(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍ اَلَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ
veylun li kulli humezetin lumezetin / elleƶī cemeǎ mālen ve ǎddedehu
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bütün inceden inceye alay eden kovucuların vay hallerine.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bütün inceden inceye alay eden kovucuların vay hallerine.
Adem Uğur
Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline!
Ahmed Hulusi
Vay haline tüm hümeze (arkadan dedikodu yapıp çekiştiren) ve lümeze (kınayıp tahkir eden) güruha!
Ahmet Tekin
İnsanları arkalarından çekiştirip ayıplayanların, aşağılayanların, gizli açık dillerine dolayanların, kaş-göz hareketleriyle alay edenlerin vay haline!
Ahmet Varol
Arkadan çekiştiren, kaş göz hareketleri yaparak alay eden her kişinin vay haline!
Ali Bulaç
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;
Ali Fikri Yavuz
Azab olsun, (insanları arkalarından çekiştiren) her ayıblayıcıya, yüzlerine karşı dil uzatıcıya!...
Ali Rıza Safa
Arkadan Çekiştirenlerin, karalayanların; vay başlarına gelene!
Bayraktar Bayraklı
- Diliyle çekiştirip insanların onuru ile oynayan, kaş-göz hareketleriyle onlarla alay eden insanın vay haline! Mal yığıp onu tekrar tekrar sayar ve malının kendini ebedi yaşatacağını sanır.
Bekir Sadak
(1-2) Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle cekistirip alay eden kimsenin vay haline!
Celal Yıldırım
Vay hâline arkadan çekiştirip çamur atana, yüzüne karşı kaş-göz işaretiyle alay edene !
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(1-2) Arkadan çekiştiren, ayıp kusur arayan, servet toplayan ve onu sayıp duran herkesin vay haline!
Diyanet İşleri
(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
Diyanet İşleri (eski)
(1-2) Mal toplayarak onu tekrar tekrar sayan, diliyle çekiştirip alay eden kimsenin vay haline!
Diyanet Vakfi
(1-2) Arkadan çekiştirmeyi, yüze karşı eğlenmeyi âdet edinen herkesin vay haline! O ki, mal toplamış ve onu sayıp durmuştur.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(1-2) Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin (hümeze ve lümezenin) vay haline!
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Veyl o insanları çekiştirip kaş göz işaretleriyle alay edenlerin bütününe
Elmalılı Hamdi Yazır
Veyl bütün "hümeze lümeze" güruhuna
Erhan Aktaş
Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline!
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline!
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Arkadan çekiştirenlerin, kaş göz hareketiyle alay edenlerin vay haline!
Fizilal-il Kuran
İnsanları dilleri ile arkalarından çekiştiren ve karşılarında kaş, göz hareketleri ile onları aşağılayan herkese yazıklar olsun!
Gültekin Onan
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;
Hamdi Döndüren
İnsanları diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her insanın vay haline!
Hasan Basri Çantay
Arkadan çekişdirmeyi, yüze karşı (el, kaş ve göz işaretleriyle) eğlenmeyi ve ayıblamayı aadet edinen her kişinin vay haaline!
Hasib Asutay
Arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden herkesin vay haline! (1) (1. Rivayete göre sure, Ümeyye bin Halef ve Velid bin Muğire gibi Hz. Peygamberi ve müminleri arkadan çekiştirmeyi adet edinen küfür ehli hakkında inmiştir.)
Hayrat Neşriyat
Hümeze olan (insanları arkadan devamlı ayıplayıp çekiştiren), yüzlerine karşı (da onlarla) alay etmeyi âdet edinen her kişinin vay hâline!
İbni Kesir
Diliyle çekiştirip yüzünde de alay edenin vay haline.
Mehmet Okuyan
(Arkadan) çekiştiren (ve) kusur arayan herkese yazıklar olsun!
Muhammed Esed
Vay haline iftira atanın ve ayıp kusur arayanın!
Mustafa İslamoğlu
Gizli-açık, arkadan-önden sürekli iftira atıp kara çalan, çekiştirip ayıp kusur arayan herkes kendine yazık etmiştir!
Ömer Nasuhi Bilmen
Arkadan çekiştiren, gözü ile kaşı ile eğlenen her bir kimsenin vay haline!
Ömer Öngüt
Arkadan çekiştirip yüze karşı eğlenmeyi ve ayıplamayı âdet edinen herkesin vay haline!
Suat Yıldırım
Vay haline her hümeze ve lümeze’nin!
Süleyman Ateş
(İnsanları) Diliyle çekiştiren, kaş ve gözüyle işaretler yapıp alay eden her fesad kişinin vay haline!
Süleymaniye Vakfı
Kışkırtıcılık yapan, ayıplayıp duran herkesin vay haline!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Arkadan çekiştiren ve kusur arayan herkesin çekeceği var.
Şaban Piriş
Bütün koğuculuk yapanların, insanları arkadan çekiştirenlerin vay haline!
Tefhim-ul Kuran
Arkadan çekiştirip duran, kaş göz hareketleriyle alay eden her kişinin vay haline;
Ümit Şimşek
Yazıklar olsun arkadan çekiştirenlere, başkalarıyla eğlenenlere.
Yaşar Nuri Öztürk
Yazıklar olsun arkadan çekiştirenlerin, kaş göz işareti yapıp alay edenlerin tümüne!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Hər bir qeybət edənin, tənə vuranın vay halına!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Dalda) qeybət edib (üzdə) təʼnə vuran hər kəsin vay halına!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wehe jedem Stichler und Nörgler,
Almanca — Der Edle Quran
Wehe jedem Stichler und Nörgler,
Almanca — M. A. Rassoul
Wehe jedem Stichler, Verleumder
Almanca — Muhammad Zaidan
Niedergang sei jedem äußerst durch üble Nachrede Beleidigenden, äußerst durch Mimik Beleidigenden,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Woe to every scandal-monger who thrives on traducing people,
Abdul Haleem
Woe to every fault-finding backbiter
Abdullah Yusuf Ali
Woe to every (kind of) scandal-monger and-backbiter,
Abul A'la Maududi
Woe to every fault-finding backbiter;
Aisha Bewley
Woe to every faultfinding backbiter
Al-Hilali & Khan
Woe to every slanderer and backbiter.[1]
Ali Quli Qarai
Woe to every scandal-monger and slanderer,
Amatul Rahman Omar
Disaster is (decreed) for every slanderer, defamer,
Arthur John Arberry
Woe unto every backbiter, slanderer,
Bijan Moeinian
How sad is the case of a back biter and slanderer.
E. Henry Palmer
Woe to every slanderous backbiter,
Edip-Layth
Woe unto every backbiter, slanderer.
George Sale
Woe unto every slanderer, and backbiter:
Hamid S. Aziz
Woe to every slanderous scandal-monger and backbiter,
Mahmoud Ghali
Woe to every persistent slanderer, persistent defamer,
Marmaduke Pickthall
Woe unto every slandering traducer,
Mohamed Ahmed - Samira
WOE TO EVERY slanderer, back-biter,
Muhammad Asad
WOE unto every slanderer, fault-finder!
Mustafa Khattab
Woe to every backbiter, slanderer,
Progressive Muslims
Woe unto every backbiter, slanderer.
Sahih International
Woe to every scorner and mocker
Sam Gerrans
Woe to every slanderer, fault-finder,
Shabbir Ahmed
Woe unto every slanderer, fault-finder! (He himself does little but spends a lot of energy detracting the doers).
Syed Vickar Ahamed
Grief (and warning) to every Scandal-monger and backbiter,
Taqi Usmani
Woe to every backbiter, derider
The Monotheist Group
Woe to every backbiter, slanderer.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Malheur à tout calomniateur diffamateur,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Wax li halê çiqas kesê tanavêj û eybderêx be.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wee elke lasteraar en roddelaar
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wee over iederen lasteraar en leugenaar,
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Горе [сильное наказание, либо унижение, либо погибель] (обещано) всякому хулителю [тому, кто порицает человека при нем самом] (и) поносителю [сплетнику, который злословит за спиной],
Rusça — Osmanov
Горе всякому клеветнику, хулителю,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
ILLA SKALL det gå den som försöker finna fel hos (andra) och baktalar dem!