Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

وَلَقَدْ جَعَلْنَا فِي السَّمَاءِ بُرُوجًا وَزَيَّنَّاهَا لِلنَّاظِرِينَ

ve leḳad ceǎlnā fī s-semāi burūcen ve zeyyennāhā li n-nāZirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَقَدْve leḳadve andolsun
2جَعَلْنَاceǎlnāج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbiz yaptık
3فِي
4السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gökte
5بُرُوجًاburūcenب ر جKule, kasır, hisar, burç, köşk, çıkıntı, yüksek bina, gözcü kulesi, yüksek yer, zodyak burcu, yıldız kümesiburçlar
6وَزَيَّنَّاهَاve zeyyennāhāز ي نSüslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet.ve onu süsledik
7لِلنَّاظِرِينَli n-nāZirīneن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbakanlar için

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Andolsun ki gökte burçlar halkettik ve göğü, seyredenlere bezedik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Andolsun ki gökte burçlar halkettik ve göğü, seyredenlere bezedik.

Adem Uğur

Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz semada (beyinde) burçlar meydana getirdik (beyinde hakikat müşahedesini oluşturan özel alanlar {pineal gland} oluşturduk) ve ona ibretle bakanlar için (çeşitli özelliklerle) bezedik.

Ahmet Tekin

Andolsun, biz gökte bir takım burçlar planlayıp yerleştirdik. Göğü, baktığını görebilenler için süsledik.

Ahmet Varol

Andolsun, biz gökde burçlar oluşturduk ve onu bakanlar için süsledik.

Ali Bulaç

Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten biz, gökte burclar yarattık ve göğü, bakan kimseler için yıldızlarla süsledik;

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, gökte yıldız kümeleri yaptık ve seyredenler için onu süsledik.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten de biz gökyüzüne büyük takımyıldızları/burçlar serpiştirdik ve onları seyredenler için süsleyip bezedik.

Bekir Sadak

And olsun ki, gokte burclar meydana getirdik, onlari bakanlar icin donattik.

Celal Yıldırım

Şanıma and olsun ki, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için süsleyip (çekici görünümde) donattık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Andolsun biz gökte yıldız kümeleri oluşturduk ve seyredenler için ona güzel bir görünüm verdik.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik.

Diyanet İşleri (eski)

And olsun ki, gökte burçlar meydana getirdik, onları bakanlar için donattık.

Diyanet Vakfi

Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Andolsun biz, gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şanım hakkı için biz, gökte burçlar yaptık ve onu seyredenler için süsledik.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şanım hakkı için biz Semada burclar yaptık ve onu ehli nazar için tezyin eyledik

Erhan Aktaş

Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık.

Fizilal-il Kuran

Gökte takım yıldızlar (ya da yörüngeler) yarattık ve onları gözetleyenler için çeşitli güzellikler ile donattık.

Gültekin Onan

Andolsun, gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

Hamdi Döndüren

Andolsun Biz, gökte bir takım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

Hasan Basri Çantay

Andolsun, biz gökde burçlar yapmış, onları (ibretle) temaşa edenler için süslenmişizdir.

Hasib Asutay

Andolsun, biz gökte bir takım burçlar (3) yarattık ve onu seyredenler için süsledik. (3. Burç, sözlükte dünya için kullanılırsa yüksek köşk demektir. Gök ile ilgili olarak kullanılırsa topluca görülen birtakım hareketsiz yıldızlar kümesine denir.)

Hayrat Neşriyat

And olsun ki (biz), gökte burçlar yaptık ve onu, seyreden kimseler için süsledik!

İbni Kesir

Andolsun ki; Biz, gökte burçlar yaptık ve onları bakanlar için donattık.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki biz gökte birtakım burçlar yarattık ve bakanlar için onu süsledik.

Muhammed Esed

Gerçekten de, Biz gökyüzüne büyük takım yıldızları serpiştirdik ve onları, seyredenler için süsleyip bezedik:

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz, gökyüzünde yıldız kümeleri var ettik; ve onları (ibret nazarıyla) bakanlar için süsledik.

Ömer Nasuhi Bilmen

Andolsun ki, Biz gökte burçlar yaptık ve onu nazar edenler için tezyin ettik.

Ömer Öngüt

Andolsun ki biz gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için süsledik.

Suat Yıldırım

(16-18) Gerçekten Biz, gökte burçlar yarattık ve onları seyredenler için yıldızlarla süsledik. Hem onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Ancak kulak hırsızlığı edenler olursa, onu da parlak bir ışık kovalar.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, gökte burçlar yaptık. Ve onu bakanlar için süsledik.

Süleymaniye Vakfı

Gökte burçlar /takımyıldızlar oluşturduk ve seyredenler için göğü süsledik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Birinci kat) Gökte yıldızlar (burçlar) oluşturduk. Seyredenler için onları süsledik.

Şaban Piriş

Gökte burçlar varettik ve onları bakanlar için süsledik.

Tefhim-ul Kuran

Andolsun, biz gökte burçlar kıldık ve onu gözleyenler için süsledik.

Ümit Şimşek

Biz gökyüzünde burçlar yaptık ve seyredenler için onu süsledik.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz gökte burçlar oluşturduk ve onu/onları, seyredenler için süsledik.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Biz səmada bürclər yaratdıq və onu baxanlar üçün bəzədik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben am Himmel Sternkonstellationen geschaffen, ihn für die Betrachter schön gestaltet

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben ja im Himmel Türme gesetzt und ihn für die Betrachter ausgeschmückt,

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir haben Türme in den Himmel gesetzt und ihn für diejenigen, die ihn anschauen, ausge schmückt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, bereits haben WIR im Himmel Sternbilder eingesetzt und für die Betrachter schön gemacht.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We established in the heavens mansions or divisions of the ecliptic to be occupied by the moon on successive days and a belt within which the apparent motions of the sun, the moon and principal planets take place - Signs of the Zodiac*- and We adorned them with qualities affording keen pleasure to the sense of sight.

Abdul Haleem

We have set constellations up in the sky and made it beautiful for all to see,

Abdullah Yusuf Ali

It is We Who have set out the zodiacal signs in the heavens, and made them fair-seeming to (all) beholders;

Abul A'la Maududi

We have indeed set constellations in the heavens and have beautified them for the beholders,

Aisha Bewley

We have placed constellations in heaven and made them beautiful for those who look.

Al-Hilali & Khan

And indeed, We have put the big stars in the heaven and We beautified it for the beholders.[1]

Ali Quli Qarai

Certainly We have appointed houses in the sky and adorned them for the onlookers,

Amatul Rahman Omar

We have indeed set up constellations in the heaven, and We have decked it fair for the beholders,

Arthur John Arberry

We have set in heaven constellations and decked them out fair to the beholders,

Bijan Moeinian

I am the One Who has set out the zodiac signs in the heaves that has made some so enchanted.

E. Henry Palmer

And we have placed in the sky the signs of the zodiac, and have made them seemly to the beholders;

Edip-Layth

We have placed galaxies in the heavens and We have made them pleasant to the onlookers.

George Sale

We have placed the twelve signs in the heaven, and have set them out in various figures, for the observation of spectators:

Hamid S. Aziz

And We have placed in the sky the Signs of the Zodiac (or mansions or constellations of stars), and have made them beautiful to the beholders;

Mahmoud Ghali

And indeed We have already made in the heaven constellations, and We have adorned it to the onlookers.

Marmaduke Pickthall

And verily in the heaven we have set mansions of the stars, and We have beautified it for beholders.

Mohamed Ahmed - Samira

We have placed the signs of the Zodiac in the sky, and decked it out for those who can see;

Muhammad Asad

AND, INDEED, We have set up in the heavens great constellations, and endowed them with beauty for all to behold;

Mustafa Khattab

Indeed, We have placed constellations in the sky, and adorned it for all to see.

Progressive Muslims

And We have placed towers in the heavens and We have made them pleasant to the onlookers.

Sahih International

And We have placed within the heaven great stars and have beautified it for the observers.

Sam Gerrans

And We have set in the sky constellations, and made them fair for the beholders,

Shabbir Ahmed

We have set constellations in the Sky and We have beautified it for the beholders.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We have set out the Zodiacal Signs (for planets) in the heavens, and made them seem fair to the onlookers;

Taqi Usmani

We have created stellar formations in the sky and have beautified them for onlookers,

The Monotheist Group

AndWe have placed towers in the heaven and We have made them pleasant to the onlookers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Certes Nous avons placé dans le ciel des constellations et Nous lʹavons embelli pour ceux qui regardent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Sond be, me di asîman de hin rêgeh afirandine û me asîman ji bo temaşekeran xemilandiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben in de hemel sterrenbeelden gemaakt en ze voor de kijkers sierlijk gemaakt.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij hebben de twaalf teekens in den hemel geplaatst en die in verschillende vormen voorgesteld voor hen, die acht geven.

Hollandaca — Siregar

En voorzeker, Wij hebben in de hemel sterrenstelsels aangebracht en Wij hebben haar versierd voor de aanschouwers.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (на Наше могущество указывает то, что) вот уже устроили Мы в небе башни [созвездия] и украсили их (звездами) для смотрящих.

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы воздвигли на небе башни и украсили их для тех, кто смотрит.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

OCH VI har lagt ut stjärnbilder på himlens valv till glädje för (nattliga) betraktare;