِve l-baHriب ح رDeniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilginve denizde
9وَرَزَقْنَاهُمْve razeḳnāhumر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.ve onları besledik
10مِنَmine
11الطَّيِّبَاتِT-Tayyibātiط ي بİyi, hoş, uygun, yasal olmak. tibna - kadınların kendi özgür iradeleriyle ve size karşı iyi olmaları. tuuba - neşe, mutluluk, imrenilecek bir mutluluk hali. tayyib - iyi/temiz/sağlıklı/nazik/mükemmel/adil/yasal.güzel rızıklarla
12وَفَضَّلْنَاهُمْve feDDelnāhumف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmekve onları üstün kıldık
13عَلٰىǎlāüzerine
14كَثِيرٍkeṧīrinك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.bir çoğu
15مِمَّنْmimmen
16خَلَقْنَاḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.yarattıklarımızın
17تَفْضِيلًاtefDīlenف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmektam bir üstünlükle

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki biz Âdemoğullarını üstün ettik, karada suda taşıdık onları, tertemiz şeylerle rızıklandırdık onları ve yarattıklarımızın çoğundan üstün ettik onları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki biz Âdemoğullarını üstün ettik, karada suda taşıdık onları, tertemiz şeylerle rızıklandırdık onları ve yarattıklarımızın çoğundan üstün ettik onları.

Adem Uğur

Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki, Ademoğullarını (şuur boyutunda yaratılmışın oğullarını) ikramlarla şerefli kıldık! Onları karada (beden) ve denizde (bilinç boyutunda) taşıdık. . . Onları temiz - yararlı yaşam gıdalarıyla besledik. . . Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün tuttuk!

Ahmet Tekin

Andolsun ki, biz Âdemoğulları’nı asâletli, şerefli ve saygıya lâyık kıldık, ikrama lâyık gördük. Karada ve denizde onlara ulaşım imkânları sağladık. Onlara helâlinden, temizinden ve helalinden rızık ve servetler verdik. Lütufta bulunarak onları yarattığımız birçok varlıklardan gerçekten üstün kıldık.

Ahmet Varol

Andolsun biz, Adem oğullarını yücelttik. Onları karada ve denizde (bineklerle ve araçlarla) taşıdık. Temiz şeylerle rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.

Ali Bulaç

Andolsun, biz Ademoğlunu yücelttik; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, Âdemoğullarını (diğer hayvanlar üzerine) üstün kıldık. Karada ve denizde taşıtlara yükledik ve onlara hoş rızıklar verdik. Kendilerini, yarattıklarımızdan çoğunun üzerine üstün kıldık.

Ali Rıza Safa

Ayrıca, gerçek şu ki, Âdemoğullarını yücelttik. Karada ve denizde onları taşıdık; güzel şeylerle geçindirdik. Üstelik onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun, biz Ademoğulları'nı şan ve şeref sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık; temiz besinlerle onları rızıklandırdık. Yine onları yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.

Bekir Sadak

And olsun ki, biz insanogullarini serefli kildik, onlarin karada ve denizde gezmesini sagladik, temiz seylerle onlari riziklandirdik, yaratiklarimizin pek cogundan ustun kildik.*

Celal Yıldırım

And olsun ki, biz Âdem oğullarını aziz, saygıdeğer kıldık; karada ve denizde onları taşıyacak araçlar (imâl etme yeteneğini) verdik; onları yararlı, temiz ve iyi nimetlerle rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık da kıldık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz Âdemoğluna şan, şeref ve nimetler verdik; onları karada ve denizde taşıdık, kendilerine güzel güzel rızıklar verdik ve onları yarattıklarımızın çoğundan üstün kıldık.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz insanoğlunu şerefli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerini en güzel ve temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, biz insanoğullarını şerefli kıldık, onların karada ve denizde gezmesini sağladık, temiz şeylerle onları rızıklandırdık, yaratıklarımızın pek çoğundan üstün kıldık.

Diyanet Vakfi

Biz, hakikaten insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Onları, (çeşitli nakil vasıtaları ile) karada ve denizde taşıdık; kendilerine güzel güzel rızıklar verdik; yine onları, yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun ki biz, insanoğlunu şan ve şeref sahibi kıldık. Karada ve denizde taşıtlara yükledik ve temiz yiyeceklerden onları rızıklandırdık. Onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki: Biz, Adem oğullarını üstün bir şerefe mazhar kıldık; karada ve denizde binitlere yükledik ve güzel güzel nimetlerle besledik; yarattıklarımızdan çoğunun üzerine geçirdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için biz beni ademi tekrim ettik karada ve denizde binidlere yükledik ve hoş hoş ni'metlerden besledik, yarattıklarımızdan çoğunun üzerine geçirdik

Erhan Aktaş

Ant olsun ki insanoğlunu kerem sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun ki insanoğlunu kerem sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki insanoğlunu kerem sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerden rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.

Fizilal-il Kuran

Biz Ademoğulları'nı gerçekten çeşitli ayrıcalıklarla donattık. Onlara karada ve denizde taşıtlar sağladık, kendilerine temiz besin maddeleri bağışladık, onları yarattığımız diğer canlıların çoğundan üstün kıldık.

Gültekin Onan

Andolsun, biz Ademoğlunu yücelttik; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.

Hamdi Döndüren

Biz Âdemoğullarına çok ikram ettik, onları karada ve denizde taşıdık. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz Adem oğullarını üstün bir izzet ve şerefe mazhar kılmışadır. Onlara karada, denizde taşıyacak (vaasıtalar) verdik, onlara güzel güzel rızıklar verdik, onları yaratdığımızın bir çoğundan cidden üstün kıldık.

Hasib Asutay

Andolsun biz, Âdemoğullarını yücelttik, onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve yarattıklarımızın birçoğundan cidden üstün kıldık. (19) (19. İnsan Allah nezdinde meleklerden de üstün olabilir. Çünkü melekte şehvetsiz akıl, insanlarda hem akıl hem şehvet vardır. Aklı şehvetine üstün gelirse melekleri geçer aksi takdirde hayvanlardan daha aşağı duruma düşebilir.)

Hayrat Neşriyat

Şânım hakkı için (biz), Âdemoğullarını şerefli kıldık; onları karada ve denizde(çeşitli nakil vâsıtaları üzerinde) taşıdık; onları temiz şeylerden rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın birçoğuna fazîletli tutarak üstün kıldık.

İbni Kesir

Andolsun ki Biz, ademoğlunu mükerrem kıldık. Karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz nimetlerden rızıklandırdık. Yaratmış olduklarımızdan çoğuna onları üstün kıldık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki âdemoğlunu değerli kıldık; onları karada ve denizde taşıdık; kendilerine tertemiz rızıklar verdik ve onları, yarattığımız kişilerden birçoğuna üstün kıldık.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz Ademoğullarını üstün ve onurlu kıldık; karada ve denizde onların ulaşımını sağladık; temiz besinlerle onları rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın pek çoğundan üstün tuttuk:

Mustafa İslamoğlu

Ama doğrusu Biz Ademoğluna kat kat ikram ederek onu üstün ve şerefli kıldık. Karada ve denizde onlara ulaşım imkanı sağladık. Temiz ve helal besinlerle onları rızıklandırdık ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün tuttuk.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Biz ademoğullarını mükerrem kıldık ve onları karada ve denizde (nakil vasıtalarına) yükledik ve onları leziz, temiz şeylerden merzûk ettik ve onları mahlûkatımızdan birçokları üzerine ziyâdesiyle üstün kıldık.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz Âdemoğullarını üstün bir izzet ve şerefe mazhar kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Kendilerine temiz rızıklardan verdik. Yaratmış olduklarımızdan bir çoğuna onları üstün kıldık.

Suat Yıldırım

Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık, karada ve denizde kendilerini taşıyacak vasıtalar nasib ettik, onlara helâl ve hoş rızıklar verdik ve onları yarattığımız varlıkların çoğuna üstün kıldık.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, Adem oğullarına çok ikram ettik: onları karada ve denizde (hayvanlar ve taşıtlar üzerinde) taşıdık. Onları güzel rızıklarla besledik ve onları yarattıklarımızın bir çoğundan üstün kıldık.

Süleymaniye Vakfı

Biz Ademoğullarını gerçekten çok değerli kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık, onlara temiz rızıklar verdik. Onları, yarattıklarımızın birçoğundan da üstün kıldık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Halbuki Âdemoğullarına çok değer verdik; karada ve denizde taşıttık; onlara temiz ve lezzetli nimetler verdik; yarattığımız akıllı varlıkların çoğundan da üstün kıldık.

Şaban Piriş

Andolsun ki Ademoğullarını şereflendirdik. Onları karada ve denizde taşıdık. Onları temiz rızklarla rızıklandırdık. Yarattığımız şeylerin çoğuna onları üstün kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz Ademoğlunu yücelttik; onları karada ve denizde (çeşitli araçlarla) taşıdık, temiz, güzel şeylerden rızıklandırdık çoğundan üstün kıldık.

Ümit Şimşek

Gerçekten, Biz Âdem oğullarına şerefli bir makam verdik; onları karada ve denizde taşıdık; onları hoş ve temiz nimetlerle rızıklandırdık; yarattıklarımızın birçoğundan da onları ziyadesiyle üstün kıldık.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz, ademoğullarını onur ve üstünlükle donattık, onları karada ve denizde binitlerle yükledik. Onları, güzel ve temiz rızıklarla besledik. Ve onları, yarattıklarımızın birçoğundan üstün kıldık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Adəm oğullarını hörmətli etdik, onları quruda və dənizdə minik üstündə daşıdıq, onlara pak ruzilər verdik və onları yaratdıqlarımızın çoxundan xeyli üstün elədik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz, Adəm övladını şərəfli və hörmətli elədik, onları suda və quruda (gəmilərə, heyvanlara və başqa nəqliyyat vasitələrinə) mindirib sahib etdik, özlərinə (cürbəcür neʼmətlərdən) təmiz ruzi verdik və onları yaratdığımız məxluqatın çoxundan xeyli üstün etdik. (İnsan şüur, nitq qabiliyyəti, gözəl surət, boy-buxun, əllə yemək və s. bu kimi məziyyətlərinə görə həmişə Allaha şükür edib yalnız Ona tapınmalı, Rəbbinə heç bir şərik qoşmamalıdır!)

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben die Kinder Adams geehrt, haben sie über Land und Meer getragen, sie mit Gütern versorgt und sie vielen Geschöpfen vorgezogen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, Wir haben die Kinder Adams geehrt und sie über Land und Meer getragen und sie mit guten Dingen versorgt und sie ausgezeichnet eine Auszeichnung vor jenen vielen, die Wir erschaffen haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits verliehen WIR den Kindern Adams Würde, ließen sie auf dem Lande und auf dem Meer tragen, gewährten ihnen Rizq von den Tay-yibat und begünstigten sie gegenüber vielen von denjenigen, die WIR erschufen, in klarer Begünstigung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have honoured the Adamites and We provided them with means of transportation to carry them on land and at sea and We provisioned them with the good wholesome victuals and We placed them in a class distinctly above many of Our creatures and We ascribed to them distinguished attributes. We furnished them with powers of the mind -the will, the reason and the perception of truth or fact, theoretical and practical understanding of art, science, language- and many other faculties.

Abdul Haleem

We have honoured the children of Adam and carried them by land and sea; We have provided good sustenance for them and favoured them specially above many of those We have created.

Abdullah Yusuf Ali

We have honoured the sons of Adam; provided them with transport on land and sea; given them for sustenance things good and pure; and conferred on them special favours, above a great part of our creation.

Abul A'la Maududi

Indeed, We honoured the progeny of Adam, and bore them across land and sea and provided them with good things for their sustenance, and exalted them above many of Our creatures.

Aisha Bewley

We have honoured the sons of Adam and conveyed them on land and sea and provided them with good things and favoured them greatly over many We have created.

Al-Hilali & Khan

And indeed We have honoured the Children of Adam, and We have carried them on land and sea, and have provided them with At-Tayyibât (lawful good things), and have preferred them above many of those whom We have created with a marked preferment.

Ali Quli Qarai

Certainly We have honoured the Children of Adam, and carried them over land and sea, and provided them with all the good things, and given them an advantage over many of those We have created with a complete preference.

Amatul Rahman Omar

And most surely We have made the Children of Adam greatly honoured and have carried them over land and sea, and We have provided them with good and pure things and have distinctly exalted them far above most of Our creation.

Arthur John Arberry

We have honoured the Children of Adam and carried them on land and sea, and provided them with good things, and preferred them greatly over many of those We created.

Bijan Moeinian

See how I have honored the children of Adam, carried them on land and sea, provided them with pure eatables, and given them superiority over many of My creatures.

E. Henry Palmer

But, we have been gracious to the children of Adam, and we have borne them by land and sea, and have provided them with good things, and have preferred them over many that we have created.

Edip-Layth

We have honored the Children of Adam and carried them in the land and the sea, and We have provided for them of the good things, and We have preferred them over many of those We created.

George Sale

And now have We honoured the children of Adam by sundry peculiar privileges and endowments; and We have given them conveniencies of carriage by land and by sea, and have provided food for them of good things; and We have preferred them before many of our creatures which We have created, by granting them great prerogatives.

Hamid S. Aziz

But We have been gracious to the children of Adam, and We have borne them by land and sea, and have provided them with good things, and have preferred them over many that We have created.

Mahmoud Ghali

And indeed We have already honored the Seeds (Or: sons) of Adam and carried them on land and sea, (Literally: in the land the sea) and provided them of the good (things), and graced them over many of whom We created with marked graciousness.

Marmaduke Pickthall

Verily we have honoured the Children of Adam. We carry them on the land and the sea, and have made provision of good things for them, and have preferred them above many of those whom We created with a marked preferment.

Mohamed Ahmed - Samira

Indeed We have honoured the children of Adam, and carried them over land and sea, provided them with good things for their sustenance, and exalted them over many of Our creatures.

Muhammad Asad

NOW, INDEED, We have conferred dignity on the children of Adam, and borne them over land and sea, and provided for them sustenance out of the good things of life, and favoured them far above most of Our creation:

Mustafa Khattab

Indeed, We have dignified the children of Adam, carried them on land and sea, granted them good and lawful provisions, and privileged them far above many of Our creatures.

Progressive Muslims

And We have honoured the Children of Adam and carried them in the land and the sea, and We have provided for them of the good things, and We have preferred them over many of those We created in a marked preference.

Sahih International

And We have certainly honored the children of Adam and carried them on the land and sea and provided for them of the good things and preferred them over much of what We have created, with [definite] preference.

Sam Gerrans

We have honoured the children of Adam, and carried them on land and sea, and provided them with good things, and preferred them greatly above many of those We created.

Shabbir Ahmed

Now indeed, We have conferred dignity on the children of Adam (as a birth right, regardless of where the child is born). And provided them with transport on land and sea and given them decent things of life. And We have favored the humans far above a great many of Our creation.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have honored the children of Adam; And We have provided them with transport on land and sea; And We have provided them with good and pure things for livelihood; And given them Special favors, over and above a great part of Our Creation.

Taqi Usmani

And We bestowed dignity on the children of ’Ādam and provided them with rides on the land and in the sea, and provided them with a variety of good things and made them much superior to many of those whom We have created.

The Monotheist Group

And We have honored the Children of Adam and carried them in the land and the sea, and We have provided for them of the good things, and We have preferred them over many of those We created in a marked preference.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Nous avons honoré les fils dʹAdam. Nous les avons transportés sur terre et sur mer, leur avons attribué de bonnes choses comme nourriture, et Nous les avons nettement préférés à plusieurs de Nos créatures.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, Me ademî xwedanrûmet û rêzdar kirin û Me ew li bejahî û deryayê (li wasîteyên cur bi cur) siwar kirin û Me ew bi tiştên pak û xweş risqdar kirin û Me ew di ser gelek mexlûqên xwe re çêtir girtine.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben de kinderen van Adam geëerd en Wij hebben hen op het vasteland en de zee gedragen en Wij hebben met goede dingen in hun onderhoud voorzien en Wij hebben hen duidelijk verkozen boven velen van hen die Wij geschapen hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij hebben de kinderen van Adam met onderscheidene bijzondere voorrechten en gunsten vereerd; wij droegen hen ter land en ter zee en hebben hen van goed voedsel voorzien, en wij hebben hen de voorkeur gegeven boven velen der schepselen welke wij hebben geschapen, door hun groote voorrechten te verleenen.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben de kinderen van Adam geëerd. Wij brachten hen op het land en op de zee. Wij gaven hun levensonderhoud van het goede en Wij bevoorrechtten hen met een privilege boven vele van de andere schepsels die Wij hebben geschapen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И уже Мы почтили потомков Адама (даровав им разум и посылая к ним пророков) и носили Мы их на суше и на море [подчинили им животных и суда], и наделили их благами [плодами, злаками, молоком,...], и даровали им большое преимущество пред многими, которых Мы создали.

Rusça — Osmanov

Несомненно, Мы даровали почет сынам Адама и по Нашей воле они передвигались по земле и морю, Мы наделили их благами и дали им явное превосходство над другими тварями.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

VI HAR sannerligen visat Adams söner stor heder. Vi har gjort det möjligt för dem att färdas över land och hav och försörjt dem med god och hälsosam föda och gynnat dem framför många av de andra varelser som Vi har skapat.