Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

وَاِذَٓا اَذَقْنَا النَّاسَ رَحْمَةً مِنْ بَعْدِ ضَرَّاءَ مَسَّتْهُمْ اِذَا لَهُمْ مَكْرٌ فِي اٰيَاتِنَا قُلِ اللّٰهُ اَسْرَعُ مَكْرًا اِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

ve iƶā eƶeḳnā n-nāse raHmeten min beǎ'di Derrā'e messethum iƶā lehum mekrun fī āyātinā ḳuli (a)llahu esraǔ mekran inne rusulenā yektubūne mā temkurūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَٓاve iƶāve zaman
2اَذَقْنَاeƶeḳnāذ و قTadmak, tatmak, tat, zevk, hoşa giden şey, beğeni, damak tadı, keyif, hoşlanmak, zevk almak, haz duymak, estetik duygutattırdığımız
3النَّاسَn-nāseن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
4رَحْمَةًraHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.genişlik
5مِنْmin
6بَعْدِbeǎ'diب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
7ضَرَّاءَDerrā'eض ر رZarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmekbir darlıktan
8مَسَّتْهُمْmessethumم س سElle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak.kendilerine dokunan
9اِذَاiƶāhemen
10لَهُمْlehumonların vardır
11مَكْرٌmekrunم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.hileleri
12فِيhakkında
13اٰيَاتِنَاāyātināا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerimiz
14قُلِḳuliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
15اللّٰهُ(a)llahuAllah
16اَسْرَعُesraǔس ر عHızlı olmak, çabuk olmak, acele etmek, süratli olmak, koşmak, seri olmak, çabukluk göstermek, ivedi davranmakdaha hızlıdır
17مَكْرًاmekranم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.düzen kurmada
18اِنَّinneşüphesiz
19رُسُلَنَاrusulenāر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresullerimiz
20يَكْتُبُونَyektubūneك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetyazmaktadırlar
21مَا
22تَمْكُرُونَtemkurūneم ك رAldatmak, hile veya dolambaçlı yol kullanmak, kaçamak yapmak veya sakınmak, komplo kurmak, kurnazlık veya hüner kullanmak, politika izlemek, strateji uygulamak.sizin hilelerinizi

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Uğradıkları sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdık mı bir de bakarsın ki çabucak âyetlerimizle alaya girişirler. De ki: Allah'ın cezâsı daha çabuk gelip çatar. Şüphesiz ki elçilerimiz de sizin düzenlerinizi, alaylarınızı yazmada.

Abdulkadir Gölpınarlı

Uğradıkları sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdık mı bir de bakarsın ki çabucak âyetlerimizle alaya girişirler. De ki: Allahʼın cezâsı daha çabuk gelip çatar. Şüphesiz ki elçilerimiz de sizin düzenlerinizi, alaylarınızı yazmada.

Adem Uğur

Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Ahmed Hulusi

İnsanlara, kendilerine dokunmuş bir sıkıntıdan sonra bir rahmet, güzellik tattırdığımızda, işaretlerimiz hakkında hemen bir mekre düşerler. . . De ki: "Mekr itibarıyla Allah daha süratlidir. . . Muhakkak ki Rasullerimiz mekrlerinizi yazıyorlar. " (Yaşadıkları sıkıntının, elleriyle yaptıklarının sonucu olduğunu kavrayamayıp; ardından gelen rahmetin ise, yaptıkları yanlışın gerçekte yanlış olmamasının sonucu olduğunu ve doğru yolda olduklarını sanırlar. Allah da onların bu sanılarını bozmaz ve yanlışta devam etmelerine müsaade ederek, azaplarının daha da büyümesine izin verir. İşte onların bu zanları, kendi mekrleri; Allah'ın yanlışlarında devama müsaadesi de, karşı mekridir. A. H. )

Ahmet Tekin

Kendilerine dokunan bir sıkıntı, bir yokluk, bir kıtlıktan, mallarına ve canlarına gelen bir zarardan sonra, insanlara bir rahmet, bir bolluk, bir refah tattırsak, âyetlerimizle ilgili derhal asılsız iddialar ortaya atmaya başlarlar, âyetlerimizin, ilkelerimizin benimsenmemesi için hileler, çareler ararlar. Onlara: 'Allah, herkesten daha süratli tökezletme, cezalandırma planları yapar. Dindarların önünü kesme, dini baltalama planlarınızı elçilerimiz, meleklerimiz yazmaya devam ediyor.' de.

Ahmet Varol

İnsanlara, kendilerine dokunan bir darlıktan sonra genişlik tattırdığımız zaman hemen ayetlerimiz hakkında hileler düşünmeye başlarlar. De ki: 'Allah düzen kurmada daha hızlıdır.' Elçilerimiz sizin düşündüğünüz hileleri yazmaktadırlar.

Ali Bulaç

İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika çevirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim)dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar."

Ali Fikri Yavuz

İnsanlara dokunan bir sıkıntı ve geçim darlığından sonra, kendilerine bir rahmet (bolluk) taddırdığımız zaman da âyetlerimize dil uzatır ve Peygambere hile yapmağa koşarlar. De ki: “- Allah’ın, hîlenize ceza verişi çok daha çabuktur”. Gerçekten elçilerimiz (Meleklerimiz) de kurduğunuz kötü fikirleri yazıyorlar.

Ali Rıza Safa

Başlarına gelen bir zorluktan sonra, insanlara bir rahmet tattırdığımızda, ayetlerimiz hakkında sinsi düzenler tasarlarlar. De ki: "Allah, daha hızlı tasarlar!" Aslında, tasarladığınız sinsi düzenleri elçilerimiz yazıyor.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: "Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz,elçilerimiz/yazıcı melekler kurduğunuz tuzakları yazıyorlar."

Bekir Sadak

Insanlara darlik geldikten sonra onlara bollugu taddirdigimizda, hemen ayetlerimize dil uzatmaga kalkisirlar; onlara de ki: «Hile yapanin cezasini vermekte Allah daha cabuktur.» Elci meleklerimiz kurdugunuz tuzaklari hic suphesiz yazmaktadirlar.

Celal Yıldırım

İnsanlara dokunan bir sıkıntı ve dertten sonra onlara bir rahmet (= genişlik, ferahlık ve bolluk) tattırdığımız zaman, âyetlerimiz hakkında (bir de bakarsın) yalan-dolan düzerler. De ki: Allah (yalan-dolana) karşılık vermekte daha çabuktur. Çünkü elçilerimiz (olan melekler) sizin kurduğunuz yalan-dolanı yazmaktadırlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanlara dokunan bir zarardan sonra bir rahmet tattırdığımızda bir de bakarsın ki onlar, bize ait işaretler üzerinde hileye sapmışlardır. De ki: “Hileye karşı Allah’ın tedbiri daha çabuktur.” Şüphesiz elçilerimiz sizin hile ve düzenlerinizi kaydediyorlar.

Diyanet İşleri

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

İnsanlara darlık geldikten sonra onlara bolluğu taddırdığımızda, hemen ayetlerimize dil uzatmağa kalkışırlar; onlara de ki: 'Hile yapanın cezasını vermekte Allah daha çabuktur.' Elçi meleklerimiz kurduğunuz tuzakları hiç şüphesiz yazmaktadırlar.

Diyanet Vakfi

Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: Allah’ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra kendilerine bir rahmet tattırdığımız zaman, âyetlerimiz hakkında derhal bir takım hilekârlıklara girişirler. De ki: «Allah'ın hilesi daha çabuktur. Haberiniz olsun ki elçilerimiz yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar».

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimiz hakkında derhal bir hileye girişirler. De ki: "Allah'ın mukabelesi daha çabuktur!" Haberiniz olsun ki, elçilerimiz olan melekler yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra bir rahmet tattırdığımız zaman da ayetlerimiz hakkında derhal bir mekirleri vardır, de ki: Allahın mekri daha çabuktur, haberiniz olsun: elçilerimiz yaptığınız mekirleri yazıb duruyorlar

Erhan Aktaş

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Fizilal-il Kuran

İnsanların başlarına gelen sıkıntılardan sonra kendilerine bir rahmet, bir rahatlık tattırdığımızda bakarsın ki, ayetlerimize karşı hemen tuzak kurarlar. Onlara de ki; «Allah sizden daha çabuk tuzak kurar, güvenlik elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.»

Gültekin Onan

İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika çevirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim)dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Tanrı daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar."

Hamdi Döndüren

Biz, insanlara, başı dara düştükten sonra, bir bolluk tattırdığımızda, bakarsın ki yine onların, âyetlerimiz hakkında, bir tuzağı vardır! De ki: “Allah’ın tuzağı daha çabuktur.” Kuşkusuz, (görevli melek) elçilerimiz, sizin tasarlamakta olduğunuz tuzakları yazmaktadırlar!

Hasan Basri Çantay

İnsanlara, kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) sıkıntı (lar) dan sonra, bir rahmet (bir bolluk, bir sıhhat zevkini) tatdırdığımız zaman bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların yine kötü bir fikri vardır. De ki: "Allahın (o kötü fikirlerine karşı olan) mukaabelesi, ıkaabı daha çabukdur. Elçilerimiz sizin beslemekde olduğunuz o kötü fikirleri şübhesiz yazıyorlar.

Hasib Asutay

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, âyetlerimiz hakkında hemen onların (10) bir tuzağı vardır. De ki: Allah tuzağı daha çabuk kurandır.' (11) Şüphesiz elçilerimiz (12) sizin kurduğunuz tuzakları yazıyorlar. (10. Mekkelilerin.) (11. Ayetteki 'Allah'ın tuzak kurması' ifadesi mecazi olup, inkârcılara mühlet verip sonra onları ansızın yakalaması ve inkârcıların inkârına ceza ile karşılık vermesi gibi anlamlar ifade eder.) (12. Koruyucu melekler.)

Hayrat Neşriyat

Kendilerine dokunan bir zarardan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların yine bir tuzakları vardır! De ki: 'Allah, tuzak(larıyla onlara karşılık vermek) cihetiyle daha sür'atlidir!' Şübhesiz ki elçilerimiz(hafaza melekleri), kurmakta olduğunuz tuzakları (tek tek) yazıyorlar.

İbni Kesir

Kendilerine dokunan sıkıntılardan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımızda; hemen ayetlerimize düzen kurmaya çalışırlar. De ki: Düzen kurmada Allah en hızlıdır. Elçilerimiz de kurduğunuz düzenleri hiç şüphesiz yazmaktadırlar.

Mehmet Okuyan

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra o (nankör) insanlara bir merhamet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında bir tuzak (kurmuşlar). De ki: “Allah’ın tuzağı daha hızlıdır.” Şüphesiz ki elçilerimiz (meleklerimiz) kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Muhammed Esed

Ve (işte bunun gibi:) ne zaman kendilerine (bir) darlık dokunup geçtikten sonra (bu tür) insanlara rahmet(imizden biraz) tattırsak, hemen ayetlerimiz hakkında asılsız iddialar tasarlamaya başlarlar. De ki: "İnce tasarımda Allah (sizden çok) daha tezdir!" Dikkat edin! Bizim (görünmeyen) habercilerimiz tasarlayıp durduğunuz her şeyi (inceden inceye) kaydediyorlar!

Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman, kendilerine dokunan bir sıkıntının ardından bu tiplere rahmet(imizden) bir parça tattırsak, derhal ayetlerimiz hakkında tuzak tezler kurgulamaya başlarlar. De ki: "Allah her türlü tuzağı seri bir biçimde (boşa çıkarır)." Dikkan edin, elçilerimiz inceden inceye tasarladığınız her şeyi kayda alıyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

İnsanlara kendilerini kaplayan bir sıkıntıdan sonra bir rahmet taddırdığımız zaman Bizim âyetlerimiz hakkında onların derhal bir kötü hareketleri vardır. De ki: «Allah Teâlâ hilece daha çabuktur.» Şüphe yok ki, Bizim resûllerimiz, (meleklerimiz) ne hile yaparsanız hepsini yazarlar.

Ömer Öngüt

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırsak, hemen âyetlerimiz hakkında bir tuzak düşünürler. De ki: “Allah'ın tuzağı daha çabuktur. ” Şüphesiz ki kurduğunuz tuzakları elçilerimiz yazıyorlar.

Suat Yıldırım

İnsanlara uğradıkları bir dertten sonra bir nimet ve âfiyet tattıracak olursak, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında yine birtakım kötü düşüncelere sapmışlar!De ki: "Allah’ın o tuzakların hakkından gelmesi, daha da çabuk gerçekleşir. Haberiniz olsun meleklerimiz bütün o kötü düşüncelerinizi kaydedip duruyorlar."

Süleyman Ateş

Kendilerine dokunan bir darlıktan sonra insanlara bir rahmet (sağlık ve bolluk zevkini) taddırdığımız zaman bakarsın ki, yine onların, ayetlerimiz hakkında bir tuzakları vardır. De ki: "Allah daha çabuk tuzak kurar!" Elçilerimiz, sizin kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

İnsana, çektiği darlıktan sonra bir ikram tattırsak ayetlerimiz hakkında hemen plan kurarlar. De ki: "Allah, daha hızlı plan kurar. Elçilerimiz /meleklerimiz de onların kurdukları planı yazarlar."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlara, uğradıkları sıkıntıdan sonra ikramda bulunsak hemen ayetlerimiz konusunda kendilerine özel bir oyun kurarlar. De ki "Allah oyunu daha çabuk kurar. Çünkü elçilerimiz onların oyunlarını yazmaktadır."

Şaban Piriş

İnsanlara darlık/zorluk dokunduktan sonra, onlara bir rahmet tattırdığımız zaman, hemen ayetlerimiz hakkında hile kurarlar. De ki: -Allah hile kurmada daha hızlıdır. Şüphesiz bizim elçilerimiz onların kurdukları planı yazıyorlar.

Tefhim-ul Kuran

İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika geliştirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim) dir. De ki: «Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar.»

Ümit Şimşek

Uğradıkları bir sıkıntıdan sonra onlara bir rahmet tattırdığımızda, bir de bakarsın, âyetlerimiz hakkında hemen tertiplere girişivermişlerdir. Sen de ki: Tuzak kurmakta Allah daha sür'atlidir. Elçilerimiz ise kurduğunuz tuzakları bir bir yazıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlara, kendilerine dokunan bir darlıktan sonra bir rahat tattırdığımızda, ayetlerimiz hakkında hemen bir tuzak sergilerler. De ki: "Tuzak kurma bakımından Allah daha hızlıdır." Zaten, resullerimiz, kurmakta oldukları tuzakları kaydediyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanlara üz verən bəladan sonra onlara bir mərhəmət daddırdığımız zaman ayələrimizə qarşı hiyləgərlik etməyə çalışarlar. De: “Allah daha tez hiylə qurar”. Şübhəsiz ki, elçilərimiz (mələklər) qurduğunuz hiylələri yazırlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

İnsanların başına gələn bir müsibətdən sonra onlara bir mərhəmət (asudəlik) dadızdırsaq, (ayələrimiz barəsində) dərhal hiylə qurmağa girişərlər. De: ″Allah daha tədbirlidir″. Şübhəsiz ki, elçilərimiz (mələklər) qurduğunuz hiylələri (əməl dəftərinizə) yazırlar!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn Wir uns der Menschen, die Unheil erlitten haben, erbarmen, schmieden sie heimlich unlautere Pläne gegen Unsere Zeichen. Sprich: ʺGott ist schneller im Pläneschmieden.ʺ Unsere Boten schreiben alles auf, was sie heimlich erdenken.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn Wir die Menschen Barmherzigkeit kosten lassen nach Leid, das ihnen widerfuhr, schmieden sie gleich Ränke gegen Unsere Zeichen. Sag: Allah schmiedet noch schneller Ränke. Gewiß, Unsere Gesandten schreiben auf, was ihr an Ränken schmiedet.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn Wir die Menschen Barmherzigkeit erleben lassen, nachdem Unheil sie getroffen hat, siehe, dann beginnen sie wieder, gegen Unsere Zeichen Pläne zu schmieden. Sprich: ʺAllah schmiedet die Pläne schneller.ʺ Unsere Boten schreiben wahrlich alles nieder, was ihr an Plänen schmiedet.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn WIR die Menschen Gnade erfahren lassen nach einem Unglück, das ihnen zustieß, betreiben sie mit einemmal List Unseren Ayat gegenüber. Sag: ʺALLAH ist schneller im Entgegnen von List.ʺ Gewiß, Unsere Gesandten (Engel) registrieren, was ihr an List betreibt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Should We make people taste Our mercy and benediction following a touch of a misfortune that has befallen them, their cunning borders upon knavery and they direct their roguery against Our signs and revelations. Say to them: "Allah is prompt in having recourse to stratagem and indeed Our watchful guardian angels commit to writing every cunning act that your minds and souls impel you to do"

Abdul Haleem

No sooner do We let people taste some mercy after some hardship has afflicted them, than they begin to scheme against Our revelations. Say, ‘God schemes even faster.’ Our messengersrecord all your scheming.

Abdullah Yusuf Ali

When We make mankind taste of some mercy after adversity hath touched them, behold! they take to plotting against Our Signs! Say: "Swifter to plan is Allah!" Verily, Our messengers record all the plots that ye make!

Abul A'la Maududi

No sooner than We bestow mercy on a people after hardship has hit them than they begin to scheme against Our signs. Tell them: 'Allah is swifter in scheming. Our angels are recording all your intriguing.

Aisha Bewley

When We let people taste mercy after hardship has afflicted them, immediately they plot against Our Signs. Say: ‘Allah is swifter at plotting.’ Your plotting is recorded by Our messengers.

Al-Hilali & Khan

And when We let mankind taste mercy after some adversity has afflicted them, behold! they take to plotting against Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.)! Say: "Allâh is more Swift in planning!" Certainly, Our Messengers (angels) record all of that which you plot.[1]

Ali Quli Qarai

When We let people taste [Our] mercy after a distress that has befallen them, behold, they scheme against Our signs! Say, ‘Allah is more swift at devising. ’ Indeed Our messengers write down what you scheme.

Amatul Rahman Omar

When We show mercy to people after adversity has visited them, they at once start scheming (devices) against Our revelations. Say, `Allâh is Quicker at scheming (counter-devices). Indeed Our messengers (- the angels appointed for the purpose) are recording all that you devise.

Arthur John Arberry

When We let the people taste mercy after hardship has visited them, lo, they have a device concerning Our signs. Say: 'God is swifter at devising; surely Our messengers are writing down what you are devising.'

Bijan Moeinian

When I show mercy and save people from a disaster (as the sea was opened to provide a safe passage for the Jews), they [forget such miracle (as the Jews forgot the pass over and started to worship the statue of a cow) and] start devising evil plans against My Revelations [like early Christians who put aside the Lord’s Revelations (presented to them in "Gospel According to Jesus Christ") and devised their own gospels. ) Say to them: “God will devise much more effective plans for you as He has ordered your plans to be written down (and presented against you in the most appropriate time.)

E. Henry Palmer

When we have let men taste of mercy after distress which has touched them, lo! they use a stratagem against our signs! Say, 'God is quicker at stratagem. ' Verily, our messengers write down what stratagem ye use.

Edip-Layth

When We let the people taste a mercy after some harm had afflicted them, they take to scheming against Our signs! Say, "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

George Sale

And when We caused the men of Mecca to taste mercy, after an affliction which had befallen them, behold, they devised a stratagem against our signs. Say unto them, God is more swift in executing a stratagem, than ye. Verily our messengers write down that which ye deceitfully devise.

Hamid S. Aziz

They say, "If only a sign had been sent down upon him from his Lord?" Say, "The unseen belongs only to Allah; but wait you for a while. Verily, I, too, am waiting with you!"

Mahmoud Ghali

And when We cause mankind to taste mercy even after tribulation has touched them, only then do they have a scheming against Our signs; Say, " Allah is swifter at scheming; surely Our Messengers are writing down whatever you are scheming. "

Marmaduke Pickthall

And when We cause mankind to taste of mercy after some adversity which had afflicted them, behold! they have some plot against Our revelations. Say: Allah is more swift in plotting. Lo! Our messengers write down that which ye plot.

Mohamed Ahmed - Samira

When We let them taste Our mercy after affliction, they contrive against Our signs. Say: "God is swifter at contriving," for Our angels record everything you plan.

Muhammad Asad

And [thus it is:] whenever We let [such] people taste [some of Our] grace after hardship has visited them-lo! they forthwith turn to devising false arguments against Our messages. Say: "God is swifter [than you] in His deep devising!" Behold, Our [heavenly] messengers are recording all that you may devise!

Mustafa Khattab

When We give people a taste of mercy after being afflicted with a hardship, they swiftly devise plots against Our revelations! Say, ˹O Prophet,˺ "Allah is swifter in devising ˹punishment˺. Surely Our messenger-angels record whatever you devise."

Progressive Muslims

And if We let the people taste a mercy after some harm had afflicted them, they take to scheming against Our revelations! Say: "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

Sahih International

And when We give the people a taste of mercy after adversity has touched them, at once they conspire against Our verses. Say, " Allah is swifter in strategy." Indeed, Our messengers record that which you conspire

Sam Gerrans

And when We let men taste mercy after affliction has touched them, then have they a scheme concerning Our proofs. Say thou: “God is swifter in scheme!” Our messengers write down what you scheme.

Shabbir Ahmed

When We cause people to taste of Mercy after they have suffered a hardship, they start scheming to defy Our Commands. Say, "Allah is more Swift in planning. Our couriers write down what you plot."

Syed Vickar Ahamed

And then We make Mankind taste of some mercy after pain (and sorrow) has touched them, they start to plot against Our Signs! Say: "Allah! Is swifter to plan. " Surely, Our messengers write down all the plots that you make!

Taqi Usmani

Once We cause people to taste a blessing after a hardship having afflicted them, they at once start devising plans against Our verses. Say, Allah is swifter in implementing His plan. Indeed, Our messengers (angels) record whatever you intrigue.

The Monotheist Group

And if We let the people taste a mercy after some hardship had afflicted them, they take to scheming against Our revelations! Say: "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et quand Nous faisons goûter aux gens une miséricorde après quʹun malheur les a touchés, voilà quʹils dénigrent Nos versets. Dis: ʺAllah est plus prompt à réprimer (ceux qui dénigrent Ses versets)ʺ. Car Nos anges enregistrent vos dénigrements.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema li pey tengasiyeke ku ew hingaft bûn, me berfirehiyek da ser wan, tu dibînî ku der barê ayetên me de fend û fetl çêkirin. (Ji wan re) Bibêje: Xwedê di cezadana xwe de bileztir e (vêca guman nekin ku bersiva we dê neyê dayîn). Bêguman melayîketên me hemû fend û fetlên we dinivîsin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer Wij de mensen barmhartigheid laten proeven na een rampspoed die hen getroffen heeft dan hebben zij meteen iets te beramen tegen Onze tekenen. Zeg: ʺGod is sneller in het beramen. Onze gezanten schrijven op wat jullie beramen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En toen wij de bewoners van Mekka onze genade deden proeven, nadat zij door ongelukken waren overvallen, onthoudt het, dachten zij eene list tegen onze teekens uit. Zeg hun: God is behendiger in het uitvoeren eener list dan gij. Waarlijk, onze gezanten schrijven op wat gij bedriegelijk uitdenkt.

Hollandaca — Siregar

En als Wij de mensen Barmhartigheid deden proeven nadat tegenspoed hen had getroffen, dan is er bij ben een list tegen Onze Tekenen. Zeg: ʺAllah is sneller met een plan.ʺ Voorwaar, Onze gezanten (Engelen) schrijven op wat jullie beramen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И когда Мы даем вкусить людям [многобожникам] милосердие [даруем здоровье, благополучную жизнь, урожай,...] после беды, постигшей их, вот, – у них (появляется) ухищрение против Наших знамений [они начинают возводить ложь на знамения Аллаха и насмехаться над ними]. Скажи (о, Пророк) (этим насмехающимся многобожникам): «Аллах быстрее хитростью [Он лучше заманит вас и затем подвергнет наказанию]», – (ведь) поистине, Наши посланники [ангелы-писцы] записывают ваши хитрости.

Rusça — Osmanov

Когда же Мы испытали людей милостью, после того как их постигло бедствие, они тут• же начали строить козни против Наших знамений. Скажи [им]: ʺАллах проворнее [вас] в козняхʺ. Воистину, Наши ангелы записывают ваши ухищрения.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men när Vi skänker (dessa) människor Vår nåd efter det att olyckor drabbat dem, tar de genast itu med att förfärdiga lögner (som de vill sätta) mot Våra budskap. Säg: ʺGud kullkastar era planer snabbare (än ni smider dem); Våra utsända skriver ned era listiga påfund.ʺ