(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

اَلَمْ نَجْعَلْ لَهُ عَيْنَيْنِ وَلِسَانًا وَشَفَتَيْنِ وَهَدَيْنَاهُ النَّجْدَيْنِ

e lem nec'ǎl lehu ǎyneyni / ve lisānen ve şefeteyni / ve hedeynāhu n-necdeyni

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ona iki sarp yol gösterdik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ona iki sarp yol gösterdik.

Adem Uğur

Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) gösterdik.

Ahmed Hulusi

Ona iki yolu (Hak ve batıl) gösterdik!

Ahmet Tekin

Ona iki yol gösterdik, iyilik ve kötülük, mükâfat ve sorumluluklarla ilgili aydınlatıcı bilgiler verdik.

Ahmet Varol

Ona iki de yol gösterdik.

Ali Bulaç

Biz ona 'iki yol/iki amaç' gösterdik.

Ali Fikri Yavuz

Bir de ona, (hak ve bâtılı) iki yol gösterdik.

Ali Rıza Safa

İki yolu da gösterdik.

Bayraktar Bayraklı

- Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona hak ve batıl şeklinde iki yolu göstermedik mi?

Bekir Sadak

Biz ona egri ve dogru iki yolu da gostermedik mi?

Celal Yıldırım

(Doğru ve eğri olmak üzere) iki de yol göstermedik mi ?

Diyanet İşleri

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil, iki dudak vermedik mi; iki apaçık yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi?

Diyanet İşleri (eski)

Biz ona eğri ve doğru iki yolu da göstermedik mi?

Diyanet Vakfi

(8-10) Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi? Ona iki yolu (doğru ve eğriyi) göstermedik mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ona iki yolu gösterdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ona iki de tepe gösterdik.

Elmalılı Hamdi Yazır

İki de tepe gösterdik

Erhan Aktaş

Ona iki yol gösterdik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ona iki yol gösterdik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ona iki yol gösterdik.

Fizilal-il Kuran

Biz ona eğri ve doğru iki yol göstermedik mi?

Gültekin Onan

Biz ona 'iki yol/iki amaç' gösterdik.

Hamdi Döndüren

Biz ona (hayır ve şer) iki yol göstermedik mi?

Hasan Basri Çantay

Biz ona iki de yol gösterdik.

Hasib Asutay

Ona iki yol gösterdik. (4) (4. Doğru ve eğriyi.)

Hayrat Neşriyat

Ona da (hayır ve şer) iki yol gösterdik.

İbni Kesir

Biz; ona iki de yol gösterdik.

Mehmet Okuyan

Ona iki yolu da gösterdik.

Muhammed Esed

ve ona (kötülüğün ve iyiliğin) iki yolunu da göstermedik mi?

Mustafa İslamoğlu

Ve ona (iyilik ve kötülüğün) açık seçik iki yolunu da göstermedik mi?

Ömer Nasuhi Bilmen

(10-12) Ve Biz ona iki de tepe yolu gösterdik. Fakat o, o sarp yokuşu geçemedi. O sarp yokuşun ne olduğunu sana ne şey bildirdi?

Ömer Öngüt

Biz ona (doğru ve eğri olmak üzere) iki de yol göstermedik mi?

Suat Yıldırım

Ona hayır ve şer yollarını göstermedik mi?

Süleyman Ateş

Ona iki tepeyi (anasının iki memesini emmenin veya hayır ve şerrin yolunu) gösterdik.

Süleymaniye Vakfı

Ona (biri hak biri batıl olan) iki yolu da gösterdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Ona apaçık iki yol gösterdik.

Şaban Piriş

Ona iki de yol gösterdik.

Tefhim-ul Kuran

Biz ona 'iki yol/iki amaç' gösterdik.

Ümit Şimşek

Biz ona iki yolu da gösterdik.

Yaşar Nuri Öztürk

Kılavuzladık onu iki tepeye.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Onu iki yoxuşlu yola yönəltmədikmi?

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Und ihm nicht die beiden Wege (den des Guten und den des Bösen) gezeigt?

Almanca — Der Edle Quran

und ihn beide Hochebenen geleitet?

Almanca — M. A. Rassoul

Und ihm haben Wir die beiden Wege gezeigt.

Almanca — Muhammad Zaidan

und leiteten WIR ihn auf beide Wege recht?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We showed him both paths, that of virtue and that of vice?

Abdul Haleem

and point out to him the two clear ways [of good and evil]?

Abdullah Yusuf Ali

And shown him the two highways?

Abul A'la Maududi

And did We not show him the two highroads (of good and evil)?

Aisha Bewley

and shown him the two highways?

Al-Hilali & Khan

And shown him the two ways (good and evil)?

Ali Quli Qarai

and shown him the two paths [of good and evil]?

Amatul Rahman Omar

And We have pointed out to him the two conspicuous high ways (of right and wrong)?

Arthur John Arberry

and guided him on the two highways?

Bijan Moeinian

Does man not realize that I (God) have clearly indicated to him that there are two paths in life to pave.

E. Henry Palmer

and guided him in the two highways?

Edip-Layth

We guided him to both paths?

George Sale

and shewn him the two highways of good and evil?

Hamid S. Aziz

And guided him in the two highways?

Mahmoud Ghali

And guided him on the two highways (of good and evil)?

Marmaduke Pickthall

And guide him to the parting of the mountain ways?

Mohamed Ahmed - Samira

And showed him two highways (of good and evil)?

Muhammad Asad

and shown him the two highways [of good and evil]?

Mustafa Khattab

and shown them the two ways ˹of right and wrong˺?

Progressive Muslims

And We guided him to both paths

Sahih International

And have shown him the two ways?

Sam Gerrans

And guided him on the two highways?

Shabbir Ahmed

And shown him the two highways? (Of virtue and vice).

Syed Vickar Ahamed

And shown him the two highways? (The right and the wrong)

Taqi Usmani

and showed him the two ways?

The Monotheist Group

And We guided him to both paths?

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne lʹavons-Nous pas guidé aux deux voies.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ma Me her du rê (heq û batil) nîşanî wî nedane?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En hebben Wij hem niet de twee wegen gewezen?

Hollandaca — Salomo Keyzer

En hebben wij hem niet de twee groote wegen, des goeds en des kwaads vertoond?

Hollandaca — Siregar

En hebben Wij hem niet de twee wegen (van Leiding en dwaling) gewezen?

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

и (разве Мы не) указали ему на две высоты? [Разве Мы не научили его отличать добро и зло, и указали к ним пути?]

Rusça — Osmanov

[Не] повели его по двум путям [добра и зла]?

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och visat henne de två huvudvägarna