Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).
اِلَّا الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ وَتَوَاصَوْا بِالْحَقِّ وَتَوَاصَوْا بِالصَّبْرِ
illā (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti ve tevāSav bi l-Haḳḳi ve tevāSav bi S-Sabri
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar ve birbirlerine gerçeği gözetmeyi ve sabretmeyi tavsiye edenler başka.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ancak inananlar ve iyi işlerde bulunanlar ve birbirlerine gerçeği gözetmeyi ve sabretmeyi tavsiye edenler başka.
Adem Uğur
Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
Ahmed Hulusi
Ancak (hakikatlerine) iman edip imanın gereğini uygulayanlar, birbirlerine Hak olarak tavsiye edenler ve birbirlerine Sabrı tavsiye edenler hariç!
Ahmet Tekin
Ancak iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, birbirlerine, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap Kur’ân’ı, hak din İslâm’ı, doğruyu, hakkı, sorumluluğu, birliği insanlığı tavsiye edenler, birbirlerine sabırla mücadeleye devamı tavsiye edenler zararda değildir.
Ahmet Varol
Ancak iman edip salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesna.
Ali Bulaç
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
Ali Fikri Yavuz
Ancak, iman edib de salih ameller işliyenler, birbirine hakkı tavsiye edenler ve (ibadet üzere bulunmakta, günah işlememekte) sabrı birbirine tavsiye edenler müstesnadır (Çünkü bunlar ebedî saadete kavuşacaklardır).
Ali Rıza Safa
İnanmış olarak erdemli edimler yapanlar, gerçeği öğütleyenler ve dirençli olmayı öğütleyenler başkadır.
Bayraktar Bayraklı
Ancak, inanıp iyi işler yapanlar, hakkı birbirine tavsiye edenler ve sabrı birbirine tavsiye edenler ziyanda değillerdir.
Bekir Sadak
Ancak inanip yararli is isleyenler, birbirlerine gercegi tavsiye edenler ve sabirli olmayi tavsiye edenler bunun disindadir.
Celal Yıldırım
Ancak imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanlar, birbirine Hakk'ı tavsiye edenler, birbirine sabrı tavsiye edenler müstesna..
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ancak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler başkadır.
Diyanet İşleri
Ancak, iman edip de salih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler, birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka (Onlar ziyanda değillerdir).
Diyanet İşleri (eski)
Ancak inanıp yararlı iş işleyenler, birbirlerine gerçeği tavsiye edenler ve sabırlı olmayı tavsiye edenler bunun dışındadır.
Diyanet Vakfi
(1-3) Asra yemin ederim ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Ancak iman edenler, salih amel (iyi işler) işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye eden ve sabrı tavsiye edenler bunun dışındadır
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ancak iman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine hep hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiyeleşenler başka.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ancak o kimseler başka ki iyman edip salih ameller işlediler ve hep hakka vasıyyetleştiler ve sabra vasıyyetleştiler
Erhan Aktaş
Ancak iman edenler, salihatı yapanlar, hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler hariç.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ancak inananlar, salihatı yapanlar, hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler hariç.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ancak inananlar, salihatı yapanlar, hakkı ve sabrı tavsiye edenler hariç.
Fizilal-il Kuran
Ancak iman edenler, iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı öğütleyenler bunun dışındadır.
Gültekin Onan
Ancak inanıp salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
Hamdi Döndüren
Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirine hakkı tavsiye edenler ve birbirine sabrı tavsiye edenler ziyanda değillerdir.
Hasan Basri Çantay
Ancak iman edenlerle güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar, bir de birbirine hakkı tavsiye, sabrı tavsiye edenler böyle değil (Onlar ziyandan müstesnadırlar).
Hasib Asutay
Ancak iman edip iyi amel işleyenler, birbirine hakkı tavsiye edenler ve birbirine sabrı tavsiye edenler başka (onlar ziyanda değillerdir). (2) (2. Bu surede fert ve toplumu kurtuluşa götürecek dört ilkeye yer verilmiştir, a. İman, b. Salih amel, c. Hakkı tavsiye etmek, d. Sabrı tavsiye etmek. Surenin bu özelliklerinden dolayı İmam Şafiî şöyle demiş: Kur'an'da başka hiçbir sure inmeseydi, bu Asr suresi bile yeterdi.)
Hayrat Neşriyat
Ancak îmân edip sâlih ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnâdır.
İbni Kesir
Ancak iman edenler ve salih amel işleyenler müstesnadır. Bir de birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler
Mehmet Okuyan
İman edip iyi işler yapanlar, birbirlerine doğruyu tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler hariç.
Muhammed Esed
meğer ki imana erip doğru ve yararlı işler yapanlardan olsun ve birbirlerine hakkı tavsiye edenlerden, birbirlerine sabrı tavsiye edenlerden...
Mustafa İslamoğlu
ancak, Allah'a inanıp güvenenler, erdemli ve sorumlu davrananlar; yani birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler bundan müstesnadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ancak o kimseler ki imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular ve birbirlerine hakkı tavsiyede ve sabrı tavsiyede bulundular, onlar müstesna.
Ömer Öngüt
Ancak iman edip sâlih amel işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesnâ.
Suat Yıldırım
Ancak şunlar müstesna: İman edip makbul ve güzel işler yapanlar, bir de birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler.
Süleyman Ateş
Ancak inanıp iyi işler yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler ziyanda değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
Ancak, inanıp güvenen ve iyi işler yapan, birbirlerine hakka /Allah'tan gelen gerçeklere uymayı tembih eden ve sabırlı olmayı/ duruşunu bozmamayı tembih eden kimseler bunun dışındadır.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Ziyanda olmayanlar; inanıp güvenenler, iyi işler yapanlar, birbirine doğruları tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenlerdir.
Şaban Piriş
Ancak iman edenler ve doğruları yapanlar, birbirlerine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.
Tefhim-ul Kuran
Ancak iman edip salih amellerde bulunanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler başka.
Ümit Şimşek
Ancak iman edip güzel işler yapanlar ve birbirlerine hakkı ve sabrı öğütleyenler müstesna.
Yaşar Nuri Öztürk
İnanıp hayra ve barışa yönelik işler yapanlar, birbirlerine hakkı önerenler, birbirlerine sabrı önerenler müstesnadır.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Yalnız iman gətirib yaxşı işlər görənlər, bir-birinə haqqı məsləhət görənlər və bir-birinə səbirli olmağı məsləhət edənlərdən başqa.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Yalnız iman gətirib yaxşı əməllər edən, bir-birinə haqqı tövsiyə edən və səbri tövsiyə edən kimsələrdən başqa! (Belələri Cənnətə nail olub əbədi səadətə qovuşanlardır!)
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
außer denen, die glauben, gute Werke verrichten, einander empfehlen, bei der Wahheit zu bleiben und einander empfehlen, Geduld zu üben.
Almanca — Der Edle Quran
außer denjenigen, die glauben und rechtschaffene Werke tun und einander die Wahrheit eindringlich empfehlen und einander die Standhaftigkeit eindringlich empfehlen.
Almanca — M. A. Rassoul
außer denjenigen, die glauben und gute Werke tun und sich gegenseitig die Wahrheit ans Herz legen und sich gegenseitig zur Geduld anhalten.
Almanca — Muhammad Zaidan
außer denjenigen, die den Iman verinnerlicht, gottgefällig Gutes getan, einander zur Wahrheit ermahnt und einander zur Geduld ermahnt haben.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Except those whose hearts reflect the image of religious and spiritual virtues and their deeds wisdom and piety, who commended adherence to what is in conformity with truth and accords with reality and promoted the virtue of patience in their society.
Abdul Haleem
except for those who believe, do good deeds, urge one another to the truth, and urge one another to steadfastness.
Abdullah Yusuf Ali
Except such as have Faith, and do righteous deeds, and (join together) in the mutual teaching of Truth, and of Patience and Constancy.
Abul A'la Maududi
save those who have faith and do righteous deeds, and counsel each other to hold on to truth and counsel each other to be steadfast.
Aisha Bewley
except for those who have iman and do right actions and urge each other to the truth and urge each other to steadfastness.
Al-Hilali & Khan
Except those who believe (in Islâmic Monotheism) and do righteous good deeds, and recommend one another to the truth [i.e. order one another to perform all kinds of good deeds (Al-Ma‘ruf) which Allâh has ordained, and abstain from all kinds of sins and evil deeds (Al-Munkar which Allâh has forbidden], and recommend one another to patience (for the sufferings, harms, and injuries which one may encounter in Allâh’s Cause during preaching His religion of Islâmic Monotheism or Jihâd).
Ali Quli Qarai
except those who have faith and do righteous deeds, and enjoin one another to [follow] the truth, and enjoin one another to patience.
Amatul Rahman Omar
Different, however, is the case of those who believe and do deeds of righteousness and (who) exhort one another to (accept and preach) the truth and exhort one another to (abide by it with) patience and perseverance.
Arthur John Arberry
save those who believe, and do righteous deeds, and counsel each other unto the truth, and counsel each other to be steadfast.
Bijan Moeinian
Except those who believe in God and do good deeds and get together in mutual learning/ teaching of the truth, and of the patience.
E. Henry Palmer
save those who believe and do right, and bid each other be true, and bid each other be patient.
Edip-Layth
Except those who acknowledge, carry out the reforms, exhort one another with the truth and exhort one another with perseverance.
George Sale
Except those who believe, and do that which is right; and who mutually recommend the truth, and mutually recommend perseverance unto each other.
Hamid S. Aziz
Save those who believe and do good works, and bid each other to truth, and bid each other endurance.
Mahmoud Ghali
Except the ones who have believed, and done deeds of righteousness, and enjoin each other to the Truth, and enjoin each other to patience.
Marmaduke Pickthall
Save those who believe and do good works, and exhort one another to truth and exhort one another to endurance.
Mohamed Ahmed - Samira
Except those who believe, and do good and enjoin truth on one another, and enjoin one another to bear with fortitude (the trials that befall).
Muhammad Asad
unless he be of those who attain to faith, and do good works, and enjoin upon one another the keeping to truth, and enjoin upon one another patience in adversity.
Mustafa Khattab
except those who have faith, do good, and urge each other to the truth, and urge each other to perseverance.
Progressive Muslims
Except those who believe, do good works, support one another with the truth, and support one another with perseverance.
Sahih International
Except for those who have believed and done righteous deeds and advised each other to truth and advised each other to patience.
Sam Gerrans
Save those who heed warning and do righteous deeds, and counsel one another to truth, and counsel one another to patience.
Shabbir Ahmed
Except those who have chosen to be graced with belief, do works that help others and exemplify Truth and exemplify perseverance.
Syed Vickar Ahamed
Except such as (those who) have Faith and do righteous deeds and (join together) in the mutual teaching of truth, and of patience and perseverance.
Taqi Usmani
except those who believed and did righteous deeds, and exhorted each other to follow truth, and exhorted each other to observe patience.
The Monotheist Group
Except those who believe, and do good works, and support one another with the truth, and support one another with perseverance.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
sauf ceux qui croient et accomplissent les bonnes œuvres, sʹenjoignent mutuellement la vérité et sʹenjoignent mutuellement lʹendurance.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Alleen niet zij die geloven en de deugdelijke daden doen, die elkaar aanmanen tot de waarheid en die elkaar aanmanen tot volharding.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Behalve zij die gelooven en doen wat rechtvaardig is, en wederkeerig de waarheid aanbevelen en elkander wederkeerig tot volharding aansporen.
Hollandaca — Siregar
Behalve degenen die geloven en goede daden verrichten en elkaar aansporen tot de Waarheid en elkaar aansporen tot geduld.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
кроме тех, которые уверовали (в Аллаха), и совершали праведные деяния [исполняли Его повеления и оставляли то, что Он запретил], и заповедали друг другу истину [говорили друг другу придерживаться истины и повиноваться Аллаху], и заповедали друг другу терпение [проявлять терпение на этом]!
Rusça — Osmanov
кроме тех, которые уверовали, вершили добрые деяния и заповедали друг другу истину и терпение.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
utom de som tror och lever ett rättskaffens liv och råder varandra (att hålla fast vid) sanningen och råder varandra (att bära motgång med) tålamod.