غ ب ر (ĞBR) kökünün geçtiği ayetler

Sözlük anlamı

Tozlu olmak, toz renkli olmak, geride kalmak, karanlık/kasvet, kalmak, sürmek, devam etmek, oyalanmak, durmak, beklemek, geçip gitmek, nükseden/tekrar ortaya çıkan

Kaynak: Açık Kuran — CC BY-NC-SA 4.0

İlgili Ayetler (8)

Bu kök Kur'an boyunca 8 kez, 2 farklı çekimlenmiş biçimde geçer.

Sırala:

الْغَابِرِينَ7 kez

A'raf 7:83الْغَابِرِينَl-ğābirīnegeride kalanlar-

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ

fe enceynāhu ve ehlehu illā mraetehu kānet mine l-ğābirīne

Bunun üzerine biz de onu ve karısı dışında aile fertlerini kurtardık. Karısı ise azab içinde kalanlardan oldu.

Hicr 15:60الْغَابِرِينَl-ğābirīnegeri kalanlardan

اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَا اِنَّهَا لَمِنَ الْغَابِرِينَ

illā mraetehu ḳaddernā innehā le mine l-ğābirīne

(59-60) Lut'un ailesi başka (Onlar suçlu değillerdir). Lut'un karısı dışında onların hepsini kurtaracağız. Biz, onun geride kalanlardan olmasını takdir ettik.

Şuara 26:171الْغَابِرِينَl-ğābirīnegeride kalanlar

اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ

illā ǎcūzen fī l-ğābirīne

(170-171) Bunun üzerine biz de onu ve geri kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın hariç bütün ailesini kurtardık.

Neml 27:57الْغَابِرِينَl-ğābirīnekalanlardan olmasını

فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُ قَدَّرْنَاهَا مِنَ الْغَابِرِينَ

fe enceynāhu ve ehlehu illā mraetehu ḳaddernāhā mine l-ğābirīne

Biz de onu ve ailesini kurtardık. Ancak karısı başka. Onun geride kalıp helak olmasını takdir ettik.

Ankebut 29:32الْغَابِرِينَl-ğābirīnekalacaklar-

قَالَ اِنَّ فِيهَا لُوطًا قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ فِيهَا لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ

ḳāle inne fīhā lūTen ḳālū neHnu eǎ'lemu bi men fīhā le nunecciyennehu ve ehlehu illā mraetehu kānet mine l-ğābirīne

İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

Ankebut 29:33الْغَابِرِينَl-ğābirīnekalacaklar-

وَلَمَّا اَنْ جَاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا سِيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ

ve lemmā en cā'et rusulunā lūTen sī'e bihim ve Dāḳa bihim ƶer'ǎn ve ḳālū lā teḣaf ve lā teHzen innā muneccūke ve ehleke illā mraeteke kānet mine l-ğābirīne

Elçilerimiz Lut'a geldiklerinde, Lut, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helak edilenlerden olacaktır."

Saffat 37:135الْغَابِرِينَl-ğābirīne(azabda) kalacaklar

اِلَّا عَجُوزًا فِي الْغَابِرِينَ

illā ǎcūzen fī l-ğābirīne

(134-135) Hani biz onu ve geride kalanlar arasındaki yaşlı bir kadın (kafir olan eşi) dışında bütün ailesini kurtarmıştık.

غَبَرَةٌ1 kez

Abese 80:40غَبَرَةٌğaberatuntozlanmış

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ

ve vucūhun yevmeiƶin ǎleyhā ğaberatun

O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.