Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَاِيتَٓائِ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

inne (a)llahe ye'muru bi l-ǎdli ve l-'iHsāni ve ītā'i ƶī l-ḳurbā ve yenhā ǎni l-feHşā'i ve l-munkeri ve l-beğyi yeǐZukum leǎllekum teƶekkerūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2اللّٰهَ(a)llaheAllah
3يَأْمُرُye'muruا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemreder
4بِالْعَدْلِbi l-ǎdliع د لAdil ve hakkaniyetli davranmak, eşitlik ve orantıyla hareket etmek, uygun şekilde düzenlemek, göreli büyüklüğe göre ayarlamak, adaleti tesis etmek, eşit tutmak, eşdeğer ödemek, doğru şekilde düzenlemek, düzeltmek, doğru yoldan sapmak, yan çizmek, yoldan çıkmak. adlun - adalet, hakkaniyet, doğruluk, karşılık, fidye, eşdeğer, tazminat, onun yerine.adaleti
5وَالْاِحْسَانِve l-'iHsāniح س نYakışıklı olmak, iyi olmak, iyi/güzel/hoş/memnun edici görünmek, mükemmel olmak, bir şeyi iyi veya güzel yapmak/kılmak, bir şeyi güzelleştirmek/süslemek/bezemek, iyilikte çabalamak veya rekabet etmek, iyi yapmak veya iyi davranmak, bir kişiye karşı iyilikle veya hoş bir şekilde davranmak, bir kişiye fayda veya faydalar sağlamak, bir kişiyle nazik davranmak, bir şeyi iyi bilmek, kendini güzelleştirmek/süslemek/bezemek, bir kişiyi iyi/güzel/hoş olarak görmek/saymak/değerlendirmek.ve ihsanı
6وَاِيتَٓائِve ītā'iا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekve vermeyi
7ذِيƶī
8الْقُرْبٰىl-ḳurbāق ر بYakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a yaklaştıran dindar işler ve iyi ameller, yaklaşmak için aranan araçlar. Qaribun - gece, yakında (zaman veya mekân olarak). Min qaribin - kısa süre sonra. Qurba - yakınlık, akrabalık. Qurban - kurban, Allah için yapılan sunu, Allah'a ulaşma aracı. Aqrabu - daha yakın, en yakın. Aqrabun - akrabalar, hısımlar, en yakın akrabalar. Qarrab (fiil 2) - önüne koymak, yakınlaştırmak, sunmak, kurban etmek. Muqarrabun (çoğul maqarrabuna) - yaklaşmasına izin verilen veya yakınlaştırılan kişi.akrabaya
9وَيَنْهٰىve yenhāن ه يEngellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmakve meneder
10عَنِǎni
11الْفَحْشَاءِl-feHşā'iف ح شAşırı/ölçüsüz/muazzam/fahiş/gereğinden fazla/ölçüsüz olmak, iğrenç/kötü/şer/yakışıksız/ahlaksızlık/iğrenç, müstehcen/kaba/açık saçık, yasak olan aşırılığı işlemek, sınırları/limitleri aşmak, açgözlü, zina/fuhuş.edepsizlikten
12وَالْمُنْكَرِve l-munkeriن ك رHoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamakve fenalıktan
13وَالْبَغْيِve l-beğyiب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakve azgınlıktan
14يَعِظُكُمْyeǐZukumو ع ظÖğüt vermek, nasihat etmek, vaaz vermek, tavsiyede bulunmak, uyarmak, ödül veya ceza bahsederek kalbi yumuşatması gereken şeyleri hatırlatmak, iyi tavsiye veya öğüt vermek, işlerin sonucunu hatırlatmak, tövbe ve ıslaha yönlendiren öğütler vermek.size böyle öğüt verir
15لَعَلَّكُمْleǎllekumumulur ki
16تَذَكَّرُونَteƶekkerūneذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermeköğüt alırsınız (diye)

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, adâleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki Allah, adâleti, lütuf ve keremde bulunmayı ve yakınlara ihtiyaçları olan şeyleri vermeyi emreder ve çirkin olan, kötü görünen şeylerle haksızlığı nehyeder; öğüt alasınız diye de size öğüt vermededir.

Adem Uğur

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki Allah, hakkını vermeyi, ihsanı (iyilik yapmayı) ve yakınlara cömert olmayı hükmeder. . . Fahşadan (nefsani davranışlardan), münkerden (imanın gereklerine ters düşen fiillerden) ve bagiyden (zulüm ve hakka tecavüz) nehyeder. . . Düşünüp değerlendirmeniz için öğüt veriyor.

Ahmet Tekin

Allah adâletli, mûtedil davranmayı, adâleti gerçekleştiren, hak sahibine hakkını sağlayan, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderler, idareciler, askerî erkân ve müslümanlar olmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Meşrû olmayan şehevî fiilleri, gayri meşrû ilişkileri, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı, şeriatın suç saydığı ve haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği şeyleri, haksızlığı, saldırıyı, baskı ve zulmü, bozgunculuğu, şeriata karşı çıkmayı, kural tanımamayı, bunların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapmayı yasaklayarak, önleyici tedbirler alarak kamu güvenliği sağlar. Size, düşünüp ibret almanıza vesile olur diye öğüt veriyor, sorumluluklarınızı hatırlatıyor, uyarıyor.

Ahmet Varol

Şüphesiz Allah adaleti, ihsanı ve yakınlara vermeyi emreder, hayasızlıktan, kötülükten ve zorbalıktan da nehyeder. Olur ki öğüt alırsınız diye size öğüt veriyor.

Ali Bulaç

Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Ali Fikri Yavuz

Muhakkak ki Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emrediyor. Zinadan, fenalıklardan ve insanlara zulüm yapmaktan da nehyediyor. Size böyle öğüd veriyor ki, benimseyip tutasınız. (ADÂLET: Her şeyi yerli yerine koymak demektir. Zulmün zıddıdır. Her hakkın başı, Allah hakkı olduğundan ona ortak koşmamak, tevhide iman etmek esastır. Bundan sonra ilâhi ölçülere göre her şeyin hakkını vermek adalettir. İHSAN: Farzları yerine getirmek, Allah’ı görür gibi kendisine ibadet etmek, bir şeyi güzel ve iyi yapmak mânâlarına gelir.)

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Allah, adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara yardım etmeyi zorunlu yapmıştır. Sağtöreye uygun olmayan edimler yapılmasını, kötülüğü ve azgınlığı yasaklamıştır. Size öğüt veriyor; belki öğüt alırsınız diye.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, Allah adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder; yüz kızartıcı işleri, fenalığı ve azgınlığı yasaklar. O, düşünüp öğüt alasınız diye size öğüt veriyor.

Bekir Sadak

Allah suphesiz adaleti, iyilik yapmayi, yakinlara bakmayi emreder; hayasizligi, fenaligi ve haddi asmayi yasak eder. tutasiniz diye size ogut verir.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki Allah, adaleti, iyiligi, yakınlardan (ihtiyaç sahiplerine) vermeyi emreder. Her türlü hayâsızlığı, (aklın, örfün ve şer'in hoş görmediği) kötülüğü ve her çeşit (haksız) tecâvüzü men'eder. Dinleyip düşünesiniz, düşünüp anlayasınız diye size öğüt verir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.

Diyanet İşleri

Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Diyanet İşleri (eski)

Allah şüphesiz adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara bakmayı emreder; hayasızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı yasak eder. Tutasınız diye size öğüt verir.

Diyanet Vakfi

Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz ki Allah, size adaleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Haberiniz olsun ki Allah, size adaleti, iyi davranmayı ve yakınlara yardımda bulunmayı emrediyor; hayasızlığı, fenalığı ve azgınlığı yasaklıyor; dinleyip anlayıp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Haberiniz olsun ki Allah size adli, ihsanı ve yakınlığı olana atayı emrediyor ve fuhşiyyattan, münkerden, bagiyden nehyediyor, size va'zediyor ki dinleyip anlayıp tutasınız

Erhan Aktaş

Allah; adaleti, ihsanı ve yakınlarınızda olanlara yardım etmeyi, buyurmakta; fahşadan, münkerden ve beğyiden men etmektedir. İyice anlayıp tutmanız için size öğüt veriyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah; adaleti, ihsanı ve yakınlarınızda olanlara yardım etmeyi, buyurmakta; fahşadan, münkerden ve beğyiden men etmektedir. İyice anlayıp tutmanız için size öğüt veriyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah, adil olmayı, iyilik yapmayı ve yakınlarınızda olanlara yardım etmeyi emreder. Haddi aşmaktan, kötülük ve zorbalık yapmaktan men eder. Umulur ki bu uyarıdan öğüt alırsınız.

Fizilal-il Kuran

Allah size adaleti, iyiliği, akrabalara yardım etmeyi emreder. Çirkin davranışları ve iğrençlikleri yasaklar. Sözünü tutasınız diye O, size öğüt verir.

Gültekin Onan

Şüphesiz Tanrı, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi buyurur; çirkin utanmazlıklardan (fahşadan), münkerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Hamdi Döndüren

Kuşkusuz, Allah, adaletli davranmayı, iyilik yapmayı ve yakınlara vermeyi emreder, her türlü hayasızlığı, kötülüğü ve zulmü ise yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye, size böylece öğüt verir.

Hasan Basri Çantay

Şübhesiz ki Allah adaleti, iyiliği, (hususiyle) akrabaya (muhtac oldukları şeyleri) vermeyi emr eder. Taşkın kötülük (ler) den, münkerden, zulm ve tecebbürden nehyeder. Size (bu suretle) öğüd verir ki iyice dinleyib ve anlayıb tutasınız.

Hasib Asutay

Şüphesiz Allah, adaleti, iyiliği ve akrabaya yardım etmeyi emreder, çirkin işleri, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (30) (30. İbn Mesud (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Kur'an-ı Kerim'de hayrı ve şerri derli toplu anlatan âyet budur.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki Allah, adâleti, iyiliği ve akrabâya (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emreder; fuhşiyâttan, kötülükten ve azgınlıktan da men' eder. İbret alasınız diye size(Allah, böyle) nasîhat eder.

İbni Kesir

Muhakkak ki Allah; adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, fenalığı ve taşkınlığı ise yasaklar. Tezekkür edesiniz diye size öğüt verir.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Allah adaleti, iyiliği, akrabaya yardım etmeyi emreder; çirkinliği, fenalığı ve azgınlığı da yasaklar. (O, gerçekleri) hatırlayasınız diye size öğüt vermektedir.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Allah adaleti ve iyilik yapmayı, yakınlara karşı cömert olmayı emredip utanç verici ve arsızca olanı, akıl ve sağduyuya aykırı olanı ve azgınlığı, taşkınlığı yasaklıyor; ve size (böyle tekrar tekrar) öğüt veriyor ki, böylece (bütün bunları) belki aklınızda tutarsınız.

Mustafa İslamoğlu

Hiç şüphe yok ki Allah adil davranmayı, iyilik yapmayı ve yakınlara karşı cömert olmayı emreder; ve her türlü utanç verici hayasızlığı, selim akla ve sağduyuya aykırı çirkinliği ve sınırları hiçe sayan taşkınlık ve azgınlığı yasaklar: size (bu) öğütleri verir ki, sorumluluklarınızı aklınızda tutabilesiniz.

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak ki, Allah Teâlâ adâleti, iyiliği ve karabet sahiplerine (muhtaç oldukları şeyleri) vermeyi emrediyor ve fuhşiyattan, münkerden, hukuka tecavüzden de nehyediyor. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Ömer Öngüt

Muhakkak ki Allah adaleti, iyilik yapmayı, akrabaya yardım etmeyi emreder. Hayâsızlığı, fenalığı ve haddi aşmayı da yasak eder. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.

Suat Yıldırım

Allah adaleti, hatta adaletten de fazla olarak ihsanı, en güzel davranışı ve muhtaç oldukları şeyleri yakınlara vermeyi emreder. Hayasızlığı, çirkin işleri, zulüm ve tecavüzü yasaklar. Düşünüp tutasınız diye size öğüt verir.

Süleyman Ateş

Allah adaleti, ihsanı, akrabaya vermeyi emreder, fahşa(edepsizlikten)dan, münker(fenalık)den ve bağy(azgınlık)den meneder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir.

Süleymaniye Vakfı

Allah; adil olmayı, güzel davranmayı ve yakınlara (hakları olanı) vermeyi emrediyor. Cinsel günahları, kötü şeyleri ve hakka tecavüzü de yasaklıyor. O, bilginizi kullanasınız diye size öğüt veriyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, adaleti, güzel davranışı, yakınlara veren el olmayı emreder. Çirkinliği, kötülüğü ve aşırılıkları yasaklar. Allah size öğüt verir, belki bilginizi kullanırsınız.

Şaban Piriş

Allah, adaleti, iyiliği ve yakınlara vermeyi emreder. Ahlaksızlığı, kötülüğü ve taşkınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye size öğüt verir.

Tefhim-ul Kuran

Şüphe yok Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara vermeyi emreder; çirkin utanmazlıklardan (fahşâdan), kötülüklerden ve zorbalıklardan sakındırır. Size öğüt vermektedir, umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz.

Ümit Şimşek

Allah adaleti, iyiliği, akrabaya ikramı emreder; fuhşiyatı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Düşünesiniz diye O size böyle öğüt veriyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Şu bir gerçek ki Allah; adaleti, iyi ve güzel davranmayı, akrabaya vermeyi emreder. Tüm pisliklerden/edepsizliklerden, kötülükten, azgınlık, doymazlık ve kıskançlıktan yasaklar. Düşünüp ibret alırsınız ümidiyle size öğüt veriyor.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, Allah ədalətli olmağı, yaxşılıq etməyi və qohumlara haqqını verməyi əmr edir, iyrənc işlər görməyi, pis əməllər törətməyi və azğınlıq etməyi isə qadağan edir. O sizə öyüd-nəsihət verir ki, bəlkə düşünüb ibrət alasınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Gott gebietet, Gerechtigkeit walten zu lassen, das Gute zu tun und den Verwandten zu geben, und Er verbietet abscheuliche, rechtswidrige und unwürdige Taten. Er ermahnt euch, auf daß ihr nachdenken mögt.

Almanca — Der Edle Quran

Allah gebietet Gerechtigkeit, gütig zu sein und den Verwandten zu geben; Er verbietet das Schändliche, das Verwerfliche und die Gewalttätigkeit. Er ermahnt euch, auf daß ihr bedenken möget.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Allah gebietet, gerecht (zu handeln), uneigennützig Gutes zu tun und freigebig gegenüber den Verwandten zu sein; und Er verbietet, was schändlich und abscheulich und gewalttätig ist. Er ermahnt euch; vielleicht werdet ihr die Ermahnung annehmen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ALLAH gebietet Gerechtigkeit, Ihsan und den Verwandten gegenüber Freigebigkeit, und verbietet Verwerfliches, Mißbilligtes und unrechtmäßige Aggression. ER ermahnt euch, damit ihr euch besinnt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Allah enjoins justice and deeds of wisdom and piety, and benevolence to those of your kindred who are in need. And He forbids all that is wrongful and obscene, all that is offensive and excites disgust and unwarranted severe course of action. He exhorts you and urges you to what is good and laudable, that you may hopefully heed.

Abdul Haleem

God commands justice, doing good, and generosity towards relatives and He forbids what is shameful, blameworthy, and oppressive. He teaches you, so that you may take heed.

Abdullah Yusuf Ali

Allah commands justice, the doing of good, and liberality to kith and kin, and He forbids all shameful deeds, and injustice and rebellion: He instructs you, that ye may receive admonition.

Abul A'la Maududi

Surely Allah enjoins justice, kindness and the doing of good to kith and kin, and forbids all that is shameful, evil and oppressive. He exhorts you so that you may be mindful.

Aisha Bewley

Allah commands justice and doing good and giving to relatives. And He forbids indecency and doing wrong and tyranny. He warns you so that hopefully you will pay heed.

Al-Hilali & Khan

Verily, Allâh enjoins Al-‘Adl (i.e. justice and worshipping none but Allâh Alone - Islâmic Monotheism) and Al-Ihsân [i.e. to be patient in performing your duties to Allâh, totally for Allâh’s sake and in accordance with the Sunnah (legal ways) of the Prophet صلى الله عليه وسلم in a perfect manner], and giving (help) to kith and kin[1] (i.e. all that Allâh has ordered you to give them e.g., wealth, visiting, looking after them, or any other kind of help), and forbids Al-Fahshâ’ (i.e all evil deeds, e.g. illegal sexual acts, disobedience of parents, polytheism, to tell lies, to give false witness, to kill a life without right), and Al-Munkar (i.e all that is prohibited by Islâmic law: polytheism of every kind, disbelief and every kind of evil deeds), and Al-Baghy (i.e. all kinds of oppression). He admonishes you, that you may take heed.

Ali Quli Qarai

Indeed Allah enjoins justice and kindness and generosity towards relatives, and He forbids indecency, wrong, and aggression. He advises you, so that you may take admonition.

Amatul Rahman Omar

Allâh enjoins justice and the doing of good to others and giving like kindred and He forbids indecencies and manifest evil and transgression. He admonishes you that you may take heed and attain eminence.

Arthur John Arberry

Surely God bids to justice and good-doing and giving to kinsmen; and He forbids indecency, dishonour, and insolence, admonishing you, so that haply you will remember.

Bijan Moeinian

God orders you to be just, charitable, and kind treatment of your folks. God forbids indecencies, evil deeds and violating the others’ rights. Thus, He instructs you so that you may mind.

E. Henry Palmer

Verily, God bids you do justice and good, and give to kindred (their due), and He forbids you to sin, and do wrong, and oppress; He admonishes you, haply ye may be mindful!

Edip-Layth

God orders justice and goodness, and that you shall help your relatives, and He forbids from evil, vice, and transgression. He warns you that you may remember.

George Sale

Verily God commandeth justice, and the doing of good, and the giving unto kindred what shall be necessary; and He forbiddeth wickedness, and iniquity, and oppression: He admonisheth you that ye may remember.

Hamid S. Aziz

Verily, Allah commands justice, the doing of good (kindness, benevolence), and liberality to kindred, and He forbids all shameful deeds (lewdness, abomination, perversity) and wickedness (wrong, injustice, oppression, rebellion); He exhorts you that per chance (or possibly) you may be mindful.

Mahmoud Ghali

Surely Allah commands to justice and fairness and bringing (charity) to a near kinsman, and He forbids obscenity and maleficence and iniquity. He admonishes you that possibly you would be mindful.

Marmaduke Pickthall

Lo! Allah enjoineth justice and kindness, and giving to kinsfolk, and forbiddeth lewdness and abomination and wickedness. He exhorteth you in order that ye may take heed.

Mohamed Ahmed - Samira

Verily God has enjoined justice, the doing of good, and the giving of gifts to your relatives; and forbidden indecency, impropriety and oppression. He warns you so that you may remember.

Muhammad Asad

BEHOLD, God enjoins justice, and the doing of good, and generosity towards [one's] fellow-men; and He forbids all that is shameful and all that runs counter to reason, as well as envy; [and] He exhorts you [repeatedly] so that you might bear [all this] in mind.

Mustafa Khattab

Indeed, Allah commands justice, grace, as well as generosity to close relatives. He forbids indecency, wickedness, and aggression. He instructs you so perhaps you will be mindful.

Progressive Muslims

God orders justice and goodness and that you shall help your relatives, and He deters from evil, vice, and transgression. He warns you that you may remember.

Sahih International

Indeed, Allah orders justice and good conduct and giving to relatives and forbids immorality and bad conduct and oppression. He admonishes you that perhaps you will be reminded.

Sam Gerrans

God commands justice, and good conduct, and giving to relatives, and forbids sexual immorality, and perversity, and sectarian zealotry. He admonishes you, that you might take heed.

Shabbir Ahmed

Verily, Allah enjoins (the Permanent Values in this Book that you): Uphold Justice. Benefit humanity. Give to your family, relatives (and fellow-men). Stay away from all that is shameful and immodest. Shun everything that runs counter to reason. Do not withhold your wealth and resources just for yourself. Guard yourself against envy. Do not create rebellion in the society. ('Fahasha', 'Munkar' and 'Baghii' include the last five meanings). And He admonishes you repeatedly that you bear all this in mind.

Syed Vickar Ahamed

Verily, Allah commands Justice, the acts of kindness, and generosity towards relatives, and He forbids all shameful (immoral) deeds, injustice and rebellion: He instructs you, that you may receive guidance.

Taqi Usmani

Allah enjoins to do justice and to adopt good behavior and to give relatives (their due rights), and forbids shameful acts, evil deeds and oppressive attitude. He exhorts you, so that you may be mindful.

The Monotheist Group

God orders justice and goodness and that you shall help your relatives, and He prohibits immorality and vice and transgression. He warns you that you may remember.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes, Allah commande lʹéquité, la bienfaisance et lʹassistance aux proches. Et Il interdit la turpitude, lʹacte répréhensible et la rébellion. Il vous exhorte afin que vous vous souveniez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê, bi dadiyê, qencîkariyê û xêrpêkirina li eqrebeyan ferman dike û bêrêtiyê, kirêtî û zêdegaviyê li we qedexe dike. Xwedê li we şîret dike da qene hûn bifikirin û jê şîretê wergirin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, God beveelt rechtvaardigheid en weldadigheid, en het geven aan verwanten wat noodig is; en hij verbiedt zonde, onrechtvaardigheid en verdrukking: hij waarschuwt u, opdat gij zoudt overwegen.

Hollandaca — Siregar

Allah beveelt rechtvaardigheid en het goede en het geven aan de verwanten en Hij verbiedt de zedeloosheid en het verwerpelijke en de opstandigheid. Hij onderricht jullie, hopelijk zullen jullie je laten vermanen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Аллах повелевает (Своим рабам) (придерживаться) справедливости (как по отношению к Нему [[Справедливость по отношению к Аллаху выражается в признании Его, как Единственного Бога и отстранении от многобожия.]] Самому) (и также по отношению к Его рабам [[Справедливость по отношению к рабам Аллаха выражается том, что не нарушать право каждого из них.]]), (проявлять) искреннее благодеяние (как по отношению к Нему [[Искреннее благодеяние (ихсан) по отношению к Аллаху выражается в признании только Его богом и исполнении того, что Он повелел так, как Он это узаконил.]] Самому) (и также по отношению к Его рабам [[Искреннее благодеяние (ихсан) по отношению к рабам Аллаха выражается в благодеянии по отношению к ним, как словами, так и делами.]]) и (давать) дары родственнику [родственникам] (что является благочестием к ним и поддержкой родственных отношений); и Он удерживает от мерзости [плохих слов и дел], неодобряемого [всего того, чем Он не доволен] и злодеяния (по отношению к людям). Он увещевает вас, чтобы вы помнили (повеления Аллаха) (и исполняли их)!

Rusça — Osmanov

Воистину, Аллах велит вершить справедливость, добрые деяния и одаривать родственников. Он запрещает непристойные и предосудительные деяния и беззаконие. Он наставляет вас, - быть может, вы последуете совету.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

GUD befaller att rätt och rättvisa skall råda (människor emellan och befaller dem) att göra gott och att vara givmilda mot de närmaste, och Han förbjuder alla skamlösa handlingar och allt som strider mot rimlighet och förnuft och allt som innebär en kränkning av andras rätt. Han förmanar och varnar er, för att ni skall lägga det på hjärtat.