(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

وَنَفْسٍ وَمَا سَوّٰيهَاۖ فَاَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوٰيهَاۖ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَاۖ

ve nefsin ve mā sevvāhā / fe elhemehā fucūrahā ve teḳvāhā / ḳad efleHa men zekkāhā

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَنَفْسٍve nefsinن ف سnefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunanve nefse andolsun
2وَمَاve māve
3سَوّٰيهَاۖsevvāhāس و يdüzeltmek, eşitlemek, düzenlemek, şekil vermek, uyum sağlamak, düz hale getirmek, dengelemek, aynı yapmak, eşit olmak, dengeli olmak. Türkçe'ye geçen türevler: istiva, masiva, müsavat (müsavi), seyyanen, tesviye, seviyeonu biçimlendirene
1فَاَلْهَمَهَاfe elhemehāل ه مYutmak, yiyeceği yutmak, tıka basa yemek. İçgüdü, doğal his, ilham.ona ilham edene andolsun
2فُجُورَهَاfucūrahāف ج رUzunlamasına kesmek/bölmek, parçalamak, havalandırmak, eğmek/yön değiştirmek, şafak/gün doğumu/tan vakti, kaynak, bol miktarda ve aniden, geniş nimet/cömertlik, suyun aktığı yerbozukluğunu
3وَتَقْوٰيهَاۖve teḳvāhāو ق يkorumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden şeylerden kaçınan kişive korunmasını
1قَدْḳadelbette
2اَفْلَحَefleHaف ل حyarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücükazanmıştır
3مَنْmenkimse
4زَكّٰيهَاۖzekkāhāز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatnefsini yücelten

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve cana ve âzasını düzüp koşana.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve cana ve âzasını düzüp koşana.

Adem Uğur

Nefse ve ona birtakım kabiliyetler verene,

Ahmed Hulusi

Nefse (bilince) ve onu düzenleyene;

Ahmet Tekin

Andolsun nefse ve onu yaratılış amacına uygun dengeli muhkem hale getirerek verdiği özelliklere ve kabiliyetlere!

Ahmet Varol

Nefse ve onu şekillendirene,

Ali Bulaç

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Ali Fikri Yavuz

Nefse ve onu (insan biçiminde) düzenleyene;

Ali Rıza Safa

Benliğe ve onu düzenleyene!

Bayraktar Bayraklı

- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,

Bekir Sadak

Kisiye ve onu sekillendirene,

Celal Yıldırım

Nefse ve onu düzenleyip biçimlendirene,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nefse ve ona düzen verene;

Diyanet İşleri

(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.

Diyanet İşleri (eski)

Kişiye ve onu şekillendirene,

Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nefse ve onu biçimlendirene,

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

nefse ve onu düzenleyene,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir nefse ve onu düzenliyene

Erhan Aktaş

Ve nefse ve onu biçimlendirene,

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve nefse ve onu biçimlendirene,

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve nefse ve onu biçimlendirene,

Fizilal-il Kuran

Kişiye ve onu şekillendirene,

Gültekin Onan

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene',

Hamdi Döndüren

Nefse ve onu biçimlendirene,

Hasan Basri Çantay

herbir nefse ve onu düzenleyene,

Hasib Asutay

Nefse ve onu biçimlendirene,

Hayrat Neşriyat

Ve nefse ve onu (güzel bir şekilde yaratıp) düzenleyene!

İbni Kesir

Nefse ve onu düzenleyene,

Mehmet Okuyan

Nefse (insana) ve onu biçimlendirene,

Muhammed Esed

İnsan benliğini düşün ve onun nasıl (yaratılış) amacına uygun şekillendirildiğini;

Mustafa İslamoğlu

İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun;

Ömer Nasuhi Bilmen

(6-7) Ve yere ve onu yayıp döşeyene. Ve nefse ve onu düzeltmiş olana.

Ömer Öngüt

Her bir nefse ve onu düzenleyene.

Suat Yıldırım

Her bir nefis ve onu düzenleyen,

Süleyman Ateş

Nefse ve onu biçimlendirene,

Süleymaniye Vakfı

kişiye ve ona son şeklini verene

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

nefis ve onun dengesini kuran Allah, sizin için daha önemlidir,

Şaban Piriş

Cana ve onu düzenleyene.

Tefhim-ul Kuran

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene,'

Ümit Şimşek

Ve nefse ve onu düzenleyene,

Yaşar Nuri Öztürk

Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

And olsun nəfsə və onu yaradıb kamilləşdirənə,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

And olsun nəfsə və onu yaradana (ona biçim verənə);

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Bei der Seele und Dem, Der sie gestaltete

Almanca — Der Edle Quran

und einer (jeden) Seele und Dem, Der sie zurechtgeformt hat

Almanca — M. A. Rassoul

und bei einer (jeden menschlichen) Seele und bei Dem, Der sie gebildet

Almanca — Muhammad Zaidan

und bei der Seele und Dem, Der sie zurechtmachte,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And by the soul and how it was made to comprehend the difference between right and wrong and how its contrary attributes were divinely inducted

Abdul Haleem

by the soul and how He formed it

Abdullah Yusuf Ali

By the Soul, and the proportion and order given to it;

Abul A'la Maududi

and by the soul and by Him Who perfectly proportioned it,

Aisha Bewley

and the self and what proportioned it

Al-Hilali & Khan

By Nafs (Adam or a person or a soul), and Him Who perfected him in proportion;

Ali Quli Qarai

by the soul and Him who fashioned it,

Amatul Rahman Omar

And the (human) soul and That (Mighty Lord) Who made it perfect,

Arthur John Arberry

By the soul, and That which shaped it

Bijan Moeinian

And by the life itself which is going through evolution toward being perfect.

E. Henry Palmer

And the soul and what fashioned it, and taught it

Edip-Layth

A person and what He made.

George Sale

by the soul, and Him who completely formed it,

Hamid S. Aziz

And the soul and Who fashioned it,

Mahmoud Ghali

And (by) the self and That (i. e., The Command) which molded it,

Marmaduke Pickthall

And a soul and Him Who perfected it

Mohamed Ahmed - Samira

The soul and how it was integrated

Muhammad Asad

Consider the human self, and how it is formed in accordance with what it is meant to be,

Mustafa Khattab

And by the soul and ˹the One˺ Who fashioned it,

Progressive Muslims

And a soul and what He made.

Sahih International

And [by] the soul and He who proportioned it

Sam Gerrans

And by a soul and Him that fashioned it,

Shabbir Ahmed

Consider the human 'Self, and how it is capable for being balanced out.

Syed Vickar Ahamed

And by the soul and the proportion and order given to it;

Taqi Usmani

and by the soul, and the One who made it well,

The Monotheist Group

And a soul and what He made.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et par lʹâme et Celui qui lʹa harmonieusement façonnée;

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Bij een ziel en wie haar heeft gevormd!

Hollandaca — Siregar

Bij de ziel en Wie haar vervolmaakt heeft.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (клянусь) всякой душой, и (клянусь) Тем, кто Он ее устроил [соразмерил]

Rusça — Osmanov

Клянусь душой [человеческой] и Тем, кто ее сотворил и придал ей соразмерность,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vid människans väsen och Den som har format henne (med sikte på den uppgift som hon skall fylla),