(Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.

اِنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُمْ بِاِيمَانِهِمْ تَجْرِي مِنْ تَحْتِهِمُ الْاَنْهَارُ فِي جَنَّاتِ النَّعِيمِ

inne (e)lleƶīne āmenū ve ǎmilū S-SāliHāti yehdīhim rabbuhum bi īmānihim tecrī min teHtihimu l-enhāru fī cennāti n-neǐymi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّinneşüphesiz
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseleri
3اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman eden(leri)
4وَعَمِلُواve ǎmilūع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatve ameller işleyen(leri)
5الصَّالِحَاتِS-SāliHātiص ل حdoğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam yapmak, şeyleri doğru hale getirmek, bir anlaşma sağlamak, uygun hale getirmek. islaah - dürüstlük, uzlaşma, düzeltme, reform. muslihun - reformcu, doğru, erdemli, dürüst bir kişi, barışsever.salih
6يَهْدِيهِمْyehdīhimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola iletir
7رَبُّهُمْrabbuhumر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRableri
8بِاِيمَانِهِمْbi īmānihimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamanimanları dolayısıyla
9تَجْرِيtecrīج ر يAkmak, hızlıca koşmak, bir yol izlemek, meydana gelmek veya oluşmak, bir şeye yönelmek veya amaçlamak, sürekli veya kalıcı olmak, bir vekil veya görevli temsilci göndermek.akar
10مِنْmin
11تَحْتِهِمُteHtihimuت ح تAlt tarafta olan, aşağı kısım, alt, alt taraf, aşağı, bayır, dağın eğimli yüzeyi, alt seviye. Fevk/yukarı'nın zıt anlamlısıdır.onların altlarından
12الْاَنْهَارُl-enhāruن ه رakıtmak, akan su oluşturmak, geri püskürtmek, kınamak, bol miktarda akmak, geri sürmek, gözdağı vermek, azarlamak, gündüz vakti yapmak, gün, gündüz, gün ışığı saatleri (şafaktan alacakaranlığa kadar)ırmaklar
13فِي
14جَنَّاتِcennātiج ن نörtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlıkcennetlerinde
15النَّعِيمِn-neǐymiن ع مRahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf, nimet, (konuşma/yetenek/akıl vb. ile) bahşedilmiş.naim

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İnanıp iyi işlerde bulunanlaraysa Rableri, nîmetlerle dolu olan ve kıyılarından ırmaklar akan cennetlerin yolunu gösterir.

Abdulkadir Gölpınarlı

İnanıp iyi işlerde bulunanlaraysa Rableri, nîmetlerle dolu olan ve kıyılarından ırmaklar akan cennetlerin yolunu gösterir.

Adem Uğur

İman edip güzel işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri onları nimet dolu cennetlerde, alt tarafından ırmaklar akan (saraylara) erdirir.

Ahmed Hulusi

İman edip imanın gereği fiiller ortaya koyanlara gelince; Rableri onlara imanlarının sonucu olan hakikati yaşatır. . . Naim cennetlerinde, onların altlarından nehirler akar.

Ahmet Tekin

İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, Rableri, imanları sebebiyle cennetlere kavuşturur. Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akan köşklere yerleştirir.

Ahmet Varol

İman edip salih ameller işleyenleri ise Rableri imanları dolayısıyla doğru yola iletir. Naim cennetlerinde onların altlarından ırmaklar akar.

Ali Bulaç

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar da, Rableri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan, nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip iletir (hidayet eder).

Ali Fikri Yavuz

Fakat iman edip sâlih âmeller işleyen kimseleri, Rableri, imanları sebebiyle, ağaçları altından ırmaklar akar nimeti bol cennet’lere hidâyet buyurur.

Ali Rıza Safa

İnanmış olarak erdemli edimler yapanlara gelince; Efendileri, inançlarından dolayı, altlarından ırmaklar akan nimet cennetlerine onları eriştirecektir.

Bayraktar Bayraklı

İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri, onları içinden ırmaklar akan nimet dolu cennetlerine iletir.

Bekir Sadak

Inananlar ve yararli is yapanlari, imanlarina karsilik Rableri dogru yola eristirir; nimet cennetlerinde onlarin altlarindan irmaklar akar.

Celal Yıldırım

Onlar ki imân edip iyi-yararlı amellerde bulundular, elbette Rabları onları, imânlarına karşılık, altlarından ırmaklar akan Naîm Cennetlerine eriştirir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlara gelince, rableri onlara, inanmaları sebebiyle yol gösterir; nimetlerle dolu cennetlerde onların bulundukları yerin altından ırmaklar akar.

Diyanet İşleri

(Fakat) iman edip salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları imanları sebebiyle, hidayete erdirir. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.

Diyanet İşleri (eski)

İnananlar ve yararlı iş yapanları, imanlarına karşılık Rableri doğru yola eriştirir; nimet cennetlerinde onların altlarından ırmaklar akar.

Diyanet Vakfi

İman edip güzel işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri onları nimet dolu cennetlerde, alt tarafından ırmaklar akan (saraylara) erdirir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hiç şüphesiz iman edip salih ameller işleyenleri, imanlarından dolayı Rableri hidayete erdirir. Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar durur.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ama iman edip güzel ameller işleyen kimseleri, imanları sebebiyle, Rableri hidayete erdirir. Naim cennetleri içinde altlarından ırmaklar akar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Amma iyman edib güzel güzel ameller yapan kimseler, onların rabbı kendilerini iymanları sebebiyle hidayetine irdirir, naim Cennetlerinde altlarından ırmaklar akar

Erhan Aktaş

İman edip, salihatı yapanlara gelince, imanlarından dolayı Rabb'leri onları doğru yola iletir ve içlerinden ırmaklar akan Na'im Cennetlerine koyar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İman edip, salihatı yapanlara gelince, imanlarından dolayı Rabb'leri onları doğru yola iletir ve içlerinden ırmaklar akan Na'im Cennetlerine koyar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İman edip, salihatı yapanlara gelince, imanlarından dolayı Rabb'leri onları doğru yola iletir ve içlerinden ırmaklar akan Na'im Cennetlerine koyar.

Fizilal-il Kuran

İman edip iyi ameller işleyenlere gelince, Rabbleri onları imanları sayesinde doğru yola iletir, nimet cennetlerinde onların altlarından nehirler akar.

Gültekin Onan

İnananlar ve salih amellerde bulunanlar da, rableri onları inançları dolayısıyla altından ırmaklar akan, nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip iletir (hidayet eder).

Hamdi Döndüren

İman edip sâlih amel işleyenleri ise, Rableri, imanlarından dolayı kendilerini doğru yola iletir. Nimet cennetlerinde, onların (ağaçları) altından ırmaklar akar.

Hasan Basri Çantay

(Fakat) iman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanlar (a gelince:) Onların Rabbi, imanları sebebiyle, kendilerini altlarından ırmaklar akan o ni'met dolu cennetlerdeki (seadetlere) erdirir.

Hasib Asutay

Şüphesiz ki, iman edip salih amel işleyenleri, Rableri imanları sebebiyle (onları) doğru yola iletir. Nimet dolu cennetlerde, onların altlarından ırmaklar akar.

Hayrat Neşriyat

Muhakkak ki îmân edip sâlih ameller işleyenler ise, îmân etmeleri sebebiyle Rableri, onları altlarından ırmaklar akan Naîm Cennetlerinde (mükâfâtlandıracağı doğru bir yol üzere) hidâyete erdirir.

İbni Kesir

Muhakkak ki iman edip salih amellerde bulunanları; Rabbları imanlarına karşılık doğru yola eriştirir. Na'im cennetlerinde altlarından ırmaklar akar.

Mehmet Okuyan

İman edip iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları imanları sebebiyle doğru yola ulaştırır. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar.

Muhammed Esed

(Ama), doğrusu, imana erişip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Rableri imanlarından dolayı onları doğru yola eriştirmektedir. (Ahirette) nimetlerle dolu hasbahçelerde onların ayakları altında dereler, ırmaklar çağıldayacaktır;

Mustafa İslamoğlu

Ne var ki iman eden ve imana layık davranışta bulunanlara gelince: Rableri onları imanları sayesinde, ayaklarının altından nehirler çağlayan, nimetlerle dolu Cennetlere ulaşan yola yöneltecektir.

Ömer Nasuhi Bilmen

O kimseler ki, imân ettiler ve sâlih amellerde bulundular, muhakkak ki, onları imân etmiş olmaları sebebiyle Rableri hidâyete erdirir, Naîm cennetlerinde altlarından ırmaklar akar.

Ömer Öngüt

İman edip sâlih ameller işleyenlere gelince, şüphesiz ki Rableri imanları sebebiyle altlarından ırmaklar akan nimet cennetlerine erdirir.

Suat Yıldırım

İman edip makbul ve güzel işler yapanları ise onların Rabbi, imanları sebebiyle içlerinden ırmaklar akan, o nimet dolu cennetlerdeki mutluluklara erdirir.

Süleyman Ateş

İnanıp iyi işler yapanlara gelince imanlarından dolayı Rableri, onları altlarından ırmaklar akan ni'met cennetlerine iletir.

Süleymaniye Vakfı

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, inanıp güvenmelerinden / imanlarından ötürü, Rableri doğruya yöneltecektir. Nimet dolu cennetler içinde alt taraflarından ırmaklar akacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnanıp güvenen ve iyi işler yapanları, güvenlerinden (imanlarından) ötürü, Rableri doğruya yöneltecektir. Nimet dolu cennetler içinde etraflarından ırmaklar akacaktır.

Şaban Piriş

İman edip, doğruları yapanları Rab'leri inanmaları sebebiyle altından ırmakların aktığı nimet cennetlerine eriştirir.

Tefhim-ul Kuran

İman edenler ve salih amellerde bulunanlar da, Rableri onları imanları dolayısıyla altından ırmaklar akan nimetlerle donatılmış cennetlere yöneltip iletir (hidayet eder) .

Ümit Şimşek

İman edip güzel işler yapanlara ise Allah imanlarıyla yol gösterir. Nimetlerle dolu Cennetlerde, onların altlarından ırmaklar akar.

Yaşar Nuri Öztürk

İman edip hayra ve barışa yönelik amel sergileyenlere gelince, Rableri onları imanlarıyla doğruya ve güzele iletir. Nimetlerle dolu cennetlerde onların altlarından ırmaklar akacaktır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İman gətirib yaxşı işlər görənlərin Rəbbi iman gətirdiklərinə görə hidayətə (Cənnətə) qovuşdurar. (Bol neʼmətli) Nəim cənnətlərində onların (qəsrləri, köşkləri) altından çaylar axar. Və ya Rəbbi onlara imanları müqabilində (ağacları) altından çaylar axan Nəim cənnətlərinə yol göstərər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Die Gläubigen, die gute Werke vollbracht haben, werden von Gott dank ihres Glaubens rechtgeleitet und im Jenseits mit Paradiesgärten, unter denen Flüsse fließen, belohnt werden.

Almanca — Der Edle Quran

Diejenigen aber, die glauben und rechtschaffene Werke tun, leitet ihr Herr wegen ihres Glaubens recht. Unter ihnen werden Flüsse strömen in den Gärten der Wonne.

Almanca — M. A. Rassoul

Jene jedoch, die da glauben und gute Werke tun, wird ihr Herr um ihres Glaubens willen leiten. Bäche werden unter ihnen in den Gärten der Wonne fließen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, diejenigen, die den Iman verinnerlicht und das gottgefällig Gute getan haben, diese leitet ihr HERR mit ihrem Iman recht. Unter ihnen fließen Flüsse in den Dschannat des Wohlergehens.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But those whose hearts have been impressed with the image of religious and spiritual virtues and their deeds with wisdom and piety, shall be recipients of Allah's mercy and grace. Allah guides them along the illumination proceeding from their innermost being to His path of righteousness ending in heaven's realm of beatitude where picturesque rivers flow beneath them as they enjoy a state of supreme felicity in the gardens of supreme bliss.

Abdul Haleem

But as for those who believe and do good deeds, their Lord will guide them because of their faith. Streams will flow at their feet in the Gardens of Bliss.

Abdullah Yusuf Ali

Those who believe, and work righteousness,- their Lord will guide them because of their faith: beneath them will flow rivers in gardens of bliss.

Abul A'la Maududi

Surely those who believe (in the truths revealed in the Book) and do righteous deeds their Lord will guide them aright because of their faith. Rivers shall flow beneath them in the Gardens of Bliss.

Aisha Bewley

But as for those who have iman and do right actions, their Lord will guide them by their iman. Rivers will flow under them in Gardens of Delight.

Al-Hilali & Khan

Verily, those who believe,[1] and do deeds of righteousness, their Lord will guide them through their Faith; under them will flow rivers in the Gardens of Delight (Paradise).

Ali Quli Qarai

Indeed those who have faith and do righteous deeds, their Lord guides them by the means of their faith. Streams will run for them in gardens of bliss.

Amatul Rahman Omar

As to those who believe and do deeds of righteousness, their Lord shall lead them, because of their faith, into Gardens of bliss served with running streams (to keep them green and flourishing).

Arthur John Arberry

Surely those who believe, and do deeds of righteousness, their Lord will guide them for their belief; beneath them rivers flowing in gardens of bliss;

Bijan Moeinian

As for those who have chosen to believe and do good deeds, their Lord will re-enforce their belief, which will lead them to the Paradise where the canals flow under its gardens.

E. Henry Palmer

Verily, those who believe and do what is right, their Lord guides them by their faith; beneath them shall rivers flow in the gardens of pleasure.

Edip-Layth

Those who acknowledge and promote reforms, their Lord will guide them by their acknowledgment. Rivers will flow beneath them in the gardens of paradise.

George Sale

But as to those who believe, and work righteousness, their Lord will direct them because of their faith; they shall have rivers flowing through gardens of pleasure.

Hamid S. Aziz

Their resort is the Fire because of that which they have earned!

Mahmoud Ghali

Surely the ones who have believed and done deeds of righteousness, their Lord will guide them for their belief; from beneath them Rivers run in the Gardens of Bliss. .

Marmaduke Pickthall

Lo! those who believe and do good works, their Lord guideth them by their faith. Rivers will flow beneath them in the Gardens of Delight,

Mohamed Ahmed - Samira

But those who believe and act for a beneficial end will be guided by their Lord for their good faith. At their feet shall flow streams of running water in gardens of delight.

Muhammad Asad

[But, ] verily, as for those who have attained to faith and do righteous deeds - their Sustainer guides them aright by means of their faith. [In the life to come,] running waters will flow at their feet in gardens of bliss;

Mustafa Khattab

Surely those who believe and do good, their Lord will guide them ˹to Paradise˺ through their faith, rivers will flow under their feet in the Gardens of Bliss,

Progressive Muslims

Those who believe and do good work, their Lord will guide them by their faith. Rivers will flow beneath them in the gardens of Paradise.

Sahih International

Indeed, those who have believed and done righteous deeds - their Lord will guide them because of their faith. Beneath them rivers will flow in the Gardens of Pleasure

Sam Gerrans

Those who heed warning and do righteous deeds: their Lord will guide them by their faith; there will flow beneath them rivers in the Gardens of Bliss.

Shabbir Ahmed

Those who attain to faith, and help people, their Lord guides them by their conviction (that no action goes waste). He shows and walks them the way to the Gardens of delight, beneath which rivers flow.

Syed Vickar Ahamed

Verily, those who believe, and work righteousness— Their Lord will guide them through their Faith: Beneath them will flow rivers in Gardens (the Paradise) of delight.

Taqi Usmani

As for those who believe and do good deeds, their Lord will guide them by virtue of their belief; rivers will be flowing beneath them in the Gardens of Bliss.

The Monotheist Group

Those who believe and do good works, their Lord will guide them by their faith. Rivers will flow beneath them in gardens of bliss.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Herçî ew ên ku bawerî anîn û karên qenc kirine, Xwedayê wan bi sedema îmana wan, dê wan bigihîne bihiştên pêxweşbûn û dilxweşbûnê ku di bin wan re çem diherikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hen die geloven en de deugdelijke daden doen zal hun Heer wegens hun geloof op het goede pad voeren: onder hen stromen de rivieren in de tuinen van de gelukzaligheid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar wat degenen betreft die gelooven en rechtvaardig handelen, hun Heer zal hen, om hun geloof, leiden; zij zullen rivieren bezitten die door lusttuinen stroomen.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, degenen die geloven en goede werken verrichten. hun Heer zal ben leiden vanwege hun geloof, (naar de plaats) waar onder door de rivieren stromen in de Tuinen van gelukzaligheid (het Paradijs).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, те, которые уверовали и совершали праведные деяния [совершали только ради Аллаха то, что Он повелел Сам непосредственно и через Своего Посланника], – Господь их поведет их [укажет им путь к Раю и будет помогать в этом] по (причине) их веры; (и Он введет их в Рай, где) будут течь под ними (райские) реки в Садах (вечной) Благодати (где они постоянно пребудут в удовольствиях и радости, вечно живыми и счастливыми).

Rusça — Osmanov

Воистину, тех, которые уверовали и вершили праведные дела. Господь наставит на путь за их веру и [введет] в сады благословенные, где будут течь ручьи.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Genom deras tro leder Gud dem som tror och lever rättskaffens dit där bäckar porlar vid deras fötter, lycksalighetens lustgårdar.