- Türkçe anlamı
- Diliyle iğneleyenler / Dedikoducu / Arkadan çekiştirenler
- İsminin kaynağı
- 1. âyetteki "hümeze" kelimesi
- Hangi cüzde
- 30: Tamamı
Nüzul sırası (araştırmacılara göre değişir) — 32.
وَيْلٌ لِكُلِّ هُمَزَةٍ لُمَزَةٍ
veylun li kulli humezetin lumezetin
(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
اَلَّذِي جَمَعَ مَالًا وَعَدَّدَهُ
elleƶī cemeǎ mālen ve ǎddedehu
(1-2) Mal toplayan ve onu durmadan sayan, insanları arkadan çekiştiren, kaş göz işaretiyle alay eden her kişinin vay haline!
يَحْسَبُ اَنَّ مَالَهُ اَخْلَدَهُ
yeHsebu enne mālehu eḣledehu
O, malının, kendisini ebedileştirdiğini sanır.
كَلَّا لَيُنْبَذَنَّ فِي الْحُطَمَةِ
kellā le yunbeƶenne fī l-HuTameti
Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır.
وَمَا اَدْرٰيكَ مَا الْحُطَمَةُ
ve mā edrāke mā l-HuTametu
Hutame'nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
نَارُ اللّٰهِ الْمُوقَدَةُ
nāru (a)llahi l-mūḳadetu
(6-7) O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
اَلَّتِي تَطَّلِعُ عَلَى الْاَفْـِٔدَةِ
lletī teTTaliǔ ǎlā l-ef'ideti
(6-7) O, Allah'ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.
اِنَّهَا عَلَيْهِمْ مُؤْصَدَةٌ
innehā ǎleyhim mu'Sadetun
(8-9) Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.
فِي عَمَدٍ مُمَدَّدَةٍ
fī ǎmedin mumeddedetin
(8-9) Şüphesiz uzatılmış direkler arasında (bağlı oldukları halde) ateş onların üzerine kapatılacaktır.