O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

وَوُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ عَلَيْهَا غَبَرَةٌ

ve vucūhun yevmeiƶin ǎleyhā ğaberatun

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (78 / 78 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve nice yüzler o gün tozlarla bulanır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve nice yüzler o gün tozlarla bulanır.

Adem Uğur

Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş,

Ahmed Hulusi

O süreçte nice yüzler de (vardır) toz kapatmış!

Ahmet Tekin

O gün, bazı yüzler de toza toprağa bulanmıştır.

Ahmet Varol

Öyle yüzler de var ki o gün üzerini toz kaplamıştır.

Ali Bulaç

Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.

Ali Fikri Yavuz

Nice yüzler de vardır ki, o gün üzerlerinde toz toprak var.

Ali Rıza Safa

Ve o gün, kimi yüzler toza toprağa bulanır.

Bayraktar Bayraklı

- Yine o gün,birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kafirlerdir, haktan sapanlardır.

Bekir Sadak

(40-41) O gun birtakim yuzler de tozlanmis ve onlari karanlik burumustur.

Celal Yıldırım

(40-41) Yüzler de var ki o gün üzerleri tozludur; o tozu da bir karanlık sarar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Birtakım yüzler de o gün toza toprağa bürünmüş;

Diyanet İşleri

O gün nice yüzler de vardır ki, toz toprak içindedirler.

Diyanet İşleri (eski)

(40-41) O gün birtakım yüzler de tozlanmış ve onları karanlık bürümüştür.

Diyanet Vakfi

(40-42) Yine o gün birtakım yüzleri de keder bürümüş, hüzünden kapkara kesilmiştir. İşte bunlar kâfirlerdir, günahkârlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yüzler de var ki, o gün tozlanmış,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yüzler de vardır, üzerinde tor toz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yüzler de vardır o gün üzerinde tor toz

Erhan Aktaş

O Gün, kimi yüzler de tozludur,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İzin Günü, kimi yüzler de tozludur,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İzin Günü, kimi yüzler de tozludur,

Fizilal-il Kuran

Bazı yüzler o gün tozlanmış.

Gültekin Onan

Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür.

Hamdi Döndüren

Yüzler de var ki o gün toza toprağa batmış,

Hasan Basri Çantay

O gün yüzler de vardır; üzerlerini toz toprak (bürümüşdür),

Hasib Asutay

O gün yüzler de vardır üzerleri tozlanmıştır.

Hayrat Neşriyat

(40-41) Yine o gün birtakım yüzler (de) vardır ki, üzerleri tozludur, onları bir karanlık(nursuzluk) kaplar!

İbni Kesir

O gün; yüzler de vardır, tozlanmış,

Mehmet Okuyan

O gün bazı yüzlerde de toz (hüzün) vardır.

Muhammed Esed

Bazı yüzler de o Gün toz toprakla kapanacak,

Mustafa İslamoğlu

Bazı yüzler de vardır: o gün bütünüyle top-toprak;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o gün birtakım yüzler de vardır ki, onların üzerlerini bir toz toprak sarmıştır.

Ömer Öngüt

O gün bir takım yüzler vardır, üzerini toz kaplamıştır.

Suat Yıldırım

Yüzler de vardır toza toprağa bulanmış,

Süleyman Ateş

Yüzler de var ki o gün tozlanmış.

Süleymaniye Vakfı

Yine o gün kimi yüzler kül rengine döner,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kimi yüzler ise toz toprak içinde.

Şaban Piriş

Yüzler vardır o gün, üzeri tozlu..

Tefhim-ul Kuran

Ve o gün, öyle yüzler de vardır ki üzerini toz bürümüştür,

Ümit Şimşek

Kimi yüzler de o gün toza toprağa bulanmış,

Yaşar Nuri Öztürk

Ve yüzler vardır o gün toza toprağa bulanmış.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O gün neçə-neçə üzlərə toz-torpaq hopacaq,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O gün bir çox üzlərə isə toz-torpaq qonacaq,

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Und auf (den anderen) Gesichtern wird an jenem Tag Staub sein.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es gibt an diesem Tag Gesichter, auf denen Staub ist.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Other faces will be coated with gloom,

Abdul Haleem

but some faces will be dust-stained

Abdullah Yusuf Ali

And other faces that Day will be dust-stained,

Abul A'la Maududi

Some faces on that Day shall be dust-ridden,

Aisha Bewley

That Day some faces will be dust-covered,

Al-Hilali & Khan

And other faces, that Day, will be dust-stained.

Ali Quli Qarai

And some faces on that day will be covered with dust,

Amatul Rahman Omar

Some other faces, on that day, will have dust upon them,

Arthur John Arberry

some faces on that day shall be dusty

Bijan Moeinian

Other faces on that day will be…

E. Henry Palmer

and faces shall have dust upon them, -

Edip-Layth

Faces on that day with dust on them.

George Sale

And upon the faces of others, on that day, shall there be dust;

Hamid S. Aziz

And many faces on that Day, shall be covered with dust,

Mahmoud Ghali

And (some) faces upon that Day will be (covered) by resentment,

Marmaduke Pickthall

And other faces, on that day, with dust upon them,

Mohamed Ahmed - Samira

And many will be dust-begrimed,

Muhammad Asad

And some faces will on that Day with dust be covered,

Mustafa Khattab

while ˹other˺ faces will be dusty,

Progressive Muslims

And faces on that Day with dust on them.

Sahih International

And [other] faces, that Day, will have upon them dust.

Sam Gerrans

And faces, that day, upon them will be dust,

Shabbir Ahmed

And some faces on that Day will have dust upon them,

Syed Vickar Ahamed

And other faces that Day will be soiled with dust;

Taqi Usmani

and many faces, on that day, will be stained with dust,

The Monotheist Group

And faces on that Day with dust on them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

De même quʹil y aura, ce jour-là, des visages couverts de poussière,

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En gezichten zullen er op die dag zijn met stof erop

Hollandaca — Siregar

En gezichten (van de ongelovigen) zullen op die Dag met stof bedekt Zijn.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (другие) лица в тот день [в День Суда] – на них пыль,

Rusça — Osmanov

на других же лицах в тот день прах,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men några ansikten kommer den Dagen att täckas av damm