İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

قَالَ اِنَّ فِيهَا لُوطًا قَالُوا نَحْنُ اَعْلَمُ بِمَنْ فِيهَا لَنُنَجِّيَنَّهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُ كَانَتْ مِنَ الْغَابِرِينَ

ḳāle inne fīhā lūTen ḳālū neHnu eǎ'lemu bi men fīhā le nunecciyennehu ve ehlehu illā mraetehu kānet mine l-ğābirīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(İbrahim) dedi ki
2اِنَّinneama
3فِيهَاfīhāorada vardır
4لُوطًاlūTenلوطاLut
5قَالُواḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveledediler ki
6نَحْنُneHnubiz
7اَعْلَمُeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamedaha iyi biliriz
8بِمَنْbi menkimin bulunduğunu
9فِيهَاfīhāorada
10لَنُنَجِّيَنَّهُle nunecciyennehuن ج وKurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek.onu kurtaracağız
11وَاَهْلَهُٓve ehlehuا ه لsahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlarve ailesini
12اِلَّاillāyalnız
13امْرَاَتَهُmraetehuم ر اAcı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadınkarısı
14كَانَتْkānetك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolmuştur
15مِنَmine-dan
16الْغَابِرِينَl-ğābirīneغ ب رTozlu olmak, toz renkli olmak, geride kalmak, karanlık/kasvet, kalmak, sürmek, devam etmek, oyalanmak, durmak, beklemek, geçip gitmek, nükseden/tekrar ortaya çıkankalacaklar-

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İbrâhim, orada Lût da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve âilesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak.

Abdulkadir Gölpınarlı

İbrâhim, orada Lût da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve âilesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak.

Adem Uğur

(İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.

Ahmed Hulusi

(İbrahim) dedi ki: "Muhakkak ki orada Lut var?" Dediler ki: "Orada kim olduğunu biliriz. . . Mutlaka Onu ve Onun ailesini kurtaracağız. . . Karısı hariç; o geride kalanlardan oldu. "

Ahmet Tekin

İbrâhim: 'Orada Lût da var' dedi. Melekler: 'Biz orada kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini, mü’minleri elbette kurtaracağız. Yalnız karısı, geride kalanlar, cezaya çarptırılanlar arasında olacak.' dediler.

Ahmet Varol

(İbrahim): 'Orada Lut var' dedi. (Elçiler): 'Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Onu ve karısı dışında ailesini kurtaracağız. O ise geride kalacaklardandır' dediler.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Onun içinde Lut da vardır." Dediler ki: "Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır."

Ali Fikri Yavuz

İbrahîm dedi ki, onların içinde (zalim olmıyan) Lût da var. Onlar: “- Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi biliriz. Hem onu, hem ailesini kurtaracağız, ancak karısı müstesna; o azab içinde kalanlardan oldu” dediler.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Lut da orada!" Şöyle dediler: "Orada kimin olduğunu biz biliyoruz. Onu ve ailesini kesinlikle kurtaracağız; karısı dışında!" "O, geride kalanlar arasında olacak!"

Bayraktar Bayraklı

İbrahim dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz, orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnızca karısı müstesna; o, azapta kalacaklar arasındadır."

Bekir Sadak

Ibrahim: «Ama Lut oradadir» dedi, elciler: «Biz orada olanlari daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karisi disinda ailesini kurtaracagiz» dediler.

Celal Yıldırım

(Bunun üzerine) İbrâhim, «o kasabada Lût bulunuyor» dedi. Elçiler, «biz kasabada olanları çok iyi biliyoruz; karısı dışında Lût'u da aile efradını da mutlaka kurtaracağız. Karısına gelince, o, geride kalan (sapıklardan biridir» diye cevap verdiler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İbrâhim, “Ama orada Lût da yaşıyor!” dedi. “Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz; onu ve karısı dışındaki bütün ailesini elbette kurtaracağız, karısı geride kalanlar arasında yer alacak” dediler.

Diyanet İşleri

İbrahim, "Ama orada Lut var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geri kalıp helak edilenlerden olacaktır."

Diyanet İşleri (eski)

İbrahim: 'Ama Lut oradadır' dedi, elçiler: 'Biz orada olanları daha iyi biliriz; onu ve geride kalanlardan olacak karısı dışında ailesini kurtaracağız' dediler.

Diyanet Vakfi

(İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(İbrahim) dedi ki: «Ama orada Lut var!» Şöyle cevap verdiler: «Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İbrahim: "Orada Lut var ama!" dedi. Onlar: "Biz, orada kimin bulunduğunu pekala biliriz. Muhakkak onu ve ailesini kurtaracağız; ancak karısı ötekilerden oldu." dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

"Onda Lut var a" dedi, biz dediler: onda kim var idiğini pek ala biliriz, her halde onu ve ehlini kurtaracağız, ancak karısı ötekilerden oldu

Erhan Aktaş

İbrahim: "Fakat orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İbrahim: "Fakat orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ehlini mutlaka kurtaracağız." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İbrahim: "Fakat orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ailesini mutlaka kurtaracağız." dediler.

Fizilal-il Kuran

İbrahim «Ama orada Lût var» deyince, elçiler şöyle dediler: «Biz orada kimlerin olduğunu herkesten iyi biliyoruz. Lût'u ve yakınlarını kurtaracağız. Yalnız eşi orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.»

Gültekin Onan

Dedi ki: "Onun içinde Lut da vardır." Dediler ki: "Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ehlini (ailesini) muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır."

Hamdi Döndüren

İbrahim dedi: “Ama orada Lut var!” Onlar, “Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi biliriz. Çünkü biz onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı geride kalacaklardandır.” dediler.

Hasan Basri Çantay

(İbrahim) "Onların içinde, dedi, Luut da var". Dediler ki: "Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi bileniz. Onu da, ehlini de muhakkak kurtaracağız. Yalınız geride (azabda) kalacaklardan olan karısı müstesna".

Hasib Asutay

(İbrahim) dedi ki: 'Ama orada Lut var!' Dediler ki: 'Biz orada kimlerin bulunduğunu daha iyi biliriz. Onu ve ailesini kurtaracağız yalnız karısı hariç; o, (azapta) kalacaklar arasındadır'.

Hayrat Neşriyat

(İbrâhîm:) 'Ama orada Lût var!' dedi. (Onlar:) 'Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi bilenleriz; onu ve âilesini mutlaka kurtaracağız; ancak karısı hâriç; (o, inkârı sebebiyle) geride kalacak (helâk edilecek) olanlardandır' dediler.

İbni Kesir

Ama Lut oradadır, dedi. Elçiler de: Biz, orada olanları daha iyi biliyoruz. Onu ve geride kalanlardan karısı dışında ailesini kurtaracağız, dediler.

Mehmet Okuyan

(İbrahim) şöyle demişti: “(Ama) orada Lut var!” (Melekler ise): “Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi bilenleriz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Sadece hanımı hariç; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.” demişlerdi.

Muhammed Esed

(Fakat İbrahim) "Ama Lut da onlar arasında yaşıyor!" diye haykırdı(ğı zaman) şu cevabı verdiler: "Kimin orada olduğunu iyi biliyoruz; o'nu ve karısı dışındaki bütün aile efradını kesinlikle koruyacağız: karısı ise geride bırakılanlar arasında yer alacak."

Mustafa İslamoğlu

(İbrahim): "Peki ama" dedi, "Lut da onların içinde yaşıyor!" (Elçiler): "Biz" dediler, "onların arasında kimlerin yaşadığını çok iyi biliyoruz; sonuçta onu ve (iman) ailesini mutlaka kurtaracağız; ne ki onun karısı hariç: zaten o kadın, döküntülerden biri olmalıydı."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Orada muhakkak ki, Lût vardır. Dediler ki: «Biz orada kim olduğunu daha iyi biliriz. Elbette O'nu ve ehlini kurtaracağız, karısı müstesna. O geride kalanlardan oldu.»

Ömer Öngüt

(İbrahim): “Amma orada Lut var!” dedi. Şöyle cevap verdiler: “Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve âilesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesnâ. O, (azapta) kalacaklar arasındadır.

Suat Yıldırım

İbrâhim: "Ama Lût da orada!" deyince onlar şöyle cevap verdiler: "Orada bulunanları biz pek iyi biliyoruz. Onu ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşi geride kalıp helâk edilenler arasında olacak."

Süleyman Ateş

(İbrahim) dedi: "Ama orada Lut var?" Dediler: "Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi biliriz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı (azabda) kalacaklardandır."

Süleymaniye Vakfı

İbrahim: "Ama orada Lut var!" dedi. "Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliyoruz. Karısı hariç, onu ve ailesini kurtaracağız. Karısı ise (bedeninin) kalıntısı kalacaklardandır." dediler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Orada Lut da var!" dedi, İbrahim. "Orada kimin olduğunu iyi biliyoruz. Onu, ailesi ile birlikte kurtaracağız; diğerleri gibi küller altında kalacak olan sadece karısıdır." dediler

Şaban Piriş

İbrahim: -Fakat orada Lut var, dedi. -Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, karısı hariç. O geride kalanlardandır dediler.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Onun içinde Lût da vardır.» Dediler ki: «Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi bilmekteyiz. Kendi karısı dışında, onu da, ailesini de muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır.»

Ümit Şimşek

İbrahim 'Orada Lût da var' dedi. 'Orada kimin olduğunu biz çok iyi biliyoruz,' dediler. 'Onu ve ailesini kurtaracağız. Ancak karısı müstesna; o geride kalanlardan olacak.'

Yaşar Nuri Öztürk

İbrahim dedi: "Ama orada Lut var." Dediler: "Orada kim olduğunu biz daha iyi biliyoruz. Elbette ki onu ve ailesini kurtaracağız. Karısı hariç. O, geride kalanlardan olacak."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İbrahim dedi: “Orada Lut da var!” Onlar dedilər: “Biz orada kimin olduğunu yaxşı bilirik. Biz onu da, onun ailəsini də mütləq xilas edəcəyik. Yalnız arvadından başqa. O, geridə qalanlardan olacaq”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(İbrahim) dedi: ″Orada (onların içində Allahın möʼmin bəndəsi) Lut da var!″ Onlar: ″Biz orada kimin olduğunu (hamıdan) yaxşı bilirik. Biz onu və ailəsini mütləq xilas edəcəyik. Yalnız övrətindən başqa. O (əzab içində) qalanlardan olacaq!″ – deyə cavab verdilər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sagte: ʺLot ist doch auch dort.ʺ Da sprachen sie: ʺWir wissen genau, wer dort ist. Wir werden ihn und seine Angehörigen retten, außer seiner Frau, die zu denen gehört, die dem Untergang geweiht sind.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺAber Lut befindet sich in ihr.ʺ Sie sagten: ʺWir wissen sehr wohl, wer sich in ihr befindet. Wir werden ihn ganz gewiß erretten, (ihn) und seine Angehörigen, außer seiner Frau; sie gehört zu denjenigen, die zurückbleiben.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺDoch Lot ist dort.ʺSie sprachen: ʺWir wissen recht wohl, wer dort ist. Gewiß, wir werden ihn und die Seinen erretten, bis auf seine Frau, die zu denen gehört, die zurückbleiben sollen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺIn ihr befindet sich doch Lut.ʺ Sie sagten: ʺWir wissen besser Bescheid darüber, wer sich in ihr befindet. Gewiß, wir werden ihn und seine Familie erretten, außer seiner Ehefrau, sie gehört zu den Untergehenden.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

He -Ibrahim- said: "But among its inhabitants dwells Lut. " They said: "we know exactly who lives there and we will deliver him and his family to safety excepting his wife who has been destined to remain behind -to meet with the same fate of the wicked-"

Abdul Haleem

Abraham said, ‘But Lot lives there.’ They answered, ‘We know who lives there better than you do. We shall save him and his household, except for his wife: she will be one of those who stay behind.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "But there is Lut there." They said: "Well do we know who is there: we will certainly save him and his following,- except his wife: she is of those who lag behind!"

Abul A'la Maududi

Abraham said: "But Lot is there." They replied: “We are well aware of those who are there. We shall save him and all his household except his wife.” His wife is among those who will stay behind.

Aisha Bewley

He said, ‘Lut is in it. ’ They said, ‘We know very well who is in it. We are going to rescue him and his family – except for his wife. She will be one of those who stay behind.’

Al-Hilali & Khan

Ibrâhîm (Abraham) said: "But there is Lût (Lot) in it." They said: "We know better who is there. We will verily save him [Lût (Lot)] and his family except his wife: she will be of those who remain behind (i.e. she will be destroyed along with those who will be destroyed from her folk)."

Ali Quli Qarai

He said, ‘Lot is indeed in it. ’ They said, ‘We know better those who are in it. We will surely deliver him and his family, except his wife: she shall be one of those who remain behind.’

Amatul Rahman Omar

(Abraham) said, `But Lot is (living) there (in that township). ' They said, `We know very well who are (living) in it. We will surely save him and his family except his wife, who is among those who stay behind.'

Arthur John Arberry

He said, 'Lot is in it. ' They said, 'We know very well who is in it; assuredly We shall deliver him and his family, except his wife; she has become of those that tarry.'

Bijan Moeinian

Abraham said: "But Lot is living there!" They said: “We definitely know who lives there; we will save him and his household except his wife who has chosen to join the disbelievers. ”

E. Henry Palmer

Said he, 'Verily, in it is Lot;' they said, 'We know best who is therein; we shall of a surety save him and his people, except his wife, who is of those who linger. '

Edip-Layth

He said, "But Lot is in it!" They said, "We are fully aware of who is in it. We will save him and his family, except his wife; she is of those doomed."

George Sale

Abraham answered, verily Lot dwelleth there. They replied, we well know who dwelleth therein: we will surely deliver him and his family, except his wife; she shall be one of those who remain behind.

Hamid S. Aziz

And when Our messengers came to Abraham with the glad tidings, they said, "We are about to destroy the people of these cities. Verily, the people thereof are evil-doers."

Mahmoud Ghali

He said, "Surely L?t is in it. " They said, " we know best who is in it; indeed we will definitely deliver him safe and his family, except his wife; she has (become) of the laggards."

Marmaduke Pickthall

He said: Lo! Lot is there. They said: We are best aware of who is there. We are to deliver him and his household, all save his wife, who is of those who stay behind.

Mohamed Ahmed - Samira

He said: "Surely Lot is there. " They answered: "We know who is there. We are to save him and his family except his wife, for she is one of those who will stay behind."

Muhammad Asad

[And when Abraham] exclaimed, "But Lot lives there!" - they answered: We know fully well who is there; most certainly we shall save him and his household - all but his wife: she will indeed be among those that stay behind. ”

Mustafa Khattab

He said, "But Lot is there!" They responded, “We know best who is there. We will certainly save him and his family—except his wife, who is one of the doomed.”

Progressive Muslims

He said: "But Lot is in it!" They said: "We are fully aware of who is in it. We will save him and his family, except his wife; she is of those doomed."

Sahih International

[Abraham] said, "Indeed, within it is Lot. " They said, "We are more knowing of who is within it. We will surely save him and his family, except his wife. She is to be of those who remain behind."

Sam Gerrans

He said: “Therein is Lot!” They said: “We best know who is therein. We will deliver him and his household save his wife; she is of those who stay behind.”

Shabbir Ahmed

Abraham said, "But Lot is also there. " They said, "We know fully well who dwell there. We will certainly save him, his household and his followers - all but his wife - she will be of those that stay behind (since she has stayed behind in belief)." ('Ahl' of a Prophet includes his household and his followers. (7:80-84), (11:70-89), (15:59), (21:71-76), (26:161-167), (27:54-56), (66:10))

Syed Vickar Ahamed

He (Ibrahim) said: "But, Lut (Lot) is also in there. " They said: "We know well who is there: We will surely, save him and his family— Except his wife, she is from those who fall behind!"

Taqi Usmani

He said, "There is LūT in it." They said, “We know well who is in it. We will certainly save him and his family except his wife who will be among those remaining behind.”

The Monotheist Group

He said: "But Lot is in it!" They said: "We are fully aware of who is in it. We will save him and his family, except his wife; she is of those doomed."

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Îbrahîm ji qasidan re got: Ma ne Lût tê de ye! Qasidan got: Em bêhtir dizanin ka kî tê de ye. Misoger em ê Lût û malbata wî rizgar bikin, ji bilî jina wî; ew bû ji yên hilakbûyî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMaar Loet is daar!ʺ Zij zeiden: ʺWij weten het best wie daar zijn. Wij zullen hem en zijn familie redden, behalve zijn vrouw; zij behoort tot hen die achterblijven.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Abraham antwoordde: Waarlijk, Lot woont daar. Zij hernamen: Wij weten wel wie daarin woont; wij zullen hem en zijn gezin zekerlijk bevrijden behalve zijne vrouw: zij zal eene van degenen zijn, die achterblijven.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺLôeth is daar.ʺ Zij miden: ʺWij weten beter wie daar zijn. Voorwaar, wij zullen hem en zijn familie redden, behalve zijn vrouw. Zij zal tot de achterblijvers behoren.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

[Ибрахим] возразил: ʺНо в нем [живет] Лутʺ. Они ответили: ʺНам лучше знать, кто в нем живет]! Мы непременно пощадим его и всю его семью, кроме жены. Она будет в числе погибшихʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Abraham) sade: ʺLot är (bosatt) därʺ - och de svarade: ʺVi vet mycket väl vem som bor där; vi skall helt visst rädda honom och (hela) hans familj med undantag av hans hustru, som skall vara bland dem som blir kvar.ʺ