Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

وَتَحْمِلُ اَثْقَالَكُمْ اِلٰى بَلَدٍ لَمْ تَكُونُوا بَالِغِيهِ اِلَّا بِشِقِّ الْاَنْفُسِ اِنَّ رَبَّكُمْ لَرَؤُ۫فٌ رَحِيمٌ

ve teHmilu eṧḳālekum ilā beledin lem tekūnū bāliğīhi illā bi şiḳḳi l-enfusi inne rabbekum le ra'ūfun raHīmun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَتَحْمِلُve teHmiluح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmekve taşırlar
2اَثْقَالَكُمْeṧḳālekumث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ağırlıklarınızı
3اِلٰىilā(uzak)
4بَلَدٍbeledinب ل دŞehir, kent, ülke, memleket, yurt, toprak, bölge, diyar, yöre, kasaba, vilayetşehirlere
5لَمْlem
6تَكُونُواtekūnūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmadığınız
7بَالِغِيهِbāliğīhiب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakvarıyor
8اِلَّاillādışında
9بِشِقِّbi şiḳḳiش ق قgeçmek, yol açmak, geçit açmak, bölmek, yarmak, kesmek, ayırmak, parçalamakzahmetler çekmek
10الْاَنْفُسِl-enfusiن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunancanlar(ınız)
11اِنَّinnedoğrusu
12رَبَّكُمْrabbekumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbiniz
13لَرَؤُ۫فٌle ra'ūfunر ا فMerhametli/nazik/şefkatli olmak, acımak, uzlaştırmak, şefkat, hoşgörülü, yumuşakçok şefkatlidir
14رَحِيمٌraHīmunر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.çok acıyandır

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Kendinize meşakkatler vererek ancak varabileceğiniz şehirlere de yüklerinizi taşırlar; şüphe yok ki Rabbiniz mutlaka esirgeyicidir, rahîmdir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Kendinize meşakkatler vererek ancak varabileceğiniz şehirlere de yüklerinizi taşırlar; şüphe yok ki Rabbiniz mutlaka esirgeyicidir, rahîmdir.

Adem Uğur

Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

Ahmed Hulusi

Yüklerinizi taşırlar; (onlarsız) meşakkatsiz ulaşamayacağınız pek çok yere ulaştırırlar! Muhakkak ki Rabbiniz, Rauf'tur, Rahıym'dir.

Ahmet Tekin

Bu hayvanlar, ancak güçlükle, meşakkatle varabileceğiniz uzak memleketlere, ağır yüklerinizi taşır. Rabbiniz çok şefkatli, engin merhamet sahibidir.

Ahmet Varol

Yüklerinizi iyice zorlanmadan (yahut canlarınızın yarısı tükenmeden) varamayacağınız yerlere ulaştırırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Ali Bulaç

Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

Ali Fikri Yavuz

Sizin ağırlıklarınızı da yüklenirler ve ancak can zahmeti ile varabileceğiniz bir beldeye de taşırlar. Muhakkak ki Rabbiniz Raûf’dur, Rahîm’dir (çok esirgeyicidir, çok merhametlidir).

Ali Rıza Safa

Zorluk çekmeden ulaşamayacağınız yörelere ağır yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Efendiniz, doğal olarak, Sevecendir; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Hayvanlar, kendi kendinize zor varacağınız şehirlere ağırlıklarınızı taşırlar. Doğrusu Rabbiniz affedicidir; merhamet sahibidir.

Bekir Sadak

Kendi kendinize zor varacaginiz memleketlere, yuklerinizi tasirlar. Dogrusu Rabbiniz sefkatlidir, merhametlidir.

Celal Yıldırım

Ağırlıklarınızı da yüklenirler de sizin ancak zor zahmet varabileceğiniz şehirlere kadar götürürler. Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli, çok kayıran, çok merhamet edendir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bu hayvanlar ancak kendinizi fazlasıyla yorarak ulaşabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşır. Kuşkusuz rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri

Onlar ağırlıklarınızı, sizin ancak zorlukla varabileceğiniz beldelere taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Diyanet İşleri (eski)

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere, yüklerinizi taşırlar. Doğrusu Rabbiniz şefkatlidir, merhametlidir.

Diyanet Vakfi

Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, ancak güçlüklere katlanarak varabileceğiniz bir memlekete taşırlar. Şüphesiz Rabbiniz çok şefkatli, pek merhametlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu hayvanlar, ancak güçlükle varabileceğiniz bir memlekete yüklerinizi taşır. Rabbiniz, şüphesiz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ağırlıklarınızı da yüklenir, yarı can olmadan varamayacağınız memleketlere kadar götürürler. Şüphesiz Rabbiniz, çok şefkatli, çok merhametlidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ağırlıklarınızı da yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamıyacağınız beldelere kadar götürürler, her halde rabbınız size çok re'fetli, çok merhametli

Erhan Aktaş

Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Fizilal-il Kuran

Bu hayvanlar, ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatli ve merhametlidir.

Gültekin Onan

Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

Hamdi Döndüren

Bu hayvanlar sizin ağırlıklarınızı, büyük güçlükle ulaşabileceğiniz yerlere taşırlar. Gerçekten Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametli olandır.

Hasan Basri Çantay

Onlar sizin ağırlıklarınızı yüklenir (ler), yarı canınız tükenmeden varamayacağınız bir memlekete (sizi) götürür (ler). Şüphesiz ki Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhamet edicidir.

Hasib Asutay

Onlar ağırlıklarınızı (yüklerinizi) sizin ancak zorlukla varabileceğiniz memlekete taşırlar. Şüphesiz rabbiniz çok esirgeyendir, çok bağışlayandır.

Hayrat Neşriyat

Hem (bunlar sizi ve) yüklerinizi öyle bir beldeye taşır(lar) ki, (onlar olmasaydı)oraya nefislerin(izin) ancak çok meşakkat çekmesiyle varabilirdiniz. Şübhesiz ki Rabbiniz, elbette Raûf (çok şefkat eden)dir, Rahîm (çok merhamet eden)dir.

İbni Kesir

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Muhakkak ki Rabbınız; Rauf'tur, Rahim'dir.

Mehmet Okuyan

(O hayvanlar) yüklerinizi, (büyük) güçlüklere katlanmadan ulaşamayacağınız şehir(ler)e taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz elbette çok şefkatlidir, çok merhametlidir.

Muhammed Esed

Kendinizi büyük sıkıntılara sokmadan varamayacağınız nice yerlere yükünüzü onlar taşır. Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.

Mustafa İslamoğlu

Kendinizi sıkıntıya sokmadan ulaşamayacağınız nice mekanlara yüklerinizi onlar taşır. İyi bilin ki Rabbiniz gerçekten çok şefkatli, pek merhametlidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve sizin ağırlıklarınızı yüklenirler, bir beldeye kadar ki, siz o beldeye bir meşakkat-i nefsiye olmaksızın kavuşacak olamazsınız, şüphe yok ki, Rabbiniz elbette çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.

Ömer Öngüt

Kendi kendinize zor varacağınız memleketlere yüklerinizi taşırlar. Şüphesiz ki Rabbiniz çok şefkatli ve pek merhametlidir.

Suat Yıldırım

Bunlar yüklerinizi taşırlar; öyle uzak diyarlara kadar götürürler ki, onlar olmaksızın, son derece zahmet ve meşakkat çekmeden varamazdınız oralara. Gerçekten, bunları size âmade kılan Rabbiniz pek şefkatlidir, rahmet ve ihsanı boldur.

Süleyman Ateş

Ağırlıklarınızı öyle (uzak) şehirlere taşırlar ki, (onlar olmasa) canlar(ınız), büyük zahmetler çekmeden oraya varamazdınız. Doğrusu Rabbiniz, çok şefkatli, çok acıyandır.

Süleymaniye Vakfı

Yüklerinizi öyle yerlere taşırlar ki yorgunluktan canınız çıkmadan oralara varamazsınız. Rabbiniz elbette çok şefkatlidir, ikramı da boldur.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yüklerinizi öyle yere taşırlar ki yarı canınız gitmeden siz oralara varamazsınız. Rabbiniz çok şefkatlidir ve ikramı boldur.

Şaban Piriş

Çok güçlükle varabileceğiniz bir beldeye yüklerinizi taşırlar. İşte Rabbiniz, böyle şefkatli ve merhametlidir.

Tefhim-ul Kuran

Kendisine ulaşmadan canlarınızın yarısının telef olacağı şehirlere onlar, ağırlıklarınızı da taşımaktadırlar. Şüphesiz sizin Rabbiniz şefkatli ve merhametlidir.

Ümit Şimşek

Onlar, kendinizi zora sokmadan ulaşamayacağınız uzak beldelere yüklerinizi de taşırlar. Hiç şüphe yok ki Rabbiniz çok şefkatli, çok merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve ağırlıklarınızı yüklenir, canlarınızın yarısını tüketmeden varamayacağınız beldelere kadar taşırlar. Hiç kuşkusuz, Rabbiniz gerçekten Rauf'tur, çok acıyıp esirger; Rahim'dir, sınırsızca merhamet eder.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar yüklərinizi, özünüzün çətinliklə apara biləcəyiniz bir ölkəyə daşıyırlar. Həqiqətən də, Rəbbiniz Şəfqətlidir, Rəhmlidir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar sizin yüklərinizi özünüzü yormadan çata bilməyəcəyiniz bir ölkəyə (bir yerdən başqa yerə) daşıyarlar. Həqiqətən, Rəbbin şəfqətlidir, mərhəmətlidir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es trägt eure schweren Lasten zu dem einen oder dem anderen Land, das ihr sonst nicht ohne große Mühe erreichen könnt. Euer Herr ist unermeßlich gütig und barmherzig.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie tragen eure Lasten in ein Land, das ihr (sonst) nur mit größter Mühe hättet erreichen können. Euer Herr ist wahrlich Gnädig und Barmherzig.

Almanca — M. A. Rassoul

und sie tragen eure Lasten in ein Land, das ihr nicht erreichen könntet, es sei denn mit großer Mühsal. Wahrlich, euer Herr ist Gütig, Barmherzig.

Almanca — Muhammad Zaidan

Auch tragen sie eure Lasten zu einer Ortschaft, die ihr sonst nur mit großer Anstrengung erreichen würdet. Gewiß, euer HERR ist zweifelsohne allgütig, allgnädig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they carry your burdens to a land you could not have reached but with hardship and severe toil. Allah, your Creator, is indeed Raufun (Compassionate) and Rahimun (Merciful).

Abdul Haleem

They carry your loads to lands you yourselves could not reach without great hardship––truly your Lord is kind and merciful––

Abdullah Yusuf Ali

And they carry your heavy loads to lands that ye could not (otherwise) reach except with souls distressed: for your Lord is indeed Most Kind, Most Merciful,

Abul A'la Maududi

and they carry your loads to many a place which you would be unable to reach without much hardship. Surely your Lord is Intensely Loving, Most Merciful.

Aisha Bewley

They carry your loads to lands you would never reach except with great difficulty. Your Lord is All-Gentle, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And they carry your loads to a land that you could not reach except with great trouble to yourselves. Truly, your Lord is full of Kindness, Most Merciful.

Ali Quli Qarai

And they bear your burdens to towns which you could not reach except by straining yourselves. Indeed your Lord is most kind and merciful.

Amatul Rahman Omar

And it is (these cattle) that carry your heavy loads to lands that you could never reach except by putting yourselves to great hardships. Indeed, your Lord is Most Compassionate, Ever Merciful.

Arthur John Arberry

and they bear your loads unto a land that you never would reach, excepting with great distress. Surely your Lord is All-clement, All-compassionate.

Bijan Moeinian

They carry your loads to the most difficult to reach places that otherwise you had to carry with the most pain. How kind and merciful of your Lord to have created them for you.

E. Henry Palmer

And they bear your heavy burdens to towns which ye could not otherwise reach, except with great wretchedness of soul;- verily, your Lord is kind and merciful.

Edip-Layth

They carry your loads to a place you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Kind, Compassionate.

George Sale

And they carry your burdens to a distant country, at which ye could not otherwise arrive, unless with great difficulty to yourselves; for your Lord is compassionate and merciful.

Hamid S. Aziz

And they bear your heavy burdens to lands which you could not otherwise reach, except with souls distressed; - verily, your Lord is Kind and Merciful.

Mahmoud Ghali

And they carry your heavy (burdens) to land you could not have reached excepting with arduous (effort) (Literally: arduous "effort upon yourselves). Surely your Lord is indeed Ever-Compassionate, Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

And they bear your loads for you unto a land ye could not reach save with great trouble to yourselves. Lo! your Lord is Full of Pity, Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

They carry your burdens to lands so distant you could not have reached without much hardship. Indeed your Lord is compassionate and kind.

Muhammad Asad

And they carry your loads to [many] a place which [otherwise] you would be unable to reach without great hardship to yourselves. Verily, your Sustainer is most compassionate, a dispenser of grace!

Mustafa Khattab

And they carry your loads to ˹distant˺ lands which you could not otherwise reach without great hardship. Surely your Lord is Ever Gracious, Most Merciful.

Progressive Muslims

And they carry your loads to a place you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Compassionate, Merciful.

Sahih International

And they carry your loads to a land you could not have reached except with difficulty to yourselves. Indeed, your Lord is Kind and Merciful.

Sam Gerrans

And they bear your loads to a land you could not have reached save with great trouble to yourselves; your Lord is kind and merciful.)

Shabbir Ahmed

They carry your loads to places you could not reach without much hardship. Verily, your Lord is Compassionate, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And they carry your heavy loads to a land where you could not (possibly) go except with considerable pain to (your bodies and) selves: Truly, your Lord is Most Kind (Ra'uf), Most Merciful (Raheem).

Taqi Usmani

And they carry your loads to a city where you were not able to reach without putting yourselves to arduous labor. Surely, your Lord is Very-Kind, Very-Merciful.

The Monotheist Group

And they carry your loads to a land that you would not have been able to reach except with great strain. Your Lord is Compassionate, Merciful.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils portent vos fardeaux vers un pays que vous nʹatteindriez quʹavec peine. Vraiment, votre Seigneur est Compatissant et Miséricordieux.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev terş, barên we yên giran ji welatekî digihînin welatekî din ku (eger ew nebûna) bêyî zehmetiyeke zêde we nedikariya bigihînin wê derê. Bêguman Xwedayê we xwedîşefqet e, dilovîn e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En het draagt jullie lasten naar een land dat jullie slechts met grote inspanning hadden kunnen bereiken. Jullie Heer is werkelijk vol mededogen en barmhartig.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij dragen uwe lasten naar eene verwijderde plaats, welke gij op geene andere wijze zoudt kunnen bereiken dan met groote moeielijkheid voor u zelven; want uw Heer is goedertieren en barmhartig.

Hollandaca — Siregar

En Zij dragen lasten voor jullie naar landen die jullie niet zonder moeilijkheden voor julliezelf konden bereiken. Voorwaar, jullie Heer is zeker Meest Genadig, Meest Barmhartig.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И переносят они [скот] ваши грузы в (такую) местность, которую бы вы не достигли без утомления самих себя (без использования животных). Поистине, Господь ваш – однозначно, сострадателен (и) милосерден (так как подчинил вам то, в чем вы нуждаетесь)!

Rusça — Osmanov

Они перевозят вашу поклажу в края, достичь которых вы могли бы только ценой телесных тягот. Воистину, Господь ваш - сострадательный, милосердный,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De bär bördor åt er till platser som ni (annars) inte skulle kunna nå utan stora ansträngningar. Er Herre, den Barmhärtige, ömmar sannerligen (för Sina tjänare)!