Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sure getirin."

اَمْ يَقُولُونَ افْتَرٰيهُ قُلْ فَأْتُوا بِعَشْرِ سُوَرٍ مِثْلِهِ مُفْتَرَيَاتٍ وَادْعُوا مَنِ اسْتَطَعْتُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ اِنْ كُنْتُمْ صَادِقِينَ

em yeḳūlūne fterāhu ḳul fe 'tū bi ǎşri suverin miṧlihi mufterayātin ve d'ǔ meni steTaǎ'tum min dūni (a)llahi in kuntum Sādiḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَمْemyoksa
2يَقُولُونَyeḳūlūneق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelediyorlar mı?
3افْتَرٰيهُfterāhuف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.onu kendisi uydurdu
4قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
5فَأْتُواfe 'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgetirin
6بِعَشْرِbi ǎşriع ش رOnda birini almak, dokuza bir ekleyerek on yapmak, onuncu olmak. ashrun/asharun (d.), asharatun/ashratun (e.): on, onyıl, üçten ona kadar olan dönem. Yirmiden sonra dişil ve eril arasında fark yoktur. ashara - arkadaşlık etmek, birlikte yaşamak, birinin toplumunu geliştirmek, tanıdık olmak. ashirun - yoldaş, ashiratun - akraba, ma'sharun - topluluk, ırk, kalabalık, yakın iletişim içinde yaşayanlar (çoğul: ashair).on (tane)
7سُوَرٍsuverinس و رSur, duvar, şehir duvarı, çit, kale duvarı, atlayıp üstünden geçmek, aşmak, tırmanmak, saldırmak, hücum etmeksure
8مِثْلِهِmiṧlihiم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onun benzeri
9مُفْتَرَيَاتٍmufterayātinف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.uydurulmuş
10وَادْعُواve d'ǔد ع وaramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmekve çağırın
11مَنِmeni
12اسْتَطَعْتُمْsteTaǎ'tumط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.gücünüz yeteni
13مِنْmin
14دُونِdūniد و نaşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altındabaşka
15اللّٰهِ(a)llahiAllah'tan
16اِنْineğer
17كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekviniseniz
18صَادِقِينَSādiḳīneص د قdoğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü konuşmak, birini güvenilir saymak. sadaqa fi al-qitaali - cesurca savaşmak. tsaddaqa - sadaka vermek. sidqun - hakikat, doğruluk, samimiyet, sağlamlık, çeşitli nesnelerde mükemmellik, sağlıklı ve hoş, olumlu giriş, övgü. saadiqun - doğru ve samimi olan, gerçeği söyleyen kişi. saadiqah - mükemmel kadın. sadaqat (çoğul: saduqaat) - başlık parası, mehir. siddiiq - güvenilir, samimi kişi. saddaqa - onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek. asdaqu - daha doğru.doğru sözlü

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Yoksa kendi uyduruyor mu diyorlar? De ki: Hadi, gerçekseniz, Allah'tan başka gücünüz kime yetiyorsa, kimlere güveniyorsanız onları da çağırın da hep berâber, buna eşit on sûre meydana getirin.

Adem Uğur

Yoksa, "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.

Ahmed Hulusi

Yoksa "Onu (Muhammed a. s. ) uydurdu" mu diyorlar. . . De ki: "(Eğer beşer uydurması diyorsanız) hadi siz de onun benzeri on sure getirin. . . Allah isminin işaret ettiği anlamla hiç ilgisi olmayan (tanrılarınızdan) elinizin erdiği kim varsa, (onu da yardıma) çağırın. . . Eğer sözünüzde sadıklar iseniz (yapın bunu). "

Ahmet Tekin

Yoksa: 'Kur’ân’ı Peygamber uydurdu' mu, diyorlar. Sen de onlara: 'Haydi siz de, onun sûrelerine benzer uydurulmuş on sûre getirin. Eğer iddianızda doğru iseniz, Allah’ın dışında, kulları durumundakilerden çağırabileceklerinizin hepsini çağırın.' de.

Ahmet Varol

Yoksa: 'Onu kendisi uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Eğer doğru sözlü iseniz onun surelerinin benzeri on tane uydurulmuş sure getirin ve Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.'

Ali Bulaç

Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure getirin ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın."

Ali Fikri Yavuz

Yoksa, Kur’ân’ı kendisi uydurdu mu, diyor müşrikler? O halde şöyle de: “- Haydin onun gibi uydurma on sûre getirin ve bunun için, Allah’dan başka gücünüzün yettiğini de çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız, bunu yaparsınız.”

Ali Rıza Safa

Yoksa "Onu uydurdu!" mu diyorlar? De ki: "Madem öyle, Onun benzeri on tane uydurulmuş sure getirin. Allah'tan başka ayrıca çağırabildiklerinizi de çağırın; eğer doğruyu söylüyorsanız?"

Bayraktar Bayraklı

Yoksa, "onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi yardıma çağırın da onun gibi uydurulmuş on sure getirin."

Bekir Sadak

Senin icin: «Onu uydurdu» diyorlar, oyle mi? De ki: «Oyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianizda samimi iseniz, Allah'tan baska cagirabilecekelerinizi de cagirin.»

Celal Yıldırım

Yoksa Kur'ân'ı O mu uydurdu diyorlar ? De ki: Öyle ise haydi onun gibi uydurma on sûre getirin ve sözünüzde doğrulardan iseniz, Allah' tan başka gücünüzün yettiği (kadar) kimseleri (de yardımınıza) çağırın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Yoksa “Kur’an’ı kendisi uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğrusöylüyorsanız Allah’tan başka çağırabildiğiniz herkesi yardıma çağırında, siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin!”

Diyanet İşleri

Yoksa "onu (Kur'an'ı) uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru söyleyenler iseniz, haydi Allah'tan başka gücünüzün yettiklerini de (yardıma) çağırıp, siz de onun gibi uydurma on sure getirin."

Diyanet İşleri (eski)

Senin için: 'Onu uydurdu' diyorlar, öyle mi? De ki: 'Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.'

Diyanet Vakfi

Yoksa, «Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu» mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yoksa, "Onu (Kur'an'ı) kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyle ise, haydi onun gibi uydurma on sure getirin ve Allah'tan başka gücünüzün yettiğini de çağırın, eğer doğru söylüyorsanız bunu yapın."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yoksa, onu kendi uydurdu mu diyorlar? Öyle ise, de!; haydin onun gibi uydurma on sure getirin, Allahdan başka gücünüzün yettiğini de çağırın, eğer doğru söylüyorsanız bunu yaparsınız

Erhan Aktaş

Yoksa "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer, doğru söylüyorsanız haydi onun benzeri on sure getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yoksa "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer, doğru söylüyorsanız haydi ona benzer on sure getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yoksa "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "Eğer, doğru söylüyorsanız haydi ona benzer on sure getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın."

Fizilal-il Kuran

Yoksa "Onu (Muhammed a. s. ) uydurdu" mu diyorlar. . . De ki: "(Eğer beşer uydurması diyorsanız) hadi siz de onun benzeri on sûre getirin. . . Allâh isminin işaret ettiği anlamla hiç ilgisi olmayan (tanrılarınızdan) elinizin erdiği kim varsa, (onu da yardıma) çağırın. . . Eğer sözünüzde sadıklar iseniz (yapın bunu). "

Gültekin Onan

Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on süre getirin ve eğer doğru sözlüyseniz, Tanrı'dan başka çağırabildiklerinizi çağırın."

Hamdi Döndüren

Yoksa “Onu (Kur’an’ı) kendisi uydurdu!” mu diyorlar? De ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, siz de onun benzeri, uydurulmuş on tane sûre getirin ve Allah’tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın!”

Hasan Basri Çantay

Yoksa onu (Kur'anı) kendisi mi uydurdu diyorlar? De ki: "O halde haydi siz de onun gibi on sure getirin düzme ve uydurma olarak. Allahdan başka kime gücünüz yetiyorsa (kime güveniyorsanız) onları da (yardıma) çağırın, eğer (iddianızda) doğrucular iseniz.

Hasib Asutay

Yoksa 'Onu (Kur'an'ı) kendisi mi uydurdu?' diyorlar. De ki: Eğer doğru iseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi (yardıma) çağırın da siz de onun benzeri, uydurulmuş on sure getirin. (3) (3. Müşriklerden bu âyetle on sure getirmeleri istendi. Daha sonra bu istek bir sureye indirildi. Buna da güçleri yetmeyince kılıçla karşılık vermek zorunda kaldılar. Bu sonuç, Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğunun bir delilidir.)

Hayrat Neşriyat

Yoksa: "Onu kendisi uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sûre getirin ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın."

İbni Kesir

Yoksa: Onu kendisi uydurdu mu? diyorlar. De ki: Eğer doğru söylüyorsanız; haydi onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin. Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.

Mehmet Okuyan

Yoksa “Onu (Muhammed) uydurdu” mu diyorlar? De ki: “Doğruysanız Allah’tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da onun benzeri uydurulmuş on sure getirin!”

Muhammed Esed

ve bunun içindir ki: "Onu (Kuranı) (Muhammedin kendisi) uydurdu!" diyorlarsa, (onlara) de ki: "Madem öyle, doğru sözlü kimselerdensiniz, o zaman, onunkilerle aynı değerde insan zihninden çıkma on sure getirin (de görelim); hem (bu iş için) Allahtan başka kimi (yardıma) çağırabilirseniz çağırın.

Mustafa İslamoğlu

Yoksa "onu o uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Madem öyle, eğer dürüstseniz haydi Allah dışında gücünüzün yetip elinizin erdiği herkesi yardıma çağırın; siz de onun seviyesinde 'uydurulmuş' (!) on sure getirin de (görelim)!

Ömer Nasuhi Bilmen

Yoksa, «O'nu kendisi uydurdu?» mu diyorlar? De ki: «Onun mislinden on sûre uydurmalar olarak getiriniz, Allah Teâlâ'dan başka gücünüz yettiği kimseleri de davet ediniz, eğer sâdık kimseler oldunuz ise.»

Ömer Öngüt

Senin için: 'Onu uydurdu' diyorlar, öyle mi? De ki: 'Öyleyse onun surelerine benzer uydurma on sure meydana getirin, iddianızda samimi iseniz, Allah'tan başka çağırabileceklerinizi de çağırın.'

Suat Yıldırım

Yoksa "Kur’ân’ı kendisi uydurmuş." mu diyorlar? De ki: "İddianızda tutarlı iseniz, haydi belagatte onunkine benzer on sûre getirin, isterse kendi uydurmanız olsun ve Allah’tan başka çağırabileceğiniz herkesi de yardımınıza çağırın!"

Süleyman Ateş

Yoksa, "O'nu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Öyleyse siz de onun benzeri on uydurulmuş sure getirin; eğer doğru iseniz Allah'tan başka, çağırabildiklerinizi de (yardıma) çağırın (da bunu yapın)!"

Süleymaniye Vakfı

Yoksa onu (Kur'an'ı), o uydurdu mu diyorlar? Onlara de ki: "İddianızda haklıysanız Allah'tan başka çağırabileceğiniz herkesi çağırın da onun dengi uydurulmuş on sure getirin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yoksa onu (Kur'an'ı), o uydurdu mu diyorlar? Onlara de ki "İddianızda samimi iseniz, Allah ile aranıza koyduklarınızdan çağırabileceğiniz herkesi çağırın da bunun dengi on sure uydurup getirin bakalım."

Şaban Piriş

Yoksa: -Onu kendisi uydurdu mu diyorlar? De ki: -Ona benzer uydurulmuş on sure getirin. Eğer doğru iseniz Allah'tan başka gücünüzün yettiği kimseleri de çağırın!

Tefhim-ul Kuran

Yoksa: «Onu kendisi uydurdu» mu diyorlar? De ki: «Haydi siz, yalan üzere uydurulmuş olarak onun benzeri on sure getirin ve eğer doğru sözlüler iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın.»

Ümit Şimşek

Yoksa «onu kendi uydurdu» mu diyorlar? O halde sen de onlara de ki: «Haydi siz de onun gibi uydurulmuş on sûre getirin. Allah'dan başka çağırabileceğiniz kim varsa onları da yardıma çağırın. Eğer doğru söylüyorsanız» (bunu yaparsınız).

Yaşar Nuri Öztürk

Yoksa, "Onu uydurdu" mu diyorlar! De ki: "Öyleyse hadi, onun benzeri, uydurma on sure de siz getirin; eğer doğru sözlüler iseniz, Allah'tan başka çağırabildiklerinizi de çağırın."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Yoxsa onlar: “Muhəmməd onu özündən uydurdu!”– deyirlər. De: “Əgər doğru danışırsınızsa, Ona bənzər uydurulmuş on surə də siz gətirin və Allahdan başqa, kimi bacarırsınızsa, köməyə çağırın!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Yoxsa (müşriklər): ″Onu (Qurʼanı) özündən uydurdu!″ - deyirlər. (Onlara) de: ″Əgər doğru deyirsinizsə, onun kimi özünüzdən on surə uydurub gətirin və (bu işdə) Allahdan başqa, kimi bacarırsınızsa, onu da köməyə çağırın.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie sagen: ʺEr hat ihn selbst erdichtetʺ, sage: ʺBringt doch zehn gleiche Suren hervor, die ebenfalls ersonnen sind, und nehmt zu Hilfe, wen immer ihr anstatt Gott zu Hilfe nehmen könnt, wenn wahr sein sollte, was ihr behauptet!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Oder sagen sie: ʺEr hat ihn ersonnenʺ Sag: Dann bringt doch zehn ersonnene Suren bei, die ihm gleich sind, und ruft an, wen ihr könnt, außer Allah, wenn ihr wahrhaftig seid.

Almanca — M. A. Rassoul

Oder werden sie sagen: ʺEr hat es erdichtet?ʺ Sprich: ʺSo bringt doch zehn ebenbürtig erdichtete Suren hervor und ruft an, wen ihr vermögt, außer Allah, wenn ihr wahrhaftig seid!ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Oder sagen sie etwa: ʺEr hat ihn (den Quran) erdichtet!ʺ Sag: 1 ʺDann bringt doch zehn ähnlich erdichtete Suras und ruft dazu auf jeden, den ihr anstelle von ALLAH (rufen) könnt, solltet ihr wahrhaftig sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Or do they say: "He has forged it" the Quran! Say to them: "You people are magniloquent; your art of speaking and writing is irresistibly impressive; wherefore do produce ten forged Surahs, each bearing reference to a different aspect of the same thought and call on those besides Allah whom you can possibly engage to venture upon this undertaking if indeed you are declaring the truth. "

Abdul Haleem

If they say, ‘He has invented it himself,’ say, ‘Then produce ten invented suras like it, and call in whoever you can beside God, if you are truthful.’

Abdullah Yusuf Ali

Or they may say, "He forged it," Say, "Bring ye then ten suras forged, like unto it, and call (to your aid) whomsoever ye can, other than Allah!- If ye speak the truth!

Abul A'la Maududi

Do they say: 'He has invented this Book himself?' Say: 'If that is so, bring ten surahs the like of it of your composition, and call upon all (the deities) you can other than Allah to your help. Do so if you are truthful.'

Aisha Bewley

Or do they say, ‘He has invented it?’ Say, ‘Then produce ten invented suras like this, and call on anyone you can besides Allah if you are telling the truth. ’

Al-Hilali & Khan

Or they say, "He (Prophet Muhammad صلى الله عليه و سلم) forged it (the Qur’an)." Say: "Bring you then ten forged Sûrahs (chapters) like unto it, and call whomsoever you can, other than Allâh (to your help), if you speak the truth!"

Ali Quli Qarai

Do they say, ‘He has fabricated it?’ Say, ‘Then bring ten sūrahs like it, fabricated, and invoke whomever you can, besides Allah, should you be truthful. ’

Amatul Rahman Omar

Do they say, `He has forged this (Qur'ân)?' Say (to them in reply), `If you are truthful (in your objection then) bring ten forged chapters like it, calling upon whom you can (for your help) apart from Allâh. '

Arthur John Arberry

Or do they say, 'He has forged it'? Say: 'Then bring you ten suras the like of it, forged; and call upon whom you are able, apart from God, if you speak truly. '

Bijan Moeinian

When they say: "He has fabricated this Qur’an", reply: “If this Qur’an is a book that can be fabricated, then I challenge you to fabricate only ten similar chapters, with the help and consultation of whoever you choose. ”

E. Henry Palmer

Or they will say, 'He hath devised it;' say, 'Bring ten surahs like it devised; and call upon whom ye can beside God, if ye do tell the truth!'

Edip-Layth

Or do they say, "He invented it!" Say, "Bring ten invented chapters like it, and call on whom you can besides God if you are truthful."

George Sale

Will they say, he hath forged the Koran? Answer, bring therefore ten chapters like unto it, forged by your selves; and call on whomsoever ye may to assist you, except God, if ye speak truth.

Hamid S. Aziz

Perchance you forsake part of what is revealed to you, and your breast is straitened thereby, lest they should say, "Why is not a treasure sent down to him? Or why did not an angel come with him?". But you are only a Warner. It is Allah who is in charge of all things.

Mahmoud Ghali

Or (even) do they say, "He has fabricated it!" Say, "Then come up with ten Surahs the like of it, fabricated; and invoke whomever you are able, apart from Allah, in case you are sincere. "

Marmaduke Pickthall

Or they say: He hath invented it. Say: Then bring ten surahs, the like thereof, invented, and call on everyone ye can beside Allah, if ye are truthful!

Mohamed Ahmed - Samira

Do they say (of the Prophet): "He has forged (the Qur'an)?" Say: "Then bring ten Surahs like it, and call anyone except God to help you, if what you say is true. "

Muhammad Asad

and so they assert, "[Muhammad himself] has invented this [Qur'an)!" Say [unto them]: "Produce, then, ten surahs of similar merit, invented [by yourselves], and [to this end] call to your aid whomever you can, other than, God, if what you say is true!

Mustafa Khattab

Or do they say, "He[1] has fabricated this ˹Quran˺!"? Say, ˹O Prophet,˺ “Produce ten fabricated sûrahs like it and seek help from whoever you can—other than Allah—if what you say is true!”

Progressive Muslims

Or do they Say: "He invented it!" Say: "Bring ten invented chapters like it, and call on whom you can besides God if you are truthful. "

Sahih International

Or do they say, "He invented it"? Say, "Then bring ten surahs like it that have been invented and call upon [for assistance] whomever you can besides Allah, if you should be truthful. "

Sam Gerrans

If they say: “He has invented it,” then say thou: “Then bring ten sūrahs the like thereof, invented; and call to whom you can, besides God, if you be truthful.”

Shabbir Ahmed

Or they assert, "He has invented it. " Say to them, "Then bring a portion of Surahs like this, invented, and call on everyone you can besides Allah, if you are truthful!" (Or produce one Surah like this (2:23), (10:38)).

Syed Vickar Ahamed

Or they say, "He has forged it (made it up himself). " Say: "Then you bring ten Suras made up, similar to it, and call anyone you can (to help), other than Allah! If you speak the truth!

Taqi Usmani

Do they say that he has fabricated it? Say (to them), "Then bring ten Sūrahs like this, fabricated. And call whomsoever you can, other than Allah, if you are true."

The Monotheist Group

Or do they say: "He has invented it!" Say: "Then bring ten invented chapters like it, and call on whom you can besides God if you are truthful."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ou bien ils disent: ʺIl lʹa forgé (le Coran)ʺ - Dis: ʺApportez donc dix Sourates semblables à ceci, forgées (par vous). Et appelez qui vous pourrez (pour vous aider), hormis Allah, si vous êtes véridiquesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Yan jî ew dibêjin: Wî ji kîsî xwe lêaniye? Bibêje: De haydê hûn jî deh sûreyên weke wê bînin. Eger bi rastî hûn (di doza xwe de) rastgo ne; de ji bilî Xwedê hûn karibin gazî kê dikin bikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Of zeggen zij: ʺHij verzint het.ʺ Zeg: ʺKomt dan met tien overeenkomstige soeraʹs die verzonnen zijn en roept aan wie jullie in plaats van God maar kunnen, als jullie gelijk hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zullen zij zeggen: Hij heeft den Koran uitgedacht? Antwoord: Brengt dan tien hoofdstukken voort, door u zelven uitgedacht gelijk aan dit; en roept aan wien gij wilt om u te helpen, behalve God, indien gij de waarheid spreekt.

Hollandaca — Siregar

Of zij zeggen: ʺHij (Moehammad) heeft hem (de Koran) verzonnen.ʺ Zeg: ʺBrengt dan tien verzonnen hoofdstukken voort die daaraan gelijk zijn, en roept op wie jullie kunnen, buiten Allah, als jullie waarachtigen zijn.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Или же они [мекканские многобожники] говорят: «Измыслил он [Мухаммад] его [Коран]». Скажи (им) (о, Пророк): «(Если это так на самом деле,) то приведите же десять измышленных сур, подобных ему [Корану], и призовите, кого вы можете, кроме Аллаха, (чтобы принести десять измышленных сур) если вы правдивы (в своих словах)!

Rusça — Osmanov

Или они станут утверждать: ʺОн измыслил Коранʺ. Отвечай: ʺСочините-ка десять измышленных сур, подобных Корану, и призовите [на помощь], кого сумеете, помимо Аллаха, если вы и вправду [так считаете]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺ(Muhammad) har författat (Koranen)!ʺ Svara då: ʺVisa fram tio (av er) författade, likvärdiga suror och kalla dem ni kan (till er hjälp) - utom Gud - om det ni säger är sant.